Prof. Dr. Özer OZANKAYA


ATATÜRK’ÜN TÜRK GENÇLİĞİNE SESLENİŞİNİN 100. YILDÖNÜMÜ YAKLAŞIRKEN, HER YURTTAŞÇA ANLAŞILARAK OKUNMASI SAĞLANMALIDIR!

SÖYLEV'İN VERDİĞİ BÜYÜK SİYASAL DERS: Cumhuriyet, yani  ulusal egemenlik düzeni ulusal bağımsızlık olmadan olmaz; ulusal bağımsızlık olmadan da cumhuriyet, yani ulusal egemenlik düzeni olanaksızdır!


Türk ulusunun özgürlük ve bağımsızlığı, Türk yurdunun güvenliği için, Atatürk'ün "gençliğe seslenişi" her yurttaşça öğrenilmelidir! Bunun için , yine Cumhuriyet'e borçlu olduğumuz güzel Türkçemizle okunması sağlanmalıdır.

Atatürk, SÖYLEV'inde ulusuna şu uyarıları da yapmıştır:

"Bugün eriştiğimiz nokta, gerçek kurtuluş noktası değildir. ... Kurtuluş, toplumdaki hastalığı ortaya çıkarmakla ve iyileştirmekle elde edilir.

Bir toplumun hastalığı ne olabilir? Ulusu ulus yapan, aydınlatıp ilerleten güçler vardır: Düşünce güçleri ve toplumsal güçler... Düşünceler anlamsız, mantıksız, uydurmalarla dolu olursa, o düşünceler hastalıklıdır. Bunun gibi toplumsal yaşam akıl ve mantıktan yoksun, yararsız ve zararlı bir takım inançlar ve geleneklerle dolu olursa, kötürüm olur."

...

"Bugüne değin kazandığımız başarı, bize ancak ilerleme ve uygarlığa doğru bir yol açmıştır. Yoksa ilerleme ve uygarlığa daha ulaşılmış değildir. Bize ve gelecek kuşaklara düşen ödev, bu yol üzerinde duraksamasız ilerlemektir."

"Devrimin hedefini kavramış olanlar, onu korumayı her zaman başaracaklardır."

Atatürk, bu uyarılardan sonra, SÖYLEV'ini Cumhuriyet'i Türk Gençliği'ne emanet ederek noktalar.

İşte bu "KUTSAL EMANET"in NE OLDUĞU'nu doğru ve çok iyi anlamak yaşamsal önem taşımaktadır.

Bunun için de hemen tüm kamusal kurumlarımızla her düzeydeki okullarımızda, 1927'deki özgün söyleniş biçimiyle, başka deyişle Osmanlıca aslıyla sergilenmekte olan GENÇLİĞE SESLENİŞ'in yanıbaşına, yine Türk Kurtuluş Savaşının ayrılmaz, çünkü tamamlayıcı parçası olan dil ve yazı devrimleriyle kavuştuğumuz güzel Türkçemizle anlatılan biçimini eklemek zorunludur.

Çünkü nüfusumuzun %95'inin okur-yazar bile olmadığı 1920'lerde de, bugün de ulus olarak

İSTİKLÂL ile İSTİKBÂL'i

BEDHAH ile BEDBAHT'ı

ŞERAİT ile ŞERİAT'ı

NÂMÜSAİT ile NAMUSA AİT'i

DALALET ile DELALET'i,

Günlük söylemdeki TEVHİD ile dinsel kavram olan TEVHİD'i ayırt edememiştik, edememekteyiz

Öyleyse hem ulus olarak, hem de bu ulusun bireyleri olarak şeref, haysiyet, namus ve insanlığımızın olmazsa olmaz koşulu olan bu özgürlük düzeni CUMHURİYET'i bizlere emanet bırakan Atatürk'ümüzün böylesine yaşamsal önem taşıyan TÜRK GENÇLİĞİNE SESLENİŞ'ini her Türk'ün anlayarak okumasını sağlamak, aynı zamanda bir ULUSAL TARİH, bir DEMOKRASİ ÖĞRETİMİ kitabı niteliğindeki SÖYLEV'in tümünün de her yurttaş tarafından okunmasını sağlamanın en etkin yolu olacaktır.

Bu amaçla ben facebook arkadaşlarıma, bugünün koşullarında özellikle güncelleşen TÜRK GENÇLİĞİNE SESLENİŞ'i, bilim, yazın, yasa dili olmasını yine yüce Atatürk'ümüze borçlu olduğumuz güzel Türkçemizle sunuyorum:

"Ey Türk Gençliği!

Birinci ödevin Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyeti'ni sonsuza değin korumak ve savunmaktır.

Varlığının ve geleceğinin tek temeli budur.

Bu temel, senin en değerli kaynağındır.

Gelecekte de seni bu kaynaktan yoksun kılmak isteyecek iç ve dış kötücüllerin olacaktır.

Birgün bağımsızlık ve Cumhuriyeti savunmak zorunluğuna düşersen, göreve atılmak için, içinde bulunacağın durumun olanak ve koşullarını düşünmeyeceksin.

Bu olanak ve koşullar çok elverişsiz bir nitelikte belirebilir.

Bağımsızlık ve Cumhuriyetine kıymak isteyecek düşmanlar, bütün dünyada eşi görülmemiş bir üstünlük elde etmiş olabilirler.

Zorla ve aldatmayla sevgili yurdun bütün kaleleri ele geçirilmiş, bütün orduları dağıtılmış, bütün gemiliklerine girilmiş ve yurdun her köşesi doğrudan düşman eline düşmüş olabilir.

Bütün bu durum ve koşullardan da üzücü ve daha korkutucu olmak üzere, ülke içinde yönetim erkine sahip olanlar, aymazlık, sapkınlık ve dahası, hainlik içinde bulunabilirler.

Bu erk sahibi yöneticiler, kişisel çıkarlarını ülkeye saldıranların siyasal erekleriyle bile birleştirebilirler.

Ulus, yoksulluk ve sıkıntılar içinde yıkılmış, bitkin düşmüş olabilir.

Ey Türk geleceğinin çocuğu, işte bu durum ve koşullar içinde de ödevin, Türk bağımsızlık ve Cumhuriyetini kurtarmaktır.

Gerekli olan güç, damarlarındaki soylu kanda vardır!"

SÖYLEV'İN VERDİĞİ BÜYÜK SİYASAL DERS:

Cumhuriyet, yani  ulusal egemenlik düzeni ulusal bağımsızlık olmadan olmaz; ulusal bağımsızlık olmadan da cumhuriyet, yani ulusal egemenlik düzeni olanaksızdır!

Gençliğe Sesleniş böyle güzel Türkçeyle anlaşılarak okunduğunda, her okur, Atatürk'ün "Türk bağımsızlığı" ile "Türk Cumhuriyeti" kavramlarını eş değerde, dahası "biri öbürünün zorunlu gereği olduğu" anlamında kullandığını, bu iki kavram arasındaki virgülün "başka deyişle", "yani" anlamına geldiğini de anlayacaklardır. Gerçekten de "bağımsızlık" olmadan "cumhuriyet"  (ulusal egemenlik, yani özgürlük),  cumhuriyet (ulusal egemenlik, özgürlük)  olmadan da bağımsızlık olamaz.

Atatürk'ün "özgürlük ve bağımsızlık benim özyapımdır" dediğini, bu iki değerin ancak birlikte bulunabileceğini,   birbirinin ikizi olduğunu belirttiğini biliyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 



YAZARLAR

  • Cumartesi 33 ° / 25 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Pazar 33 ° / 23 ° Fırtına
  • Pazartesi 32 ° / 24 ° Fırtına
  • BIST 100

    1.061%2,53
  • DOLAR

    7,2914% 0,87
  • EURO

    8,5251% -1,01
  • GRAM ALTIN

    476,23% -0,67
  • Ç. ALTIN

    785,7795% -0,67