ATATÜRK´ÜN İZİNDE (6) ANITKABİR (3)
Tarih: 22.11.2016 13:29:46 / 879okunma / yorum
Ahmet ERDOĞDU

/resimler/2016-11/22/1333162188767.jpgBir çağı kapatıp, yeni bir çağ açan Türkiye Cumhuriyeti´nin ulu önderi Mustafa Kemal ATATÜRK, devrimlerini Türk gençliğine emanet ederek 10 Kasım 1938 tarihinde vefat etti. Türk Ulusu da Ata´sına layık olan Anıtkabir´i inşa etmiştir. Her 10 Kasım´da ve fırsat buldukça Ata´sına olan sevgi ve saygısını onu ziyaret ederek göstermiştir.

Yazarımız Ahmet Erdoğdu´nun eski Anıtkabir komutanı Emekli Albay Muzaffer Taytak ile yaptığı röportajın son bölümünü 5. Sayfamızda okuyabilirsiniz.  Değerli okurlar, bu hafta Anıtkabir eski komutanı Emekli Albay Sayın Muzaffer Taytak ile yapmış olduğumuz söyleşinin son bölümünü yayınlıyoruz. 

A.   ERDOĞDU- Sayın Albayım siz 2012-2015 yılları arasında Anıtkabir Komutanı olarak görev yaptınız. Sizin dönemizde kamuoyuna mal olmuş birçok etkinlik düzenlendi ve Anıtkabir ve Atatürk´le ilgili birçok yayın çıkardınız. Okuyucularımıza bu konularla ilgili neler söylemek istersiniz?

M. TAYTAK- Efendim öncelikle cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk´ü iyi konumlandırmak gerek. Atatürk; hiçbir kurum, kuruluş, siyasi görüş ve inanç sisteminin tekeline alamayacağı kadar büyük ve tüm bunların üstünde bir lider, bir devlet adamıdır. Atatürk Türk milletinin ortak bir değeridir. İşte tam da bu nedenle Anıtkabir büyük Türk milletinin kalbinin attığı yer, halkın buluşma noktası ve bazı bunalımlı dönemlerde adeta bir sığınağı olmuştur.

/resimler/2016-11/22/1335105940967.jpgGörev sürem içerisinde öncelikle ve elbette 28 nci Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Sayın Necdet Özel´den aldığım destekle, daha önce hiç yapılmamış birçok etkinliği gerçekleştirme imkânımız oldu. O dönemde birlikte görev yaptığım personelimin de hakkını yememek lazım. Biz çok uyumlu bir ekiptik. Yapmak istediğim şeyleri personelimin fedakârca çalışmasıyla gerçekleştirdik. Bayrak direğinin yenilenmesi, Tören alanının taşlarının yenilenmesi ve Anıt Blokunun yüzeyinde 60 yılda meydana gelen kararma ve bozulmaların giderilmesi, tarihi değere ve öneme sahip Atatürk´ün makam otomobilinin aslına uygun olarak restore edilmesi vb. gibi bakım onarım ve yenileme faaliyetlerinin dışında kamuoyuna mal olmuş birçok etkinliği gerçekleştirdik. Bunların bazıları; Anıtkabir fotoğraf yarışması düzenledik. Yarışmaya katılan 241 fotoğrafçının objektifinden birbirinden güzel ve estetik değeri çok yüksek yüzlerce fotoğraf elde ettik. Bu etkinliğimizi destekleyen Anıtkabir Derneği´ne ve Anadolu Fotoğraf Derneği Başkanı Sayın Hamit Yalçın´a teşekkür ediyorum.26 Ağustos 2014 tarihinde 6000 gönüllü ile dünyanın en büyük Atatürk portresini gerçekleştirdik. Bu etkinliğimizde proje sahibi ve yönetmeni Sayın Cumhur Aygün´e teşekkür ediyorum.  24-25 Nisan 2015 tarihinde Çanakkale Zaferinin yüzüncü yıldönümünde Anıtkabir ilk kez sabaha kadar halkın ziyaretine açıldı. Yüz yıl öncesini canlandırdık, gün doğmadan binlerce kişiye Kızılay´ımız çorba dağıttı ve yaklaşık 15 bin kişiyle Şafak vakti Aslanlı Yol´dan yürüyerek Anafartalar Kahramanına saygılarımızı ve şükranlarımızı sunduk. Bu etkinliği birlikte gerçekleştirdiğimiz SAGİAD Başkanı Sayın Okay Akartepe ve ekibine ve Türk Kızılay Derneğine teşekkür ediyorum.19 Mayıs 2015 tarihinde düzenlediğimiz konserle hem Gençlik ve Spor Bayramımızı hem de Ata´mızın doğum gününü kutladık. Bu konserde bestesi Sayın Pınar Köksal hanımefendiye ait Atatürk marşı ilk kez seslendirildi. Kendisine buradan teşekkür ediyorum. Atatürk´ün çocuklara verdiği önemi bildiğimizden çoğunluğu çocuklara yönelik 8 yayın ve 9 CD çıkarttık. Hatta Keloğlan ve arkadaşlarının Anıtkabir´deki maceralarını konu alan bir animasyon filmi bile yapıldı. Böyle bir animasyon filmini bedelsiz olarak yapan Sayın Barış İslamoğlu´na da teşekkürlerimi ifade ediyorum. Ayrıca bütün etkinliklerimizde büyük bir özveriyle görev alan Atatürk sevdalısı Ankara Kulübü´ne ve özel günlerde maddi manevi hiçbir fedakârlıktan kaçınmadan yüreklerindeki Atatürk aşkıyla Anıtkabir´i çiçeklerle donatan Türkiye Çiçekçiler Federasyonu başkanı sayın M. Emin Tok ve Anıtkabir´in çiçeklerle donatılmasında maddi manevi fedakârca çalışan değerli çiçekçi esnafına çok teşekkür ediyorum. Anıtkabir´e her zaman büyük katkı sağlayan, Anıtkabir´i her 10 Kasım´da binlerce arkadaşıyla gelip ziyaret eden, yüreği Atatürk ve memleket sevdasıyla çarpan Sayın Ali Koç´a çok teşekkür ediyorum.

