Prof. Dr. Süleyman BOZDEMİR


AKP DÖNEMİNDE UYGULANAN ANTİ-ATATÜRKÇÜ EĞİTİM POLİTAKASINA BİR BAKIŞ (4)


Aslına bakarsanız, AKP döneminde eğitimle ilgili ne yapıldıysa hepsi eğitime öğretime indirilmiş birer darbedir ama 2017-2018 öğretim yılında uygulamaya konulan bir öğretim programı var ki, öncekilere rahmet okutacak cinsinden! Bu programın hazırlanışında MEB’i yıllardır yönlendiren, din merkezli bir eğitimi savunan bir eğitim sendikasının ( Eğitim-Bir-Sen) ve bazı kişilerin çok etkin rol oynadığı anlaşılıyor. Örneğin, FETO’nun Uzakdoğu imamı olan bir İmam Hatip öğretmeninin yazdığı “ Eğitimde Anadolu Modeli” kitabından farklı esintiler taşıdığı iddia edilmektedir( F. Dilek Gözütok). Bu kitapta, her konuda akıl tek başına doğru bir iş yapan olarak görülmez…” Her problemin çözümü akılla olmaz, İnsan bütün problemlerini akılla çözecek olsaydı Allah’ın Peygamberlerini kutsal kitaplarla göndermelerine gereksinim duyulmayacaktı. Akılla elde edilemeyecek gerçekleri nakil (vahiy) yolu ile elde eder” denmektedir. Cumhuriyet ve Cumhuriyetle gelen kazanımlar “ batının etik yoksunu ve dinimize aykırı materyalist uygulamaların bir taklididir” görüşü savunulmaktadır. Cumhuriyetle gelen eğitim sistemini hatalarla dolu gören, bunun bir örneğini de “ Evrim bir ilimmiş, bir hakikatmiş gibi okutuldu” diye veren bilim dışı bir anlayışın özlemi bu programlarda giderilmiştir.

Bilimsel bir çalışmanın ürünü olan, Biyoloji programında öğretilen “ Hayatın Başlangıcı ve Evrim” ünitesi yeni programdan çıkartılıyor, “yaratılış savı” mutlaklaştırılıyordu. “ Programın Uygulanmasına İlişkin İlke ve Açıklamalar” bölümünde  “ ünite konuları ayet ve hadisler temel alınarak işlenmelidir” yazılarak ayetlerin meal, tefsir(yorum) farklılıkları, hadislerin tartışmalı olduğu göz önünde bulundurulmamış ve cumhuriyete, laikliğe, insan ve kadın onuruna karşıt ifadelerin ders kitaplarına daha fazla girebilmesinin önü açılmıştır. Evrim konusunun atılmasıyla eğitimin bilimle kurduğu temel bağ da koparılıyordu. Evrim kuramı çocuğa, çevresiyle bilinçli olarak etkileşime başladığı dönemden itibaren anlayacağı sözcüklerle ve örneklerle öğretilmelidir. Evrimi anlamak bilimsel düşünebilmek demektir. Doğal olarak 3 saat olan Biyoloji dersi fazla oluyor ve ders 2 saate indiriliyor.

Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji derslerinde “sadeleştirme” diye yapılan hafifletmeyle, atılanlardan geriye kalan konuları temellendirme olanakları sınırlandırılıyor; bu konuların içselleştirilmesine değil, ezberlenip geçilmesine kapı açılıyor. Liselerde 1 saat olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi her kademede 2 saate çıkarılıyor. Yani okul türlerinin tümü imam hatipleştirilerek “ eğitimde birlik” sağlanıyor. T.C. İnkılap Tarihi 12.sınıflara uygun görülüyor. Pratiği olmayan, gerçekleşmeyen, göstermelik ne kadar ders varsa 12. Sınıf tam bunlara göre. Cumhuriyet Tarihi ve Atatürk’ü gizlemenin en iyi yolu bu dersi 12. Sınıflara bırakmak! Onlar beşten seçmeli sorularla mekanikleşerek üniversiteye hazırlık yaparken T.C. İnkılap Tarihi dersini kim takar? Nihayet kimse takmıyor! Seçmeli derslerin toplam sayısı da 35’ten 40’a çıkıyor. Ne kadar seçmeli ders, o kadar boş zaman yani!

Bilindiği gibi MEB ile  “ Hizmet Vakfı” arasında “ Toplumsal Duyarlılık Projesi” kapsamında değerler eğitimine yönelik bir protokol (MEB Hayatboyu Öğrenme Genel Müdürlüğünde çalışan yedi görevli tarafından) imzalanmış ve Hizmet Vakfı bu konuda bir kitapçık hazırlamıştır. Bu kitapçık kapsamında MEB’e bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarında değer eğitimi seminerleri vereceği protokole bağlanmıştır. Kitapçıkta bazı olumlu özellikler yer almakla beraber daha çok mantık dışı ve hurafelerle desteklenmiş dini değerlere, “Hastalık ve Musibetin Anlamı”, bir şairin “ Ölüm güzel şey, hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber” ifadesi, “İnsanın hastalık ve sıkıntılarla günahları dökülür” gibi anlatımlar yer almaktadır. Hizmet Vakfına hazırlatılan bu kitapçıkta çocuklarımıza öğretilmek istenenler Anayasanın ve Milli Eğitim Temel Yasasının Laiklik, Bilimsellik, Eşitlik ilkelerine, AİHM kararlarına ve imzaladığımız uluslararası sözleşmelere aykırıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti 17-25 Aralık’tan ve 15 Temmuz kalkışmasından sonra Hizmet Vakfı/ Gülen Hareketini FETÖ adıyla terör örgütü ilan etmiş, yüzbinlerce kişiyi bu nedenle kamu hizmetinden uzaklaştırmış ya da tutuklamışken, 2017 Öğretim Programında Hizmet Vakfı’nın ürünü olan “Değerler Eğitimi ”nin, önceleri sadece Sosyal Bilgiler Ders Programında bulunurken, bütün derslere neden yayıldığı anlaşılamamıştır. Bu, adına “değer” denen hurafelerin okulöncesinden başlanarak çocuklara benimsetilmesi durumunda o çocuklara öğretim programının gerçekleştirmeyi hedeflediği bilimsel düşünme, eleştirel düşünme, yansıtıcı düşünme, karar verme, analiz ve sentez gibi 21 yy. üst düzey düşünme becerileri nasıl kazandırılabilecektir?



YAZARLAR

  • Çarşamba 33 ° / 22 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Perşembe 35 ° / 22 ° Güneşli
  • Cuma 34 ° / 22 ° Güneşli
  • BIST 100

    119.339%0,00
  • DOLAR

    6,8640% 0,09
  • EURO

    7,7505% 0,17
  • GRAM ALTIN

    395,86% -0,03
  • ÇEYREK ALTIN

    653,169% -0,03