Çocuk Öyküleri
Tarih: 16.10.2017 09:41:18 / 378okunma / 0yorum
Cumali KARATAŞ

 

                                                 

***HAYLAZ BULUT***
Cumali Karataş

            Yavru bulut annesinin sözünü dinlemiyordu artık. Hafif bir rüzgâr esse, onun peşine takılıp gidiyordu. Onun bu haylazlığı anne bulutun canını sıkmaya başlamıştı. 

            Anne bulut birkaç gün sabretti. Belki yavru bulut düzelir diye düşünüyordu. Fakat yavru bulutun bir türlü düzeleceği yoktu. Aksine, günden güne daha da sorumsuz davranıyordu.                                                    Sonunda, bir gün anne bulut yavru bulutla konuşmaya karar verdi.

            Anne bulut:

            -Yavrum yanıma gelir misin? diyerek onu çağırdı.

            Yavru bulut hiç aldırış etmedi.                                                                
  Daha sonra da oyalanarak geldi:     

            -Geldim... Bir şey mi diyeceksin?..

            Yavru bulutun şımarık ve saygısız tavrı anne bulutu üzdü. 

            Anne bulut:

-Neden geç geldin?.. Hem, efendim anneciğim demen gerekmez miydi? dedi.

            Başını yere eğdi yavru bulut.                                                                               
Herhangi bir yanıt vermedi.

            Anne bulut konuşmasını sürdürdü:

            -Yavrum, seni üzen bir şey mi var?..                                                      
Söyle bakayım, sorunun nedir?

            Yavru bulut hâlâ başını yerden kaldırmıyordu. Anne bulut ondan yine bir yanıt alamadı. 

            Anne bulut ısrar edince de, tereddüt ederek konuşmaya başladı:   

            -Anne… Herkesin evi var, neden bizim bir evimiz yok?dedi.

            Annesi eliyle işaret ederek: 

            -Bak bu gördüğün koskoca gökyüzü bizim evimizdir yavrucuğum. Ufkun sonsuzluğuna kadar büyük bir evimiz var. Gündüzleri güneş, geceleri de yıldızlar aydınlatır evimizi. Bu masmavi gökyüzü hep bizim, dedi.

            Yavru bulut konuşmasını sürdürdü: 

            - Peki neden bizim bir bahçemiz yok? 

            Anne bulut:

            -Tüm ormanlar bizim bahçemiz yavru bulutum. İstediğimiz yerde gezeriz.

            Yavru bulut bu kez:

            -Peki anneciğim, neden meyve ağaçlarımız yok dedi? 

            Anne bulut:

            -Yeryüzünün tüm sebzeleri, meyveleri bizimdir yavru bulutum. Yağan her yağmurla toprağa iner, ağaçlardan, bitkilerden çeşit çeşit gıdalar alarak gökyüzüne döneriz dedi.

            Sakinleşip, annesinden özür dileyen yavru bulut çok mutlu olmuştu. Artık hep yüzü gülüyordu.

                        ***AZGIN BOĞA İLE SÜRMELİ İNEK***

            Köyün birinde bir Azgın boğa vardı. Yakın arkadaşı olan ineklerle iyi geçinirdi. Sevmediği ineklere de her türlü kötülüğü yapardı.   

            Sürmeli inek de Azgın boğanın kötülük yaptığı ineklerden biriydi. Ona yapmadığını bırakmıyordu. Üstelik Sürmeli ineğin birkaç ay sonra da bir yavrusu olacaktı.

            Sürmeli ineğin yavrusu olacağı için, her zamankinden daha çok beslenmeliydi. Fakat aksine hiç beslenemiyordu. Boğanın korkusundan ağılda ve çayırda yeterince yem yiyemiyordu.

            Bir gün ağılda, azgın boğa yere bir sınır çizgisi çizerek öfkeyle bağırdı:

            -Bir daha buradan öteye kesinlikle geçmeyeceksin!

            Sürmeli inek:

            -Yavrum olacak benim, iyi beslenmem gerekir dedi.

            Azgın boğa:

            -Yavru mavru anlamam ben… Geçmeyeceksin dedim o kadar! diyerek üzerine yürüdü.                                                                                     
Sürmeli inek korkudan sesini çıkaramadı.  

            Aslında, Sürmeli ineğin hiç bir suçu yoktu. Bütün sorunlara diğer inekler neden olmuşlardı…                                                                                     
Sürmeli ineği sevmedikleri için onunla kavga etmişlerdi. Ağılda ve çayırda Sürmeli ineğe her türlü kötülüğü yapmışlardı. Diğer inekleri Sürmeli ineğe düşman etmişlerdi. 

            Üstelik iftira da atmışlardı…                                                                                            
Sürmeli ineğin çok yem yediğini söylemişlerdi. Sürmeli ineğin çayırda ot bırakmadığını Azgın boğaya şikâyet etmişlerdi. Söylenenlere inanan boğa da, sürmeli ineği cezalandırmıştı.  

            Olan bitenler böyle sürerken, bir gün beklenmedik bir şey oldu…

            Çayırda otlayan ineklere birkaç kurt aniden saldırdılar. Sürüde bulunan çoban köpekleri de kurtlara karşı koymaya başlamışlardı.                   
Bu ara, iki kurt da azgın boğaya saldırmıştı. Bu saldırı karşısında diğer inekler korkup, köye doğru kaçmışlardı. Sürmeli inek ise var gücüyle saldırgan kurtlara karşı koydu…                                                                                  
Sürmeli inek, Azgın boğaya saldıran kurdun birini başıyla vurarak yaraladı. Diğer kurtları da çoban köpekleri engelledi. Bozguna uğrayan kurtlar dağa doğru kaçmaya başladılar.

            Bu olaydan sonra Azgın boğa Sürmeli ineğe karşı çok mahcup olmuştu…                                                                                                                      
Kurtların saldırısı sırasında diğer inekler korkup, kaçmışlardı. Fakat kötülük yaptığı Sürmeli inek, doğacak olan yavrusunu kaybetme pahasına kendisinin hayatını kurtarmıştı.

            Azgın boğa, tüm bu olanlardan sonra uzun uzun düşünmeye başladı…                                      

Yaşadığı bu olayla kimin gerçek dost olduğu ortaya çıkmıştı. Yaptıklarından da çok pişmanlık duyuyordu. Artık diğer ineklere kötülük yapmayacaktı. Sonunda, utana sıkıla Sürmeli inekten özür diledi.

            O günden sonra da, Azgın boğa, Sürmeli ineğe karşı çok iyi davranmaya başladı. Diğer inekler artık sürmeli ineği rahatsız edemiyorlardı.

    ***KAYBOLAN GELİNCİK***                                                                                          

            Ormana artık sonbahar gelmişti. Sıcak yaz günleri bitmişti. Rüzgârlar esiyor, sararan yapraklar yavaş yavaş dökülüyordu.

Gelincik çiçeği ailesi de ormandaki yaşlı bir ağacın altında kümelenmişti. Rüzgârın her esişinde savrulup duruyorlardı… İçlerinden birinin kaybolup gitmesinden kaygılanıyorlardı.   

             Bir süre sonra, esen sert bir rüzgâr, gelinciklerden birini kopartıp, savurdu. Gelincik ailesi acı içinde onun kayboluşunu izledi. Yapacakları bir şey yoktu.

            Akşama kadar, kaybolan gelinciği aradılar gözleriyle…                                   Kaygılı ve meraklı bakışlarla sürekli çevrelerini kontrol ettiler. Ama ne yazık ki bulamadılar. Küçük gelincik kim bilir nereye gitmişti… 

            Gelincik ailesi, sonraki günlerde de kaybolan küçük gelinciği aramalarını sürdürdü…

Her sabah ilk işleri küçük gelinciği aramak oluyordu…                                    Ormandaki yağmur, çamur deryasına karışıp gitmişti küçük gelincik. Günler sonra, artık ümitlerini kestiler.

            Fakat anne ve babasının laf anlatamadığı en küçük gelincikti. En küçük gelincik her sabah aynı soruları sorup duruyordu:

            -Anneciğim, gelincik ablam nerde?

            Onu ikna etmek kolay değildi…

            Anne gelincik:

            -Uzaklara gitti yavrucuğum, dönecek bir gün diyordu. 

            -Anneciğim, gerçekten ablam gelecek mi?

            -Elbette gelecek yavrum elbette. 

            Bu kez:

            -Anneciğim ablam ne zaman gelecek? diye sormaya başlıyordu.  

            Anne gelincik, dolan gözlerini gizleyerek:  

            -Baharda gelecek yavrum diyordu.   

            Yağmurlar dinip, soğuklar bitmeye başlamıştı…                                  
Baharın gelmesiyle birlikte ağaçlar yavaş yavaş çiçek açmaya başlamışlardı. En küçük gelincik de artık ümitlenmeye başlamıştı. Her sabah gözleri yine yollardaydı. 

