Av.Cemil DENLİ


ARTIK MECLİS VAR !?

Mustafa Kemal Paşa 9 Mayıs 1920


Yeni Adana Gazetesi´nden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile ilgili bir yazı yazmam istediğinde Mahzar Müfit Kansu´nun iki yıl önce okuduğum ?Erzurum´dan Ölümüne Kadar ATATÜRK´LE Beraber? adlı iki ciltlik anılarından aklımda Büyük ATATÜRK´ün beynime mıh gibi çakılı kalan ?ARTIK MECLİS VAR!? sözünü anımsadım

Büyük Atatürk´ün en belirgin özelliği ?Meşruiyetçi? oluşudur. Bütün yetkilerin kendisinde toplandığı ve her şeyi yapabilme erkine sahip olduğu dönemlerde bile meşruiyetten (yasallık=Egalite) bir an bile ayrılmayı düşünmemiş, kendisine sunulan diktatoryal yetkileri elinin tersiyle itmiştir. Bu yönü ile tarihte eşi yoktur. Atatürk, tarihin en büyük devlet adamıdır ve Bir İngiliz Gazetecinin yazdığı gibi,  ?Atatürk´ün büyük kıymetlerini gösteren  hiçbir adamı  tarih henüz kaydetmemiştir.? ?Dünya yurttaşları? sözü Atatürk´ündür.  Atatürk bütün çağların en büyük entelektüelidir. Yaşamının her anında yalnız ve yalnız ulusunun esenliğini, geleceğini ve devletin bekasını düşünmüştür. Bu yönü ile de tarihte benzersizdir. Kişisel ikbal ve hırs peşinde koşmamıştır. 

Bu yazımda O büyük dahinin Türkiye Büyük Millet Meclisi ile ilgili bazı konuşmalarından birkaç alıntı yapmakla yetineceğim ve bugün Meclis sistemini ortadan kaldırıp ülkenin kaderini ve yazgısını koltuğuna oturttuğu bir İmam Hatip Okulu öğrencisine ?Artık güç sende, ister asarsın ister kesersin!? anlamında sözler kullanan zihniyetteki bir kişiye bırakmayı tasarlayanların bu sözlerden dersler çıkarmalarını tavsiye edeceğim:

Mustafa Kemal Paşa  Erzurum´da 23 Temmuzdan 7 Ağustos 1919 tarihine kadar 14 gün süren Erzurum Kongresi´nde Cemiyet Tüzüğü´ne uygun olarak yapılan seçimde ?Heyet-i Temsiliye´nin Başkanı seçildi. Yine  4 -13 Eylül 1919´da yapılan Sivas Kongresinde de seçilen ?Heyet-i Temsiliye? üyeleri ile birlikte oluşan ?Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesi'nin başkanı seçildi.

Mustafa Kemal, Heyet-i Temsiliye´nin bazı üyeleri ile birlikte ile 27 Aralık 1919 tarihinde Ankara´ya geldi. Başkanı olduğu Heyet-i Temsiliye´nin yetkileri çok geniş ve önemli idi. Atatürk bu geniş ve önemli yetkilerin bir an önce Milletin temsilcilerinden oluşacak bir Meclis´e devrini istediği için,  bir yandan iç isyanların bastırılması, bir yandan işgal güçlerinin yurttan atılması, bir yandan da İstanbul Hükümetinin entrikaları ve engellemeleri  ile uğraşırken bir yandan da Ankara´da Türkiye Büyük Millet Meclisi´nin toplanması çalışmalarına hız verildi ve tüm zorluklara ve engelleme girişimlerine karşın 23 Nisan 1920 günü Ankara´da Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Mustafa Kemal Meclis Başkanlığına seçildi. O günden sonra ulusun kaderini belirleme yetkisinin dayanağı ve kaynağı değişti. Ulus kendi yazgısını belirleme hak ve yetkisini kendi eline aldı. 

