Prof. Dr. Özer OZANKAYA


BİLİMSEL TARİH YAZIMININ ZORUNLULUĞU

FATİH’İ VE OSMANLI TARİHİNİ DOĞRU ANLAMAK İÇİN BELLİNİ’YE PORTRE YAPTIRMASINDAN DAHA ÖNEMLİ OLGULAR VARDIR!


Fatih’i ve Osmanlı’yı doğru anlamak için, yalnız Bellini’ye portresini yaptırmış olmasına değil, Gutenberg’i ve İbn-i Rüştü … ıskalamasına da bakılmalıdır!

Fatih dönemini doğru anlayıp anlatmak, Osmanlı’nın yıkılış nedenlerinin o dönemden başlayan sürecini anlamak, Cumhuriyet karşıtlığının geçersizliğini sergilemek için de gereklidir.

Konu, Türkiye Cumhuriyetine, yani Türk demokrasisine yönelik, dış destekli 100 yıllık saldırıyı anlayıp göğüslemek bakımından da önem taşımaktadır!

Önce bilimsel, yani önyargısız, nesnel tarihin gereğini saptamalıyız:

Tarihin, demek ki toplumların atalarının yaptıklarını inceleyen ve onlardan sonuçlar çıkaran bilim dalının, bilimsel değil de türlü yerli-yabancı çıkarlar için toplumları güdümlemek amacıyla yazılıp okullarda okutulması, kitlelere sunulması, pek çok ülkede ve dünya ölçeğinde büyük yıkımlara ve acılara yol açagelmiştir.

Bu yüzden örneğin Fransız düşünür Paul Valérie güdümlü tarih konusunda şu gözlemi yapmıştır:

“Tarih, insan beyninin kimyasınca oluşturulan en tehlikeli maddedir. Tarih uluslara düş gördürür, sarhoş eder; onlara yanlış anılar yükler; tepilerini (reflekslerini) abartır, eski acılarını deşer; rahat duruyorken azdırır ve onlarda büyüklük hastalığı, haksızlığa uğramışlık duygusu uyandırır. Tarih ulusları kırgın, dar görüşlü, çekilmez kılar, boş böbürlenmelere boğar.”

Bunun gibi kendisi de seçkin bir tarihçi olan Herbert Butterfield, İngiltere için, “okullarda okutulan sözde-tarihin, günümüzdeki kötülüklerin en yaygını ve en korkuncu olan ön-yargılılığı ve özellikle dar-görüşlülüğü özendirdiğini, ilk yapılması gereken şeyin, bu yolla öğretilmiş olanların unutulması olduğunu” yazıyor.

Bu gözlemler karşısında Mustafa Kemal Atatürk’ün, kurulmasını sağladığı, ama 12 Eylül darbesiyle özel bir bilim derneği niteliğinden çıkarılıp devlet kuruluşuna dönüştürülen Türk

Tarih Kurumu’nun alnına yazdırdığı ve kendisinin özenle uyduğu ilkenin değeri kolayca anlaşılabilir:

“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana doğrulukla bağlı kalmazsa, değişmeyen gerçek insanlığı şaşırtıcı bir nitelik alır.”

BELLINİ’YE PORTRE YAPTIRMAYLA GUTENBERG’İN BASIM MAKİNESİNİ YASAKLAMANIN … GÖRELİ ÖNEMLERİ

Gelelim Fatih’in Bellini’ye resmini yaptırtmasının tarihsel öneminin boyutuna:

İstanbul’un Türklerce ele geçirilmesi ve Bizans’ın tarihe göçmesi ile insanlık tarihinde Orta Çağ denilen toplumsal ortamdan Yeni Çağ denilen bir ortama geçilme süreci başladığı, - bu dönüşümün tek etkeni olmasa da- genel kabul gören bir gözlemdir.

İstanbul’un fethinin, bunu gerçekleştiren toplum ve devletin gerek maddi, gerekse manevi kültürce Bizans’tan daha ileri düzeyde olduğunu gösterdiği, bu kültürün bir parçası olarak fethi gerçekleştiren ordunun başındaki komutanın, yani Fâtih II. Mehmet’in askeri ve yönetsel yeteneklerinin yüksekliğini kanıtladığı da açıktır. İslam dininin kurucusu Hz. Muhammed’in de“İstanbul’u fethedecek komutan”ı büyük övgülerle yüceltmiş olması, bu önemin göstergelerinden birisidir.

