Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?


İYİ İNSAN OLMAK

Yazı yazmak benim için yemek yemek, su içmek, ihtiyaç gidermek gibi zorunlu bir davranıştır.


             Bu âlemde 1975 yılından bu yana çaba harcıyorum.

            O da yaklaşık kırk yıl yapar. Demek ki yaşamımın yarısından fazlasını yazı yazmakla geçirmişim. Buda azımsanmayacak kadar önemlidir.

            Lise yıllarında küçük bir deftere kayıt yaptığım şiirlerim bu gün iki kitap olarak piyasada dolaşmakta. Daha sonra yazdığım yüze yakın hikâyeler, fıkralar, kiyaplaşmış, köşe yazılarım kitaplaşmak için zaman sayıyor. Bütün bunların yanında ÇUKURAĞALI Romanımın ikinci cildi bana “Başla!” diye yalvarıyor. Bense bu yaştan sonra çiftçiliğe önem vermeye çalışıyorum. Ama o da yarım kalacak. Çünkü artık yaşlanıyoruz. Dizlerim bu işi götüremez oldu. Gözlerim okumama, araştırmama artık dayanmıyor.

           25.06.2019 da Gazeteye gönderdiğim son yazım “KUTSAL NÖBET” den sonra bu işi bırakmaya, artık köşe yazısı yazmamaya karar vermiştim. Fakat aylar sonra gazeteye baktığım da o yazımı yaklaşık dört bin kişinin okuduğunu gördüm. Bu olay hassas yüreğimi tekrar alevlendirdi. Çünkü bizim gibi insanlar alkışı görünce dayanamazlar. Her okunuş bizim için bir alkıştır. Sanatçılar alkış karşısında hiçbir şey yapmasalar bile hüngür hüngür ağlamaya başlarlar. Bende böyle bir duyguyla bu yazıyı yazmaya karar verdim. Bu güzel alkışa dayanamadım.

          Yazı yazmamak benim için kolay iş değildir.

           Geçen zaman içinde elbette boş durmadım. Sanırım otuza yakın şiirlerimden beste yaptım.”KUTSAL TOPRAKLARA GİDERKEN” roman dosyamın sonuna geldim. Adını henüz koyamadığım,” KUR’AN DİYOR Kİ” kıssalar dosyasına yeni eklemeler yaptım. Kuranda peygamber isimlerini tek tek inceledim. Her peygamberin kuranda kaç defa ve nerede geçtiğini çıkardım. Allah’tan bu araştırma sonunda birçok hikâye ve kıssaların olduğunu fark ettim. Ölmeden bu araştırmayı bitirmeye çalışıyorum.

           Geçenlerde Gaziantep’e gitmiştim. Orada bir yazar arkadaşımla buluştum. Onunla sohbet ortamında bana “ON BEŞ DAKİKA EDEBİYAT” dizisinden bahsetti. Ona devam etmemi söyledi. Bu da beni memnun etti. Demek ki yaptığım işler, bazıları tarafından takip ediliyor. Onları bundan yoksun bırakmamalıyım.

          Yaşamım boyunca siyasetin içinde görünmüş olsam da, Atatürkçülük düşüncesinden ve vatan millet aşkından başka bir yol tanımadım. Kimine göre milliyetçi, kimine göre ulusalcı, kimine göre sosyal demokrat gibi görünsem de hiçbir partinin içine girmemiştim. Bazı olaylar karşısında benim de bir yerde olmam gerektiği, iç duygularıma hükmetti. Sonunda o düşünceye kapılıp, İYİ PARTİ’ ye üye oldum. Beni delege seçmişlerdi. Fakat bazı olaylar nedeniyle ondan da soğumuş, partiye bir süre gitmemiştim. Bazı arkadaşların tavsiyesi nedeniyle olacak beni tekrar göreve çağırdılar. Verilen göreve itiraz edemezdim. İYİ PARTİ Kadirli İlçe Başkan yardımcılığı görevine geldim.

Topluma hizmet etmek düşüncesiyle ve de “İYİ PARTİ’de İYİ İNSANLAR BULUNUR.” Sloganı ile göreve başladım. Orada kırk bir tane pırıl pırıl iyi insanla tanıştım. Her biri benim kadar milliyetçi, benim kadar ulusalcı, benim kadar Atatürkçü, benim kadar samimi dürüst ve vatansever kişilerdi.

                Amacım siyasi düşmanlar edinmek değildir.

                Doğru bildiğim konuları halkımla paylaşmak, siyasi sahnede dürüstlüğün sembolü olmak ve bunu tatbik etmek düşüncesindeyim. Önemli olan yetkili iken dürüst olmaktır. Otuz yıllık memurluk hayatımda alnımın akıyla bunu tatbik ettim. Siyasi ortamda da başarılı olacağımdan kimse endişeye düşmesin. Amaç iyi insan olmaktır. Bu düşünceyle kafamdaki slogan şudur.

               “İYİ PARTİ’de İYİ İNSANLAR BULUNUR.”

Allah bu düşünceden bizi başka yere saptırmasın.

             Son aylarda ülkemiz karanlık günlerden geçiyor. 

             Altmış yıla yakın müttefikimiz olan ama her fırsatta ülkemizin aleyhine işler çeviren ABD, artık kötü yüzünü saklamıyor. Ülkenin Cumhurbaşkanına söylenmeyecek hakaretlerde bulunuyor. Bunu kınıyorum ve gerekli cevabın verilmesini bekliyorum.

              Suriye halkı bizim düşmanımız değildir. Onların başına gelecek her musibet bize mutlaka dokunacaktır. Bir an önce merkezi hükümetle işbirliği yapıp, ülkenin toprak bütünlüğünün sağlanması ve içimizdeki Suriyelilerin ülkelerine dönmesi mecburidir. Başka şeytani düşüncelere girip bunun uzatılması ülkeye büyük zararlar getirecektir.

             Geçenlerde AKP Genel Başkanının Ana muhalefet liderine “Buradan kemik çıkmaz.” sözü uygun bir üslup olmamıştır.

             TSK bizim bir parçamızdır. Türk Milletinin koruyucusu tek kuvvettir. Onu yıpratmak bu Millete fayda getirmez. İktidarın bu konudaki tutumu bizi düşündürmektedir.

            Son günlerde Atatürk’e karşı büyük bir sevgi patlaması yaşanmaktadır. Dilerim bu devam eder ve O’nun kıymetini ilelebet unutmayız. O’nu unutmamak Cumhuriyeti yaşatmakla eş anlamlıdır.        

                 Sürçü lisan ettik ise af ola, isterim ki insan önce insan ola.

 



YAZARLAR

  • Cuma 21 ° / 16 ° Fırtına
  • Cumartesi 22 ° / 15 ° Sağanak
  • Pazar 20 ° / 13 ° Güneşli
  • BIST 100

    103.781%0,00
  • DOLAR

    5,7567% 0,13
  • EURO

    6,3504% 0,15
  • GRAM ALTIN

    271,86% 0,65
  • ÇEYREK ALTIN

    448,569% 0,65