/resimler/2016-11/22/1337176099682.jpgÇok önemsediğim bir konuyu daha burada vurgulamak isterim. Ben göreve başladıktan birkaç ay sonra Anıtkabir Komutanlığına demet demet mektuplar gelmeye başladı. Bunlar çoğunlukla ilkokul 2-3´ncü sınıf öğrencileri tarafından Atatürk´e hitaben yazılmış mektuplardı. Sanıyorum müfredat gereği çocuklara mektup kavramını öğretmek ve mektup yazma alışkanlığı kazandırmak maksadıyla Atatürk sevdalısı öğretmenler tarafından yazdırılan büyük önderimize duyulan derin özlemi ifade eden mektuplar. İlgili personele sordum. Bu mektuplara ne işlem yapıyorsunuz? Dediler ki mektupları okuduktan sonra arşive kaldırıyoruz. O gün emir verdim ve Atatürk´e hitaben mektup yazmış her çocuğa Anıtkabir Komutanlığı ağzından ve benim imzamla tek tek cevaplar yazılmaya başlandı. Bu cevabi mektup uygulaması o kadar olumlu etki yaptı ki anlatamam. O günlerde epeyce sosyal medyada da yer bulan bir uygulama oldu. Umuyorum benden sonraki komutanlar da bu uygulamayı devam ettirmişlerdir.

 Ahmet Bey, aslında Anıtkabir´in özelliklerini ve o özel mekânda yaşananları anlatmak bir röportaja sığmayacak kadar geniş. Ben de bunu düşünerek yaşadığım ve gördüğüm hususların bir kısmını yazmaya başladım. Önümüzdeki dönemde kitaplaştırmayı hedefliyorum.

A.   ERDOĞDU- Anıtkabir´le ilgili okuyucularımızın ilgisini çekecek ne gibi ayrıntılardan söz edebilirsiniz?

M. TAYTAK- Anıtkabir´in tamamen Türk mimarisinden ve Türk kültüründen esinlenen mimari özellikleri zaten başlı başına bir estetik ve görsellik harikasıdır. Bununla birlikte bazı ayrıntılara dikkatinizi çekmek isterim. Aslanlı Yolun başındaki kadın ve erkek heykel gruplarına dikkat ettiniz mi? Sağlı sollu yer alan heykeller, karakteristik olarak farklı kesimleri ifade etse de sayısal ve büyüklük itibariyle eşittir. Yani Atatürk´çü düşünce sisteminde kadın ve erkeğin eşit bireyler olduğu böyle ifade edilmiştir.

