Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?


  İLK KURULTAY

Bizim yörede Kadirli- Kozan fıkraları meşhurdur. Kadirlililer, Kozanlılara Kozanlılar da, Kadirlililere fıkra üretmekte çok marifetlidirler. Bazen bu fıkralar siyasette de kullanılır. İşte onlardan biri;


         Adanalı bir kardeşimiz ölmüş. Çok günahı varmış. Ölür ölmez melekler onu cehenneme atmışlar. Cehenneme düşen Adanalı bir gün;

         “Şu cehennemi bir gezeyim, bakalım kim var kim yok?” demiş.

           Bulunduğu yerden dışarı çıkmış etrafı dolaşmaya başlamış. Bir yere varmış ki dokuz tane kazan var. Her kazanın altına ateş yakmışlar suyu fokur fokur kaynıyor. Kazanların sekiz tanesinde kıpırdama yok. Birinde ise adamın biri dışarı çıkmak için çırpınıp duruyor. Tam çıkacağı vakit, kazanın dibine düşüyor. Biraz sonra başka bir adam çıkmak için cırpınıyor. Fakat o da tam çıkacağı vakit kazanın dibini boyluyor. Bu böyle durmadan tekrarlanıyor. Bu olay Adanalının dikkatini çekiyor. Yanındaki zebaniye diyor ki;

              “Bu kazanda kim var? Tam çıkacağı zaman geri düşüyor.”

             Zebani diyor ki;

              “O kazanın içinde Kadirlililer ile Kozanlılar var. Biri kazandan çıkmaya çalışıyor diğeri ayağından çekip içine atıyor.”

            Bütün bu anlatılanlar elbette bir fıkradan ibaret. Fıkra bile olsa bize birlik ve beraberliğin mesajını iletmektedir. Atalar boşuna dememişler,

           “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.”

            Bu pazar Kadirli İlçemizde İyi Parti İlçe kongresi vardı. Benim de yönetimde bulunduğum İlçe başkanı seçimine gidiyordu. Karşımızda daha önce beraber çalıştığımız bir arkadaşımız vardı. Her ikisi de sevdiğim saydığım insanlardır. Ayrıca rakip olmak düşman olmak değildir. Bir bayrak yarışıdır bu. Bayrağı bir adım ileriye götürme işidir.

          Yönetimde olduğumdan biliyorum ki; zamanımızın çoğunu partinin iç işlerinde harcadık. Yeni üyeler kaydetmek, toplantılarda bulunmak, partimizi temsil etmek, siyasette önemli iştir. Bunlara, cenazeleri, düğünleri ve kutlamaları da eklemek gerekir. Ayrıca Kaymakamlık toplantıları da önem arz eder.

          Altı ay gibi kısa bir zamanda hem bunları yaptık hem de partimizi kongreye hazırladık. En zor olanı da kayıtlı üyeler arasından delegeler seçmekti. Yeni bir yönetim oluşturmak ciddi bir iştir. Bunları yaparken istediğin gibi davranamazsın. Her köye, her mahalleye delege seçmek uyduruk işler arasında değildir. Elimizden geldiğince bu çabalarımızı dürüstçe yapmaya çalıştık. Bize yardımcı olmak isteyen herkes ile istişareye girdik. Kimseyi horlamadık. Kimseyi dışlamadık. İyi niyetimizi kimseden esirgemedik.

            Bütün bunları yaparken adaletli olmaya çok önem verdik. Bazılarının dediği gibi istediğimiz kişiyi istediğimiz yere delege yazamıyorduk. Delege seçerken bile uymamız gereken kurallar vardı. Koskoca parti derebeyi gibi yönetilemezdi. Kanun, nizam ve tüzüklere uymak mecburiyetindeydik.

            Başta ben olmak üzere 30-40 kişi bu zahmetlere katlanırken, maddi ve manevi zararlarımızı kendimiz karşıladık. Bir parti sadece parti oldu diye ayakta durmuyordu. Bunun çayından, kirasına kadar birçok giderleri şahsi masrafımızla karşılıyor, ayakta durmaya çalışıyorduk.

             Bu düşüncelerle seçime girdik. Ben sandık başında durdum ve herhangi bir olumsuzluğa izin vermedim. Birçok kişinin de takdirini topladım. Seçim sonunda 179 a karşılık 182 oyla bizim grup kazandı. Kimse sesini çıkarmazken Başkan;

            “Bu sonuç partimizin kazandığını gösterir. Diğer arkadaşları tebrik ediyorum…”gibi cümlelerle bir konuşma yaptı. Onlardan da buna benzer davranışlar gelse de, bazı ileri geri konuşanlar oldu. Bütün bunları normal karşılıyoruz. Bir seçimde elbette bir taraf kazanacaktır. Kaybedenleri üzmemek, onları partiden uzaklaştırmamak gerekirdi. Bu düşünceyle,

             “Seçmen ayrılık istemiyor, birleşin diye mesaj veriyor,” sözlerini sarf ettim.

             Bu benim kendi düşüncemdi. Yeni kurulmuş bir partiyi bir araya getirmek bizim sağduyulu davranışımızın eseriydi. Bu fikirle eve geldim. Bir süre sonra Facebook’a girdim. Bir arkadaş şöyle yazıyordu;

            “Falancanın adamları seçimi kazandı.”

             Çok kırıldım. Benim altı aylık parti yönetiminde bulunduğum sürede hiç kimsenin desteğini görmedim. O dedikleri şahsı da tanımıyorum. Tanısam bile o kişinin seçmen üzerinde bir etkisinin olacağını düşünemem. Sadece çamur atma düşüncesiyle insan karalanmasını yakıştıramadım.

              Bu benim katıldığım ilk seçimdi. Bundan sonra birlik beraberlik içerisinde, Partimizin başarılara şahit olacağına inanıyorum. İyi biliyorum ki, iyi insanlar İYİ PARTİ’DE bulunur. Bu bizim sloganımızdır. Böyle de devam edecektir.             .          

           Sürçü lisan ettik ise af ola, isterim ki insan önce insan ola.

 



YAZARLAR

  • Cuma 35 ° / 25 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Cumartesi 33 ° / 25 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Pazar 33 ° / 23 ° Fırtına
  • BIST 100

    1.061%2,53
  • DOLAR

    7,2958% 0,93
  • EURO

    8,6309% 0,21
  • GRAM ALTIN

    471,03% -1,75
  • ÇEYREK ALTIN

    777,1995% -1,75