CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÇAĞDAŞ EĞİTİM VE ÖĞRETİME GEÇİŞİN REHBERLERİ “BAŞÖĞRETMEN ATATÜRK VE ÖĞRETMENLER” DİR.
Tarih: 23.11.2015 09:10:20 / 2883okunma / 0yorum
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY

/resimler/2015-11/23/0913113698802.jpg

“ Yeni Türkiye´nin birkaç yıla sığdırdığı askeri, siyasi, idari devrimler çok büyük, çok önemlidir. Bu devrimler, sayın öğretmenler, sizin toplumsal ve fikri devrimdeki başarınızla desteklenecektir. Hiçbir zaman hatırınızdan çıkmasın ki, Cumhuriyet sizden “ Fikri özgür, vicdanı özgür, sezişi özgür kuşaklar ister”.                                                             

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK 1924

            24 Kasım 1928 Tarihinde kabul edilen saygıdeğer Öğretmenlerimizin “Öğretmenler Günü ve Atatürk´ün Başöğretmenliği kabul edişinin 87. Yıldönümü ülkemize ve Eğitim toplumumuza kutlu ve mutlu olsun!

/resimler/2015-11/23/0914428544377.jpg 

ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜN TARİHÇESİ

Ülkemiz yaklaşık bin yıldır Türkiye´dir. Türkiye´de öğretmenlik mesleğinin kökleri bin yıl öncesine giden uzun bir geçmişe dayanır.

            Türkler, ilk önceleri Göktürk ve Uygur Alfabelerini kullanmışlardır. 8. Yüzyıldan itibaren, İslamiyet´in kabul edilmesiyle birlikte Uygur Alfabesi bırakılarak Arap Alfabesine geçilmiştir. Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra, 29Ekim 1923´te Cumhuriyeti kuran Ulu Önder ATATÜRK, askeri, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda birçok yenilik başlatmıştır. Bu yeniliklerden biri de, 1 Kasım 1928 Tarihinde çıkan 1353 sayılı Kanunla, Arap Alfabesi yerine Latin Alfabesinin kabulü olmuştur. Bu tarihten itibaren yeni harflerin öğrenilmesi ve okur-yazar sayısının artırılması konusunda büyük bir seferberlik başlatılmıştır. 24 Kasım 1928 Tarihinde açılan, Millet Mekteplerinde, yaşlı, genç, çocuk, kadın… Herkese yani harflerle okuma-yazma öğretilmiştir. Millet Mektepleri´nin açılışı ve Atatürk´ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler günü olarak kutlanmaktadır.

/resimler/2015-11/23/0915567764584.jpg 

EĞİTİMCİ ATATÜRK

Atatürk, Kurtuluş Savaş´ını ve inkılâplarını hep sabırlı, ikna edici, güven verici, bilgili “Öğretmenliği” sayesinde başarmıştır. Gerek öğretmenlik ve gerekse eğitimcilik kısmen doğuştan gelen bazı özelliklere, kısmen de sonradan öğrenme ile kazanılan bilgilere sahip olmayı gerektiren bir sanat ve bilimdir. Bu açıdan bakıldığında, Atatürk´ün tam bir öğretmen ve eğitimci özelliği taşıdığını görürüz. O´nun kişiliğini öğretmenlik ile özdeşleştirmesi bu bakımdan son derece isabetlidir.

            Yüreğinde Allah, vatan, millet, bayrak, Atatürk sevgisiyle dolu her Türk öğretmeni, Atatürk´ün eğitim anlayışını tüm meslek hayatı boyunca yaşamlı ve yaşatmalıdır.

            Atatürk eğitimciliğin sıradan ve basit bir iş olmadığının farkındadır. O´na göre, memleketin refaha kavuşması bile buna bağlıdır.

/resimler/2015-11/23/0918384955182.jpg

 ÖĞRETMEN KİMDİR? 
TOPLUM İÇİNDEKİ YERİ VE ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNİN ÖNEMİ

Öğretmen bir bilim dalını, bir sanatı, bir tekniği veya belli bilgileri öğretmeyi meslek edinmiş kimsedir.

Dünya´nın her tarafın da Öğretmenler insan topluluğunun en fedakâra ve saygıdeğer unsurlarıdır. Öğretmen, insanın aile ortamından çıkıp, toplumsal hayata başlandığında aile efradı haricinde karşı karşıya geldiği ilk sosyal otoriteridir.

