Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe


BÖLGESEL GELİŞMELERDE GELİNEN DURUM


ABD’nin bölgesel ideallerinden olan BOP, konjonktüre uygun değişimlerle hız kesmeksizin devam ederken, son gelişmelerle, Suriye kuzeyinde kurulması planlanan YPG/PKK yapılanmasıyla oluşturulacak teröre dayalı peyk devlet girişimi, Türkiye’nin bölgeye yaptığı müdahalelerle engellenirken, bir anda arka arkaya gelen iki mutabakat süreci ortaya çıktı. Türkiye’nin, Tel Abyad-Resulayn bölgesine yaptığı müdahale devam ederken, bölgede bulunan terör unsurlarının tamamen imha konumuna gelmesiyle, ABD, derhal bir mutabakatla 120 saatlik sürede silahların susmasının sağlanmasıyla, terör örgütünün belirlenen bölgenin güneyine çekilerek, mevcut yapısının en az zayiatla korunmasını sağlamak istedi. Ardından da yeni bir hamleyle, bir anda bölgeden çekilerek, kontrolü Rusya ve Suriye rejim kuvvetlerine bırakarak, Türkiye’yi, fiilen operasyon icra ettiği bölge dışında kalan yerler için, Rusya ve dolayısıyla Suriye rejimi ile mutabakata zorladı. Rusya ile Soçi’de yapılan görüşme ardından imza altına alınan mutabakatla da 150 saatlik bir süre ardından, Türkiye, fiilen bulunduğu bölgelerde sınırlanmış oldu. Fırat doğusunda, 120X32 Km. lik bir bölge dışında, Adana anlaşmasının getirdiği beş kilometrelik sıcak takip koşulunun geliştirilmesiyle, Rusya kontrolünde 30-32 Km. derinlikte bir bölgenin, terör örgütü tarafından boşaltılması ve sadece on kilometre derinlikte, Rusya ile birlikte devriyeyle, kontrol imkânı kararı alındı. Bu gelişme, terör örgütünün belirlenen bölgeden çıkarılması kapsamında, kısmen de olsa önemli bir başarı sayılabilir. Ancak, bu gelişmelerle gelinen noktada ortaya çıkan harita, Türkiye’nin güvenli bölge tanımıyla uyuşmadı. Yani Türkiye, terörden arındırılmış bir bölge temin etme iddiasında, ABD ve Rusya tarafından kısıtlı mutabakatlarla sınırlandı.
Elbette ki Türkiye, sınırlarının hemen ötesinde bir terör yapılanmasının oluşmasını kesinlikle engelledi. Bölgesel faaliyetlerde, her daim masada olması gerekliliğini ve bölgesel önemli bir güç olduğunu da gösterdi. Mutabakatların ardından ortaya çıkan yeniden şekillenmiş haritada, Türkiye’nin yıllardır haklı ısrarla sürdürdüğü güvenli bölge ideali, istendiği haliyle gerçekleşmedi. Ancak, süreç devam ediyor ve önemli değişimler de gözlemlenebilir. 
Bu süreçte ABD, geri çekilme söylemleriyle kendi iç siyasetine yönelik kazanımlara yönlenirken, bir anda ve doğrudan Başkanın ağzından, Suriye’deki petrol alanlarını koruma altına alacağını söylerken, buraların kimin işletmesine verileceğini dahi açıklayarak, muhteşem bir emperyalist görüntü sergiledi. Yani, ABD yine bölgeden çekilmezken, Rusya ve Suriye rejimi tarafından kontrol edilen alan da genişledi ve Suriye rejiminin, bölge üzerindeki otoritesi artırıldı. Bu arada ikinci mutabakatla verilen 150 saatlik sürenin bitiminde de teröristlerin bölgeden kısmen çekildiği gözlenirken, bir kısmının Suriye rejim kuvvetlerinde görevlendirilmek üzere bölgede kaldığı görüldü. Ancak ilk 120 saat sonunda ABD, ikinci 150 saat sonunda Rusya tarafından, terör örgütünün çekildiği açıklamaları geldi. Rusya, bölgeden 68 birlik halinde 34.000 teröristin çekildiğini açıkladı ki bu, diğer bölgelerdeki teröristler ve çekilmeyerek farklı maksatlarla bölgede kalan teröristler de değerlendirildiğinde, çok önemli bir sayı.
