Çocuk Öyküsü*** TAVŞAN YUVASINDA YANGIN ***
Tarih: 22.5.2017 12:34:02 / 832okunma / 0yorum
Cumali KARATAŞ

            Banban tavşan o gün evde yalnız kaldı. Annesiyle, babası av için yuvadan ayrıldı. Ayrılırken de, yuvaya kimseyi almaması konusunda Banban´ı uyardılar.                                                                                        

            Banban tavşan, anne ve babasının sözünü bir süre dinledi. Fakat daha sonra verdiği sözü unuttu…  

Yan yuvadan komşuları olan Cancan tavşan çıkıp geldi. Banban tavşan, onun gelişine çok sevindi. Cancan tavşanı içeriye alarak, birlikte oynamaya başladılar. 

Banban ile Cancan yaramazlıklar yapmaya başladılar. Evin altını üstüne getirdiler. Banban, annesinin buna kızacağını biliyordu. Ama annemler gelmeden evi toplarım diye düşündü.              

Her şeye el atan Cancan tavşan, masanın üzerindeki kibriti alıp yakmaya başladı.                                                                    

Banban:                                                                                                                                

-Aman Cancan kardeş, ne yapıyorsun! Bu çok tehlikeli… dese de,  Cancan kibrit yakmaya devam ediyordu.

Çok geçmeden, Banban´ın korktuğu başına geldi…                          

Cancan´ın elinde yanan kibrit yerdeki kağıdın üzerine düştü. Alev alan kağıt hemen yanmaya başladı. Telaşlanan Banban,  sürahideki suyu yanan kağıdın üzerine döktü. Fakat bir yararı olmadı.        

Yangın büyüyordu. Çok geçmeden evdeki eşyalar yanmaya başladı.  

Banban, yangının büyümesi karşısında çok korkmuştu… Yangını söndürebilmek için sağa sola koşuşmaya başladı. Yangın alevlenip, büyüyordu.  

Banban tavşan, korkudan ne yapacağını bilemiyordu. Cancan tavşan ise hemen kendini dışarı atıp, var gücüyle bağırarak yardım istemeye başladı: 

- İmdaatt yangın varrr, yanıyoruuzzz! Yok mu yardım eden!

O sırada yavrusuyla birlikte oradan geçmekte olan fil, bu imdat sesi karşısında durakladı.

-Sen burada dur ben bir bakayım dedi yavru file.

Olay yerine geldiğinde, tehlikenin büyük olduğunu gördü. Hemen, biraz ilerisinde bulunan dereye doğru koşmaya başladı. Hortumuyla dereden su taşıyarak, tavşan yuvasındaki yangına püskürtmeye başladı.  

Sonunda, nihayet yangın sönmüştü. Banban tavşan şimdi anne ve babasına ne diyeceğini kara kara düşünüyordu. İki hata birden yapmıştı… Hem arkadaşını eve almış, hem de evde yangın çıkmasına neden olmuştu.

Bir süre sonra Banban tavşanın anne ve babası geldiler. Evin yanan halini görünce de çok üzüldüler.  Fakat Banban´a hiç kızmadılar.                   

-İyi ki size bir şey olmamış dedi Banban tavşanın babası.   

Banban tavşan dersini almıştı:

-Özür dilerim, bir daha yapmayacağım babacığım dedi. Sözünüzü dinleyeceğim.

   ***YAVRU ÖRDEK***             

            Yavru ördek son zamanlarda kardeşlerine ve arkadaşlarına pek iyi davranmıyordu. Sık sık sorun çıkarıyor, küsüyordu. Onun bu olumsuz davranışları hoş karşılanmıyordu.   

            Annesi, yavru ördek için kaygılanıyordu.

            Sonunda, annesi yavru ördeğin neden böyle davrandığını araştırmaya başladı.

            Bir gün yine yavru ördekle kardeşleri arasında sorun çıkmıştı. Annesi yavru ördeği yanına çağırarak:     

            -Yavrucuğum neden böyle yapıyorsun? Seni üzen nedir? diye sordu.

            Yavru ördek sustu.                                                                            

            Başını kızgınlıkla öne eğerek hiç konuşmadı.  

            Annesi, o günden sonra yavru ördekle arkadaş gibi oldu. Kızacağına, aksine daha çok ilgilenmeye başladı.