Okullarda öğretim görevini güvenilir ellere teslimini, memleket evladının, o görevi kendine hem bir meslek, hem bir ülkü sayacak üstün ve saygıdeğer öğretmenler tarafından yetiştirilmesini temin için öğretmenlik, diğer serbest ve yüksek meslekler gibi, aşama aşama ilerlemeye ve herhalde refah teminine elverişli bir meslek haline konulmalıdır. Dünyanın her tarafında öğretmenler, toplumun özverili ve saygıdeğer unsurlarıdır.

 /resimler/2015-11/23/0920409645042.jpg

1923 YILINDA YAPTIĞI BİR KONUŞMASINDA ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ İLE GÖRÜŞÜNÜ ŞÖYLE İFADE ETMEKTEDİR:

“Arkadaşlar! Asker ordusuyla kültür ordusu arasındaki benzeyiş ve uygunluğu belirtmiş olmak için şunu da ilave etmeliyim: Değerli bir eserde ordunun ruhu, subay ve komuta kuruludur, deniliyor. Gerçekten böyledir. Bir ordunun değeri, subay ve komuta kurulunun değeri ile ölçülür. Siz öğretmen hanımlar ve öğretmen beyler, sizler de kültür ordusunun subaylar ve komuta kurulusunuz. Sizin ordunuzun değeri de, sizlerin değerinizle ölçülecektir. Bağımsızlık mücadelesinde, üç, dört yıldır, düşmanı topraklarımızda mahvetmek için yaptığımız savaşta ordunun ruhu olan subaylar ve komuta kurulu ve yüksek rütbeli askerler değerlerinin yüksekliğini nasıl göstermiş ve kanıtlamışsa, bundan sonra yapacağımız aydınlanma ve devrim mücadelesinin, milletimize bir karanlık gibi çöken genel bilgisizliği yenme ve ortadan kaldırma savaşında da, kültür ordusunun ruhu olan siz öğretmen hanımlar ve öğretmen beylerin aynı yeteneği göstereceğinize inanıyorum. Hepinizi bu güvenle selamlarım, saygıdeğer arkadaşlar!” 1923

20 Eylül 1928 Tarihinde Kayseri´de askerlere yeni Türk harflerinin öğretilmesi konuşmasında öğretmenlik mesleğini şöyle belirtmiştir:

            “İstiklal mücadelesinde üç dört senedir düşmanı topraklarımızda mahvetmek için yaptığımız savaşla ordunun ruhu olan kumanda heyeti değerlerinin yüksekliğini nasıl ispat etmişse, bundan sonra yağacağımız yenilikler milletimize bir karanlık gibi çöken genel cehaleti mağlup etmek savaşında da irfan ordusunun ruhu olan siz öğretmenlerin aynı yeteneği ortaya koyacağınıza eminim.

            Bu konuda size güveniyor ve saygı ile selamlıyorum.”

Hazreti Ali : “ Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” diyerek, öğretmenliğin kutsal bir meslek olduğunu işaret etmişlerdir.

Öğretmenlerimiz ilkokuldan hatta anaokulundan başlayarak üniversiteden mezun oluncaya kadar tüm hayatımız boyunca düşünce ve davranış biçimimizi birinci dereceden etkileyen ve belirleyen anne ve babadan da önemli, çünkü onlar hem anne hem de baba olurlar yeri geldiğinde, modeller ve ideallerdir. Bu nedenlerle de, hayatımızda çok önemli bir rol oynar ve bu yüzden tarih boyunca hep yüceltilmiş ve kutsanmışlardır.

/resimler/2015-11/23/0923243242046.jpg 

ATATÜRK VE MİLLİ EĞİTİM

            Savaşın içinde Milli Eğitim Kongresi, Yıl 1921… Mustafa Kemal bir yandan savaşın kazanılabilmesi için olağan üstü bir bir çaba harcarken, bir yandan da, Çağdaş Eğitim sistemi üzerinde araştırmalarını sürdürüyordu. Bunun en önemli kanıtı, Savaşın en zor günlerinde 16 Temmuz 1921 Tarihinde Ankara´da Milli Eğitim Kongresini toplamıştır. Eğitim ve Öğretimin önemi konusunda Atatürk ne diyor: “Eğitim ve öğretimde yüksek bir düzeye çıkacak bir milletin, hayat mücadelesinde maddi ve manevi tüm güçlerinin artacağı kesindir. Diğer bir ifadesinin de, milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir” diyen Atatürk, eğitim konusuna çok önem verirdi.