Aslanlı Yol´daki aslanların duruş şekli yine Türk milletinin karakteristiğidir. İstenseydi başka türlü, saldırgan veya yatar vaziyette de  betimlenebilirdi. Ancak aslanlar oturur vaziyette ve fakat her an saldırıya hazır halde tasvir edilmiştir. Yani Türk milletinin barışçı olduğu ancak kendisine yönelik bir saldırı olduğunda o saldırıya anında karşılık vermeye hazır olduğu bu şekilde anlatılmıştır.

Halkımız arasında yaygın bilinen yanlış bir bilgi de şudur. Aslanlı Yol´daki taşlar, saygının gereği olarak baş önde gitmeyi gerektirir tarzda döşenmiştir. Ben komutanlığım süresince yaptığım araştırmalarda bununla ilgili bir kayda rastlamadım. Sadece estetik bakımdan böyle döşenmiş olduğunu düşünüyorum. Başka şekilde yapılmış olsaydı sanırım bu kadar güzel bir görsellik de sağlanamazdı.

/resimler/2016-11/22/1338435163985.jpgYine Aslanlı Yolu sınırlayan ağaçlar da çok anlamlıdır. Anıtkabir in ilk yıllarında onlar kavak ağacı iken, kavak ağacının yaprağını dökmesi ve bahardaki polen sorunu yüzünden 1960 yılında Virginya cinsi ardıç ağaçlarıyla değiştirilmiştir. Fransızca da Alle diye tabir edilen bu düzenlemenin maksadı gelen ziyaretçileri şehrin gürültüsünden ve görüntüsünden soyutlayıp ziyarete odaklanmalarını sağlamaktır. Gördüğünüz gibi sadece Aslanlı yolu birkaç cümleyle özetlemek bile ne kadar sürüyor. Benim komutanlığım döneminde Müze Komutanımız öğretmen Binbaşı Kasım Mehmet Teke tarafından ki kendisi de Osmaniye´ lidir. Büyük bir emek verilerek hazırlanan ve Anıtkabir´i en detaylı şekilde anlatan ‘Bir Veda Bir Başlangıç´ isimli kitap İş Bankası kültür yayınlarından yakında çıkacak. O kitapta Anıtkabir´le ilgili her ayrıntıyı bulmak mümkün olacak. Ayrıca günümüz imkânlarıyla üç boyutlu olarak internet ortamında oturduğunuz yerden Anıtkabir´e gitmiş kadar keyifle gezmeniz de mümkündür.

A.   ERDOĞDU-  Sayın Taytak Anıtkabir´de unutamadığınız bir anınızı anlatır mısınız?

M. TAYTAK- Efendim yukarıda da ifade ettiğim gibi, Anıtkabir´de yaşadıklarım gördüklerim bir röportaja sığmayacak kadar /resimler/2016-11/22/1340466728811.jpggeniş. Ancak birkaçını ifade edeyim izninizle. Atatürk´ün vefatının 75, Anıtkabir´e naklinin 60ncı yıldönümünü 10 Kasım 2013 tarihinde andık. Güneşli bir Pazar günüydü ve toplumun her kesiminden ve her yaş grubunda insan saatlerce sel oldu aktı. Büyük bir izdiham yaşandı. O gün kapılarda sayılabilmiş ziyaretçi sayısı 1.089.000 kişi idi. Bu bir rekordur. Vefatının üzerinden 75 yıl geçtiği halde halkının bu kadar sevgiyle koştuğu ve kucaklayıp sığındığı başka bir dünya lideri de yoktur. Anıtkabir´e yılda ortalama yerli ve yabancı 5.200.000 civarında ziyaretçi gelmektedir. Görev süremin başlarından bir örnek daha vereyim, kış aylarında müze yarım saat daha erken kapandığı ama mesai devam ettiği için ben o süreyi personelin iç eğitimlerine yönelik olarak değerlendirirdim. Yine bir Kasım akşamı saat 17.30 suları. Personeli bilgilendirme konferansından çıktım. Hava soğuk mozolenin ışıkları yanmış odama geçerken baktım meydanda 6-7 kişi var. Bunlara doğru yöneldim. Üçü orta yaşlı, bir tanesi genç kadın. Hepsi de başı kapalı ve pardösülü kıyafette. Yanlarında 2-3 çocuk ve bir genç erkek. Hoş geldiniz ama biraz geç kalmışsınız müze kapandı niye böyle geç kaldınız dedim. Hayatımda duyduğum en güzel ve anlamlı sözcüklerden birisi döküldü kadının ağzından. Dedi ki; “Biz Erzurum Şenkaya´dan geliyoruz. Yarın bu oğlanı askere vereceğiz. Ankara´ya kadar gelmişken Ata´mızı ziyaret edip bir Fatiha okumak istedik ama geç kalmışız” dedi. O anda bütün personeli alarma geçirdim. Bütün kapalı kapılar açıldı ve o saatte Ata´mızı ziyarete geldik diyen o insanlara yardımcı olunarak ziyaretlerini gerçekleştirmeleri sağlandı. Ben de odamdaki kameralardan takip ettim. Gittiler, lahdin önünde gerekli saygı çerçevesinde durup Fatihalarını okudular. Ziyaretlerinin sonunda makama davet edip çay ikram ettim, kendileriyle sohbet ettik. Şenkaya´dan kalkıp gelen o aile hiçbir menfaat duygusuyla değil sadece yüreklerindeki Atatürk sevgisi nedeniyle o saatte Anıtkabir´e gelmişlerdi.