            Annesi, yavru ördeğe daha çok değer verdi.  Onunla her şeyi paylaşmaya başladı.

            Yavru ördek bir gün yine böyle hırçınlaşmıştı.

            -Neden ben öyle değilim diye tekrarlayıp duruyordu. 

            Annesi yaklaşarak:

-Neden öyle değilmişsin yavrum, neden söz ediyorsun dedi.

Arkadaşı olan bir diğer yavru ördek:

-Kuşlar gibi uçamadığına üzülüyor dedi.

-Bütün mesele bu mu dedi anne ördek? Sonra da yavrusunu alıp göl kenarına doğru badi badi yürümeye başladılar. 

Yavru ördek:

-Anne neden peki ben kuşlar gibi uçamıyorum? Bak onlar ne güzel gökyüzünde süzülüyorlar.

Anne ördek:

-Kuşlar da senin gibi suda yüzemiyorlar ama biliyor musun? dedi.

Yavru ördek:

-Peki anneciğim, ben neden sincap gibi ağaca çıkamıyorum?

-Sincap da senin gibi suya dalamıyor ama dedi anne ördek.

Annesinin konuşması yavru ördeği rahatlattı. Gözyaşları dindi. Sakinleşmeye başladı. Annesi doğru söylüyordu. 

Anne ördek, yavru ördeğin mutlu olduğunu gördü... Minik, yassı gagasıyla “vak vak” diye ötmeye başladı sevincinden. 

Yavru ördek hızlı hızlı arkadaşlarının yanına doğru yürümeye başladı. Onlarla tatlı tatlı konuşuyor, artık yanlarından hiç ayrılmıyordu. Yavru ördek o günden sonra kardeşleri ve arkadaşlarıyla daha iyi geçinmeye başladı.  

***ARILARIN ZAFERİ***

            Avcılar o gün ormanı işgal etmişlerdi. Ormanın her tarafından silah sesleri geliyordu. Kuşlar, ördekler, tavşanlar panik halindeydiler. Avcılar, önlerine ne çıkarsa vuruyorlardı. 

Avcıların tüfek sesleri susmuyordu. Ormandaki hayvanlar ise can havliyle sağa sola kaçıyorlardı.             

Ormandaki hayvanlar kendilerini bu tehlikeli durumdan kurtarması için ormanın kralı aslanın yanına gittiler.  Aslan epeyi düşünse de bir çare bulamadı. Yanında bulunan diğer hayvanlara da danıştı. Ama bir sonuca ulaşamadı.

Aslan, sonunda kükreyerek:

-Gidip bana hemen tilkiyi bulun dedi.  

Çakal hemen fırladı. Bir koşuda ormanın içine daldı. Çok geçmeden, tilkiyi bulup, hemen aslanın emrini iletti. Tilki ile çakal yola koyularak, aslanın yanına geldiler.                                                                                                         

Aslan: 

-Gel bakalım tilki kardeş; bize bir akıl ver. Bu ormanı avcıların elinden nasıl kurtaracağız? dedi.

Tilki düşünmeye başladı. Bir süre sonra da “buldum buldum” diye sevinçle zıp zıplamaya başladı.

         Aslan gür sesiyle: 

-Ne buldun peki? Anlat bakalım dedi.

Tilki:

-Ormanda bir tek hayvan var  avcıları durdurabilecek.

Meraktan çatlayan aslan:

-Kimse söyle hemen çağırayım buraya dedi. 

Tilki:

-Bu avcıları ormandan ancak arılar atabilir.

-Nasıl yani? dedi aslan. Bizim yapamadığımızı arılar nasıl yapacak?

Tilki:

-Arılar onlara saldıracak dedi.   

Bu fikir aslanın da kafasına yattı. Hemen kraliçe arıya haber gönderdi. Haberi alan kraliçe arı, ormandaki hayvanlar için çok üzüldü. Dağda, bayırda ne kadar arı kovanı varsa hepsine haber gönderdi.

Çok geçmeden arılar, ormanın üzerini kara bir bulut gibi kapladı. Arılar hızla ormanın üzerine doğru inmeye başladılar. Avcılar, bunun bir kara bulut olmadığını anladılar. 

