Bilimsel Gözle - Prof. Dr.Ahmet Yaşar Aktaş


Bilimsel Gözle “Şehir Hastaneleri” Masalı (2)

Geçen hafta başladığımız şehir hastanelerinin karanlık yüzünün aydınlatmayı bugün de sürdürüyoruz.


Hastaneye niçin gideriz? İyileşmek için. Ama şehir hastaneleri (şh)’nin bu gereksinmeye karşılık vermediği, hastalara gereksiz MR, film çekildiği, uzaktaki acil hastaların bile şh’ne yönlendirilerek hasta hayatının tehlikeye atıldığını Türk Tabipler Birliği (TTB) açıkladı.

Yandaş şirketler…

Şimdiye değin şh, yalnızca dört farklı şirket ortaklığıyla yapıldı. Özcesi, ihaleyi yandaş şirketler alıyor ya da veriliyor.

Şh ihalesini alan şirketler, finansmanın ancak %20’sini Türkiye’den bulabiliyor. Geri kalan %80 yurtdışından dövizli borç alıyor. Özcesi, yabancı kredi kuruluşlarından aldıkları parayla inşaatı yapıyorlar. Bu projeye kredi açan şirketler, anlaşmazlık durumunda, tahkim yerinin Türkiye değil, Londra olmasını sözleşmeye koydurdu. Neden mi?

Türkiye’de görülecek davalarda siyasal baskı olacağı ve davaları yitirebileceklerini düşünüyorlar. Yargınız bağımsız değil, demek istiyorlar!

Eğer şirketler, borçlarını ödemezse devlet, yüklenicilere hem kredi garantisi verdi, hem de borç üstlenim taahhüdünde bulundu. Bunun anlamı, borçların tamamı devletimize kalabilecek!!! Daha doğrusu yükü, vergi ödeyen bizlere binecek…

Sağlık Bakanı, global şirketlerin açtığı davaların 20 milyara yakın sonuçlanabileceğine değindiği basına düştü. Şh, modern kapitülasyon mu?

Chp’nin değerlendirmesine göre, “Hiçbir şey, şehir hastanesinden daha çok kazanç yaratamaz. Sıfır risk, sıfır özkaynak ile 25 yıl boyunca muazzam bir gelir akışı…”

Şh’nin 25 yılda kamuya getireceği yük, 142,4 milyar dolar. Biz değil, sanki Sayın Sağlık Bakanı, cebinden ödeyecek! Bilen var mı? Hepimiz borç altına sokulduk…

Adana’da kapatılan Numune Eğitim ve Araştırma, Seyhan Uygulama ve Marsa Kadın Doğum Hastanesi’nin personeli ve aygıtları şh’ne taşındı. Bu üç hastanenin toplam yatak sayısı (1 436),  Adana şehir hastanesinde toplandı. Sonucu nedir?

Araştırmalar, bir hastanenin yatak sayısı 400-600 sınırını geçtiğinde, hastane bulaşmalarında (enfeksiyon) anlamlı derecede artış olduğunu gösteriyor.

Yatak başına düşen maliyeti hiç merak ettiniz mi? 15 şehir hastanesinin yatırım maliyetleri, yatak sayısına bölündüğünde, her hastane için yatak başına 255 bin ile 459 bin dolar arasında değiştiği belirtiliyor. İsterseniz inanmayın…

Çözüm mü?

Şh’nin kara delik olduğunu, bütçeyi yutacağını iktidar sonunda gördü. Sağlık Bakanlığı (SB) da, 10 şh’nin kamu özel işbirliği (KÖİ) modeli yerine, genel bütçe kaynaklarıyla yapılacağını açıkladı. Özcesi SB, şh’ni devlet yapsaydı, bütçeden daha az para çıkacağını itiraf etmiş oldu. Biz de daha az vergi yükü altında kalacaktık. Durmayan zamları, türlü türlü ve yükselen vergileri bir anımsayalım!

Saray, bu bağlantıda ne dedi? “Halkımıza hizmet etmek için zarar ediyorsak, varsın zarar edelim.” Böylece şh’nin zarar ettiği de pekişmiş oldu. Aslında zarar eden biziz!

Denetim için Sayıştay’a, şh’nin ihale dokümanları ve sözleşmeleri verilmedi! Devlet ahlak sorunu bir yana, chp’ye göre, “Sayıştay denetçilerinden bilgi ve belge saklanmışsa, burada büyük bir soygun var demektir.”

TTB, şu adımların kesinlikle atılmasını önermektedir:

-Hizmete açılan on şh SB’na devredilmeli,

-Yapım aşamasında olan KÖİ finansmanlı şh, genel bütçeden finanse edilmeli,

-Şh ihale koşulları, saydamlık gereği, kamuoyu ile paylaşılmalı,

-Kapatılan hastanelerin yeniden hizmete alınması sağlanmalı,

-Yeni yapılacak hastaneler, halkın kolayca ulaşabileceği yerlere yapılmalıdır.

Özcesi, akp iktidarı sağlık politikasını değiştirir mi? Bu yalnızca iktidara, muhalefete değil, eşsürede duyarlı olan halka, bize bağlıdır!

***

Chp, kurucu devrim ve ilklerinden sapmamış olsaydı, chp’ye böylesine kolay kumpas kurabilirler miydi?

***

Hiç kimse çıkıp da, Sayın Cumhurbaşkanı böyle bir kumpas kuramaz, dedi mi?

***

İktidar, kadınlarımızdan, kızlarımızdan çok çekiniyor olmalı ki, “kadına şiddeti” protesto eden kadınlarımıza, polis İstanbul’da biber gazı ve plastik mermi kullandı. Kadınlarımızın varolan haksız düzeni değiştirebilecekleri korkusu dağları sarmış olmalı…

Sevgiyle Atatürk ile kalınız!

 

 



Ali DEMİR
28.11.2019 12:12:51
Teşekkürler daha derin bilgilere ulaşıyoruz sayenizde Saygılarımla

YAZARLAR

  • Cuma 16 ° / 10 ° Sağanak
  • Cumartesi 17 ° / 11 ° Fırtına
  • Pazar 18 ° / 9 ° Fırtına
  • BIST 100

    110.115%2,03
  • DOLAR

    5,7759% -0,23
  • EURO

    6,4616% 0,19
  • GRAM ALTIN

    273,64% -0,53
  • ÇEYREK ALTIN

    451,506% -0,53