BABAMI GÖTÜRDÜLER
Tarih: 25.12.2018 10:21:43 / 1472okunma / 8yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

             Yıl 1968 İlk Okulu yeni bitirmiştim. Evimiz yayladaydı. Ben kışlada Halam ile beraber kalıyor, ekili mahsullere göz kulak oluyordum. Biraz da okulun bitmesini bekliyordum.

             Aile hasreti gözümde tütüyordu. Yazın sıcağı bir yandan, onların hasreti bir yandan, çekilecek gibi değildi. Hele o sivrisinekler akşam olunca hayatı zehir ediyordu. Bir de babamı düşünüyordum.

Yayladan gelen biri;

           “ Baban hasta.”demişti.

             Onu duyunca da korkmaya başlamıştım. Hiç yaşamadığım bir duyguydu bu. Babamı çok seviyordum. Onun hasta olması beni perişan ediyor, gece rüyalarıma giriyordu.

            Hatta içimde babamın öldüğü ve bize bildirmedikleri düşüncesi vardı. Biz kimdik ki, babamın öldüğünü bildirsinler. Daha 11 yaşında bir çocuk. İlkokul talebesi.

            Bütün bu düşüncelerle yaylaya gitme fırsatı buldum. Sabah erkenden kalkıp yola çıktım. Yaylaya yaya gidiliyordu. Sabah çıkıp, akşam ancak varabiliyorduk. Belki de ilk defa yaylaya yalnız gidecektim. Korka korka şaşırmadan, akşamüzeri yaylaya vardım.

            İki katlı yayla evimizin alt katında babam oturuyordu. Başında börkü vardı. Hafif uzamış sakalı hala duruyordu. Beni görünce çok sevindi. Kızarmış gözlerinden iki damla yaş akıp gitti. Onu hiç böyle ağlarken görmemiştim. Belki ondan, belki de ona hasretimden ağlamaya başladım. Hem ağlıyor, hem de eline sarılmış öpüyordum. Sanki babamı yeni bulmuş gibiydim.

            Babam aslında otoriter biriydi.

            Çocuğa sarılmak, ya da onunla ağlamak gibi bir huyu yoktu. Ama beni gizli gizli sevdiğini bilirdim. Çünkü büyüklerin hışmından beni hep korurdu. Onlara karşı beni bağrına basar, arkamda olduğunu hissettirirdi. Bu da bana cesaret verirdi. Kendime güvenimi artırırdı. Ayrıca ben onun namaz arkadaşıydım. Altı yaşlarından beri teravih namazı kıldırırken cemaatiydim.

          Aradan bir zaman geçti. Bir gün anam;

          “Bizimle sen de gel.”dedi.

          Babam, annem ve ben cipe bindik. Karakütük köyüne kadar geldik. Karakütük köyünde ablamız vardı. Babam onu çok severdi. Orada bir takaya babamı yatırdılar. Ne kadar hasta olduğunu bilemiyordum. Fakat ablam Hüsne gizli gizli ağlıyordu. Hatta gözyaşları hiç eksik olmuyordu. Ben onu görüyordum. Bana kokardan ilaçlı su getirtiyorlardı. Babamın ayaklarını ve yüzünü o suyla yıkıyorlardı. Su getirmekten başka yapacağım bir işte yoktu. Yeğenim Ayşe ile bol bol oynuyor, bahçedeki Kilis incirinden incir topluyorduk.

            Bir gün güneş doğarken babam yatağının üzerine oturmuş, anamla sohbet ediyorlardı. Anam beni görünce;

             “Gel oğlum.”dedi.”Baba´nın elini öp de hakkını helal etsin.”

              Ben ne anlarım ölümden. Ben ne anlarım haktan, hukuktan. Babamın elini öptüm. O da bana;

            “Helal olsun oğlum.”dedi.

             Yanına oturdum. Anam çocukların hepsinin ismini tek tek saydı ve hakkını helal ettirdi. Sıra, halalarıma gelince, babam bayağı direndi. Onlara hakkını helal etmek istemedi. Hatta babam şunu söyledi.

              “Ben gidersem” dedi, ”O ikisi sana çok çektirirler.”

               Halalarım anamı fazla sevmezlerdi. Her gelişlerinde ona laf vurur yerin dibine geçirirlerdi. Belki ondan, belki de başka sebeplerden babam bayağı zorlandı. Fakat anam ısrar edince, onlara da hakkını helal ettirdi.

              Ertesi gün anam ile babam yine yatağın üzerine oturmuş sohbet ediyorlardı. Ama durum ciddiydi. Babam o gece bir rüya görmüştü. Rüyasında bir çukurun içindeymiş. Azrail elinden tutup çukurdan çıkarmaya çalışıyormuş. Azrail´in bir anası varmış ve babamın canını almasını istemiyormuş. Babam bunları anlattıktan sonra Anama;

             “Beni kışlaya götürün.”dedi.

             Anam da etrafta kim varsa bu talebini onlara bildirdi. Önce eniştemiz Hasan geldi.

             “Götürelim, ama nasıl ?”dedi. “Orada hem kimse yok. Hem oraya gidecek bir vasıta yok. Üstelik paramız da yok.”

              Karakütük köyünde Kavak denen bir yer vardır. Oradan arada sırada kokara adam getiren cipler geçerdi. Yola çıkıp bir cip sahibi ile görüşmüşler. Cip sahibi 25 lira istemiş. Bizde ve kimsede 25 lira yok. Geri geldiler. Babamın bunlardan haberi yoktu.

             Bir süre sonra babam ayağa kalktı. Üzerine temiz elbiselerini giydi. Takanın üstüne oturdu. Kafasını çardağın altından eğip güneşe doğru baktı ve

              “Ne duruyorsunuz?”dedi.”Vakit geliyor.”

                 Enbiya Ali köyün ileri gelenlerindendir. Babama;

               “Mustafa Dayı” Dedi. ”Sen Kışlaya götürün, diyorsun da şimdi kışlada ve köyde kimse yok. Herkes yaylada. Başına bir iş gelse Kur´an okuyacak kimse bulamazsın. Ne yapacaksın orada?”

               Hiç unutamam. Babam ona aynen şöyle dedi.

               “Siz benim adamımı merak etmeyin. Benim adamım çıkar gelir. Başıma okumak için de muhtar Ali var. Necmettin var. Saygam var. Onlar benim başıma okurlar.”

               Kimse Babama bir şey diyemedi. Bir at hazırladılar. Atın üzerine iki saman çuvalı sardılar. Ortasına oturacak yer yaptılar. Babamı oraya oturttular. Beni de atın terkisine koyup, başını tutmamı istediler. Beş, altı ya da daha fazla kişiyle yola çıktık. Ben babamın başını tutarak Bilallıya kadar geldik. Bilallı da halamın kocası, Küçük Halil Emmi geldi. Atın yularını o tuttu. Yolda karşımıza muhtar Ahmet çıktı. Halil Emmi babama;

              “Bak Mustafa” dedi. ”Muhtar Ahmet gelmiş. Hakkını helal etsin diyor.”

                Babam atın üzerinden elini ileri doğru göstererek “sürün” dedi. Cevap vermedi.

                Bir süre sonra bizim koca tarlanın başına geldik. Yine Halil Emmi babama;

               “Mustafa.”dedi.”Bak sizin koca tarlaya geldik.”

               Babam etrafa şöyle bir göz gezdirdi. Yine eliyle “sürün.”işareti yaptı. Daha sonra kışlaya geldik. Takaya hemen bir yatak hazırladılar. Babamı yatağa yatırdılar. Anam elinde bir tas su ile babamın ağzına su damlatıyordu. Babam ise dudaklarıyla bir şeyler söylüyordu. Sanırım Kur´an okuyordu. Etrafta halamın oğlu imam hatipli Necmettin vardı. Babamın başında Kur´an okuyordu. Bana birileri;

                 “Haydi, biraz incir topla da yiyelim.”dediler.

                   Ben de bir sepet aldım, yan taraftaki incir ağacına tırmandım. Hem incir topluyor, hem de babamı seyrediyordum. Ne olduysa birden bir ağıt yükseldi. Orada kim varsa hepsi ağlıyordu. O an ben ne yaptığımı bilmiyorum. Ağlıyor, ağlıyor, ağlıyordum. Babam ölmüştü. O´nu, sabah bizlere anlattığı Azrail götürmüştü. Öyle diyorlardı.

                  Bir süre sonra karşı Karakütük köyünden İmam Ali´nin salası duyuldu. Ve insanlar akın akın eve doğru geliyorlardı. Bir anda mahşeri bir kalabalık köyümüzdeki evimizin etrafına dolmuştu. İmam Ali, Halil Emmi ve birçok insan yere oturdular. Ellerinde mendile benzer bir nesneyi birbirlerine verip kendi kendilerine;

                  “Helal ettim, helal ettim.” diyor, yanındakine veriyorlardı. Daha sonra su ısıttılar. Bir ağacın dibine bez çektiler. Orada babamı yıkadılar. Kefene sardılar. Namazını kıldılar ve iki ağaçtan sal yaptılar. Bedenini o salın üzerine koydular ve alıp götürdüler.

                  Onlar babamı götürene kadar ölümün ne olduğunu bilmiyordum. Babam artık yoktu. Herkes “Allah rahmet eylesin” Diyordu.                     

 

Anahtar Kelimeler: BABAMI, GÖTÜRDÜLER
Okuyucu Yorumları (8 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
BEKİR DAĞSEVER
25.12.2018 18:12:21
duğu dolu bir yazı allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun selamlar
BEKİR DAĞSEVER
25.12.2018 18:12:28
duğu dolu bir yazı allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun selamlar
BEKİR DAĞSEVER
25.12.2018 18:12:34
duğu dolu bir yazı allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun selamlar
BEKİR DAĞSEVER
25.12.2018 18:12:47
duğu dolu bir yazı allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun selamlar
BEKİR DAĞSEVER
25.12.2018 18:12:53
duğu dolu bir yazı allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun selamlar
Güven Dokuzoğlu
25.12.2018 20:20:31
Çok güzel yazılmış kalemine ve diline sağlık
İhsan DEMİR
30.12.2018 10:49:47
Okurken içim acıdı,çok duygusal bir o kadar da etkileyici olmuş. Sn. Ahmet bey zaman zaman yorumlarımda da belirtiyorum Çukurova´nın o yanık hikayelerini aktarırken bizlere de aynı duyguları yaşatıyorsun. Kalemine ve yüreğine sağlık.. Bir de şunu söylemeliyim ki, yine Çukurova´nın yöresel yaşam tarzını, örf ve adetlerini de insanlara anlatarak, o bölgeyi kendi bölgesi ile mukayese etme şansı veriyorsun, dolaysıyla insanlar da sizin bölgenizle ilgili olarak merak etiklerini öğrenmiş oluyorlar.. Babanıza da Allah´tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. Ne mutlu ki arkasında hatıralarını ve içinde unutulmayan sevgisini yazabilecek güzel bir evlat bırakmış, ailenizle birlikte mutlu yaşayın. Yeni yılınız kutlu olsun..
Ahmet Türkmenoğlu
7.1.2019 18:11:36
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun. Sizlerede rabbim sabır lutfeylesin
Yazarın Diğer Yazıları
AL BAŞINA BELAYI (19 Şubat 2019 - Salı)
BU ADALET DEĞİLDİ (12 Şubat 2019 - Salı)
GÜLE GÜLE AYŞE (29 Ocak 2019 - Salı)
UÇAN KENGERLER HİKÂYESİ (22 Ocak 2019 - Salı)
AT (15 Ocak 2019 - Salı)
OKUMAK ÜZERİNE (08 Ocak 2019 - Salı)
LEYLAYI DÜŞÜNMEK (01 Ocak 2019 - Salı)
KEDİ KAZASI (18 Aralık 2018 - Salı)
VEYSEL GARANİ (04 Aralık 2018 - Salı)
ŞEYH MUHİTTİN ARABÎ (27 Kasım 2018 - Salı)
LOKMAN HEKİM EFSANESİ (13 Kasım 2018 - Salı)
HATIRLADIM (06 Kasım 2018 - Salı)
BİRAZCIK DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ? (30 Ekim 2018 - Salı)
ZALA (23 Ekim 2018 - Salı)
GÜLLÜ İLE KELOĞLAN (16 Ekim 2018 - Salı)
MEVLANA (09 Ekim 2018 - Salı)
ŞEYTANI GÖREN ÇOCUK (02 Ekim 2018 - Salı)
YANGIN YERİ (25 Eylül 2018 - Salı)
DİŞLİ KEMAL (11 Eylül 2018 - Salı)
YUSUF GİTTİ HOCAM (04 Eylül 2018 - Salı)
YAYLA YOLLARI (03 Temmuz 2018 - Salı)
SİYASET (26 Haziran 2018 - Salı)
İYİ Kİ TARLADAYIM (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
EMEVİ SİYASET (12 Haziran 2018 - Salı)
HENDEK SAVAŞI (05 Haziran 2018 - Salı)
UHUD SAVAŞI (29 Mayıs 2018 - Salı)
BEDİR SAVAŞI (22 Mayıs 2018 - Salı)
FİL EFSANESİ (15 Mayıs 2018 - Salı)
HUZURLU OLMAK İÇİN (08 Mayıs 2018 - Salı)
BU VATAN BİZİM (01 Mayıs 2018 - Salı)
HASAN DEDE KÖPRÜSÜ (24 Nisan 2018 - Salı)
YARIMCA MUSKASI (17 Nisan 2018 - Salı)
ORMANA AĞIT (10 Nisan 2018 - Salı)
ANKARA (03 Nisan 2018 - Salı)
15 DAKİKA EDEBİYAT (27 Mart 2018 - Salı)
ELVEDA LEYLA (21 Mart 2018 - Çarşamba)
HASAN DEDE (13 Mart 2018 - Salı)
BİZDEN SÖYLEMESİ (06 Mart 2018 - Salı)
OKUL KAYDI (27 Şubat 2018 - Salı)
KİTAP´IN HİKÂYESİ-2 YILDIZ ELMASI (20 Şubat 2018 - Salı)
SEVGİLİLER GÜNÜ (13 Şubat 2018 - Salı)
TİRŞİK (06 Şubat 2018 - Salı)
VATAN SAĞOLSUN (30 Ocak 2018 - Salı)
TEĞMEN (23 Ocak 2018 - Salı)
DEVLET KAPISI- 2018 (09 Ocak 2018 - Salı)
BEŞ OCAK ve ADANA (02 Ocak 2018 - Salı)
BİZ VE İLİM (26 Aralık 2017 - Salı)
YÜZ YILLLIK HİKAYE - MERHABA TÜRKÇE (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
YAHUDİLER (12 Aralık 2017 - Salı)
ALİİİİİİİİİİİİ (05 Aralık 2017 - Salı)
BU SAVAŞ BİTMELİ (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
KREDİ (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
HOCALARIN DÜĞÜNÜ (14 Kasım 2017 - Salı)
CHP KAPATILSIN MI ? (07 Kasım 2017 - Salı)
BAKMAK ve GÖRMEK (31 Ekim 2017 - Salı)
BESİME TEYZE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR) (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
EKONOMİNİN ÇİVİSİ (10 Ekim 2017 - Salı)
AY (03 Ekim 2017 - Salı)
KOKAR (26 Eylül 2017 - Salı)
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
AĞA VE EŞKİYA (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
EMİN AMCA (29 Ağustos 2017 - Salı)
KÖYDE BİR SABAH (20 Ağustos 2017 - Pazar)
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRKÇE KONUŞMAK (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CİN HİKÂYELERİ (30 Mayıs 2017 - Salı)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
YAZIK ÇOK YAZIK (28 Mart 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
22.HAFTADA BİRER PUANLA YETİNDİK
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
BEYLİKDÜZÜ´NDEN SEFAKÖY´E İSTANBUL TÜYAP KİTAP FUARI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
‘ŞİRK DİNİ´ VE BU DİNİN İLAHLARI
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ADANA RESMİNE BAK
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK İLKELERİNİN VE DEVRİMLERİNİN ÖLÜMSÜZ VE SADIK BEKÇİSİ UĞUR MUMCUNUN ŞEHADETİNİN 26.YIL DÖNÜMÜ
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
TOPLUMSAL AYRIŞMA VE EĞİTİM
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yılmaz Özdil´in “Mustafa Kemal´i”
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
SOSYAL DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİMLER
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
FRANSA´DA SARI-YELEKLİLER, YENİ BİR UYGARLIK TASARIMI ARIYORLAR - ARADIKLARI, ATATÜRK´ÜN UYGARLIK TASARIMI OLMASIN?! -
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Nasıl Bir Eğitim Sitemimiz Olsaydı Ar-Gör Ceren Şenel Öğrencisi Tarafından Öldürülmezdi
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
DOSTLAR HATIRLANDIKÇA-2
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
Gözlemler…İzlenimler…
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BÖLGEYE PANORAMİK BAKIŞ
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
Dünya için Atatürk´ün anlamı ne
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
“DOSTLAR BİZİ HATIRLASIN”
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Tarihten Ders Almak
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
AL BAŞINA BELAYI
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
DEMİRSPOR´DA ÜMİTLER TÜKENİYOR
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANALI OLUNMAZ ADANALI DOĞULUR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
DÜNYA FAZİLET SAHİPLERİ İLE ŞEREFLİ VE MUTLUDUR
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2019-2/18/1521222535101.jpg