KREDİ
Tarih: 22.11.2017 11:59:43 / 1534okunma / 0yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

 Ziraat Bankası oldu olalı bu kadar telaşlı olmamıştı.

               Bakan gelmiş, müsteşar gelmiş, İçişleri, Dışişleri hepsi Adana´ya inmişlerdi. Banka içinde, ülke içinde önemli bir gündü. Bankanın bulunduğu taş binanın yanından kimse geçemiyordu. Her yanda koruma vardı. Bankanın güneyinden geçen Abidin Paşa Caddesi boydan boya insan kaynıyordu. Ellerinde bayraklar;

           “Menderes… Menderes…“diye yeri, göğü inletiyorlardı.

             Parti görevlileri her on metreye bir görevli koymuş, halkın temposunu canlı tutmaya çalışıyorlardı. Dışişleri Bankanı penceresinden elini kaldırıyor halkı selamlıyor, sonra da içeri girip kredi pazarlığı yapıyordu.

              Kambiyo uzmanı Levent Bey´e göre içeride Almanya Başkonsolosluğundan Hanss vardı. Türkiye ye alt yapısını geliştirmesi için kanalet yardımı yapılacaktı. Yapılanları yerinde görmesi için Almanya hükümeti Konsolos görevlisini Adana´ya göndermiş:

             ”Git yapılanları kontrol et. Ona göre krediyi verelim.”demişti.

               O da Adana´ya kadar gelmişti. Dışişleri Bakanlığı da tesadüfen buradaydı. Verecekleri kredi önemli bir krediydi. Beş yıl ödemesiz ve faizsizdi. Bazılarının dediğine göre “bedava” bir krediydi.

              Almanya´dan kredi almak kolay iş değildi. Sağ olsun Dışişleri bakanı işi iyi beceriyordu. Alman Hükümetiyle yakın dostluk ilişkilerinden dolayı alınıyordu kredi.

              Bankanın kapısında silahlı polis memurları vardı. Eli ayağı düzgün olmayanı içeri almıyorlar, gelenden kimlik soruluyor, üzerleri arayıp öyle bırakıkıyordu. Polislerin böyle davranmasını bizzat Banka Müdürü istemişti. Bakan´ın, Müsteşar´ın ve üst düzey büyüklerin Adana´ya geleceğini bir o biliyordu. Banka çalışanları büyüklere karşı mahcup olmamalıydı. Hatta Adana´nın ileri gelen zenginlerine ;

              “Bankaya gelmelerini ve Bakan beyle konuşma fırsatı bulmalarını ” o istemişti.

                Çok becerikli bir müdürdü Selahattin Bey. Her tarafta kolu vardı. İstese doğrudan Başbakan Menderes´e bile ulaşabilirdi. Herkes biliyordu ki Müdür Başbakan Menderes´in özel adamıdır. Onu Adana´ya Menderes göndermiştir.

                Levent Bey veznedar Cemil beyin yanına geldi.

              ”Cemil.”dedi.”Hazırlıklı ol birazdan ikimize görev çıkacak.”

                Veznedar Cemil ayağa kalktı. Üzerinde oturduğu ağaç sandalyeyi düzeltti. Doğruca tuvalete gitti. Aynada kıvırcık saçlarını taradı. Bıyıklarını yana doğru kıvırdı. Bir süre kendine baktıktan sonra geri döndü. Ağaç sandalyesi yerinde duruyordu. Bulunduğu yerden servis koridorlarına baktı. Bütün memurlar çalışıyorlardı. Ayakta kimse yoktu. Hatta tasarruf servisi şefi Halil Bey bile çalışıyordu. Hem de öyle bir çalışıyordu ki görenler işi bitmeyecek sanırdı. Direğin dibinde oturan Hülya ise kalamozayı önüne almış elindeki dekontları karşılaştırıyordu. Görünüşte bir şeyler tutturmaya çalışıyordu. Belki de aylardır ilk defa eline iş alıyordu.

