BİBERLER NEDEN KURUDU
Tarih: 21.2.2017 13:15:40 / 381okunma / 1yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

          Çiftçiye akıl vermek kolay.

          Verilen aklı uygulamak zor.

         Çiftçilik göründüğü kadar kolay bir iş değil. Masa başında ahkâm kesmeye hiç benzemiyor. Ne internetin faydası var, ne ilaçları iyi bilmenin. Televizyonlarda ki Hocaların anlattıkları ile tarla birbirine uymuyor. Tarla uysa iklim uymuyor. İklim uysa mahsul uymuyor. Mahsul uysa makine uymuyor. Herkes köşesinden bağırıyor ama kimse kimseyi duymuyor.

           Kazansan satamıyorsun. Satarsan alamıyorsun. Tarla ektiğine biçtiğine değmiyor. Tarlanın boş kalması da hoşuna gitmiyor.

           İnsanlar geçimini ineklere bağlamış. Yem almasan süt vermiyor. Yem alsan süt fiyatı çok düşük.

           Et fiyatları pahalı diyorlar. Hayvan pazarı kapalı. Hastalık var diye pazarı açmıyor belediye. Türkiye de ki bütün pazarlar kapalıymış. Tüccarlar düşük fiyat veriyor hayvanlara. Kimse malını satmak istemiyor.

          Satan da pişman alanda.

           Bu düşüncelerle geldim yolun kenarındaki kanepeye. Kanepe değil sanki siyaset meydanı. Bir Ali kırca yok aramızda. Köylüler çok seviyor taş dibi siyasetini. Herkes televizyonda gördüğünü gelip bu meydanda satıyor.

          Her siyasetin dinlendiği bir kanal var. Diğer kanalları hiç sevmiyorlar. Hatta açmak bile istemiyorlar. Gazete dersen bir şey sarmak için alıyorlar. Okumak mümkün değil. Bütün köyü toplasan hayatında bir köşe yazarı okumamışlar.(Gençler hariç.Onlarıda bilmiyorum.) Konuşmaya gelince dünya siyasetini deler geçerler. En çok kızdığım nokta da tarihler arasında sapıtmaları. Mesela 1930 larda olmuş bir olayı Menderes devrine getiriveriyorlar. Kore savaşıyla Kıbrıs savaşını karıştıranlar bile var.

          Bazılarına göre her şey yalan. Tarih yalan. Savaşlar yalan. Siyaset yalan. Okutulanlar  Batının uydurması. Amaç bizi İslam âleminden uzaklaştırmak. Dinsiz bir toplum yapmak.

            Kanepeye otururken Keçilere yem veren Ali Ağabey beni gördü.

           “Sen otur Ahmet Ağa.”dedi.”Ben geliyorum.”

           Bir süre sonra yanıma geldi. Tokalaştık. Hal hatır sorduktan sonra;

            “Üzüldüm biberine.” dedi.”Biz sana baştan dedik, atma o gübreyi diye. Sen bizi dinlemedin attın. Biberde yandı tabi.”

            “Gübreden değil Ali ağabey.” dedim.

            “Neden ya ?”dedi.

             Bilmiyorum ama gübreden olsa herkesin biberi kururdu. Ben onlardan farklı bir şey yapmadım.

        “ Buralarda bir çiftçi töresi vardır.”dedi Ali Ağabey.

         Börklü Halil demiş ki:

          “Ben ne yağmurdan anlarım ne tarladan. Bakarım Abalı Osman ekin ekiyor, bende ekerim. Tarla suluyor bende sularım. Gübre atıyor bende atarım.” Burada çiftçilik böyle gelmiş böyle gider. Herkes birbirinin taklidini yapar. Sen biberi ekerken organik gübre kullandın. Onu da yanlış yaptın. Biberi de yaktın. Paranı da yaktın.”