            O, bizzat devamlı ve sıkı bir öğrenim yapmış olmasından dolayı daima memnunluk ifade eder ve şunu tekrarlardı:” Bir çocuğun, normal tahsil devrelerinden geçerek yetişmiş olması şarttır”. Atatürk´ün öğretmenlik mesleği ile ilgili Afet İnan´a önerisi şu olmuştur:”Talebe her ne yaşta ve sınıfta olursa olsun, onlara geleceğin büyükleri nazarı ile bakacak ve öyle muamele edeceksiniz”. Mustafa Kemal Paşa 20 Eylül 1923´te Samsun´dadır. Öğretmenler Gazi´yi ve Eşi´ni çaya davet ettiler. Öğrenciler türküler, marşlar söylediler. Konuşma yapan kadın ve erkek Öğretmenlere, Gazi uzun bir konuşma ile cevap verdi. Türk tarihini özetledi. Eğitimin, öğretmenlerin önemine değindi. Şu cümlesi çok ün kazanacaktı: “Dünya her şey için, maddiyat için, maneviyat için, en hakiki yol gösterici Mürşit ilimdir, fendir.” Yüce Atatürk´ün en çok uğraştığı konulardan biri, Milli Eğitim ve Kültür İşlerine ait idi. Bazı zamanlar Atatürk, “Eğer Cumhurbaşkanı olmasaydım, Milli Eğitim Bakanı olmak isterdim!” dedi.

/resimler/2015-11/23/0924384649744.jpg 

ATATÜRK´ÜN DEĞERLİ ÖĞRETMENLERİMZDEN İSTEK VE BEKLENTİLERİ NELERDİR?

            Atamızın Öğretmenlerimizden istek ve beklentileri şunlardır:

  1. “ Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.
  2. Öğretmenler! Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seviyeli muhafızlar ister. Yeni nesil bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizde.
  3. Öğretmenler; Yeni nesil, cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.
  4. Öğretmenler! Erkek ve kız çocuklarımızın aynı surette tahsil derecelerindeki talim ve terbiyelerinin pratik olması mühimdir. Memleket evladı, her öğrenim aşamasında ekonomik hayatta verimli, etkili ve başarılı olacak surette donatılmalıdır.
  5. Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.
  6. Sizin başarınız, Cumhuriyetin başarısı olacaktır.
  7. Milletleri Kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, Eğiticiden Mahrum bir millet henüz millet namını almak yeteneğini elde edememiştir. Ona alelade bir kütle denir, millet denmez.
  8. Öğretmenler her fırsattan istifade ederek halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutur bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır.”

/resimler/2015-11/23/0928280122928.jpg 

ATATÜRK ÖĞRETMENLERDEN İSTEK VE BEKLENTİLERİNİ 27 EKİM 1922 TARİHİN DE BURSA DA ŞARK TİYATROSU DA NASIL DİLE GETİRDİ?

“ Öğretmen Hanımlar, Öğretmen Beyler,

            Bugün çok güzel bir gün, İstanbul´dan kalkıp buraya kadar geldiniz, hoş geldiniz. İstanbul´un ışık ocaklarını temsil eden yüce topluluğumuz karşısında duyduğum zevk sonsuzdur. Yüreklerinizdeki duyguları, kafalarınızdaki düşünceleri doğrudan doğruya gözlerinizde ve alınlarınızda okumak benim için olağanüstü bir sevinç kaynağı oluyor.

            Hepinizi kendim ve silah arkadaşlarım adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bugün barış görüşmeleri için Lozan´a davet edildik. Refet Paşa ve küçük bir birliğimiz, Büyük Millet Meclisi ve onun Gazi Ordusunu temsilen İstanbul´dalar ve Lloyd George, Başbakanlıktan istifa etti.

            Bayanlar, Baylar,

            Ülkemizin en bayındır, en anlamlı, en güzel yerlerini üç buçuk yıl kirli ayaklarıyla çiğneyen düşmanı yenip atan zaferin sırrı nerededir, bilir misiniz? Orduların yönetiminde, Çağdaş Bilgi Kuruluşlarını kılavuz yapmaktadır.

