2B LER VE HİKÂYESİ
Tarih: 28.2.2017 10:17:39 / 582okunma / yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

         Yolun kenarındaki kanepeye oturana kadar etrafımı seyrettim. Hangi yöne baksam ayrı manzara. İnsan baktıkça içi açılıyor. Bir tarafta yemyeşil çam ağaçları, bir yanda fundalıklar. Karşıdaki cami ve kubbeleri ise ayrı bir güzellik. Cıvıl cıvıl kuş Sesleri arasında Savrun çayının şırıltısı. İnsanın tüm yorgunluğunu alıp götürüyor garbi yeli.

       Bu köy, ilçenin en büyük köyü. Atalarımız bu köye bin sekizyüzlü yılların sonunda gelmişler. Daha önce ova köylerindeymişler. O günün hükümetleri birazda Ağaları insanlarımızı bu yörelere yerleştirirken, göçebe kültüründen kurtarma amacı gütmüşler. Çünkü daha önce aşiretler arası kavgalar varmış. Gücü yeten gücü yeteni yutuyormuş. Aşiretlerden kurtulmak ve göçebe insanları yerleşik düzene geçirmek gayesiyle, her tepeye bir aile yerleştirmişler. Ağa düzenini bozmamak için de su kenarlarını Ağaların üzerine tapulamışlar. Gelmeseler de gitmeseler de icar öder gibi Ağalara para ödemişler. Onların adına tarla açmışlar, yol yapmışlar. Ermeniler ülkeyi terk edince, Ağa düzeni de zayıflamış ve bu toprakları  bizimkiler sahiplenmişler.

        Kurak tepelere yerleşen aileler, ormanları tarla yaparak yaşamaya çalışmışlar. Bu issiz dağlarda davar yetiştirmişler, inek yetiştirmişler, koyun kuzu yetiştirmişler. Göçebe düzenini bırakarak yerleşik düzene geçmişler. Herkes kendi tepesinin egemenliğine sahip çıkarken, Ağalar onlara karışmamış, ya da karışamamış.

         Devlet ise onları Ağaların zulmüne karşı görmemezlikten gelmiş. Onlar yine de devletin çıkardığı her savaşa asker göndermişler. Her ailede şehit ve gaziler oluşmuş. Birçokları

da gitmiş ve geri gelmemiş.

        Etraf Çanakkale de, Yemende, Kafkaslarda hatta Trablusgarp ta, Kosova´da şehit düşmüş ya da gazi olarak dönmüş sakat insanlarla dolmuş. Aç kalmışlar, susuz kalmışlar yine de yerleştikleri alanı kimseye bırakmamışlar. Boyun eğmemişler. Ağaların yarattığı eşkıya düzenine karşı savaşmışlar.

        Çocukluğum gazilerin hikâyeleriyle geçti. Her hikâye bana bir efsane gibi gelirdi. Sonra anladım ki hepsi fazlasıyla gerçek. Hepsi de yaşanmış hikâyeler. Hem de olayın kahramanlarından duyulan yaşanmış hikayeler.

        Mesela Gucur Ali diye bir komşumuz vardı. İngilizlere esir düştüğünü, aylarca işkence gördüğünü, sonunda bir yolunu bulup kaçtığını, anlatırdı. Garip garip davranışları vardı. Biz onu delirmiş bilirdik. Sonunda öğrendik ki adamın anlattıkları  tamamen gerçek.

       Bilal İbrahim derler başka bir amca vardı. Çanakkale savaşına girdiğini anlatırdı. Baştaki komutanın denizdeki bir gemiye taarruz emri verdiğini, elli kişiden üç kişi kurtulduklarını, sonra başka bir birlik oluşturup tekrar taarruz emri verildiğini, ondan da kurtulan iki kişi kaldıklarını, üçüncü sefere ise askerden kaçtığını, saldıranların ise hepsinin öldüğünü söylerdi. Ve Enver Paşayı hiç sevmezdi. Ona:

     “Asker düşmanı.” derdi. Onun anlattıklarını can kulağı ile dinlerdik.

       Yine bir Topuz Dede vardı. Babayiğit bir adamdı. Kapısında yüzlerce davarı, koyunu ve sığırları bulunurdu. Fransızlara postacılık yaptığını, herkes bilirdi. Kapısındaki davarları Fransızlardan kaçırdığını söylerlerdi. Doğru yâda yanlış ama kendine göre bir övünç tarafı vardı.

       Babamın Amcasının Trablusgarp´a gittiği, bir daha geri dönmediği, diğer Amcasının da Ermenilerle yapılan savaşta öldüğü, Annemin babasının da sıtma hastalığına yakalandığı, ahırda yatarken askerlerin geldiği ve zorla askere götürdükleri ve bir daha da geri gelmediği bütün aile tarafından bilinirdi.

        Devletin bunca savaşlarıyla tarumar ve çaresiz kalan Atalarımız, devletin boşluğunda da Ağalarla ve Ağaların dağlara bıraktığı eşkıyalarla aynı mücadeleyi yapmışlardır.

        Bütün bu dramatik hikâyelerden sonra yaklaşık on sene önce Devletin Kadastrosu Müdürlüğü tarlaları ölçmüş, biçmiş, hepsine tapu vermiştir. Asırlardır ekip biçtikleri tarlalara tapu verilmesi köylüleri çok memnun etmiş, kendi aralarında düğün bayram yapmışlardır. Aradan çok geçmeden Orman işletme Müdürlüğü uyduruk gerekçe ve raporlar ileri sürerek, verilen tapulara iptal davası açmıştır. Köylüler avukat bile tutmadan ya da tutamadan kendi haklarını savunmuşlar fakat Devletin yüce Hâkimi onların ne şahitlerine inanmış, ne bilirkişilerine güvenmiş, tarlaların tahlilini yapmadan, hatta başına bile gelmeden dağın tepesinden bakarak rapor düzenleyen orman mühendisinin söylediklerine inanmış ve mahkemeyi kaybettirmiştir. Davada yapılan avukatlık Masraflarını da vatandaşa yüklemişlerdir.

       Daha sonra Ak Parti hükümeti bir komisyon oluşturmuş Mahkeme kararıyla Ormana geçen arazileri 2B kategorisine almışlar ve kira talebinde bulunmuşlardır. Köylülerin kira ödeyemediklerini görünce de satışa sunma kararı verilmiştir.

       Önce Ağalara, sonra eşkıyalara, şimdi de devlete  karşı direnen zavallı köylüler yıllardır ekip biçtiği kendi tarlasını satın alarak mücadeleden kopma noktasına gelmişlerdir. Bu onların pes ettiklerinin bir işaretidir.

         Oturduğum kanepede köylülerle bunları konuştuk.Bir çokları şikayet ederken,şöyle diyorlardı.

          “Köyden bazı kişiler Ormanın bilir kişisine yol göstermiş,sevmediği adamların tarlasını orman yazdırmışlardır.”

          Hepside bu kişilerin kimler olduğunu bildiklerini söylemişlerdir.Yalan yada doğru.Bu tarlalar yazılırken taraf tutulduğu ortadadır.Ama insanların ellerine fırsat geçince neler yapabileceklerini hepimiz bu olayda görmüşüzdür.

           Sirç´ü lisan ettik ise af ola.İsterim ki insan önce insan ola.     

Anahtar Kelimeler: YESİ
Yazarın Diğer Yazıları
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRKÇE KONUŞMAK (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CİN HİKÂYELERİ (30 Mayıs 2017 - Salı)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
YAZIK ÇOK YAZIK (28 Mart 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
KALAYLA ALAY EDİLEMEZDİ Kİ!
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANSPOR İÇİN GÜZEL NETİCE
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
SELAHATTİN SARIKAYA ANILAR
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
AT BİNİCİSİNE GÖRE KİŞNER
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
YENİ TÜRKİYE´NİN ÖNSÖZÜ
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
POZATTI´DAKİ TOPLANTI YAHUT POZANTI KONGRESİ 5 AĞUSTOS 1920
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
YARATICILIK VE EĞİTİM
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
DR.ERCAN ATALAY VE ASKF
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
DÜŞÜNCENİN BİLİM, SANAT VE GERÇEĞE UYGUNLUĞU-Fikri Akdeniz (*)
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Hadi Gözünüz Aydın...
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
AYRICALIKLI OLAN KİM?
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİYE HAYAT ÖPÜCÜĞÜ
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
NEO –LİBERALİZM SEVGİSİZLİĞİ KÖRÜKLÜYOR MU ?
İlhan ALPER
İlhan ALPER
SELAHATTİN SARIKAYA´NIN ARDINDAN
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
İnsanın Kendini Tanıması için Okumak Şart
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
LOZAN´IN 94. YILDÖNÜMÜNDE DÜŞÜNDÜKLERİM: İHANETLERİN HESABI MUTLAKA SORULACAKTIR.
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
KARADENİZ´DE PKK
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
İNTİHAR BELGESİNİ YIRTAN MECLİSTEN ARDINDA İNTİHAR MEKTUBU BIRAKAN MECLİSE
Celal Topkan
Celal Topkan
ERDOĞAN´IN KURDUĞU OYUNU GÖRMEK VE BOZMAK GEREKİYOR
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ben, Sen, O. Biz, Siz, Onlar
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
MAVİ ŞİMŞEKLER 34 PUANA DEMİR ATTI
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
KÖYDE BİR SABAH
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
YARATICILIK
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
ADANA´DA FUTBOL
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
İHTİYARLAR PERİŞAN EDİLMESİN
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
ÇOCUK GELİNLER
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
26 °C
Pazar
23 °C
Pazartesi
22 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg