Prof. Dr. Süleyman BOZDEMİR


BİR EĞİTİM ÇINARI HÜRREM ARMAN: PİRAMİDİN TABANI VE KÖY ENSTİTÜLERİ (2)


Hürrem Arman, 10 Temmuz 1943 tarihinde Ankara-Hasanoğlan Köy Enstitüsü Müdürlüğüne atanır.1944 yılında Yüksek Köy Enstitüsü Eğitim başılığına getirilir(1944-1946). Bu arada Tonguç’la beraber enstitü gezilerine katılır. Hasanoğlan Köy Enstitüsü ve Yüksek Köy Enstitüsündeki tüm süreçlerin, tartışmaların içinde yer alır. Hürrem Arman, Köy Enstitüleri projesine gönül vermiş, Tonguç’un en çok güvendiği müdürlerinden biri olarak, daha sonra Köy Enstitülerinin yıkım sürecini de bizzat yaşar. Tonguç’un 24 Haziran 1960’taki vefatına kadar hep onun yanı başında olur.

Aramızdan ebediyen ayrılmadan önce Piramidin Tabanı I –II kitaplarını yazarak bize, akıl ve bilimi temel referans alan Cumhuriyetin kuruluş sürecinin ve heyecanının öyküsünü, piramidin tabanındaki insanların yaşamlarını değiştirme- dönüştürme arayışının tanıklığını yapmaktadır. Piramidin tabanını karanlıktan, yoksulluktan kurtarıp özgür ve mutlu kılmak arayışı, insanlığın evrensel bir arayışıdır. Bu arayış hala güncel bir öneme sahiptir.

Piramidin Tabanı üzerine birçok yazılar yazılmış bulunuyor. Bunlar arasında Sabahattin Eyüpoğlu’nun birinci cildi için yazdığı makalesine değinmeden geçmek olmaz. Bu ilginç makaleyi herkesin okumasını istediğim için biraz katkılandırarak aşağıya alıyorum.

“ Hürrem Arman daha öğretmen okulu yıllarında toplum sorunlarıyla yakından ilgilenmeye ve bu konularda ne bulursa okuyup kendini yetiştirmeye çalışır. Sonunda bir model geliştirir. Toplumu bir piramide benzetir. Bu piramidin tabanında olanlar; halkın ezilmiş, yoksul işçi-köylü tabakasını oluşturanlar, orta tabakasını okuma yazmayı bilen bürokratlar, esnaf ve sanatkârlar, en üstede zenginler. Piramide nasıl bir biçim verilmelidir ki bu sınıflar arasındaki büyük uçurum azaltılabilsin? Bu sorun Hürrem Arman’ı uzu süre düşündürür. Bilindiği gibi, piramit geometrik biçimlerin en oturaklısı, en kolay kurulup en zor bozulanı, yan yatırmakla bile yuvarlanmak, yürümek bilmeyeni, zamana, dış etkilere en dayanaklı olanıdır. Olduğu gibi kalmasını istediğimiz anıtın piramidim-si olması doğanın ve aklın kanunlarına uygundur. Ama değişmesini istediğimiz bir toplum düzeni piramit biçimindeyse, doğanın ve aklın ilk buyruğu bu piramidi değiştirmek olacaktır. Bu biçimin en büyük özelliği tabanın genişliği ve dört yanına dağılan ağırlık altında yere yapışıklığıdır. Bu yüzden biçimlerin en statik, en az dinamik olanı denebilir ona. Öyleyse, tabansız ya da yere yapışmaz, yürür tabanlı bir biçim aramak gerekir toplum yapısı için. Hangi biçim olabilir bu geometrinin bütün biçimleri arasında? Silindir, evet, dönen ve yürüyen tabanlı dinamik silindir.

Neredeyse kırk yıl önce, Cumhuriyetimin bugün artık unutulmaya başlayan yoksulluk yıllarında, bir öğretmen okulu öğrencisi böylesine devrimsel biçimler ya da biçimsel devrimler yoğuruyormuş kafasında. Sonradan somut olarak görmüş piramidi ve kırk bin köyü kapsayan tabanını. Bu tabanı, yüzyıllardır taşıdığı ağırlıktan kurtarmak için kurulmuştu Türkiye Cumhuriyeti. Mustafa Kemal bu tabanı kımıldatmak için girişmişti üst-payı devrimlerine ve şöyle anlatmıştı piramidin tabanını ve özlediği yeni toplum biçimini:

Türkiye’nin sahibi ve efendisi kimdir? Bunun cevabını derhal birlikte verelim: Türkiye’nin hakiki sahibi ve efendisi, hakiki üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete hak kazanan ve layık olan köylüdür. Binaenaleyh, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin iktisadi siyaseti bu temel gayeyi gerçekleştirmeye yönelmiştir.

Efendiler! Diyebilirim ki, bugünkü felaket ve sefaletin biricik sebebi bu hakikatin gafili bulunmuş olmamızdır. Gerçekten, yedi yüz yıldan beri dünyanın dört bucağına sevkederek, kanlarımızı akıttığımız, kemiklerini topraklarında bıraktığımız ve yedi yüz yıldan beri emeklerini ellerinden alıp israf eylediğimiz ve buna karşılık daima tahkir ve tezlil ile mukabele ettiğimiz ve bunca fedakârlık ve ihsanlarına karşı nankörlük, küstahlık, cebbarlıkla uşak menzilesine indirmek istediğimiz bu asil sahibin huzurunda bugün utanç ve saygıyla hakiki yerimizi alalım.( Mustafa Kemal Atatürk,1 Mart 1922)



YAZARLAR

  • Perşembe 30 ° / 16 ° Güneşli
  • Cuma 32 ° / 17 ° Güneşli
  • Cumartesi 33 ° / 18 ° Güneşli
  • BIST 100

    1.198%-1,09
  • DOLAR

    7,9374% 1,60
  • EURO

    9,3888% 1,35
  • GRAM ALTIN

    485,60% 0,44
  • Ç. ALTIN

    801,24% 0,44