            Hanımlar, Beyler,

            Bu noktaya kolay gelmedik. Öğretmenlerimiz, Şairlerimiz, Yazarlarımız, uğradığımız felaketin bir daha yaşanmaması için o kara günlerin sebeplerini, nasıl kan ve gözyaşı dökerek kurtulduğumuzu, en doğru en güzel şekilde anlatacaklardır. Bu vesile ile, şehitleri tazimle yâd edelim. Kurtuluşa emek vermiş asker, sivil, kadın erkek, şehirli- köylü, genç- yaşlı, herkesi minnetle selamlıyorum, ama şunu belirtmeden geçemeyeceğim. “Dünyanın hiçbir kadını, ben vatanımı kurtarmak için Türk Kadınından fazla çalıştım” diyemez.

            Ama bilelim ki, bugün ulaştığımız  nokta gerçek kurtuluş noktası değildir. Kurtuluşa ancak uygar, çağdaş, bilime, fenne ve insanlığa saygılı, istiklalin değerini ve şerefini bilen, hurafelerden arınmış,aklı ve vicdanı hür bir toplum olduğumuz zaman ulaşabiliriz.

            Öğretmenler,

            Ordularımızın kazandığı zafer, sadece eğitim ordusunun zaferi için zemin hazırlamıştır. Gerçek zaferi, cahilliği yenerek siz kazanacak, siz koruyacaksınız. Çocuklarımızı ve gençlerimizi ellerinize teslim ediyoruz. Çünkü, aklınıza ve vicdanınıza güveniyoruz” diye yorumlamıştı.

            Ülkemizin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasının mimarları, eğitim ordumuzun, cefakâr, vefakâr ve özveri sahipleri saygı değer öğretmenlerimizin öğretmenler gününü ulusça içtenlikle kutlar sağlık mutluluk ve başarılarının devamını dileriz. Aynı his ve duygularımızı emekli öğretmenlerimizle de paylaşıyoruz.”

İDEALİST BİR CUMHURİYET ÖĞREMENİ İLE İLGİLİ BİR ANI

            Adana Öğretmen Okulu kursunu bitiren Öğretmen Lütfiye KIŞLA´YI öğrencisi Mehmet YAŞAR anlatıyor:

            “ Her günün ilk dersini, göz hastalığı trahomun yaygın olduğu dönemde temizlik kurallarına ayırırdı. Okulumuz da yoksuldu. Bir tebeşiri parmakları arasında kayboluncaya kadar kullanırdı. O yıllarda kalemtıraş olmadığı için kalemlerimizi kendisi açardı. Minik kalıncaya kadar kullanmamızı isterdi. Kaybetmeyelim diye silgimize ip takar boynumuza asardı. Ananız, babanız size bunları ne güçlüklerle alıyor, biliyor musunuz? Derdi. Gazi´yi İstiklal Savaşını, Cumhuriyeti anlatır, İstiklal Marşını okurken ağlardı. Ben hala İstiklal Marşını okurken ağlarım. Lütfiye öğretmen gerçek bir öğretmendi.

            Her öğrencisini iyi tanıyan bir doktordu. Her çocuğa ana kadar şefkatli, koruyucu, bir o kadarda otoriterdi. Her hafta, her öğrenciye bir şiir ezberletirdi. Güzel, düzgün konuşmamızı isterdi. Türkleri öğretirdi bize, Lütfiye KIŞLALI Hoca Hanım anlatmakla bitmez. Yıllar sonra, sevgili öğretmenimi Ankara´da ziyaret ettim. Ellerinden öptüm. “ Emeklerimi boşa çıkarmamışsın, emeklerim sana HELAL OLSUN Zekeriya Usta´nın oğlu Mehmet YAŞAR” dedi. Unutmamıştı, ağladı. Ben de ağladım.”

BU GÜZEL VE ANLAMLI GÜNÜN ANISINA UYGUN OLARAK YAZILMIŞ ÖĞRETMENMARŞINIZHEP BİRLİKTE OUKUYALIM.

ÖĞRETMEN MARŞI

Alnımızda bilgilerden bir çelenk,
Nura doğru can atan Türk genciyiz.
Yeryüzünde yoktur, olmaz Türk´e denk;
Korku bilmez soyumuz.

Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.

