BEDİR SAVAŞI
Tarih: 22.5.2018 10:55:29 / 967okunma / 0yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

             Mekke´den Medine´ye Müslümanlar hicret ediyorlardı. Mekke´li Kureyş´liler daha önce Peygamberimiz(sav)´i öldürmek istemişlerdi. Bu defa Amr bin Hadrami´nin Müslümanlar tarafından öldürülmesini fırsat bilerek, Medine´ye baskın yapmayı düşünüyorlardı. Çünkü; Şam ticaretinin engellenmesi onlar için korkunç bir yıkım olacaktı ve korkuyorlardı.

              Bu sebeple Müslümanları Medine´den temizlemek için ordu hazırlamaya başladılar. Yapılacak savaşın masraflarını çıkarmak için de Ebu Süfyan bin Harb´in başkanlığında bir ticaret kervanını oluşturup, Medine yolu üzerinden Şam´a gönderdiler.

              Gönderilen kervana Mekke´nin bütün zenginleri hisselerine göre ortak olmuşlardı. İçlerinde Mekke´nin ileri gelenlerinden Amr bin As, Mahreme bin Nefel gibi şahıslarda vardı. Bu kervanın sermayesi bin deve ve elli bin dinardan oluşan büyük bir ticaret ortaklığıydı. Kervanı dış müdahaleden koruması için otuz kırk kadar silahlı kişiler tutulmuştu.

             Peygamberimiz(sav) bu kervanın Şam´a gittiğini öğrenmiş, dönmekte olduğunu da haber almıştı. Kervanı takip etmeleri için de birkaç tane adam görevlendirmişti. Bu konuyla ilgili olarak, Ensar ve Mücahitleri toplayarak istişarede bulundu.

             Yakın gelecekte Müslümanların aleyhine kullanılacak malların büyük bir yekun tuttuğunu, kervanın başında bulunanların az kişiler olduğunu, onlara şöyle bildirdi.

            “Haydi, hazırlanın ve kervanı karşılayın. Umarım ki Allah size bununla menfaat temin edecektir.”

               Mekke´den Medine´ye gelen Muhacirler çok büyük sıkıntı yaşamışlar, evlerini barklarını terk edip Medine´ye kaçmışlardı. Onların bu sıkıntıdan kurtulmaları için adı geçen kervan büyük bir nimetti. Bu fırsatı değerlendirmeleri gerekiyordu.

               Nihayet hazırlıklara başladılar. Hicretin ikinci yılında Ramazan´ın sekizinci gününde Medine´den harekâta geçtiler. Kimi ağır, kimi hafif teçhizatlıydı.

               Resulullah(sav); Abdullah Bin Ümmü Maktüm´ü halka namaz kıldırması için yerine vekil bıraktı. Ensar´dan Ebu Lübabe´yi Medine´ye naip tayin ederek geri çevirdi.

               Sekiz kişi mazeretleri nedeniyle izin aldılar. Altmış dördü Muhacirlerden, diğerleri ise Ensar´dan olmak üzere toplam üç yüz beş kişiydiler.

               Üç atlısı, yetmiş develisi mevcuttu. Develere nöbetleşe biniyorlardı.

              Rasulullah(sav), Ordunun başkumandan sancağı denen beyaz renkli Liva-i saadeti Mus-ab Bin Umeyra´ya verdi. İki siyah bayraktan birini Hz. Ali (ra), diğerini ise Sad bin Muaz´a verdi.

              Bu sefere katılmak için ordunun içine karışan, yaşları on üç civarında, sekiz de genç vardı. Peygamberimiz(sav) onların düşmanla çarpışamayacaklarını düşünerek geri çevirdi.

              Ebu Umame(ra), annesinin hastalığı nedeniyle, Hz. Osman(ra) da hanımının ağır hasta olması nedeniyle, seferden geri kaldılar.

              Müslümanlar yazın en sıcak gününde yola çıkmışlardı. Rasulullah(sav) de bir veya iki gün oruçlu yola devam ettikten sonra, orucunu açtı. Diğerlerinin de açmaları için emir buyurdu.

                                   MÜŞRİKLERİN DURUMU 

             İslam ordusu henüz Bedir mevkiine varmadan, Ebu Süfyan Bin Harb başından beri kuşku duyduğu baskını haber almış, derhal Mekke´ye haber salarak kervanın korunması için tedbir almalarını ve savaşa hazırlanmalarını emretmişti.

             Diğer taraftan yol istikametini değiştirerek, Müslümanların hedef alanının dışına çıkarak, Bedir´e uğramadan Mekke´ye doğru gitmeye karar vermişlerdi.

              Mekke´ye gönderilen haberci olaya korkunç bir durum vermek için yakasını, paçasını yırttı. Devesinin kulaklarını kesti. Devenin üzerinde avazı çıktığı kadar bağırarak;

              “Ey Kureyş, ticaret kervanınız Muhammet ve arkadaşları tarafından yağma edilmek üzeredir. Güzel kokular, nefis gıdalar, nadide kumaşlar yüklü develeriniz elden gidiyor. Yetişebileceğinizi pek ümit etmiyorum. İmdaaat…İmdaaat.”diye bağırmaya başladı.

               Mekke zenginlerinin hepsi kervana ortak olmalarından dolayı, şehir birden heyecan içinde çalkalandı. Başta Ebü Cehil olmak üzere, Kureyş´in ileri gelenleri süratle hazırlığa başladılar.

               “Muhammet ve arkadaşları, bunun da Amr bin Hadrami´nin kervanı gibi olacağını mı sanıyorlar? Hayır….Bunun ondan bambaşka olacağını görecekler.” diyorlardı.

                Eli silah tutan Mekke eşrafı ve erkekleri sefere katıldılar. Atını, devesini, kılıcını, zırhını kapan meydana çıktı. Gidemeyenler, hasta olanlar yerlerine adam verdiler.Toplam dokuz yüz elli kişi olmuşlardı.

                Kureyş´in elebaşlarından Ümeyya bin Halef, yaşlı ve ağır gövdeli bir adamdı. Yaşlılığını bahane ederek sefere katılmak istemedi. Ebu Cehil ile Ukbe bin Ebi Muayt, bir elinde sürmelik, diğer elinde buhurdanlık olduğu halde yanına gelerek;

               “Al bunu tütsülen. Bununla da sürme çek. Karılar gibi oktan ve kılıçtan korkanlara bunlar yaraşır.”dediler.

                  “Kafirler şüphesiz ki mallarını Allah yolundan alıkoymak için sarf ediyorlar. Daha da sarf edecekler. Sonra bu kendilerine yürek acısı olacak. Ve sonunda mağlup olacaklar. Küfründe inat edenler ise cehenneme sürükleneceklerdir. Enfa suresi 36. ayet”

                Resulullah(sav) mütevazı ordusuyla Bedir´e doğru yürüyüp Zefiran vadisine geldiğinde Mekke´den kuvvetli bir ordunun hareket ettiğini öğrendi.

                Hiç ummadığı bir durumla karşılaşan Ashabı Kiram, buna çok şaşırdılar. Onlar savaş hazırlığı yapmamışlardı. Amaçları kervana saldırmak, oradan ganimet elde etmekti. Bu durum karşısında şaşkına döndüler. Rasulullah(sav) Müslümanların büyük bir imtihandan geçeceklerini biliyordu.

             Yaklaşık kırk kişi tarafından korunan bir kervan için, koskoca bir ordu ile savaşmanın ne kadar zor olacağını tahmin ediyorlardı. Geri dönmeleri de bir o kadar utanç verici olabilirdi. Tam bu sırada Cebrail (as) gelerek;

               “Müslümanlara iki olaydan birinin vaat edildiğini müjdeledi. Ya kervana saldıracak ganimet elde edecekler, ya da Orduya karşı koyacak zafer kazanacaklardı.”

                Peygamber(Sav) ashabını toplayarak;

              “Ne dersiniz? Kureyş Mekke´den çıkmış, bütün hınçları ve azgınlıkları ile geliyorlar. Sizce kervanı takip etmek mi iyidir? yoksa, Kureyş ordusunu karşılamak mı ?”dedi.

                 “Düşmanla karşılaşmaktansa kervanı takip etmek daha makbuldür.”dediler.

                  Hz.Peygamber(sav) bu durumdan hoşlanmadı. Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve diğerlerine,” Kureyş ordusuna karşı gidilmesi ve çarpışılması” yönünde etkileyici bir konuşma yaptı. Ashaptan Mikdat Bin Esved;

                “Ya Resulullah(sav), Kavminin Musa Aleyhisselama dediği gibi Sen ve Rabbin varın savaşın. Biz burada oturacağız.”demeyiz, fakat biz deriz ki; Sen dilediğin yere git. Seninle beraber olacağız.”

                  Resulullah(sav) onun sözlerinden fevkalade memnun oldu.

                 İslam ordusu, cuma gecesi yatsı vakti Bedir yakınında bir yerde konakladı. Sahabelerden biri, düşmanın konaklayacağı yerdeki bir kuyunun başına konaklamaları gerektiğini söyledi. Peygamberimiz(sav) onu doğruladı. O kuyunun başına gittiler. Önüne bir havuz yapıp içini suyla doldurdular. Diğer kuyuların hepsini tek tek kapattılar.

               Harp sahası yakınında bir yere Peygamber(sav) için bir çardak yaptılar. Başına nöbetçi diktiler. Peygamberimiz(sav) harp sahasını gezerek kimin nerede öleceğini tek tek söyledi. Söylediklerinin hepsi savaşta aynen oldu.