Fatih’in de İstanbul’a girdiği gün, bu düzey farkının genel kanı olduğunu anlatan, o günün dünyasında “doğu”da da, “batı”da bir çöküş yaşanmakta olduğunu, yükselen gücün Osmanlı gücü olduğunu gösteren bir farsça şiirin dizelerini okuduğu ‘söylenir’:

“Afrazyâb’ın tahtında baykuşlar nöbet tutuyor –

Kayzer’in sarayında da örümcek perdecibaşılık yapıyor”.

(“Bûm nevbet mizened der târım-ı Afrazyâb –

Perdedâri mikoned der kasr-i Kayzer ankebut”)

 Ancak bilimsel tarih, Bizans’ın yıkılmasından iki yıl önce, 1451’de Gutenberg’in icad ettiği BASIM MAKİNASInın Fatih döneminden başlayarak 400 yıl Türk ve İslam dünyasında yasaklanmasının, bu dünyayı hangi gelişmelerin dışında tuttuğunu; Batılı ülkelere ise nasıl bilim, teknik, sanat ve felsefe açılarından ileri ulus-devletlere dönüşüp dünya ölçeğinde üstünlük kurma ve Osmanlı’ya karşı saldırıya geçip Türk ve İslam dünyasını sömürgeleştirme, Türk ulusunu Anadolu’dan bile silip atmaya kalkışma aşamasına getirebildiğini açıklamalıdır.

Gerçekten de Türk tarihçiliği basım makinasının ne Batı devletlerinin gelişimindeki etkilerini, ne de Türk ve İslam dünyasınının 400 yıl süreyle ondan yoksun tutulmasının sonuçlarını gereğince irdelemiş ve toplumumuza kavratmış değildir, kanısındayım.

İBN-İ RÜŞD YERİNE GAZZALİ DÜŞÜNÜŞÜNÜN DAYATILMASI!

Yine bilimsel tarih, Fatih yönetiminin aynı yıkıcı sonuçları veren bir başka strateji kararına da yer vermeli, Osmanlı devlet ve toplum yönetiminde, düşünce ve araştırma özgürlüğü yandaşı Endülüs’teki İbn-i Rüşd felsefe okulunun yolunu mu, yoksa bu özgürlüğü zararlı sayıp yasaklamayı savunan, “içtihat kapısı kapalıdır” diyen Bağdat’taki Gazzali okulunun yolunu mu izlemek gerektiği konusundaki tartışmada, Gazzali’nin yolunun seçilmiş olmasının sonuçlarını da araştırmalıdır. İbn-i Rüşd okulu, Batı dünyasında Rönessans, Reformasyon, Coğrafi Keşifler ve Bilimsel Buluşlarla ve Aydınlanmanın yollarını açmış, Gazzali felsefesi ise Osmanlı devletinin tüm bu gelişmelerin dışında, gerisinde kalmasına yol açmıştır.

Yüzlerce yıllık bu ıskalamalar, Osmanlı devletinin sanayi devriminin de tümden dışında kalarak sanayileşen devletlerin sömürgesi durumuna düşmesine yol açmıştır.

Bilimsel tarihin engellenip temel eğitim aşamalarında tüm ulus bireylerinin bu gerçeklerle bilgilendirilmesinin önlenmesi, Cumhuriyet’le kavuştuğumuz özgür ve bağımsız Türk ulusal toplumunun devlet, aile, eğitim, ekonomi ve üstün değerlerden (dil, sanat ve ahlak) oluşan yapı

taşlarını bilinçle koruyup geliştirmemizi de güçleştirmiş, önemli ölçülerde engellemiştir, görüşündeyim.

Gerçekten de “tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir.”

(Bknz.: Ö. Ozankaya, Cumhuriyet Çınarı: Mustafa Kemal’i “Atatürk” Yapan Uygarlık Tasarımı, CEM Yay.)

 

 

 

...



YAZARLAR

  • Cumartesi 38 ° / 22 ° Güneşli
  • Pazar 36 ° / 23 ° Güneşli
  • Pazartesi 34 ° / 23 ° Fırtına
  • BIST 100

    115.748%-0,99
  • DOLAR

    6,8672% 0,21
  • EURO

    7,7212% 0,23
  • GRAM ALTIN

    392,38% 0,27
  • ÇEYREK ALTIN

    647,427% 0,27