Bir gün makamda iken, beni ziyaret etmek isteyen bir beyefendi olduğunu haber verdi çocuklar, buyursun dedim.40 yaşlarında iriyarı bir bey girdi odama, oldukça heyecanlı. Buyur ettim. Kendisini tanıttı. Gülhane Askeri Tıp Fakültesinde ihtisas yapmakta olan binbaşı rütbesinde bir arkadaş…O heyecanı bir kahve eşliğinde edilen sohbetten sonra yatışınca dedi ki komutanım ben babamın vasiyetini yerine getirebilmek için sizden izin istiyorum. Çok şaşırdım. Hakkın rahmetine kavuşmuş bir Azeri büyüğümüzün benimle ilgili ne vasiyeti olabilir ki diye düşündüm. Tabip binbaşı çok duygulu bir şekilde anlattı. Babası vefat ettiğinde henüz Sovyetler dağılmamış ve Azerbaycan daha bağımsızlığına kavuşmamış. Vefatından önce merhum babası demiş ki, oğul benim en büyük emelim dünya gözüyle Türkiye´yi görmek Türk´ün Ata´sının mezarını ziyaret etmek idi. Fakat bu sistemde bunu gerçekleştirmem mümkün olmadı… fakat sana vasiyetimdir. Nasılsa bir gün bu Sovyetler Birliği dağılacak ve özgürlüğünüze kavuşacaksınız. İşte o zaman senden dileğim mezarımdan bir avuç toprağı alıp Anıtkabir´in toprağına karıştırmandır. Bunları anlatırken ziyaretçim, o koca adam ağlıyordu. Ben de çok duygulandım. Elbette ki o vasiyeti yerine getirdik ve babasının mezarından getirdiği toprağı bayrak direğinin karşısındaki bayraklı Türkiye haritasının üzerine serptik. Bu vasiyette bile derin bir anlam görüyorum ben. Hem Azeri kardeşlerimizdeki Atatürk sevgisinin bir örneği, hem de mazlum milletlere örnek olmuş Büyük Atatürk´ün “Türk soylu devletlerle ve halklarla kültürel bağınızı koparmayın, gün gelecek yine kavuşacaksınız” mealindeki ileri görüşlülüğünün anlamlı bir yansımasıydı.