                İkinci katta Müdür odasının kapısında Müdür yardımcıları bekliyor, Müdürden gelecek talimatı aşağı bildiriyorlardı. Müdür´ün masasına Bakan Bey oturmuştu. Önündeki Deri koltuklarda Konsolos görevlisi ve Bakan´ın yakın adamları vardı. Vali Bey de kapının arkasındaki ağaç sandalyede oturuyordu.

                  Müdür dışarı çıktı. Onu telaşla Müdür yardımcısı Abdürrezzak Bey karşıladı. Müdür ona bir şeyler söyledi. Sonra Müdür yardımcısı hızla aşağı inerek Levent bey´in yanına geldi.

                 ”Levent ” dedi.”Müdür bey seni çağırıyor.”

                  Levent merdivene doğru tırmandı. Müdür kapıda onu bekliyordu. Levent´i görünce:

                   ”Levent”dedi.”İçimizde bir Almanca bilen sen varsın. Bu adam ille de  “kanaletleri göreceğim.” diyor. Bakan bey çok uğraştı ama ikna edemedi. Adam; “Göreceğim de göreceğim.” diyor. Siz hemen hazırlanın kanaletleri gösterin. Adam inanırsa üç milyon dolar verecekler. Bu çok önemli bir para. Her şey adamın, “evet “demesine bağlı.”

                   Levent;

                  ”Peki müdür bey.”dedi ve aşağı indi. Doğruca Veznedar Cemil´in yanına geldi.

“Haydi gidiyoruz. “ işaretini vererek kapıya doğru ilerledi. Arkasından Cemil de indi. Cemil´in ehliyeti vardı. Bankanın özel arabasını o kullanıyordu. Önemli kişilere de şoförlük yapıyordu. Arabaya bindi, beklemeye başladı. Levent Bey ayakta gelecek konsolos görevlisini bekliyordu. Bir süre sonra konsolos görevlisi de geldi. Arkasında bir sürü devlet büyükleri vardı. Onların çıkmasıyla yoldaki kalabalıktan bir çığlık sesi yükseldi. Bütün millet;

                 “Başbakan Menderes, Başbakan Menderes. “diye tempo tutuyordu.

                  Veznedar Cemil, konsolos görevlisinin binmesiyle arabayı çalıştırdı. Hızlıca Abidin Paşa caddesine doğru sürdü. Küçüksaat´a gelince sola döndü,  Büyük saat´in bulunduğu yere doğru ilerledi. Etrafta biraz önceki kalabalığa karşı şehre sokulmayan At arabaları ve sahipleri vardı. Onları görünce hepsi de kenara çekildiler. Bir kısmı el sallıyor bir kısmı da nefret belirtisi gösteriyordu. Oldu olası araba sahipleri motorlu araçları sevmezdi.                

                  Motorlu araçlar ne zaman “düt” dese atlar nereye kaçacağını şaşırırlardı.

Arabanın ön tarafına Alman bayrağı asmışlardı. Arkada oturan konsolos görevlisi ile Levent Bey hızlı hızlı konuşuyorlar, sonrada gülüşüyorlardı. Cemil Almanca bilmiyordu. Onlar güldükçe huylanıyor Levent Bey´e:

                “Abi bir şey mi var ?” Diye imada bulunuyordu.

                  Taş Köprüden geçince Mihmandar´a doğru girdiler. Hava güz havasıydı. Etrafta nar ağaçları ve yeşil portakallar vardı. Bütün Çukurova sarıya boyanmıştı. Daha ileride pamuk tarlaları görünüyordu. Bir yanında su akıyor, bir yanında da pamuklar susuzluktan kuruyordu. Mihmandarın ucuna geldiklerinde uzun kanaletler görünmeye başladı. Yolun kenarına dizmişler uzunca bir set oluşturmuşlardı. Seyhan Nehrinin kenarında küçük bir tepe büyüklüğünde kum yığını vardı. İnsanlar ırmaktan kovalarla su taşıyorlardı. Bazılarının kolları çıplak ve siyahtı. Görünüşte Arap oldukları belliydi. Onları görünce Konsolos güler gibi etti. Arabadan indi, kanalet yapılan yere doğru yürüdü. Levent bey onu takip ediyor sorduklarına cevap veriyordu. Levent beyin Almancası gerçekten iyiydi. Ayrıca Ağa çocuğuydu. Bankada olsun, dışarıda olsun, özel bir ilgi görüyordu. Söylenenlere göre babası onu gelecek için yetiştiriyordu. İleride kuracağı fabrikanın başına onu geçirecekti. Levent bey´de Cemil´i çok severdi. Cemil bey çok güzel fıkra anlatırdı. İstediğin zamanda, istediğin kişiye fıkra üretme yeteneği onda vardı. Herkes ona” Bal Cemil.” diyordu.

                 Etrafı çevrilmiş kanalet imalathanesinde işçiler vardı. Biraz sonra Yeşil bir jeeple bir kaç adam daha geldi. Alman konsolos görevlisini suyun kenarına doğru götürdüler. Elleriyle yukarıları ve aşağıları gösterdiler. Uzun uzun baktılar ırmak kenarına. Sonra büyük dut ağacının dibine sandalye ve masa bıraktılar. Masanın üzerine dalından koparılmış nar ve üzüm getirdiler.

                  Konsolos görevlisi durmadan konuşuyor getirilenleri yeme fırsatı bulamıyordu. Bir süre sonra ayağa kalktılar. Cemil bey gideceklerini anlamış arabasına binmişti. Konsolos görevlisi hala konuşuyordu. Arabaya bindiler Taşköprü´ye kadar konuşmaya devam ettiler. Konsolos görevlisinin Canı sıkılmıştı. Taş köprünün başına geldiklerinde Levent Bey;

                “Abidin Paşa tarafından git.”dedi.”Birazda yavaş git. Alkışları iyice hissettir.”

                  Cemil durumu anlamıştı. Altındaki araba resmi arabaydı. Bakan arabası gibi Abidin paşaya doğru girdi. Arabanın gelmesiyle alkışlar koptu. Herkes bağırıyor sevgi gösterisi yapıyorlardı. Herkes;

               “Başbakan Menderes. Başbakan Menderes. “diye sesleniyorlardı.

                Doğruca bankanın kapısında durdular. Konsolos görevlisi indi. Daha sonra Levent Bey indi. Hala dışarıda bağırtılar geliyordu. Halkı polisler bankaya yaklaştırmıyorlardı. Konsolos kapıdan içeri giriyordu ki Levent Bey arkadan kolunu tutarak durdurdu. Az duyulur bir almanca ile seslendi. Konsolos görevlisi onu dinledikten sonra ellerini kaldırarak insanları selamladı ve içeri girdi. Selamlarken kıpkırmızı olmuştu.

                Müdür odasına girdiklerinde Levent bey´den telefon istedi. Banka´nın telefonları uluslararası çalışmıyordu. Postaneden yardım istediler. Uzayınca, Bakan Bey incirlik Havva üssünü aramalarını söyledi. Kimse İngilizce bilmiyordu. Durum komutana bildirildi. Bir süre sonra da Almanya bağlantısı İncirlik üssünden gerçekleşti. Saatler sonra da Bakan, Müsteşar, Vali ve Alman konsolosluk görevlisi bankadan ayrıldılar.

                İçeride Banka personelinden başka kimse kalmamıştı. Dışarıda alkış tutan halk da gitmişti. Müdür bey, Levent bey ve veznedar Cemil´i odasına çağırdı. Cemil´in Bankaya girdi gireli Müdür odasına ikinci gelişiydi. İçeri girince Müdür oturmalarını söyledi. Yaptıkları işten memnun olmuştu. Masanın üzerindeki cezerye´den ikram etti. Bu arada Cemil:

              ”İş tamam mı Müdür bey.”dedi. Samimi konuşmuştu.

              “Tamam.”dedi Müdür.”Sizi özellikle onun için çağırdım. Yaptıklarınızdan Bakan beyde memnun kaldı.”

               “Elimizden geleni yaptık Müdür Bey.”dedi. Levent.”Adam´a kanaletleri gösterdik. Yapılanları yapılacakları bildirdik. Aslına bakarsanız memnun olmamıştı. “Yeterli değil diyordu. İş kadar para. “diyordu. İkna etmek için çok uğraştım. Baktım olmuyor. Köprüyü geçince yol kenarına dizilmiş insanları gösterdim.”Bakın.”dedim.”Şu insanlar Türk- Alman dostluğunu alkışlıyorlar. ”

              “Ciddi” dedin mi bunları.”dedi Müdür bey.

               “Dedim.”dedi Levent Bey.”Adam ondan sonra yumuşadı da krediyi lehimize çevirdi. Yoksa yüzde otuz diyor başka bir şey demiyordu.”

                O gün geç saatlere kadar bankadan çıkmadılar. Kredinin alınması herkesi memnun etmişti. Bir süre sonra da Levent Bey´i Ankara´ya çağırdılar. O artık Kredilerden sorumlu Genel Müdür yardımcısı olmuştu. Cemil ise veznedarlığa devam etti. Bir daha da böyle görev almadı.

