Prof. Dr. Süleyman BOZDEMİR


BİR EĞİTİM ÇINARI HÜRREM ARMAN: PİRAMİDİN TABANI VE KÖY ENSTİTÜLERİ(1)


Hürrem Arman 1909 yılında Kırklareli ’de doğdu.21 Ağustos 1989 tarihinde aramızdan ayrıldı. Hürrem Arman, 1929 yılında Edirne Öğretmen Okulunu ve 1934 yılında Ankara Gazi Terbiye Enstitüsü Pedagoji Bölümünü bitirdi. İstanbul’da ilköğretim müfettişiyken 1938 yılında Denizli Milli Eğitim Müdürlüğüne atandı. Sonraki yaşamında 1946 sonlarına doğru İsmail Hakkı Tonguç ile birlikte enstitülerden uzaklaştırılmak zorunda kalmıştır. H. Arman, farklı okullarda yöneticilik ve öğretmenlik yaptıktan sonra 1969 yılında emekli olmuştur.

Hürrem Arman, Atatürkçü Cumhuriyet Eğitim Devriminin kuruluş, yükseliş, gerileme ve yıkılış süreci tanıklarından biridir. Bu tanıklıklarını Piramidin Tabanı kitabıyla kalıcılaştırmıştır. Birinci cildini 1969’da, ikinci cildini 1989’da yazdığı Piramidin Tabanı kitabının birinci cildin basımı 1969, İş Bankası, Ankara, ikinci cildin basımı, 1990 Arkın Kitapevi, İstanbul’da yapıldı. Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği I. II. Ciltleri birleştirerek, Piramidin Tabanı I-II, Anılar, başlığıyla,2016, İzmir’de yeniden bastırarak okuyuculara sunmakla harika bir iş başarmıştır.

Hürrem Arman’ ın yaşam süreci, Osmanlının sonu ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarıyla örtüşür. Çocukluk yıllarında Yunan işgalinin tanıklığı ve Ulusal Kurtuluş Savaşı ile gelişen anti-emperyalist ve aydınlanmacı duygu ve düşünce dünyasıyla, Edirne Öğretmen Okulu öğrencisi olduğu yıllarda tanışır. Ailesinin de teşviki ile daha ilkokuldan beri okumaya ve araştırmaya düşkün bir öğrencidir. Farklı görüşte arkadaşlarıyla düşüncelerini tartışmaktan çok zevk almaktadır. Mezun olduktan sonra Aydın-Çine’de, Yenipazar yatılı ilköğretim Okulu’nda idarecilik ve öğretmenlik deneyimiyle Anadolu’yu tanımaya başlar. O yıllarda yeni kurulmuş olan Gazi Eğitim Enstitüsüne gider( 1930). Orada dört yıl eğitim görür. Pedagoji bölümünü bitirir. O yıllarda henüz kurulmuş olan Gazi Eğitim Enstitüsü, Cumhuriyet Eğitim Devrimi’nin düşün merkezidir. Hürrem Arman, Gazi Eğitim Enstitüsü öğrenciliği döneminde de Cumhuriyetin kuruluş heyecanı içinde kendini yetiştirir, toplumsal kurtuluşun çarelerini düşünür, eğitim devriminin tüm önemli isimleriyle tanışır. Tonguç onun da öğretmenidir. Gazi Eğitim Enstitüsü’ndeki özgürlükçü, laik, demokratik, bilimsel eğitim ortamı, Hürrem Arman’ın gelişim ve değişiminin temel dinamiği olmuştur.

Gazi Eğitim Sonrası Hürrem Arman, İstanbul’a ilköğretim müfettişi olarak atanır. Ardından Denizli Milli Eğitim Müdürlüğü görevine başlar. Askere gider. Terhisten sonra Tonguç kendisini, Trabzon- Beşikdüzü(1940-43) Köy Enstitüsü Müdürlüğüne görevlendirirken, “ Senin tarlan Karadeniz olacak, büyük çapta balıkçılığa girişeceksin. Toprağın ve tarım işlerin az olacağa benzer. Bütün üretim amacın Karadeniz’i sömürmek olacak. Diğer Köy Enstitülerin balık gereksinimini siz sağlayacaksınız. Belki ilerde balık tozu, balık gübresi ve balık fabrikası da kuracaksınız” şeklinde ifade ettiği sözlerini yaşam biçimi haline getirir ve bunları yerine getirmeyi de başarır.

Hürrem Arman ve arkadaşları Beşikdüzü’nde bir mucizeyi gerçekleştirirler. Aydınlanma ışığını emek ve iş ile yakarlar. Güç koşullarda bölgenin yoksul halk çocuklarının nasıl eğitilebileceğini gösterirler.Hürrem Arman kitabında bu yılları şöyle anlatır: “ Dünya ulusları birbirleriyle savaşırken, biz bu kurumlarda Türkiye’de, doğa ve bilinçsizlikle bir savaşa girişiyorduk. Bu, o günün pek çok yöneticisinin ve aydınının anlayamadığı bir savaştı. En gerçek, en mutlu bir savaştı. Savaş araçlarımız; kazmalar, kürekler, murçlar, madırgalar, balık ağları, motorlar, hızar makineleri idi. Savaş erlerimiz; buna benzer bir ortamdan gelmiş olan eğitmen adaylarımız, öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizdi. Bunlar, yoksulluklar içinde yaşayıp tutunmuş ve gerektiği zaman toplumu bütün badirelerden hayatları pahasına kurtarmış olanların, çocukları, torunları idiler”.

Enstitüler kurulurken okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve diğer enstitülerle el birliği ederek imece ile boz kırın ortasına binaları tek tek yaparlar ve bir büyük mucizeyi başarırlar. İkinci paylaşım savaşı yıllarında köyün kendi çocukları köylerini nasıl canlandıracaklarını bu okullarda yaparak, yaşayarak öğreniyorlardı. Beşikdüzü Köy Enstitüsü kurulurken bir öğrenci tören konuşması sırasında bunu ne güzel de dile getirir: “ Biz, eli nasırlı, ayağı çarıklı, toprağın özünü tırnaklarıyla sökmesini ve icabında bu topraklar için ölmesini bilenlerin çocuklarıyız. Biz lafa, hayale ve işe yaramayan bilgiye gülüp, dudak büküp, kırık kazmasıyla dağları delenlerin çocuklarıyız. Biz, bütün zalim tabiat kuvvetleri karşısında bilgisizliğin, güçsüzlüğün ne demek olduğunu kitaplardan, nutuklardan değil anamızın yaş akan gözünden, çaresizlikten ölen kardeşimizin yüzünden, pazara giden ineğimizin geri dönmeyişinden, soframızdaki ekmeğin eksilişinden öğrendik. Onun için tabiatın bütün yıldırıcı kuvvetlerine düşmanız… Köylü olarak doğduk, Köycü olarak öleceğiz”.

(Devam edecek)



YAZARLAR

  • Çarşamba 35 ° / 25 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Perşembe 35 ° / 25 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Cuma 35 ° / 25 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • BIST 100

    1.090%0,24
  • DOLAR

    7,0414% 2,07
  • EURO

    8,3813% 2,64
  • GRAM ALTIN

    460,47% 3,03
  • ÇEYREK ALTIN

    759,7755% 3,03