Son olarak şu hatıramı anlatayım. Sanıyorum 29 Ekim 2014 tarihiydi. Sayın Ali Koç ve beraberindekiler Anıtkabir´i ziyarete gelmişlerdi. Ziyaretlerinden sonra elbette ki makama davet ettim. Sohbet esnasında Anıtkabir´in dördüncü ve son bölümünde Atatürk´ün kütüphanesinden çıkan 3123 kitabın sergilendiği bölümde bulunan 13 adet [Kioks] bilgisayarların çağdışı olduğundan bahisle bunların yenilenmesi hususunda yardımcı olup olamayacağını sordum. Hiç ikiletmedi bile sağ olsun. Yanındakilere talimat verdi. Ertesi gün Koç sistem genel müdürü Sayın Serdar Ulukonakçı ve ekibi gelerek yerine keşif yaptılar ve çok süratle bütün sistem yenilendi ve güncellendi adeta bir bilgi bankası haline geldi. Böyle değerli bir katkının üzerine Sayın Ali Koç´u açılış yapmak üzere davet ettim. Dedi ki “programımın müsait olduğu bir gün seve seve gelirim. Ancak bir arkadaşımın sunduğu tek kişilik oyun tadında Fenerbahçe Destanı´nı da o gün izniniz olursa en büyük Fenerbahçelinin manevi huzurunda sergilemek isteriz.” Elbette dedim. Kararlaştırdığımız gün geldi çattı. Biz hazırlıklarımızı yapmıştık. Ali Bey İstanbul´dan gelecekti. Hava çok kötüydü ve bazı uçakların kalkışına izin bile verilmiyordu. Ama Ali Bey bu kötü koşullara rağmen kararlaştırdığımız saatte saat 16.00 da Anıtkabir de hazır bulundu. İstemese kötü hava koşullarını gerekçe göstererek gelmeyebilirdi. O akşam önceden hazırlayarak adeta bir tiyatro salonuna dönüştürdüğümüz erbaş ve er yemekhanesinde, kendisini çağdaş meddah olarak tanımlayan Sayın Sinan Bayraktar´ın enfes sunumuyla Fenerbahçe kulübü sporcularının milli mücadeleye verdikleri çok değerli katkıları, İstanbul işgal altındayken sporcu ve yöneticilerin verdikleri mücadeleyi soluksuz izledik. Salonda erbaş ve erlerimizin yanı sıra davetli olarak hemen yanımda çok değerli komutanlar ve Türkiye´nin en büyük sanayicilerinden birinin torunu ile Fenerbahçe camiasından tanınmış birçok iş adamı vardı. Ben de emekli bir işçinin oğlu, Anıtkabir Komutanı olarak bu değerli konuklara ev sahipliği yapıyorum. Sunumu izlerken Atatürk´e ve Cumhuriyete bir kez daha minnet duydum. Düşünün, emekli bir işçinin oğlu olarak tamamen kendi çaba ve çalışkanlığımla liyakatle o makama atanmış ve o değerli konuklara ev sahipliği yapıyordum. O bakımdan yüce Atatürk´e ve tüm yurttaşlara eşit imkânlar sunan cumhuriyete sonuna kadar sahip çıkılması gerektiğine yürekten inanıyorum.

Ahmet Bey, bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Üç yıllık görev sürem boyunca defalarca şahit oldum ki insanlarımızın yüreğindeki Atatürk sevgisi çok derinlerde kök salmış vaziyette… Ama bu bizleri atalete düşürmemeli. Zaman zaman bu sevgiyi tazelemek gerekiyor. Özellikle de çocuklarımız ve gençlerimiz nezdinde.

Sayın TAYTAK çok teşekkür ederim.

Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk´ü ve onun değerli silah ve dava arkadaşlarını bir kez daha rahmet ve minnetle anarken, bu vesileyle Büyük Önderimizi bir kez daha anmamıza ve anlatmamıza fırsat verdiğiniz için ben sizlere teşekkür ediyorum.

                                                     -SON-

Not: Değerli okurlar, yoğun kitap çalışmam nedeniyle yazılarıma bir süre ara vereceğim. Şimdilik hoşçakalın

                                     ATATÜRK´ÜN İZİNDE (6)

                                           ANITKABİR (3)

                                   

Bir çağı kapatıp, yeni bir çağ açan Türkiye Cumhuriyeti´nin ulu önderi Mustafa Kemal ATATÜRK, devrimlerini Türk gençliğine emanet ederek 10 Kasım 1938 tarihinde vefat etti. Türk Ulusu da Ata´sına layık olan Anıtkabir´i inşa etmiştir. Her 10 Kasım´da ve fırsat buldukça Ata´sına olan sevgi ve saygısını onu ziyaret ederek göstermiştir.

Yazarımız Ahmet Erdoğdu´nun eski Anıtkabir komutanı Emekli Albay Muzaffer Taytak ile yaptığı röportajın son bölümünü 5. Sayfamızda okuyabilirsiniz. 