 

         “Onlar değişik gruplardan bir ordudur. İşte şurada hezimete uğratılacaktır.Sad-11”

             Bedir Beldesi Medine´nin 120 km güneybatısında Kızıl Deniz´e 30 km uzaklıkta bir yerdir. Ahalisi hayvancılıkla geçinir.

              Müşrikler Müslümanların karşısında kılıçlarını sıyırdılar. Ebu Cehil kısrağının üzerine çıkarak şöyle dedi;

             “ Bugün Muhammed´i ve arkadaşlarını tutup iplere bağlamadıkça dönmeyeceğim. Sizden her biriniz onlardan birini öldürebilirsiniz. Fakat siz onları yakalayacaksınız. Lat ve Uzza´dan yüz çevirmelerinin ne demek olduğunu onlara öğreteceğiz. Bizler bugün üzerine varılmaz ve yenilmez bir topluluğuz.”

              Karşılıklı atışmalardan sonra birbirine denk kişiler meydana çıktılar. Hamza Şeybe´yi, Ali Velid´i birer hamlede öldürdüler. Ubeyde ise Utbe ile karşılıklı yaralandılar. Müslümanlar hemen yetişip Utbe´yi de öldürdüler. Ubeyde´yi de baygın halde yanlarına taşıdılar. Daha sonra Ubeyde de şehitlerden oldu.

               Üç yiğit adamlarının öldürülmesi müşrikleri dehşete düşürdü.Bundan sonra iki er meydanı daha oldu.Müslümanlar onlarda da galip geldiler. Git gide savaş kızışıyor, saflar birbirlerine giriyordu. Peygamberimiz(sav) yere kapanmış;

               “Ey Rabbimiz, düşmanlarına karşı bize yardım et. Ey yalvaranların niyazını duyan Allah´ım, bize merhamet et.”diyordu.

                 Çarpışma uzun süre devam etti. Cebrail (as)´ın uyarısı üzere Peygamberimiz yerden bir avuç kum alıp müşriklerin üzerine fırlattı. Bu kumdan etkilenmeyen hiçbir müşrik kalmadı. Hepsi gözleriyle uğraşıyorlardı. Hepsi son derece sersemlemişlerdi. Bu fırsattan yararlanan müminler onlara veryansın ettiler. Müşriklerin elebaşlarından onlarcası öldürüldü. Son olarak Ebu Cehil de ölünce geri kalanlar kaçmaya başladılar.

                 Çatışma Müslümanların zafer´i ile sonuçlandı. Toplam 14 şehit verdiler.Müşriklerin kaybı ise 70 ölü, bir o kadar da esir olmuştu.

                  Bedir savaşını biz sadece yüzeysel olarak anlatmaya çalıştık. Fakat bu savaşta birçok mucizeler meydana gelmiştir. Bedir savaşına giren müminlerin ölene kadar işleyecekleri günahlar bile af edilmiştir. Allah en iyi bilendir.

              Sirçü lisan ettik ise af ola. İsterim ki insan önce insan ola.      

 