Avcıların üzerine doğru hızla uçan arılar önüne geleni sokmaya başladı.  Neye uğradığını şaşıran avcılar sağa sola koşuşturdular. Doğrusu çok korkmuşlardı.       

Bu olaydan ders alanlardan biri de ormanlar kralı aslan olmuştu…

Arıları başlangıçta dikkate almayan aslan şimdi çok pişmandı. Arıların iğnesi kendisinin pençesinden daha tehlikeli olmuştu.  Her şeye rağmen sonuç önemliydi…                                                                                          

Aslan, kraliçe arının yanına giderek, ona teşekkür etti.  

  ***ÖKSÜZ MARTILAR***

            Martının yuvası sahildeki kayalığın üzerindeydi. Denizden her dönüşünde yuvasında dinleniyordu. Islanan beyaz tüylerini burada kurutuyordu. 

Tüylerini kurutan martı daha sonra da denize dönüyordu. Arkadaşlarının oyunlarına katılıyordu. Acıkınca da, uzun gagasıyla balık ve yengeçleri avlıyordu. Sonra tekrar uçmaya başlıyordu bıkıp yorulmadan.       

Martının artık yumurtlama zamanı gelmişti. Eşiyle birlikte, deniz yosunu ve bitkilerden bir yuva yaptılar. Sonra da, yumurtladığı üç yumurtanın üzerinde yuvasında kuluçkaya yattı.       

Martı, yumurtalarının diğer hayvanlar tarafından yenilmesinden korkuyordu. Çünkü daha önce böyle bir olay yaşamıştı…

Eşi gelmeden yuvasından ayrıldığında, yumurtalarının yerinde olmadığını görmüştü.  

Çok üzülmüştü bu olaya. Sürekli kendini suçlayarak, günlerce ağlamıştı.

Şimdi artık daha dikkatliydi. Ne pahasına olursa olsun yuvasından ayrılmıyordu. Bir daha öyle bir acı yaşamak istemiyordu.

Martının eşi de bu konuda çok anlayışlıydı…                                                

O da sık sık, “yuvadan sakın ayrılma” diye eşini uyarıyordu. Dişi martıya elinden gelen kolaylığı gösteriyordu.

Fakat erkek martının halinde son günlerde bir gariplik vardı…        

Gittikçe zayıflıyor, fazla uçamıyordu. Ayrıca, düşünceli ve yorgun gözüküyordu. Onun bu hali dişi martıyı çok kaygılandırıyordu.

Çok geçmeden, dişi martının korktuğu başına geldi. Yavruların yumurtadan çıkmasına yakın erkek martı rahatsızlandı…

Yuvaya konduktan bir süre sonra yığılıp kaldı.                                             

Hemen doktor martıyı çağırdılar. 

Erkek martıyı muayene eden doktor martı, midesinde yuttuğu bir plastik bulunduğunu söyledi.

Mesele anlaşılmıştı…

Midesindeki plastik hep tokluk hissi vermişti. Böylece, hiçbir şey yemeyen martı açlıktan ölmüştü.    

Bebek beklediği bu günlerde böyle acı bir olay yaşaması dişi martıyı çok üzmüştü. Eşi varken, nöbetleşe kuluçkaya yatıyorlardı. Şimdi artık böyle bir şansı da yoktu. Yuvada yalnız başına kalmak zorundaydı.    

Martı, yavrularına kavuşacağı son iki günü aç susuz geçirdi. Her ne pahasına olursa olsun yuvadan ayrılmadı.                                                                      

Sonunda yavruları çıktı yumurtadan. Martı iki farklı duyguyu birden yaşadı…                                                                           

Bir yandan, eşini kaybetmenin verdiği acıyla hüzünlendi.                 

Diğer yandan, yavrularına kavuşmanın sevincini yaşadı. 

Tüm martılar, yavru martıların aralarına katılmalarına çok sevindiler. Artık herkes onlara öksüz martılar diyorlardı.

Anahtar Kelimeler: Çocuk, Öyküsü, TAVŞAN, YUVASINDA, YANGIN
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
LİSE DERGİLERİ (04 Eylül 2018 - Salı)
sanat gündemi (26 Temmuz 2018 - Perşembe)
sanat gündemi (13 Temmuz 2018 - Cuma)
GEZİ NOTU (10 Temmuz 2018 - Salı)
FOLKLOR VE TÜRKÜ USTASI AZİZ ÇELİK (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
ALTIN SES VEDAT ÇETİNKAYA (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
BESTEKÂR-YAPIMCI FIRAT GEN´LE KONUŞTUK (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
İLTER BİR SÖZ YAZARI YEŞİLAY… (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
BİR BESTEKÂRIN ŞİİRSEL İTİRAFLARI (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
NECMİ ÖZDEMİR´LE MÜZİK KONUŞTUK (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
ŞİİRDEN ROMANA ŞARKI SÖZÜ (01 Nisan 2018 - Pazar)
ALİM İNTERNET ÇAĞINDA (19 Mart 2018 - Pazartesi)
ALİM KARNE ALIYOR (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ALİM VE HAYVAN DÜŞMANI ÇOCUKLAR (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ÇIRAK ALİM (05 Mart 2018 - Pazartesi)
ALİM SİMİT SATIYOR (05 Mart 2018 - Pazartesi)
ALİM VE ÇOCUK KAÇIRANLAR (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
ALİM OKULDA (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
ALİM KAZA GEÇİRDİ (20 Şubat 2018 - Salı)
ALİM KAYBOLDU (20 Şubat 2018 - Salı)
Çocuk Öyküsü - ALİM KAYBOLDU (13 Şubat 2018 - Salı)
ALİM HASTA (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
ŞARKILARA CAN VEREN USTA (29 Ocak 2018 - Pazartesi)
***BİR KÜÇÜK BEYAZ GÜL*** (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
YÜZYILIN EYLEMİ “YENİ ADANA” (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
AHMET REMZİ DESTANI (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
***GÜNEŞ, YAĞMUR VE RÜZGÂR*** (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
“İSTANBUL, İSTANBULL” (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Çocuk Öyküsü***DÜNYAYA KÜSEN GÜNEŞ*** (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
çocuk öyküsü ***HAYLAZ BULUT*** (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
“Çukurova´dan Sesler” 5-6 (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
***GÜNEŞ, YAĞMUR VE RÜZGÂR*** (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
“Çukurova´dan Sesler” 5-6 (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
“ÇUKUROVA´DAN SESLER”-4 (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Çocuk Öyküleri (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
BİR FOLKLOR AĞIDI (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
MUZAFFER İZGÜ´NÜN ARDINDAN (03 Ekim 2017 - Salı)
ALİLİMONCU´YA VEDA (25 Eylül 2017 - Pazartesi)
MESUT MERTCAN YOK ARTIK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
GÜNEYDE YAPRAK DÖKÜMÜ (11 Eylül 2017 - Pazartesi)
***ÖKSÜZ MARTILAR*** (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
Çocuk Hikâyeleri (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
SELAHATTİN SARIKAYA ANILAR (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
USTALARDAN - MUSTAFA KEMAL´İN KAĞNIS (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
60. SANAT YILINDA CAHİT SEYHANLI (18 Haziran 2017 - Pazar)
***SELAHADDİN YANIKSES´LE RÖPORTAJ*** (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
ADANA ÖZGENTÜRK´ÜNÜ UNUTMADI (30 Mayıs 2017 - Salı)
*** ASLAN İLE KARTAL *** (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Çocuk öyküleri (02 Mayıs 2017 - Salı)
ÇUKUROVA VE TRT´NİN ONURU SUAT YILDIRIM (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
SANAT SAYFASI YILLIĞI 2016-2017 24. YIL (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
ADANA´DAN BİR BİLGE ÖZGEN GEÇTİ (31 Ocak 2017 - Salı)
*** AHMET REMZİ DESTANI *** (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
“SEVENLER ANLAR” NEYZEN BESTEKÂRI (19 Aralık 2016 - Pazartesi)
ADANA´DA BİR MESAM GÜNÜ (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
ŞARKININ “OKYANUS”UNDA BİR TALAT ER (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BİR TÜRKÜ USTASI ALİ LİMONCU… (26 Eylül 2016 - Pazartesi)
ABDURRAHMAN KESKİNER İLE RÖPORTAJ (12 Eylül 2016 - Pazartesi)
