Mehmet BABACAN, Eğitimci- Yazar ve Şair


   İNTİKAMCI DEĞİLİM AMA!

“ İmece” başlıklı yaşam öykümün sonunda sürgün edildiğimi belirtmiştim. O sürgün ehveni şer sayılırdı. İl içiydi. Tarsus’un Tepetaşpınar Köyüne sürülmüştüm. Köy Çamlıyayla İlçesine bağlı bir Yörük köyü idi. Tek öğretmenli okulda, genç bir öğretmen çalışıyordu. Öğretmenle, okulla, öğrencilerle tanışma süreci ilk günümü doldurdu.


“ İmece” başlıklı yaşam öykümün sonunda sürgün edildiğimi belirtmiştim. O sürgün ehveni şer sayılırdı. İl içiydi. Tarsus’un Tepetaşpınar Köyüne sürülmüştüm. Köy Çamlıyayla İlçesine bağlı bir Yörük köyü idi. Tek öğretmenli okulda, genç bir öğretmen çalışıyordu. Öğretmenle, okulla, öğrencilerle tanışma süreci ilk günümü doldurdu.

Okula yakın bir barakayı gösterdi öğretmen “ Bir arkadaş çay ocağı olarak işletiyor. Haydi, bir çay içelim” dedi. Çayhane iki masalı, divan gibi bir sediri olan, küçücük bir barakaydı. Vardığımızda iki kişi sedirde oturuyor; bir yaşlı ile bir genç de 66 oynuyorlardı. Kırk daha yeter lafı yabancımız değildi. Çaylarımızı aldık. Oyun oynayan yaşlının muhtar olduğunu fısıldadı öğretmen arkadaş. Bu dönemde de seçilirse, muhtarlıktan emekliliği bekleyen, fanatik bir AP’ li imiş. O sırada oyun arkadaşı muhtara beni sormuş olmalı ki, sataşırcasına bir sesle ” Yav öğretmenmiş. Komünistlikten sürgün gelmiş” dedi. Hemen yanıtladım ben de: “ Doğru, ben buraya sürgün geldim. Demek ki burası sürgün yeri. Ben yarın giderim de, sizi Allah kurtarsın. Büyükleriniz sizi hep sürgünde sayıyor olmalı. Muhtar oyunu bıraktı, hışımla çıkıp gitti.

Akşam, öğretmenle söyleşirken, köyü sorguladım. “ Halkın yarısının CHP’li olduğunu; ancak, Muhtarın terörü yüzünden, ses çıkaramadıklarını söyledi. Hatta Muhtarın, her türlü kötülüğü yapabilecek vurucu bir tim hazırladığı söyleniyor” dedi arkadaş. Adam, son kozunu oynamaya soyunmuş belli ki. 1977 yerel seçimine yalnızca 3 gün kalmıştı.

İkinci soruyu yönelttim öğretmenime: Bu CHP kesiminde, öncü olabilecek kimse yok mu? “ Sürmeli dedikleri biri var Hocam. Yiğit bir adam. Eski bir kamyonu var. Onunla taş, toprak çeker. Kamyonumu dinamitlerler diye korkuyor.” Bu Sürmeli ile nasıl görüşebileceğimizi, sordum? “ Gündüz olmaz Hocam. Evi yakın. Gece yarıdan sonra haber vereyim, kabul ederse görüşürsünüz.” Zaman son derecede sınırlıydı. Gerçekten, gece 24’ten sonra pijamasıyla geldi Sürmeli. Tanıştık. İşin önemini belirten yüreklendirici birkaç laf ettim; kaynaştık. İsim isim yazarak, köyün seçmen dökümünü yaptık. CHP’li seçmen 9 grup halinde kümeleniyordu. Her kümenin öncüsü vardı. Asıl önemli olan o öncülerle görüşmek ve onları yönlendirmekti. Sürmeli öneri getirdi: “ Siz görüşemezsiniz. Yarın ben görüşeyim. Gece yarıdan sonra, gene burada buluşalım.” Sonraki gece 1.00 sularında tek tek düşmeye başladı grup şeflerimiz. Yedi kişi gelebildi; 2 kişi köyde değillermiş. Seçmen dökümünü bir kez daha yaptık. Kuşkulu görülen 6 oy vardı. Onların yarısı bile yetebilecek gibi görünüyordu.

Sıra aday konusuna gelmişti. Adaylığı göze alabilen yoktu. Sürmeli’ye yöneldim.“ Kamyonum tek geçim kaynağım” deyip duruyordu. O kadar üstüne gittim ki, "sen erkek değil misin?" demeye kadar vardırdım. En sonunda “ Bu kelle gidecekse, bu yolda gitsin” diyerek, kabul etti. Ama sabahı merak ediyordum. Gecenin kararı, çok Zaman sabahın aydınlığında değişiverirdi. Sabahında, okulun yanından geçen Sürmeli’ye, n’aber kabilinden bir işaret çaktım. Kafasıyla tastik işareti verip geçti. Kararın değişmediği anlaşılıyordu. Erdemli’de seçmen olduğum için, ben Erdemli ’ye dönmeliydim. Görüşmeler gizli yapılacaktı. Toplantı yaptığımız; hele öğretmenin evinde toplandığımız, asla açığa çıkmamalıydı. Çok sıkışırsanız, sürgün gelen öğretmen örgütledi diyebilirsiniz, dedim.

                   ***

İki gün sonra merak ettiğimiz haber geldi. Sürmeli 1 oy farkla kazanmıştı. Kaybeden eski muhtar, Tarsus’ta yakaladığı AP milletvekilinin yakasına yapışmış“ Bizim köye sürgün gönderdiğiniz o namussuz komünist beni muhtarlıktan etti. Bu intikamım alınmazsa ben yaşayamam” diye, bar bar bağırıyormuş.

Bir hafta sonra, Ankara’dan telefon açtı arkadaşlarımız. Eşimle birlikte Van İli emrine atanmışız. Üzüntümüz nedeniyle doktor rapor verdi. Raporumuz bitmeden Ecevit Hükümet kuruldu da, Van seyahatimiz yapılamadı. 26. 09. 2020.

 

 



YAZARLAR

  • Pazar 32 ° / 17 ° Parçalı bulutlu
  • Pazartesi 29 ° / 16 ° Fırtına
  • Salı 24 ° / 15 ° Sağanak
  • BIST 100

    1.112%-1,30
  • DOLAR

    8,3407% 0,63
  • EURO

    9,6699% -0,11
  • GRAM ALTIN

    504,95% 1,52
  • Ç. ALTIN

    833,1675% 1,52