          Gerçekten çok masraf etmiştim. Fidan parası, gübre parası işçilik falan 1000 lirayı bulmuştu. Bu civarda bin lirada az para değildir. Zar zor geçinen bu insanlar bir dönüm yâda iki dönüm biber dikerken, ben beş dönüme yakın dikmiştim. İşin kötüsü de acemiydim. Ne köylülerin dediğine güvendim.Ne mühendislerin dediğine.Mühendislerin söylediklerini tarlaya uygulayamadım.Uygulayacak makine yoktu köyde.Biraz ondan, biraz bundan karıştırdım.Sonunda suç bana kaldı.Biberlerde yandı.

            “Canın sağ olsun “dedi Ali Ağabey.”Zarar eden bir sen değilsin. Mustafa da zarar etti. Onun biberlerini de sülük yedi. Müsteceplerin biberi de eli kulağında. Çok aşı yaptılar. Onlar yaptı sülük yedi. Sülük yedi onlar yaptı. Havalar ısınınca biraz kurtuldular. Kuru havayı sevmiyor sülükler.”

         “Birazda yağmurdan oldu herhalde.” dedim.

         “Evet” dedi. “Yağmurda bozdu biberleri.Mantar hastalığı aldı yürüdü. Biz bile zor kurtardık biberleri. Neyse ki bizim ki azdı.”

         Aslında konuşacak çok şeyler vardı kanepede.Ali ağabeyin keçileri meleşiyor torunlar bir aşağı bir yukarı köpeklere taş atıyorlardı.Sorun bir benim sorun değildi.Bütün köyün sorunu olmaya devam ediyordu.Köylüler bir dönümlük biber tarlasında akşama kadar çalışıyorlardı.Siyaset konuşacak zaman değildi.Bende geldiğim yerden geri döndüm.Hala kafamda biberlerin neden kuruduğu  düşüncesi vardı.

 

 

 

 

 

 

Anahtar Kelimeler: BİBERLER, NEDEN, KURUDU
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Selmiha (Cennet) DORU
21.2.2017 18:45:29
Cok gecmis olsun. Ikinci defa edersen işi bilen bir yetkiliye (ziraat muhend. Mustafa bey gibi) danışmanı tavsiye ederim.
Yazarın Diğer Yazıları
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
TELEFON ISTIRABI
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
MÜZİSYEN BİR AİLENİN TEMSİLCİSİ ALİ CANBOLAT
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
İNSANI YÜCELTEN İZLER BIRAKTILAR
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
18 MART ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
İNANMAK BU OLSA GEREK.
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Celal TOPKAN- CUMHURİYETİN 93. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE ATATÜRK´Ü ANLAMAK VE KAVRAMAK
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
ŞIMARIK VE ŞAŞKIN AVRUPA
Ahmet  DUMAN
Ahmet DUMAN
Medyanın Halleri
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
YOL AYRIMINDA, DÜŞÜNME ZAMANI…
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
AKP´NİN KORKUSU
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
OLMADI MI OLMUYOR
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
BÜYÜK TEHLİKE: SÜNNİ-Şİİ SAVAŞI
İlhan ALPER
İlhan ALPER
ARABESK
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
İnsanlığın Derinleşen Sosyal Sorunlarını Çözecek Olan İnsan Beyni mi? Yapay Zeka mı?
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
DEMOKRASİ VE YURTSEVERLİK
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
“ARTIK MECLİS VAR !”
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Celal Topkan
Celal Topkan
GELECEK SENİN DÜŞÜN VE ÖYLE KARAR VER
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
BAĞDAŞTIRMACILIK VE EĞİTİM
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
İNTİHAR BELGESİNİ YIRTAN MECLİSTEN ARDINDA İNTİHAR MEKTUBU BIRAKAN MECLİSE
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
GALİLEO GALİLE
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
CUMHURİYETİN DÖNÜM NOKTALARI (20)
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Takdir Senin Türkiye!
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
ZÜBEYDE HANIM
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
KÖMÜR TAŞIMA VE DAĞITIM İHALESİ
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
BİR EVET HİKAYESİ
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
İHTİYARLAR PERİŞAN EDİLMESİN
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
13 °C
Salı
12 °C
Çarşamba
11 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-3/20/1347519475780.jpg