En küçük gelincik, bir sabah yine uyanır uyanmaz gelincik ablasını aramaya başladı. Sürekli olarak ağaçların, otların arasına bakıyordu.

            Çok geçmeden, heyecanla bağıran en küçük gelinciğin sesi duyulmaya başladı:     

            -Anneciğim gelincik ablam gelmiş, gelincik ablam gelmiş! diye sevincinden zıp zıp zıplıyordu. 

             Gelincik ailesi, en küçük gelinciğin gösterdiği yere heyecanla bakmaya başladı…                                                                                                                     
Bir de ne görsünler…                                                                                           
Kaybolan küçük gelincikleri değil mi bu?..                                                        
Gelincik ailesi hep birlikte sevinmeye başladı…                                   
Küçük gelincikleri birkaç metre ilerideki çınar ağacının altındaydı.

Anahtar Kelimeler: Çocuk, Öyküleri
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
sanat gündemi (13 Temmuz 2018 - Cuma)
GEZİ NOTU (10 Temmuz 2018 - Salı)
FOLKLOR VE TÜRKÜ USTASI AZİZ ÇELİK (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
ALTIN SES VEDAT ÇETİNKAYA (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
BESTEKÂR-YAPIMCI FIRAT GEN´LE KONUŞTUK (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
İLTER BİR SÖZ YAZARI YEŞİLAY… (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
BİR BESTEKÂRIN ŞİİRSEL İTİRAFLARI (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
NECMİ ÖZDEMİR´LE MÜZİK KONUŞTUK (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
ŞİİRDEN ROMANA ŞARKI SÖZÜ (01 Nisan 2018 - Pazar)
ALİM İNTERNET ÇAĞINDA (19 Mart 2018 - Pazartesi)
ALİM KARNE ALIYOR (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ALİM VE HAYVAN DÜŞMANI ÇOCUKLAR (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ÇIRAK ALİM (05 Mart 2018 - Pazartesi)
ALİM SİMİT SATIYOR (05 Mart 2018 - Pazartesi)
ALİM VE ÇOCUK KAÇIRANLAR (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
ALİM OKULDA (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
ALİM KAZA GEÇİRDİ (20 Şubat 2018 - Salı)
ALİM KAYBOLDU (20 Şubat 2018 - Salı)
Çocuk Öyküsü - ALİM KAYBOLDU (13 Şubat 2018 - Salı)
ALİM HASTA (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
ŞARKILARA CAN VEREN USTA (29 Ocak 2018 - Pazartesi)
***BİR KÜÇÜK BEYAZ GÜL*** (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
YÜZYILIN EYLEMİ “YENİ ADANA” (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
AHMET REMZİ DESTANI (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
***GÜNEŞ, YAĞMUR VE RÜZGÂR*** (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
“İSTANBUL, İSTANBULL” (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Çocuk Öyküsü***DÜNYAYA KÜSEN GÜNEŞ*** (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
çocuk öyküsü ***HAYLAZ BULUT*** (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
“Çukurova´dan Sesler” 5-6 (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
***GÜNEŞ, YAĞMUR VE RÜZGÂR*** (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
“Çukurova´dan Sesler” 5-6 (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
“ÇUKUROVA´DAN SESLER”-4 (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİR FOLKLOR AĞIDI (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
MUZAFFER İZGÜ´NÜN ARDINDAN (03 Ekim 2017 - Salı)
ALİLİMONCU´YA VEDA (25 Eylül 2017 - Pazartesi)
MESUT MERTCAN YOK ARTIK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
GÜNEYDE YAPRAK DÖKÜMÜ (11 Eylül 2017 - Pazartesi)
***ÖKSÜZ MARTILAR*** (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
Çocuk Hikâyeleri (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
SELAHATTİN SARIKAYA ANILAR (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
USTALARDAN - MUSTAFA KEMAL´İN KAĞNIS (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
60. SANAT YILINDA CAHİT SEYHANLI (18 Haziran 2017 - Pazar)
***SELAHADDİN YANIKSES´LE RÖPORTAJ*** (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
ADANA ÖZGENTÜRK´ÜNÜ UNUTMADI (30 Mayıs 2017 - Salı)
*** ASLAN İLE KARTAL *** (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Çocuk öyküleri (02 Mayıs 2017 - Salı)
ÇUKUROVA VE TRT´NİN ONURU SUAT YILDIRIM (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
SANAT SAYFASI YILLIĞI 2016-2017 24. YIL (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
ADANA´DAN BİR BİLGE ÖZGEN GEÇTİ (31 Ocak 2017 - Salı)