Anahtar Kelimeler: KREDİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
AL BAŞINA BELAYI (19 Şubat 2019 - Salı)
BU ADALET DEĞİLDİ (12 Şubat 2019 - Salı)
GÜLE GÜLE AYŞE (29 Ocak 2019 - Salı)
UÇAN KENGERLER HİKÂYESİ (22 Ocak 2019 - Salı)
AT (15 Ocak 2019 - Salı)
OKUMAK ÜZERİNE (08 Ocak 2019 - Salı)
LEYLAYI DÜŞÜNMEK (01 Ocak 2019 - Salı)
BABAMI GÖTÜRDÜLER (25 Aralık 2018 - Salı)
KEDİ KAZASI (18 Aralık 2018 - Salı)
VEYSEL GARANİ (04 Aralık 2018 - Salı)
ŞEYH MUHİTTİN ARABÎ (27 Kasım 2018 - Salı)
LOKMAN HEKİM EFSANESİ (13 Kasım 2018 - Salı)
HATIRLADIM (06 Kasım 2018 - Salı)
BİRAZCIK DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ? (30 Ekim 2018 - Salı)
ZALA (23 Ekim 2018 - Salı)
GÜLLÜ İLE KELOĞLAN (16 Ekim 2018 - Salı)
MEVLANA (09 Ekim 2018 - Salı)
ŞEYTANI GÖREN ÇOCUK (02 Ekim 2018 - Salı)
YANGIN YERİ (25 Eylül 2018 - Salı)
DİŞLİ KEMAL (11 Eylül 2018 - Salı)
YUSUF GİTTİ HOCAM (04 Eylül 2018 - Salı)
YAYLA YOLLARI (03 Temmuz 2018 - Salı)
SİYASET (26 Haziran 2018 - Salı)
İYİ Kİ TARLADAYIM (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
EMEVİ SİYASET (12 Haziran 2018 - Salı)
HENDEK SAVAŞI (05 Haziran 2018 - Salı)
UHUD SAVAŞI (29 Mayıs 2018 - Salı)
BEDİR SAVAŞI (22 Mayıs 2018 - Salı)
FİL EFSANESİ (15 Mayıs 2018 - Salı)
HUZURLU OLMAK İÇİN (08 Mayıs 2018 - Salı)
BU VATAN BİZİM (01 Mayıs 2018 - Salı)
HASAN DEDE KÖPRÜSÜ (24 Nisan 2018 - Salı)
YARIMCA MUSKASI (17 Nisan 2018 - Salı)
ORMANA AĞIT (10 Nisan 2018 - Salı)
ANKARA (03 Nisan 2018 - Salı)
15 DAKİKA EDEBİYAT (27 Mart 2018 - Salı)
ELVEDA LEYLA (21 Mart 2018 - Çarşamba)
HASAN DEDE (13 Mart 2018 - Salı)
BİZDEN SÖYLEMESİ (06 Mart 2018 - Salı)
OKUL KAYDI (27 Şubat 2018 - Salı)
KİTAP´IN HİKÂYESİ-2 YILDIZ ELMASI (20 Şubat 2018 - Salı)
SEVGİLİLER GÜNÜ (13 Şubat 2018 - Salı)
TİRŞİK (06 Şubat 2018 - Salı)
VATAN SAĞOLSUN (30 Ocak 2018 - Salı)
TEĞMEN (23 Ocak 2018 - Salı)
DEVLET KAPISI- 2018 (09 Ocak 2018 - Salı)
BEŞ OCAK ve ADANA (02 Ocak 2018 - Salı)
BİZ VE İLİM (26 Aralık 2017 - Salı)
YÜZ YILLLIK HİKAYE - MERHABA TÜRKÇE (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
YAHUDİLER (12 Aralık 2017 - Salı)
ALİİİİİİİİİİİİ (05 Aralık 2017 - Salı)
BU SAVAŞ BİTMELİ (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
HOCALARIN DÜĞÜNÜ (14 Kasım 2017 - Salı)
CHP KAPATILSIN MI ? (07 Kasım 2017 - Salı)
BAKMAK ve GÖRMEK (31 Ekim 2017 - Salı)
BESİME TEYZE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR) (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
EKONOMİNİN ÇİVİSİ (10 Ekim 2017 - Salı)
AY (03 Ekim 2017 - Salı)
KOKAR (26 Eylül 2017 - Salı)
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
AĞA VE EŞKİYA (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
EMİN AMCA (29 Ağustos 2017 - Salı)
KÖYDE BİR SABAH (20 Ağustos 2017 - Pazar)
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRKÇE KONUŞMAK (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CİN HİKÂYELERİ (30 Mayıs 2017 - Salı)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
YAZIK ÇOK YAZIK (28 Mart 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
22.HAFTADA BİRER PUANLA YETİNDİK
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
BEYLİKDÜZÜ´NDEN SEFAKÖY´E İSTANBUL TÜYAP KİTAP FUARI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
‘ŞİRK DİNİ´ VE BU DİNİN İLAHLARI
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ADANA RESMİNE BAK
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK İLKELERİNİN VE DEVRİMLERİNİN ÖLÜMSÜZ VE SADIK BEKÇİSİ UĞUR MUMCUNUN ŞEHADETİNİN 26.YIL DÖNÜMÜ
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
TOPLUMSAL AYRIŞMA VE EĞİTİM
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yılmaz Özdil´in “Mustafa Kemal´i”
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
SOSYAL DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİMLER
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
FRANSA´DA SARI-YELEKLİLER, YENİ BİR UYGARLIK TASARIMI ARIYORLAR - ARADIKLARI, ATATÜRK´ÜN UYGARLIK TASARIMI OLMASIN?! -
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Nasıl Bir Eğitim Sitemimiz Olsaydı Ar-Gör Ceren Şenel Öğrencisi Tarafından Öldürülmezdi
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
DOSTLAR HATIRLANDIKÇA-2
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
Gözlemler…İzlenimler…
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BÖLGEYE PANORAMİK BAKIŞ
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
Dünya için Atatürk´ün anlamı ne
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
“DOSTLAR BİZİ HATIRLASIN”
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Tarihten Ders Almak
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
AL BAŞINA BELAYI
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
DEMİRSPOR´DA ÜMİTLER TÜKENİYOR
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANALI OLUNMAZ ADANALI DOĞULUR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
DÜNYA FAZİLET SAHİPLERİ İLE ŞEREFLİ VE MUTLUDUR
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2019-2/18/1521222535101.jpg