Candan açtık cehle karşı bir savaş,
Ey bu yolda ant içen genç arkadaş!
Öğren, öğret hakkı halka, gürle coş;
Durma durma koş.

Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.

İsmail Hikmet ERTAYLAN

            Ülkemizin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasının MİMARLARI, EĞİTİM ordumuzun CEFAKÂR, VEFAKÂR ve özveri sahipleri saygıdeğer öğretmenlerimizin, öğretmenler gününü ulusça içtenlikle KUTLAR, SAĞLIK, MUTLULUK ve başarılarının devamını dileriz. Aynı his ve duygularımızı, emekli öğretmenlerimizle de paylaşırız.

            Bu uğurda hizmet edip, ebediyete intikal eden, Başöğretmenimiz ULU ÖNDER ATATÜRK ve saygıdeğer öğretmenlerimize minnet ve saygılarımızı sunarız. Ruhları şad OLSUN!

 kaynakça

  1. CUMHURİYET 1ve 2.CİLT  TURGUT ÖZAKMAN
  2. ŞU ÇILGIN TÜRKLER TURGUT ÖZAKMAN
  3. ATATÜRK HAKKINDA HATIRALAR VE BELGELER PROF.DR. AFET İNAN
  4. ATATÜRK´ÜN KEHANETLERİ ALİ BEKTAN
  5. ATATÜRK´Ü anlamak ve tamamlamak prof.dr. cavit orhan tütengil
  6. ATATÜRK FOTOĞRAFLARI ALBÜMÜ HANRİ BENAZUS
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
18 MART ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ (17 Mart 2017 - Cuma)
YENİ ANAYASA KUMPASI (07 Haziran 2016 - Salı)
“ LAİKLİK,ADAM OLMAK DEMEKTİR.” (02 Mayıs 2016 - Pazartesi)
19 Mayıs 1919 SAMSUN VE İLK ADIM (18 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
KERRÜSE
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
İRFAN ATASOY, “İNCE CUMALİ”YLE SİNEMAYA GİRMİŞTİ
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ATA´YA MEKTUP
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
MONDROS MÜTAREKESİNİ VE SEVR ANTLAŞMASINI RED EDEN, ÖZGÜRLÜK, EGEMENLİK VE ÇAĞDAŞLAŞMA GÜNEŞİ OLARAK 23 NİSAN 1920´de VAROLAN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ´nin DOĞUŞ VE VAROLUŞ NEDENLERİ
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
İNANMAK BU OLSA GEREK.
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Celal TOPKAN- CUMHURİYETİN 93. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE ATATÜRK´Ü ANLAMAK VE KAVRAMAK
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
HAYATIMIZDAN BİRKAÇ KONU
Ahmet  DUMAN
Ahmet DUMAN
Artık, Hiçbir Şey Eskisi Gibi Değil.
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
16 NİSANA DOĞRU, İZLENİMLER, DUYGULAR…
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
82.DAKİKADA GÜÇ BİTTİ
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
BACASIZ FABRİKA TURİZM SEKTÖRÜ 2017´DE NE DURUMDA?
İlhan ALPER
İlhan ALPER
UÇAN ADAM İRFAN ATASOY
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
İnsanlığın Derinleşen Sosyal Sorunlarını Çözecek Olan İnsan Beyni mi? Yapay Zeka mı?
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
SOSYAL DEMOKRASİ VE EKONOMİ
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
“ARTIK MECLİS VAR !”
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Celal Topkan
Celal Topkan
GELECEK SENİN DÜŞÜN VE ÖYLE KARAR VER
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
GENÇLİK KÜLTÜRÜ VE BAŞARISIZLIK
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
İNTİHAR BELGESİNİ YIRTAN MECLİSTEN ARDINDA İNTİHAR MEKTUBU BIRAKAN MECLİSE
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
MİLLİ BURJUVAZİYE SEVABINA ÖNERİLER -1 –
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BÖLGESEL OYUNDA KARTLAR YENİDEN DAĞITILIYOR
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Hayallerim Var!
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
ERGENEKONCULAR
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
1982 ANAYASA REFERANDUMU
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ERDDOĞAN´IN MİTİNGİNDEN İZLENİMLER
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
İHTİYARLAR PERİŞAN EDİLMESİN
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
ÇOCUĞA ŞİDDET
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
13 °C
Perşembe
13 °C
Cuma
16 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-4/25/1421274409282.jpg