Bu arada söylemlere yansıyan bir değişim ve terör örgütüyle ilişkilerde görülen girişimlerle, daha büyük bir başka tehlikenin ortaya çıktığı anlaşıldı. Değişen söylemlerde, YPG/PYD ismindense, ısrarla Kürtler tabirinin kullanılmasıyla, YPG/PYD ile Kürt etnisite bağdaştırılmaya çalışılırken, sözde SDG Genel Komutanı olarak tanımlanan, Mazlum Kobani kod adlı teröristle, hem ABD Başkanı hem de Rusya Savunma Bakanının doğrudan görüşmeye başlaması dikkat çekti. Bu gelişmelerle devam eden süreçte, bir anda ve yine doğrudan ABD Başkanı ağzından, DAEŞ lideri Bağdadi’nin, ABD Özel Kuvvetleri tarafından, İdlip bölgesinde ve Türkiye sınırına çok yakın bir yerde yapılan, baskın tarzında bir operasyonla öldürüldüğü açıklandı. Hemen ardından da yerine geçtiği söylenen teröristin öldürüldüğü bildirildi. 
İlk söylemlere ve gelişmelere istinaden, İran’a rağmen, bölgesel stratejik bir değişimle, BOP sürecinde, bu güne kadar sözde İslami terör olarak ve mezhepsel boyutta kontrollü kaosla yaratılan terör eylemlerinin, bu gelişmeler sonrasında, yerini, etnik boyutta kontrollü kaosla, yeni çatışmalara bırakacağını değerlendirmek yanlış olmaz. YPG/PYD=Kürtler eşleştirmesi yanlışı ortada dururken, şimdi de önümüze ABD Temsilciler Meclisince kabul edilen, Ermeni Soykırım Yasa Tasarısı kondu. Tarihsel verilerle, halen Suriye kuzeyinde oluşan kaotik ortamla demografik yapısı değiştirilmeye çalışılan bölgede, 1915 Ermeni Tehciri ile bölgeye gelen Ermenilerin bulunduğu gerçeği var. Bunların bir kısmı kendi inançlarına ve yapılarına uygun yaşarken, önemli bir kısmı, süreç içinde kendince zorunlu/bilinçli değişimlerle, Kürt etnisite görünümünde yaşamına devam ediyor. Bu gelişme de etnik kökenli çatışmaya dönüşüm tehlikesi değerlendirmesini güçlendiriyor.
Ayrıca, Türkiye’nin kuzey doğu komşularından olan Ermenistan’ın, Türkiye’nin 22 vilayetiyle ilgili istem ve idealleri de devam ederken, bu ve benzeri yasa tasarılarının ardından, BM Genel Kurulundan böyle bir tasarının geçirilmesiyle ve uluslararası hukuksal girişimlerle, toprak istemlerine de hak doğacak. Bu durumda da Türkiye, hem güneyden hem de doğudan baskı altına alınmış olacak. Ege ve Akdeniz gelişmeleri de birlikte değerlendirildiğinde, neredeyse tamamen kuşatılarak, baskılanacak.
Türkiye yaptığı hamlelerle önemli bir beka mücadelesi verirken, küresel güçlerin yüzyıllara dayalı bölgesel istemlerinde, kesinlikle değişme olmadı. Bir anda ortaya çıkan ve anlamsız gibi görünen her gelişmenin, tarihsel derinlikte jeopolitik ve jeostratejik çok önemli anlamları var. Bu gelişmeleri öngörerek karşılayıp, etkin karşı hamle yapabilmek için, derin yapısıyla güçlenmiş bir dışişleri diplomasisine ihtiyaç var. Son gelişmeler gösterdi ki Türkiye’nin haklı mücadelesindeki en zayıf noktası, diplomatik etkinlikte istenilen seviyeye ulaşılamamış olması. Ancak halen, alınacak etkin tedbirler ve doğru düzenlemelerle bu eksik de ortadan kaldırılabilir.



YAZARLAR

  • Cuma 21 ° / 16 ° Fırtına
  • Cumartesi 22 ° / 15 ° Sağanak
  • Pazar 20 ° / 13 ° Güneşli
  • BIST 100

    103.781%0,00
  • DOLAR

    5,7521% 0,05
  • EURO

    6,3434% 0,03
  • GRAM ALTIN

    271,86% 0,65
  • ÇEYREK ALTIN

    448,569% 0,65