*** AHMET REMZİ DESTANI *** (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
“SEVENLER ANLAR” NEYZEN BESTEKÂRI (19 Aralık 2016 - Pazartesi)
ADANA´DA BİR MESAM GÜNÜ (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
ŞARKININ “OKYANUS”UNDA BİR TALAT ER (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BİR TÜRKÜ USTASI ALİ LİMONCU… (26 Eylül 2016 - Pazartesi)
ABDURRAHMAN KESKİNER İLE RÖPORTAJ (12 Eylül 2016 - Pazartesi)
YAPI MESLEK LİSELİLER BULUŞTU (11 Temmuz 2016 - Pazartesi)
ÇUKUROVA´DA BİR ORHAN PAMUK (26 Haziran 2016 - Pazar)
***DERGİCİ LİSELİLER*** (09 Mayıs 2016 - Pazartesi)
BİR GURBET ÖYKÜSÜ (03 Mayıs 2016 - Salı)
***ERDAL YALÇIN İLE RÖPORTAJ *** (18 Nisan 2016 - Pazartesi)
“RESMİN GÖZYAŞLARI …” (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
MESAM´DA BAŞKANLAR DÖNEMİ (28 Mart 2016 - Pazartesi)
DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ KUTLANDI (22 Şubat 2016 - Pazartesi)
ÇOCUKLARA İMZA GÜNÜ (17 Şubat 2016 - Çarşamba)
ÇİÇEKLERİN DİLİYLE BİR BİTKİ SOHBETİ (08 Şubat 2016 - Pazartesi)
PORTRELERİN FOTOĞRAFÇISI ALİŞER AVCI (01 Şubat 2016 - Pazartesi)
ZEKÂYİ GÖKKAYA İLE RÖPORTAJ (26 Ocak 2016 - Salı)
ARİF KESKİNER´İN YAŞAR KEMAL´I (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
“ŞİİR HAYATIN BURASINDA” (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
ADANA´NIN KURTULUŞU ŞARKIYLA KUTLANDI (11 Ocak 2016 - Pazartesi)
TOROSLAR´DA BOZLAK TEŞEKKÜRÜ (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
RESSAM SUAVİ NUMANOĞLU İLE GÖRÜŞME (02 Kasım 2015 - Pazartesi)
ÖDÜLLERLE ADINI DUYURAN BESTEKÂR (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-10 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-9 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-8 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-7 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-6 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-5 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-4 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-3 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-2 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-1 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
OZAN BİLDİK´LE GÖRÜŞTÜK… (15 Ekim 2015 - Perşembe)
KIBRIS DENİNCE… (07 Ekim 2015 - Çarşamba)
TED´İN SANAT ÇOCUKLARI (07 Ağustos 2015 - Cuma)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
KAÇ-KAÇ FACİASI
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
İLK 100 GÜN
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
sanat gündemi
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
EMPERYALİZMİN KISKACINDA TÜRK TARIMI - 19
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
TOROSLAR
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK´ÜN ÖZGÜRLÜK BİLDİRİSİ AMASYA GENELGESİ´NİN 99. YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
DEMOKRASİ, KALKINMA, SAYGINLIK VE EĞİTİM
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
YENİ ADANA GAZETESİ VE BASIN BAYRAMI..
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Ne Geceymiş Yahu?
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
DEMOKRASİ VE DİKTATÖRLÜK(2)
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
DEĞİŞİM ZAMANI
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
CUMHURİYETİN DEMOKRATİK EĞİTİMİ ULUSAL GÜCÜMÜZÜ OLUŞTURDUĞU GİBİ, “KİNDAR NESİL YETİŞTİREN EĞİTİM” DE ULUSAL YIKIMIMIZA YOL AÇAR!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HASTA VELİNİMETİMİZDİR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Türkiye Bilimsel Yayınalar Dünyadaki Yeri ve İran Güney Kore Karşılaştırması
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Ali Alp
Ata Ali Alp
aktüalite ve edebiyat
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
ASKERALMA SİSTEMİ VE BEDELLİ ASKERLİK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
19 MAYIS 1919
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
“YAŞAMAYA GEÇ KALDIM”(*)
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
UĞUR MUMCU
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Bereketli Hilal
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
TEŞEKKÜRLER TOROS KAPLANLARI
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
YAYLA YOLLARI
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
Desteğin Tam Zamanı
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
DEVLET İÇİNDE KİŞİSEL DEVLET
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
İNSAN HAYATI BU KADAR UCUZ MU?
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-5/3/1300599925334.jpg