Prof. Dr. Süleyman BOZDEMİR


AKP DÖNEMİNDE UYGULANAN ANTİ-ATATÜRKÇÜ EĞİTİM POLİTAKASINA BİR BAKIŞ (2)


İlköğretimde Ses Temelli Cümle ve Eğik El Yazısı Uygulaması:

AKP iktidarının 18 yıldır eğitime yaptığı en büyük kötülüklerden biri de öğretim programlarında sık sık yaptığı değişiklerdir. MEB, 2005 İlköğretim Okulları Programı ile ilk okuma yazma öğretiminde sesi temel alan bir ilk okuma yazma öğretimi yaklaşımı benimsemişti. Yöntemin adı “ Ses Temelli Cümle” yöntemi olarak belirlenmişti. Benimsenen bu yöntemle okullarımızda bitişik elyazması uygulamasına da geçilmiş oldu. Bu programa karşı bilim çevrelerinden çok şiddetli eleştiriler gelmesine karşın 12 yıl uygulandıktan sonra 2017’de “eğik el yazısı” uygulamasından vazgeçildiği duyurulmuştur.

2005 öğretim programı küreselleşmenin ihtiyacına yanıt verecek, dünyayla rekabet edecek ‘birey’ yetiştirmeyi hedeflemişti. 2004 yılında hazırlanan program:

            Yetkin olmayan konu alanı uzmanları bazen de alan dışı kişilerce hazırlandığı, yetkin program geliştirme uzmanları içermeyen komisyonlarca hazırlandığı, program geliştirme bilim alanı ilkelerine uyulmadan oluşturulduğu, pilot uygulama yapılırken kitapların yazdırıldığı, pilot uygulama sonuçlarının programa yansılmadığı, Atatürk ve Devrimlerine yer verilmediği, Türk Milli Eğitiminin Amaçlarına ve demokrasi kültürü oluşturmaya hizmet etmediği, beş sınıfın aynı yıl uygulamaya konulduğu, programın öğretmenlere yeterince tanıtılmadığı, hiçbir araştırma sonucuna dayanmadan hatta araştırma sonuçları yanlış olduğunu belirtmesine karşı okuma yazma öğretiminde “ ses temelli okuma ve eğik el yazısına” geçildiği, okuma yazma öğretimine bütün dünyada olduğu gibi A-B-C harfleriyle başlamak yerine E-L harfleriyle başlandığı konularında ciddi eleştiriler almıştır (Prof. Dr. F. Dilek Gözütok, “Eğitimde Gericileşmenin Son 15 Yılı, Öğretmen Dünyası, Ekim 2017 sayısı”.

            Ses temelli okuma ve eğik el yazısına geçiş konusunda yapılan araştırma bulguları çocukların küçük kas gelişiminin uygun olmadığını vurgulamasına karşın üstelik eğik el yazısı öğretmeyi bilmeyen öğretmenlerle bu uygulamada da ısrarcı olunmuştur. Okulda öğretilen eğik el yazısı kitap, dergi, gazete vb. yazın ortamında hiç görmeden, öğrendiklerinin yaşamla bağlantısını kuramayan bir kuşak ziyan edilmiştir.

            MEB bu eleştirileri dikkate almadan kendi politik kadrosuna yaptırdığı, bazıları çeviri kokan bu programı 2005’te Türkiye genelinde uygulamaya koymuştur. İlk beş sınıfı kapsayan 2005 öğretim programının ardından 6-7 ve 8. Sınıf programları kademeli olarak uygulamaya konmuş, lise programları ise yetkin olmayan başka ekipler tarafından hazırlanmıştır. Üniversitelerin, öğretmen meslek örgütlerinin,  velilerin eleştirdiği, itiraz ettiği, hatta dava ettiği 2005 programı ısrarla uygulanmış ve 2016’da mezun vermiştir. Dava edilen Türkçe 1-2-3-4-5. Sınıf, Hayat Bilgisi 1-2-3. sınıf programlarını Danıştay 8. Dairesi “ Türk Milli Eğitiminin Amaçlarına ve demokrasi kültürü oluşturmaya hizmet etmemesi ve Atatürk ilke ve inkılaplarına uygun olmaması” nedenleriyle iptal etmiştir. MEB iptal edilen bu derslerin programlarına bazı cümleler ekleyerek yeni bir program yapmış gibi aynı kitaplarla “2009 programı” diye Talim Terbiye Kurulundan geçirmiş, sanki programlar iptal edilmemiş gibi davranmıştır.

            PISA, TIMMS gibi uluslararası ölçme sistemlerinde 15 yaş çocuklarının başarısını yükselteceği iddiasıyla bir reformmuş gibi uygulanan bu programlara PISA ve TIMMS’de Türkiye’nin başarısı yükselmemiş, hatta bazı alanlarda düşmüştür. Benzer bir başarı düşüşü üniversite giriş sınavlarında da yaşandığını daha önce ilgili bölümde sayısal verilerle gösterilmişti.

2005 öğretim programlarında ihtiyaç analizi, yetkin kişilerden program ekibi oluşturma, program taslağını hazırlama, materyal üretme, pilot uygulama, öğretmen eğitimi yapma, pilot uygulama sonuçlarını program taslağına yansıtma ve programı kademeli olarak uygulama gibi bilimsel bir yol izlenmediği için programın uygulaması başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 2005- 2017 yılları arasında okuyan ilköğretim öğrencileri heder edilmiştir.” İşi uzmanlarına bırakmış olsalardı çok başarılı bir uygulama olabilirdi” diyen eğitimcilerde var. Bu konuda, Öğretmen Dünyası Ağustos 2017 sayısında çıkan “ El Yazısı Uygulaması ve Kaçırılan Bir Fırsat” başlıklı makalesinde Prof. Dr. Süleyman Çelenk diyor ki:“ İlköğretim okulları birinci sınıflarında okutulan ilk okuma-yazma öğretim programında öngörülen el yazısına geçiş etkinliği, çocukların gelişim özellikleri de dikkate alınarak iyi programlanıp öğretmenler ve veliler de bu yazının anlamına ve önemine inandırılabilseydi çocuklarımıza kazandırılamayacak bir beceri değildi.  Eğer bitişik el yazısı becerisi çocuklarımıza kazandırılabilseydi, bütün ülke vatandaşlarının ortak kullanabileceği bir yazma karakteri geliştirilebilirdi. Ortak değerlerde ve buna bağlı benzer becerilerde bütünleşmiş bir ülkenin ulusal bir karaktere daha sahip olabilirdi. Bir daha böyle bir fırsat gelir mi? Bilinmez.”



YAZARLAR

  • Çarşamba 28 ° / 16 ° Fırtına
  • Perşembe 29 ° / 16 ° Güneşli
  • Cuma 32 ° / 15 ° Güneşli
  • BIST 100

    108.097%0,77
  • DOLAR

    6,7049% 0,00
  • EURO

    7,5074% 0,08
  • GRAM ALTIN

    372,89% -2,11
  • ÇEYREK ALTIN

    615,2685% -2,11