Anahtar Kelimeler: BEDİR, SAVAŞI
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
AL BAŞINA BELAYI (19 Şubat 2019 - Salı)
BU ADALET DEĞİLDİ (12 Şubat 2019 - Salı)
GÜLE GÜLE AYŞE (29 Ocak 2019 - Salı)
UÇAN KENGERLER HİKÂYESİ (22 Ocak 2019 - Salı)
AT (15 Ocak 2019 - Salı)
OKUMAK ÜZERİNE (08 Ocak 2019 - Salı)
LEYLAYI DÜŞÜNMEK (01 Ocak 2019 - Salı)
BABAMI GÖTÜRDÜLER (25 Aralık 2018 - Salı)
KEDİ KAZASI (18 Aralık 2018 - Salı)
VEYSEL GARANİ (04 Aralık 2018 - Salı)
ŞEYH MUHİTTİN ARABÎ (27 Kasım 2018 - Salı)
LOKMAN HEKİM EFSANESİ (13 Kasım 2018 - Salı)
HATIRLADIM (06 Kasım 2018 - Salı)
BİRAZCIK DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ? (30 Ekim 2018 - Salı)
ZALA (23 Ekim 2018 - Salı)
GÜLLÜ İLE KELOĞLAN (16 Ekim 2018 - Salı)
MEVLANA (09 Ekim 2018 - Salı)
ŞEYTANI GÖREN ÇOCUK (02 Ekim 2018 - Salı)
YANGIN YERİ (25 Eylül 2018 - Salı)
DİŞLİ KEMAL (11 Eylül 2018 - Salı)
YUSUF GİTTİ HOCAM (04 Eylül 2018 - Salı)
YAYLA YOLLARI (03 Temmuz 2018 - Salı)
SİYASET (26 Haziran 2018 - Salı)
İYİ Kİ TARLADAYIM (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
EMEVİ SİYASET (12 Haziran 2018 - Salı)
HENDEK SAVAŞI (05 Haziran 2018 - Salı)
UHUD SAVAŞI (29 Mayıs 2018 - Salı)
FİL EFSANESİ (15 Mayıs 2018 - Salı)
HUZURLU OLMAK İÇİN (08 Mayıs 2018 - Salı)
BU VATAN BİZİM (01 Mayıs 2018 - Salı)
HASAN DEDE KÖPRÜSÜ (24 Nisan 2018 - Salı)
YARIMCA MUSKASI (17 Nisan 2018 - Salı)
ORMANA AĞIT (10 Nisan 2018 - Salı)
ANKARA (03 Nisan 2018 - Salı)
15 DAKİKA EDEBİYAT (27 Mart 2018 - Salı)
ELVEDA LEYLA (21 Mart 2018 - Çarşamba)
HASAN DEDE (13 Mart 2018 - Salı)
BİZDEN SÖYLEMESİ (06 Mart 2018 - Salı)
OKUL KAYDI (27 Şubat 2018 - Salı)
KİTAP´IN HİKÂYESİ-2 YILDIZ ELMASI (20 Şubat 2018 - Salı)
SEVGİLİLER GÜNÜ (13 Şubat 2018 - Salı)
TİRŞİK (06 Şubat 2018 - Salı)
VATAN SAĞOLSUN (30 Ocak 2018 - Salı)
TEĞMEN (23 Ocak 2018 - Salı)
DEVLET KAPISI- 2018 (09 Ocak 2018 - Salı)
BEŞ OCAK ve ADANA (02 Ocak 2018 - Salı)
BİZ VE İLİM (26 Aralık 2017 - Salı)
YÜZ YILLLIK HİKAYE - MERHABA TÜRKÇE (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
YAHUDİLER (12 Aralık 2017 - Salı)
ALİİİİİİİİİİİİ (05 Aralık 2017 - Salı)
BU SAVAŞ BİTMELİ (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
KREDİ (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
HOCALARIN DÜĞÜNÜ (14 Kasım 2017 - Salı)
CHP KAPATILSIN MI ? (07 Kasım 2017 - Salı)
BAKMAK ve GÖRMEK (31 Ekim 2017 - Salı)
BESİME TEYZE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR) (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
EKONOMİNİN ÇİVİSİ (10 Ekim 2017 - Salı)
AY (03 Ekim 2017 - Salı)
KOKAR (26 Eylül 2017 - Salı)
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
AĞA VE EŞKİYA (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
EMİN AMCA (29 Ağustos 2017 - Salı)
KÖYDE BİR SABAH (20 Ağustos 2017 - Pazar)
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRKÇE KONUŞMAK (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CİN HİKÂYELERİ (30 Mayıs 2017 - Salı)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
YAZIK ÇOK YAZIK (28 Mart 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
22.HAFTADA BİRER PUANLA YETİNDİK
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
BEYLİKDÜZÜ´NDEN SEFAKÖY´E İSTANBUL TÜYAP KİTAP FUARI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
‘ŞİRK DİNİ´ VE BU DİNİN İLAHLARI
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ADANA RESMİNE BAK
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK İLKELERİNİN VE DEVRİMLERİNİN ÖLÜMSÜZ VE SADIK BEKÇİSİ UĞUR MUMCUNUN ŞEHADETİNİN 26.YIL DÖNÜMÜ
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
TOPLUMSAL AYRIŞMA VE EĞİTİM
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yılmaz Özdil´in “Mustafa Kemal´i”
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
SOSYAL DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİMLER
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
FRANSA´DA SARI-YELEKLİLER, YENİ BİR UYGARLIK TASARIMI ARIYORLAR - ARADIKLARI, ATATÜRK´ÜN UYGARLIK TASARIMI OLMASIN?! -
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Nasıl Bir Eğitim Sitemimiz Olsaydı Ar-Gör Ceren Şenel Öğrencisi Tarafından Öldürülmezdi
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
DOSTLAR HATIRLANDIKÇA-2
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
Gözlemler…İzlenimler…
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BÖLGEYE PANORAMİK BAKIŞ
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
Dünya için Atatürk´ün anlamı ne
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
“DOSTLAR BİZİ HATIRLASIN”
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Tarihten Ders Almak
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
AL BAŞINA BELAYI
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
DEMİRSPOR´DA ÜMİTLER TÜKENİYOR
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANALI OLUNMAZ ADANALI DOĞULUR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
DÜNYA FAZİLET SAHİPLERİ İLE ŞEREFLİ VE MUTLUDUR
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2019-2/18/1521222535101.jpg