(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


AŞI YA DA AŞ KUYRUĞUNDA AFRİKA

‘’Afrika halklarına yönelik gıda, ilaç dağıtımı ve aşı kampanyalarının altında deneysel başka niyetlerin olduğu birçok platformda yine yabancı kaynaklar tarafından dile getirilmekte’’


Yüzyılın küresel salgını karşısında insanlığın bekası için ilaç ve aşı umuduna sarıldığımız şu günlerde, Fransız doktorların korona aşısı denemeleri için, talihsiz şekilde Afrika’yı adres göstermesi, gözlerimizi ırkçılık tepkileriyle birlikte Kara Kıtaya çeviriverdi.

Fransızların önerisi, Afrika coğrafyasında benzer testlerin yıllardır yapılmakta olduğu acı gerçeğine de bir bilinçaltı göndermeydi.

Yakın geçmişte Uganda’da Afrikalı hayat kadınları üzerinde HIV/AIDS aşısı testleri yapılmış, ebola salgınında Kongo havzası kabilelerinde kitle ölümlerine yol açan yoğun aşı denemeleri uygulandığı iddia edilmişti.

AFRİKA KOBAYLIĞI

Asırlardır biriken yapısal sorunları ile iç savaş, kıtlık ve salgın hastalıklarla baş etmeye çalışan, dış etkilere açık Afrika halkları, uzun yıllar ilaç ve aşı testleri bağlamında deneme tahtası halinde kullanılmıştır.

Afrikalılara sunulan gıda, ilaç ve aşı kampanyalarının altında deneysel başka niyetlerin bulunduğu birçok platformda yine yabancılar tarafından dile getirilip, belgesellere konu olmuştu.

Ebola örneğinde, Kongolu aktivistler, virüsü bizzat yabancıların kendilerinin saçtığını ve tedavi bahanesiyle aşı testleri yürüttükleri iddiasıyla insani yardım kuruluşlarını silah zoruyla bölgeden uzaklaştırmıştı.

KORONA AŞISI

Çok uluslu ilaç endüstrisinin, aşı laboratuvarı olarak gördüğü Afrika’ya ilgisi korona sürecinde de hortlamıştır.

Batılı üniversite ve araştırma merkezleri, kendi ülkelerindeki aşı testlerini ancak az sayıda gönüllü ile yürütebilirken, Afrika’daki denek potansiyelinin zenginliğinin farkındadır. Bu potansiyel çoğu kez etik değerlerin göz ardı edilmesine davetiye çıkarabilmekte.

Endüstri çarkı, aşı denemelerine izin vermeleri veya göz yummaları için Güney Sudan, Sudan, Kongo, Nijerya ve Senegal kuşağındaki ülkelerle dirsek temasına geçmiş görünmekte.

Kongo, Senegal ve Nijerya’nın bu son derece cazip tekliflere karşı koyamayacağı tahmin edilmekte.

Bill Gates’in Nijerya hükümetine 10 milyon Dolar rüşvet karşılığında, 200 milyon Nijerya nüfusuna COVID aşısı zorunluluğu getirilmesi yönünde parlamento kararı alınmasını talep ettiği geçtiğimiz haftalarda gündem oluşturmuştu. Rüşvet haberini veren sitelerin daha sonra bir gecede siber saldırılarla kapandığı bilinmektedir. 

İlaç endüstrisine, arındırılmış denek alanları oluşturmak için, bazı coğrafyalarda, çocuk ölümleri pahasına, çiçek, kızamık ve kolera gibi rutin aşı kampanyalarının durdurulduğu da bölgeden gelen haberler arasında.

***

Batılıların aşı denemeleri için etik olmayan entrikalı ilişkileri ve ucuz kobay alanları edinme gayreti sürerken, Afrikalı insan hakları savunucuları ve aktivistlerin ilk kez organize şekilde harekete geçtiği görülmektedir.

Ebola deneyimli Kongolu militanların da yönlendirmesiyle, Afrika çapında bir ‘kobay olmak istemiyoruz’ kampanyası başlatılmıştır. Bu karşı koymanın karşılıklı ayak oyunlarının hakim olduğu bölgede nereye kadar gidebileceğini zaman gösterecektir.

Ancak, aşı izni rüşvetleri, rutin çocuk aşılarının durdurulması, zorunlu kobaylık talepleri gibi ayyuka çıkan duyumlara rağmen, kitlelerin Afrika çaresizliği içinde, bu gidişatı sorgulayacak enerji ve mücadele gücünü bulamayabileceği, kalan ömürlerini, malum insani yardım örgütlerinin ‘aş ve aşı’ kuyruklarında geçirmeye razı olmaları da mümkün görünmektedir.



YAZARLAR

  • Çarşamba 33 ° / 22 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Perşembe 35 ° / 22 ° Güneşli
  • Cuma 34 ° / 22 ° Güneşli
  • BIST 100

    119.339%0,00
  • DOLAR

    6,8614% 0,05
  • EURO

    7,7498% 0,17
  • GRAM ALTIN

    395,80% 0,52
  • ÇEYREK ALTIN

    653,07% 0,52