FİL EFSANESİ
Tarih: 15.5.2018 09:38:57 / 1425okunma / 0yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

                 Sevgili okuyucu kardeşlerim

       Bu günden itibaren Ramazan ayına giriyoruz. Ramazan boyunca sizlere İslamiyet´teki önemli savaşların hikâyesini anlatmak istiyorum. İlkyazımız; İslamiyet öncesinde meydana gelen FİL EFSANESİDİR.

          Yemen diyarında Zu-Nuvas adlı bir kral müşrik bir kişiymiş. Bölgede Hıristiyan olan yirmibin civarındaki Uhdut ahalisini yok etmiş. İçlerinden Zu-Sa denen bir kişi kurtulmuş. Bu şahıs da kendilerine en yakın ve Hıristiyan olan Şam kralı Kayser´den yardım istemiş. Kayser ona bir mektup vererek, Habeş Kralı Necaşi´ye yollamış.

             Kral Necaşi; Eryat ve Sabraha oğlu Ebrehe adında iki komutanını büyük bir ordu ile o bölgeye, Yemen bölgesine göndermiş. Yemen, büyük bir savaş sonunda bu iki komutanın egemenliğine girmiş. Ancak, Eryat ve Ebrehe yönetim konusunda birbiriyle ihtilafa girmişler. Karşılıklı mücadele edip birbirleriyle savaşmışlar. İçlerinden biri demiş ki;

            “İki ordunun savaşmasına gerek yok. İkimiz karşılıklı dövüşelim. Hangimiz yenerse ordunun başına o geçsin. Ve yönetimi ele alsın.”

            Anlaşmışlar ve meydana çıkmışlar. İkisinde de bol miktarda ok ve kılıç varmış. Eryat Ebrehe´ya saldırmış ve kılıçla burnunu ve ağzını ikiye parçalamış. Ebrehe´nin kölesi de Eryat´a saldırmış ve onu öldürmüş. Ebrehe daha sonra tedavi olmuş ve kurtulmuş. Kurtulunca da Ordunun başına geçmiş ve egemenliğini ilan etmiş.

          Habeş Kralı Necaşi; Ebrehe´ye bir mektup yazmış ve egemenlik ilan etmesini kınamış. Ayrıca ülkeye geleceğini ve burnunu topraklara sürterek ezeceğine yemin etmiş.

         Ebrehe de Kral´a yaranmak maksadıyla büyük bir kilise yapmış. Bir kap içerisinde bulunan toprağa yüzünü sürmüş ve Kral Necaşi´ye göndermiş. Ona ayrıca demiş ki;

         “Kral´ım bu toprağa alnımı sürdüm senin yeminin yerine gelsin istedim.”

         Necaşi; Ebrehe´nin bu davranışından memnun kalmış. Onu ülkenin başında bırakmış.

         Ebrehe çok büyük bir kilise yaptırmış. Kilise´nin dibine gelen birinin yukarı baktığında başındaki takkesi düşermiş. Araplar bu kiliseye “Kuleyyis.” İsmini vermişler. Bu arada Ebrehe Araplara haber yollayarak, artık hac için Mekke ye değil, bu kiliseye gelmelerini emretmiş.

           Kâbe´de oturan Kureyşliler ve bazı Arap toplumları, bu emre karşı çıkmışlar. Ebrehe´nin davranışına çok kızmışlar. Gizlice Adam gönderip kilisenin içine pisletmişler. Ayrıca içeri ateş yakıp koca binayı yakmışlar. Orada çalışan hizmetliler bunu Kureyşlilerin yaptığını Ebrehe´ye söylemişler. Bu şikâyeti dinleyen Ebrehe çok kızmış. Kureyşlilerin Kâbe´sini yerle bir etmek düşüncesiyle onlara savaş ilan etmiş.

          Hiç kimsenin engel olamayacağı büyüklükte bir ordu hazırlatmış. Orduya onlarca fil getirmişler. Bu fillerin birine” Mahdut” ismini vermişler.

           Kureyşliler Ebrehe´nin Kâbe´yi yıkmak üzere geleceği haberini ciddiye alarak toplantılar yapmışlar. Kendilerinin Beytullah´ın koruyucusu olduklarını ima edip, Kâbe´ye hile ile gelenleri geri çevirme haklarının olduğunu bildirmişler. Bunların yanına Yemenden Zu Nefr adlı biri gelerek;

         “ Kabe´yi korumaları gerektiğini.” söylemiş.

           Birlikte Ebrehe´ye karşı savaş açmışlar. Yapılan savaşta Ebrehe onları yenmiş. Nufeyr esir alınmış. Ebrehe onu önce öldürmek istemiş sonradan, kendilerine rehberlik etme şartıyla canını bağışlamış.

           Ordu Mekke yakınlarındaki Muğammes´e gelince orada konaklamışlar.

Askerlerini Mekke halkının üzerine göndererek ne kadar develeri ve koyunları varsa toplamalarını emretmiş. Askerler topladıkları deve ve koyunları alıp Ebrehe´ye getirmişler. Gelen sürünün içerisinde Mekke´nin lideri ve Peygamberimizin dedesi Abdulmutalib´in iki yüz adet devesi de varmış.

            Mekkeliler bu askerleri hicvetmişler. Ebrehe de Mekke´ye Hinatayı göndererek, onların ileri gelenlerini yanına getirmelerini emretmiş. Hinata Mekke´ye gelince Abdulmuttalip ona demiş ki;

            “Allah´a andolsun ki; bizde onunla savaşmak istemeyiz. Gücümüz de yetmez. Burası Allah´ın haram olan evidir ve dostu İbrahim´in makamıdır. Eğer onu korursak burası Allah´ın evi ve Haremidir. Eğer bırakacak olursak, bu onunla Allah arasındadır.”

             Hinate demiş ki;

             “Benimle beraber Ebreheye gel.”

             Abdulmuttalip, Hinata  ile birlikte Ebrehe´nin yanına gelmişler. Ebrehe onu görünce saygı ile karşılamış. Çünkü Abdulmuttalip; Görünüşü güzel, saygın bir kişiymiş. Onu güzel bir yere oturtmuş ve Tercümanına;

         “Ona istediğin nedir diye sor.”demiş.

          Abdulmuttalip ona demiş ki;

          “Benim istediğim askerlerin getirmiş olduğu iki yüz devemi geri vermesidir.”

           “Ebrehe tercümanı vasıtasıyla demiş ki;

          “Seni gördüğüm zaman benim hayretimi çekmiştin. Fakat seninle konuşunca buna gerek duymadım. Aldırdığım iki yüz deve için mi konuşuyorsun?  Fakat gerek senin, gerek Atalarının dininin mabedi olan, mukaddes evi yıkmak istediğimi unutuyorsun. Halbuki ben onu yerle bir etmek amacıyla gelmiştim. Sen ise bu konuda bana bir şey söylemiyorsun.”

          Abdulmuttalip demiş ki;

         “Develerin sahibi benim. Evin sahibi ise Allah´tır Allah kendi evini kendi korur.”

          Ebrehe demiş ki;

         “Onu benden koruyamaz.”

          Abdulmuttalip demiş ki;

         “Sen onunla baş başasın.”

           Denilir ki;

          Abdulmuttalip Arapların seçkinleriyle Ebrehe´nin yanına gitmiş. Ona Kâbe´ye karşılık mallarının üçte birini vermeyi teklif etmiş. Ebrehe bunu kabul etmemiş. Daha sonra Abdulmuttalibin develerini geri vermiş. O da Mekke ye geri gelmiş ve Kureyşlilerin dağlara çekilmesini, askerlerin saldırılarından korunmalarını bildirmiş.

           Daha sonra Abdulmuttalip ve Kureyşliler Kâbe´ye gelerek dua etmişler. Ebrehe ve ordularına karşı kendilerine yardımcı olmasını Allah´tan istemişler. Kâbe´nin kapısındaki halkayı tutarak şöyle demişler.

            “Allah´ım. Adam kendi kafilesini koruyor. Sende Kabe halkını koru. Onların haçı ve kuvvetleri yarın Senin kuvvetlerini yenmesinler.”

              İbni İshak der ki;

             “Sonra Abdulmuttalip kapının halkasını bırakmış ve dağların başına çekilmişler.”

              Mukatil İbni Süleyman da der ki;

              “Mekkeliler Kâbe´nin yanına boynu gerdanlıklı yüz deve bırakıp gitmişler ki, askerlerden bir kısmı haksız yere develere dokunur da, Allahutelâ onlardan intikamını alır.”

               Ertesi gün Ebrehe; Mekke´ye girmek üzere hazırlanmış. Filleri de hazırlatmış. Adı Mahmut olan Filin önüne Nufeyl denen şahıs çıkmış. Filin kulağına eğilerek demiş ki;

              “Koş ey Mahmut. Geldiğin yere doğru koş. Çünkü sen; Allah´ın haram olan beldesindesin.”

                 Fil çökmüş. Nufeyl de dağın tepesine varıncaya kadar koşarak oradan ayrılmış.

                Daha sonra fil yerinden kalkmamış. Başına demir çomaklarla vurmuşlar. Karnının altına ucu eğri çomaklarla vurup kanatmışlar. Fil yine kalkmamış. Yemen tarafına döndüklerinde kalkıp koşmuş. Şam tarafına döndüklerinde ise yine aynısını yapmış. Allahutelâ da onların üzerine denizden kırlangıca ve belesan´a benzer binlerce kuşlar göndermiş. Her kuşta üç taş varmış. Biri gagasında, ikisi ayaklarındaymış. Her taş Leblebi ve mercimek büyüklüğündeymiş. Onlar kime isabet ederse o helak oluyormuş.           Ancak bu taşlar herkese isabet etmezmiş. Askerlerin birçokları Nüfeyl´den kaçacak yol soruyorlarmış. Kureyşliler ise Hicazlı Araplarla birlikte, dağın tepesinde Allah´ın fil ashabına indirdiği intikamı seyrediyorlarmış.

            Kuşların yere attığı taşlar askerlerin etlerini lime lime parçalıyormuş.

            İlk defa Mekke de kızamık ve çiçek hastalığı yayılmış.

            Askerlerin komutanı Ebrehe yaralı olarak Yemen´e kadar gelmiş. Yemen´ de etleri parça parça dökülmüş.Kalbi de vücudundan ayrılmış ve  orada ölmüş.

 

             Bu olayla ilgili olarak Kur´an Fil suresinde şöyle der;

 

      “ RABBININ FİL SAHİPLERİNE NE ETTİĞİNİ GÖRMEDİN Mİ?-FİL-1 S.8658”

 

 

Anahtar Kelimeler: EFSANESİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
MÜZİK VE BEN-2 (20 Mart 2019 - Çarşamba)
MÜZİK VE BEN-1 (16 Mart 2019 - Cumartesi)
SÖYLEŞİ (13 Mart 2019 - Çarşamba)
DOĞRUDAN ZARAR GELMEZ (05 Mart 2019 - Salı)
TOMBUL AĞA (26 Şubat 2019 - Salı)
AL BAŞINA BELAYI (19 Şubat 2019 - Salı)
BU ADALET DEĞİLDİ (12 Şubat 2019 - Salı)
GÜLE GÜLE AYŞE (29 Ocak 2019 - Salı)
UÇAN KENGERLER HİKÂYESİ (22 Ocak 2019 - Salı)
AT (15 Ocak 2019 - Salı)
OKUMAK ÜZERİNE (08 Ocak 2019 - Salı)
LEYLAYI DÜŞÜNMEK (01 Ocak 2019 - Salı)
BABAMI GÖTÜRDÜLER (25 Aralık 2018 - Salı)
KEDİ KAZASI (18 Aralık 2018 - Salı)
VEYSEL GARANİ (04 Aralık 2018 - Salı)
ŞEYH MUHİTTİN ARABÎ (27 Kasım 2018 - Salı)
LOKMAN HEKİM EFSANESİ (13 Kasım 2018 - Salı)
HATIRLADIM (06 Kasım 2018 - Salı)
BİRAZCIK DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ? (30 Ekim 2018 - Salı)
ZALA (23 Ekim 2018 - Salı)
GÜLLÜ İLE KELOĞLAN (16 Ekim 2018 - Salı)
MEVLANA (09 Ekim 2018 - Salı)
ŞEYTANI GÖREN ÇOCUK (02 Ekim 2018 - Salı)
YANGIN YERİ (25 Eylül 2018 - Salı)
DİŞLİ KEMAL (11 Eylül 2018 - Salı)
YUSUF GİTTİ HOCAM (04 Eylül 2018 - Salı)
YAYLA YOLLARI (03 Temmuz 2018 - Salı)
SİYASET (26 Haziran 2018 - Salı)
İYİ Kİ TARLADAYIM (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
EMEVİ SİYASET (12 Haziran 2018 - Salı)
HENDEK SAVAŞI (05 Haziran 2018 - Salı)
UHUD SAVAŞI (29 Mayıs 2018 - Salı)
BEDİR SAVAŞI (22 Mayıs 2018 - Salı)
HUZURLU OLMAK İÇİN (08 Mayıs 2018 - Salı)
BU VATAN BİZİM (01 Mayıs 2018 - Salı)
HASAN DEDE KÖPRÜSÜ (24 Nisan 2018 - Salı)
YARIMCA MUSKASI (17 Nisan 2018 - Salı)
ORMANA AĞIT (10 Nisan 2018 - Salı)
ANKARA (03 Nisan 2018 - Salı)
15 DAKİKA EDEBİYAT (27 Mart 2018 - Salı)
ELVEDA LEYLA (21 Mart 2018 - Çarşamba)
HASAN DEDE (13 Mart 2018 - Salı)
BİZDEN SÖYLEMESİ (06 Mart 2018 - Salı)
OKUL KAYDI (27 Şubat 2018 - Salı)
KİTAP´IN HİKÂYESİ-2 YILDIZ ELMASI (20 Şubat 2018 - Salı)
SEVGİLİLER GÜNÜ (13 Şubat 2018 - Salı)
TİRŞİK (06 Şubat 2018 - Salı)
VATAN SAĞOLSUN (30 Ocak 2018 - Salı)
TEĞMEN (23 Ocak 2018 - Salı)
DEVLET KAPISI- 2018 (09 Ocak 2018 - Salı)
BEŞ OCAK ve ADANA (02 Ocak 2018 - Salı)
BİZ VE İLİM (26 Aralık 2017 - Salı)
YÜZ YILLLIK HİKAYE - MERHABA TÜRKÇE (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
YAHUDİLER (12 Aralık 2017 - Salı)
ALİİİİİİİİİİİİ (05 Aralık 2017 - Salı)
BU SAVAŞ BİTMELİ (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
KREDİ (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
HOCALARIN DÜĞÜNÜ (14 Kasım 2017 - Salı)
CHP KAPATILSIN MI ? (07 Kasım 2017 - Salı)
BAKMAK ve GÖRMEK (31 Ekim 2017 - Salı)
BESİME TEYZE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR) (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
EKONOMİNİN ÇİVİSİ (10 Ekim 2017 - Salı)
AY (03 Ekim 2017 - Salı)
KOKAR (26 Eylül 2017 - Salı)
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
AĞA VE EŞKİYA (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
EMİN AMCA (29 Ağustos 2017 - Salı)
KÖYDE BİR SABAH (20 Ağustos 2017 - Pazar)
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRKÇE KONUŞMAK (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CİN HİKÂYELERİ (30 Mayıs 2017 - Salı)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
YAZIK ÇOK YAZIK (28 Mart 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
ŞİMŞEK ÇIKIŞA, KAPLAN DÜŞÜŞE DEVAM
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
sanat gündemi - KİTAPLAR ARASINDA
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
BEKA SORUNU VAR MI, YOK MU?
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
SARILIN O KALBE
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
18 MART ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ VE ÇANAKKALE ZAFERİNİN 104. YIL DÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
OKUL YÖNETİCİLİĞİNDE EĞİTİM ESASTIR
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Hem Okudum Hem de Yazdım…
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
İHTİLALLER
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
CEYHUN ATUF KANSU: GERÇEK BİR TÜRK DEVRİMİ OZANI
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
TÜRKİYE ‘DE MİLLİ İLAÇ SANAYİSİNİN KURULMAMASI KAPİTÜLASYONUN DANİSKASIDIR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
8 Mart Dünya emekçi kadınalar günü tüm çalışan-emekçi kadınlarımız için kutlu olsun.
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
aktüalite ve edebiyat - KİTAP NE DEĞİLDİR?
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
ALTMIŞ BEŞ YAŞ ÜSTÜ YOLCULARI VE ÖZEL HALK OTOBÜSLERİ
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ
Celal Topkan
Celal Topkan
AKP´LİLER SORUYORUM
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
Kitaplık “ÇAVLANLARIN ÇIĞLIĞI”(*)
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Tarihten Ders Almak
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
MÜZİK VE BEN-2
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
TEMPOSUZ BİR TOROS KAPLAN!
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANALI OLUNMAZ ADANALI DOĞULUR
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2019-3/19/1611549723586.jpg