YAPI MESLEK LİSELİLER BULUŞTU (11 Temmuz 2016 - Pazartesi)
ÇUKUROVA´DA BİR ORHAN PAMUK (26 Haziran 2016 - Pazar)
***DERGİCİ LİSELİLER*** (09 Mayıs 2016 - Pazartesi)
BİR GURBET ÖYKÜSÜ (03 Mayıs 2016 - Salı)
***ERDAL YALÇIN İLE RÖPORTAJ *** (18 Nisan 2016 - Pazartesi)
“RESMİN GÖZYAŞLARI …” (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
MESAM´DA BAŞKANLAR DÖNEMİ (28 Mart 2016 - Pazartesi)
DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ KUTLANDI (22 Şubat 2016 - Pazartesi)
ÇOCUKLARA İMZA GÜNÜ (17 Şubat 2016 - Çarşamba)
ÇİÇEKLERİN DİLİYLE BİR BİTKİ SOHBETİ (08 Şubat 2016 - Pazartesi)
PORTRELERİN FOTOĞRAFÇISI ALİŞER AVCI (01 Şubat 2016 - Pazartesi)
ZEKÂYİ GÖKKAYA İLE RÖPORTAJ (26 Ocak 2016 - Salı)
ARİF KESKİNER´İN YAŞAR KEMAL´I (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
“ŞİİR HAYATIN BURASINDA” (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
ADANA´NIN KURTULUŞU ŞARKIYLA KUTLANDI (11 Ocak 2016 - Pazartesi)
TOROSLAR´DA BOZLAK TEŞEKKÜRÜ (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
RESSAM SUAVİ NUMANOĞLU İLE GÖRÜŞME (02 Kasım 2015 - Pazartesi)
ÖDÜLLERLE ADINI DUYURAN BESTEKÂR (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-10 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-9 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-8 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-7 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-6 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-5 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-4 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-3 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-2 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-1 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
OZAN BİLDİK´LE GÖRÜŞTÜK… (15 Ekim 2015 - Perşembe)
KIBRIS DENİNCE… (07 Ekim 2015 - Çarşamba)
TED´İN SANAT ÇOCUKLARI (07 Ağustos 2015 - Cuma)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
VOLGA´DA 11 GÜN - 16 ÇİVİSİZ YAPILMIŞ TAHTA BİNALAR ADASINDAYIZ
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
LİSE DERGİLERİ
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
TEDAŞ´TAN AÇIKLAMA VAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BİR TANECİK DOĞA´CIĞIMA
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
MUSTAFA KEMAL´İN 20 EYLÜL 1917 İSYAN RAPORU (MIHTIRASI)
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
ÜLKEMİZDE ÖĞRETMENLERİN GÜDÜLERİ KARŞILANMIYOR
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Bu, İlk Rahip Değil.
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
MAHATAMA GANDİ´DEN DERS
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
9 EYLÜL ZAFERİ GÜNÜNDE ULUS YÖNETİCİLERİ İÇİN STRATEJİ DERSİ!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HASTA VELİNİMETİMİZDİR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ABD´yi Yerli Malı ile Protesto Etmek Yerine Beyin Göçünü Engellemek ve Bilimin Öngörüsü ile Geleceği Kurmak Gerekir
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Ali Alp
Ata Ali Alp
“19.YÜZYIL´DA HARPUTLU İKİ ŞAİR MUSTAFA ÂSIM VE ÇERİBAŞIZÂDE ALİ BEY´LER”-1
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
EKONOMİK KRİZ Mİ ASİMETRİK SAVAŞ MI?
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
ERDOĞAN VE KILIÇDAROĞLU AMAÇ BİRLİĞİ İÇİNDE OLABİLİRLER Mİ?
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
kitaplık
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Bereketli Hilal
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
SEVİNMEK DE ÜZÜLMEK DE FUTBOLUN İÇİNDE
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
DİŞLİ KEMAL
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
ADANASPOR EVİNDE BOLU´YU AĞIRLIYOR
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANASPOR BU KENTİN ASİL DURUŞUDUR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
RÜYAM VE YAŞADIĞIMIZ GERÇEKLER
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
İNSAN HAYATI BU KADAR UCUZ MU?
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
20 °C
Salı
21 °C
Çarşamba
21 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-9/10/1040464688482.jpg