İlhan ALPER


ÇOCUK OLMAK?


Yüzümden bir şeyler aktı aktı.

İçimde menekşelendi Hilmi bey.

Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk?

Hiç bir yere gitmiyor.

Edip Cansever

            Keşke tüm o güzel çocukluk şiirlerini buraya alabilsek de, küçük bir kitapçık gibi okusak okusak?.

Güzel şeyler yazmışlar ustalar; vurucu, özgün, lirik. Dili kendine özgü bir biçimde kullanmışlar.

Baktık şöyle birkaç tanesine bizi aldı çocukların düşsel o dünyasına götürdü. Güzel duygular yaşattı doğru. Ustalarımızı da sevgiyle andık?

Nazım Hikmet´in, ?Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne?  yolundaki öneriye yürekten katıldık. 

Çocuklara ?som somut düşler? kurmalarını öğütleyen Aziz Nesin´in çocuklara verdiği önemi yadsıyamadık.

            Affan dedeye saydığı parayla çocukluğunu satın alan, ?Hiç bitmese horoz şekerim? diyen Cahit Sıtkı gözlerimizi daldırdı.

            Çocukların, çocukluğundan dışarı çıkamadığı için ?Kocaman bombalara? inanmadığını belirten Fazıl Hüsnü Dağlarca´nın barışçıl duyarlılığı ile gönüllerimizi  rahatlattık. 

            Sevgiyle öfke arasında parçalanan Can Yücel ustanın yedi renkli bir kestane fişeği olup çocukların üstüne yağması bizi heyecanlandırdı.

            ?Ne zaman bir çocuk ölse/gözü evlerinde/annesinin kavurduğu/helvada/kalır/?? diyen Sunay Akın´ın yağmur altında üşüyen yoksul bir çocuk gördüğünde, ona içinden köprü olmak geçmesini memnuniyetle karşılaşırız. 

            ?Bütün çocuklar/Yokluk bilmesinler? diyen kaç savaş ezikliği           geçiren çocukların ?iyi gün görmelerini? dileyen Behçet Necatigil´i haklı bulduk.         

            Orhan Veli Kanık ise, kargalara evden kaçtığını söylememe karşılığında onlara çocukça birçok güzellikler yapmayı vaat ettiğini gördük. 

            Çocuklara yıldızlara benzeten Oktay Rıfat, onları sevgiyle yücelten düşüncelerini naif bir biçimde ortaya koyuşu dikkatimizden kaçmadı?

            Canı yansın diye sık sık işten atılmaların cezasını en çok çocukların çektiğini söyleyen usta, ömür boyu iki ciddi iş tutuğunu, bunun ilkinin çocukları okutmak, diğerinin de yazdığını çocuklara okutmak olduğunun altını şiirsel bir dille çizmesi hoştu...

            ?Yalnızlık için kara?yı seçen Gülten Akın´ın,  çalışan bir annenin ağıtında anlamsızlıklara değinmesi; Özdemir Asaf´ın çocuklara kapalı perdeleri, kapalı kapıları göstermediği; Ataol Behramoğlu´nun ise ışıltısı yönünden, kaybolan bir sevgiyi, kaybolmuş bilyeye benzetirken, o bilmeyi bulmanın sevincini de bir güzel anlatması ruhumuzu okşadı.  

MIZIKACI ÇOCUK                   

Boynuna o yeşil fuları sarma çocuk
Gece trenlerine binme kaybolursun
Sokaklarda mızıka çalma çocuk
Vurulursun
Korkusu kalmış içimizde terk edilmiş çocukların
Yitik yüzlü fotoğraflar duruyor siyah-beyaz
Kırık bir vazo masanın ortasında
Yıkık dökük odada
Susuz ve çiçeksiz

Attila İlhan

YILDIZLAR

Kitabın yanında defter
Defterin yanında bardak
Bardağın yanında çocuk
Çocuğun yanında kedi
Ve uzakta yıldızlar yıldızlar

Oktay Rıfat

BİR ÇOCUĞUN RÜYASI İÇİN ŞİİR

Kaybolmuş bir sevgi her zaman
Kaybolmuş bir bilyeye benzer
Anımsanır ışıltısı
Belli belirsiz gözyaşlarıyla

Bir çocuğun rüyasında bazen
Bulunur kaybolmuş bir bilya
Kiraz ağaçları sallanır
Güvercinler uçuşur havada

ÖzdemirAsaf



YAZARLAR

  • Pazartesi 25 °C / 17 °C Güneşli
  • Salı 25 °C / 17 °C Güneşli
  • Çarşamba 25 °C / 18 °C Fırtına
  • BIST 100

    100.237%-0,10
  • DOLAR

    5,7461% 0,06
  • EURO

    6,3345% 0,07
  • GRAM ALTIN

    279,90% 1,56
  • ÇEYREK ALTIN

    461,835% 1,56