 Meclisin açılması hazırlıkları sırasında Büyük Atatürk arkadaşlarına şunları söylüyordu:

"Ben her kerameti meclisten bekleyenlerdenim. Bir devre yetiştik ki, onda her şey yasal olmalıdır. Millet işlerinde haklılık ancak ulusal kararlara dayanmakla, milletin genel eğilimini yansıtmakla olur. Bence meclis nazariye değil gerçektir ve gerçeklerin en büyüğüdür. İlkin ordu ve sonra meclis deniliyor. Oysa ki orduyu yapacak olan millet ve onun adına meclistir.  Çünkü ordu demek yüz binlerce insan ve milyonlarca değerinde varlık demektir. Bunu ancak milletin karar ve kabulü meydana çıkarabilir;  ve.bir kere bu duruma geldikten sonra milletin hayat ve varlığına ters düşen zulümlerle baskıların tümünü kaldırmaya güçlü olmak yetkisini yalnız nazariye olarak değil eylem olarak da kazanmış oluruz." (Mart 1920)

Mustafa Kemal hem "Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Heyet-iTemsiliye Başkanlığı hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı sıfatlarını taşıyordu. Mustafa Kemal´e göre Meclis´in açılması ile birlikte Heyet-i Temsiliye´nin işlevi fiilen bitmiş idi.  Ancak  Sivas Kongresi Tüzüğü gereğince Kongrece Heyeti Temsiliye´nin akibeti hakkında bir karar verilmesi gerekiyordu. Ancak bu işe ayıracak zaman yoktu.

Meclis´n açılmasından sonraki günlerde, Mustafa Kemal Paşa tarafından iç isyanların bastırılması ilgili olarak 9 Mayıs 1920 günlü Gizli oturumda Türkiye Büyük Millet Meclisine bilgi verildiğini, ancak Heyet-i Temsiliye olarak kendilerine bilgi verilmediğini söyleyen Hakkı Behiç Bey´e "-Artık Meclis var!" diyerek, hem Heyet-i Temsiliye´nin görevinin fiilen sona ermiş olduğunu hem de artık tek ve meşru yetkilinin Türkiye Büyük Millet Meclisi ve onun hükümeti olduğunu söyleyerek Meclisin önemini ortaya koymuştur.

Atatürk, Büyük Utku´nun kazanılmasından sonra yaptığı bir konuşmada diyor ki:

?Cihan tarihinde bir Cengiz, bir Selçuk, bir Osmanlı devleti kuran ve bunların tümünü olaylar ile deneyen  Türk Milleti  bu kez kendi adına ve sanına bir devlet kurarak  bütün felaketlerin  karşısında sahip olduğu yetenek ve güçle yer almıştır.  Millet alınyazısını doğrudan doğruya eline aldı ve ulusal saltanatı ve egemenliğini bir kişiye değil, halkın tümünce seçilen vekillerden kurulan bir yüce mecliste temsil etti. İşte o meclis yüksek meclisinizdir. Milletin saltanat ve egemenlik makamı yalnız ve ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi´dir ve  bu egemenlik makamının hükümetine, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti derler. Bundan başka bir saltanat makamı bundan başka bir hükümet kurulu yoktur. ?

Bu gün Türkiye Büyük Millet Meclisi´nin açılışının ve Büyük Türk Ulusu´nun kendi yazgısını belirleme hakkına kavuştuğu kutlu günün 96. yıldönümüdür.

Büyük Türk Ulusu! 23 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız  Kutlu Olsun !...                                                                                



YAZARLAR

  • Perşembe 30 ° / 16 ° Güneşli
  • Cuma 32 ° / 17 ° Güneşli
  • Cumartesi 33 ° / 18 ° Güneşli
  • BIST 100

    1.198%-1,09
  • DOLAR

    7,9426% 1,66
  • EURO

    9,3975% 1,44
  • GRAM ALTIN

    486,54% 0,63
  • Ç. ALTIN

    802,791% 0,63