 

Anahtar Kelimeler: ATATÜRK, İZİNDE, ANITKABİR
Yazarın Diğer Yazıları
ATATÜRK´ÜN İZİNDE (4) (09 Kasım 2016 - Çarşamba)
ATATÜRK´ÜN İZİNDE (3) (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
ATATÜRK´ÜN İZİNDE (2) (25 Ekim 2016 - Salı)
ATATÜRK´ÜN İZİNDE (1) (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİ (8) (24 Mayıs 2016 - Salı)
KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİ (7) (16 Mayıs 2016 - Pazartesi)
KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİ (6) (07 Mayıs 2016 - Cumartesi)
KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİ (5) (02 Mayıs 2016 - Pazartesi)
“MİSAK-I MİLLİ ASGARİ PROGRAMDIR” (04 Nisan 2016 - Pazartesi)
KIBRIS NEREYE GİDİYOR? (22 Şubat 2016 - Pazartesi)
CHP NEREYE GİDİYOR? (3) (08 Şubat 2016 - Pazartesi)
CHP NEREYE GİDİYOR? (2) (05 Şubat 2016 - Cuma)
CHP NEREYE GİDİYOR? (1) (05 Şubat 2016 - Cuma)
DR. SEDA BAYINDIR ULUSKAN´LA SÖYLEŞİ (25 Ocak 2016 - Pazartesi)
TÜRKİYE VE DÜNYADA ENERJİ SORUNU (01 Ocak 2016 - Cuma)
KURTULUŞ SAVAŞININ KAHRAMAN GAZETESİ (25 Aralık 2015 - Cuma)
ERİŞ ÜLGER İSTANBUL SÖYLEŞİSİ (28 Kasım 2015 - Cumartesi)
TARİHTE BU HAFTA 29 EKİM ÖZEL YAZISI (29 Ekim 2015 - Perşembe)
HEPİMİZ OSMANLICA ÖĞRENİYORUZ! (05 Ekim 2015 - Pazartesi)
ÇANAKKALE CEPHESİ (05 Ekim 2015 - Pazartesi)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2015 - Pazartesi)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2015 - Pazartesi)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2015 - Pazartesi)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
I. DÜNYA SAVAfiININ 100. YILI (05 Ekim 2014 - Pazar)
NEDEN 29 EKİM? (05 Ekim 2013 - Cumartesi)
TARİHTE BU HAFTA (05 Ekim 2013 - Cumartesi)
ERİŞ ÜLGER İSTANBUL SÖYLEŞİSİ (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
KALAYLA ALAY EDİLEMEZDİ Kİ!
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANSPOR İÇİN GÜZEL NETİCE
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
SELAHATTİN SARIKAYA ANILAR
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
AT BİNİCİSİNE GÖRE KİŞNER
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
YENİ TÜRKİYE´NİN ÖNSÖZÜ
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
POZATTI´DAKİ TOPLANTI YAHUT POZANTI KONGRESİ 5 AĞUSTOS 1920
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
YARATICILIK VE EĞİTİM
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
DR.ERCAN ATALAY VE ASKF
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
DÜŞÜNCENİN BİLİM, SANAT VE GERÇEĞE UYGUNLUĞU-Fikri Akdeniz (*)
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Hadi Gözünüz Aydın...
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
AYRICALIKLI OLAN KİM?
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİYE HAYAT ÖPÜCÜĞÜ
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
NEO –LİBERALİZM SEVGİSİZLİĞİ KÖRÜKLÜYOR MU ?
İlhan ALPER
İlhan ALPER
SELAHATTİN SARIKAYA´NIN ARDINDAN
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
İnsanın Kendini Tanıması için Okumak Şart
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
LOZAN´IN 94. YILDÖNÜMÜNDE DÜŞÜNDÜKLERİM: İHANETLERİN HESABI MUTLAKA SORULACAKTIR.
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
KARADENİZ´DE PKK
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
İNTİHAR BELGESİNİ YIRTAN MECLİSTEN ARDINDA İNTİHAR MEKTUBU BIRAKAN MECLİSE
Celal Topkan
Celal Topkan
ERDOĞAN´IN KURDUĞU OYUNU GÖRMEK VE BOZMAK GEREKİYOR
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ben, Sen, O. Biz, Siz, Onlar
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
MAVİ ŞİMŞEKLER 34 PUANA DEMİR ATTI
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
KÖYDE BİR SABAH
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
YARATICILIK
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
ADANA´DA FUTBOL
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
İHTİYARLAR PERİŞAN EDİLMESİN
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
ÇOCUK GELİNLER
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
26 °C
Pazar
23 °C
Pazartesi
22 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg