DEĞİŞİM ZAMANI
Tarih: 19.6.2018 21:33:14 / 2478okunma / 0yorum
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY

    Türkiye, 3 Kasım 2002 tarihinde AKP´nin ve bir anlamda Recep Tayyip Erdoğan´ın iktidara gelmesiyle birlikte birbirini takip eden iki zıt değişim isteğinin çatışma platformuna dönüştü.

          İlk değişim isteği, AKP ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´ın Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından kurulan laik, demokratik sosyal hukuk devletini İslamcı bir cumhuriyete dönüştürme isteğidir. Erdoğan ve AKP, 16 yıllık iktidarları sırasında devlet gücünü kullanarak bu yönde önemli mesafe aldı. Demokratik parlamenter sistemden uzaklaşıp tek adam yönetimine geçmek ve laik bir yaşamdan ve sistemden uzaklaşıp daha İslami bir düzen oluşturabilmek amacıyla hukuk, siyaset, eğitim ve sosyal yaşam gibi birçok alanda çok sayıda yasa çıkarıldı, düzenlemeler gerçekleştirildi. Toplumsal yaşamda geriye dönüşü simgeleyen bu gelişmeler sonunda da tek adam rejiminin ve daha İslami bir yapının temelleri atılmış oldu. 13 Ağustos 2015 tarihinde Rize valiliğinin verdiği bir yemekte yaptığı konuşmada, Tayyip Erdoğan ´´İster kabul edilsin ister edilmesin, Türkiye´nin yönetim sistemi değişmiştir.” diyerek rejim değişimini açıkça ilan etti.  

Bu değişikliklerin günlük yaşama yansımaları ise laik ve demokratik parlamenter sistemi ve yaşamı özümsemiş, içselleştirmiş toplumumuzun büyük bir kesimini huzursuz etti ve ileriye dönük büyük kaygılara yol açtı. Laik ve demokratik sosyal hukuk devletine inanan, çoğulcu parlamenter rejimden vazgeçmek istemeyen milyonlar Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılmak istenen ve geriye dönüş anlamına gelen bu değişime karşı çıkmaya başladı. İşte bu karşı çıkış, son yıllara geldikçe, başta belirttiğim ikinci değişim isteği olarak somutlaşmaya başladı. Laik, demokratik, çoğulcu parlamenter sisteme inanan milyonlar Tayyip Erdoğan ve AKP´nin tam aksine, geriye gidişi simgeleyen tüm değişiklikleri uygulamadan kaldırarak yeniden laik, demokratik, parlamenter sisteme dönüşün ve daha da güçlendirmenin mücadelesini vermeye başladılar.     

Dolayısıyla, Türkiye uzunca bir süreden beri bu iki zıt yönde değişim isteğinin mücadele alanına dönüştü. Mücadelenin bir tarafında 3 kasım 2002 seçiminde seçime katılanların yüzde 34.4´ünün oyuyla parlamentonun yüzde 66´sını kazanarak devlet gücünü ele geçiren ve toplumu tek adam rejimi altında daha İslami bir yapıya dönüştürmek isteyenler, diğer tarafında ise gücünü halktan alan ve geriye gidişe dur diyerek laik, demokratik parlamenter rejimi daha da güçlendirmek isteyen büyük bir çoğunluk var. Acaba bu mücadelede hangi taraf başarıya ulaşacak?

Aslında siyaset bilimi bu mücadeleden hangi tarafın başarıyla çıkacağının ipuçlarını veriyor:

Toplumsal değişimlerin gerçekleşebilmesi için ilk koşul, yaşanan sosyal, siyasal ve ekonomik olaylar sonrasında halkta kökten bir toplumsal değişim için iradenin, isteğin ortaya çıkmasıdır. Halkta böyle bir isteğin ortaya çıkması yetmez. Değişimin gerçekleşebilmesi için ikinci koşul, bu değişimi gerçekleştirecek, halkın inanacağı ve peşinden gidebileceği bir önderliğe gerek vardır. Bu iki koşul bir araya geldiği anda toplumsal değişimler gerçekleşir.

Mücadele taraflarına bu anlamda baktığımız zaman görünen durum şudur:

Tayyip Erdoğan ve AKP tarafında daha İslami tek adam rejimine dönmek için gerekli önderlik Tayyip Erdoğan´ın şahsında oluşmuştur. Ancak ikinci koşul olan büyük bir toplumsal isteğin varlığından söz etmek olanaksızdır. Çünkü, 3 Kasım 2002 seçiminde AKP´ye oy verenler seçime katılanların sadece yüzde 34.4´üdür. Seçime katılmayanlarla birlikte toplam seçmenin dörtte biri düzeyindeki bu istek sonraki seçimlerde her türlü devlet baskısı, şartlaması, yönlendirmesine ve ayyuka çıkan seçim hilelerine rağmen hiçbir zaman seçime katılanların yüzde 50´sini aşamamıştır. Dolayısıyla değişim isteği bir türlü toplumun büyük bir çoğunluğunun isteğine dönüşmemiştir. Tayyip Erdoğan önderliği büyük bir tabana dayanamadığı için istekleri yönünde kimi ilerlemeler sağlasa bile başarıya ulaşamamış, aksine gün geçtikçe toplumsal, siyasal ve ekonomik sorunlar daha da büyümüştür.

Laik, demokratik, parlamenter sistemden yana olan kesimler açısından ise tam tersi bir durum vardır. Toplumda geriye gidişe dur diyen, aksine 1923´te Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından kurulan laik, demokratik, parlamenter rejime sahip çıkıp onu daha da güçlendirmek isteyen büyük bir irade son yıllarda hızla güçlenmiştir. 10 Kasım, 19 Mayıs ve 29 Ekim gibi Cumhuriyetimiz için çok anlamlı günlerde milyonların Anıtkabire taşınması, her türlü maçlarda bu yönde istek ve sloganların stadyumları inletmesi bu iradenin somut göstergeleridir. Ancak öte yandan bu güçlü toplumsal isteğin önderlik ayağı uzunca bir süredir yeterince oluşamamış ve güçlenememişti.

24 Haziran 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimine gideceğiz. Tayyip Erdoğan tarafından baskın bir seçim olarak kararı alınan bu seçimin laik ve demokratik Cumhuriyetten yana olan kesime büyük bir yararı oldu. Bu seçim kararı ile yaşanan süreç siyasi önderlik sıkıntısı çeken kesime yaradı ve bu önderliğin oluşmasına bir vesile oldu. Bir yandan İYİ Parti kurulup başkanı Meral Akşener bu istek ve iradenin doğal bir lideri olarak ortaya çıktı. Öte yandan CHP´nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce beklenmedik bir performans ile laik, demokratik, parlamenter rejimden yana olanları heyecanlandıran ve umutlandıran bir önder olduğunu hızla kanıtladı. Bu yöndeki örgütlenme ve önderliğe akılcı ve sakin konuşma ve önerileriyle Saadet Partisi başkanı Temel Karamollaoğlu´da güç verdi. Bu üç partinin Demokrat Partinin de katılımıyla oluşturdukları Millet İttifakı, Tayyip Erdoğan ve AKP´nin 16 yıldır zorlaya zorlaya, yıka, kıra gerçekleştirdiği daha İslami tek adam rejimi yönündeki değişiklikleri iptal ederek tekrar laik demokratik,çağdaş Cumhuriyete sahip çıkma toplumsal iradesinin güvenilir bir önderliğine dönüştü.

Anlaşılacağı üzere 24 Haziran seçiminde, mücadele içinde olan iki zıt değişim isteğinden laik, demokratik, parlamenter rejim taraftarlarının başarıyla çıkmaları kuvvetli olasılıktır. Halkın bu yöndeki büyük isteği ve iradesi aradığı önderliği de artık fazlasıyla bulmuştur. Bu nedenle değişim zamanı gelmiştir. 24 Haziran´da tarih bir kez daha toplumsal değişimin geriye doğru olamayacağını kanıtlayacak, Atatürk ilkeleri doğrultusunda çağdaş yaşamdan yana mücadele edenlerin başarısını ilan edecektir.

 
 
Anahtar Kelimeler: DEĞİŞİM, ZAMANI
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
NÜKLEER SAVAŞA İKİ DAKİKA KALDI! (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
GÜÇLÜ ÜLKE NASIL OLUNUR? (08 Şubat 2018 - Perşembe)
2018 YILINA GİRERKEN TÜRKİYE EKONOMİSİ (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
CHP NEDEN BAŞARILI OLAMIYOR? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
EKONOMİMİZDE HİNT YAZI (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
RANT MI ÖNEMLİ YEŞİL ALANLAR MI? (08 Ekim 2017 - Pazar)
EKONOMİYE HAYAT ÖPÜCÜĞÜ (23 Temmuz 2017 - Pazar)
GÜNEŞİN GİZEMLİ BAHÇESİ (25 Haziran 2017 - Pazar)
BORSA İSTANBUL´DA NELER OLUYOR ? (28 Mayıs 2017 - Pazar)
DÖRDÜNCÜ SANAYİ DEVRİMİ VE TÜRKİYE (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
EKONOMİMİZ VE 16 NİSAN REFERANDUMU (27 Mart 2017 - Pazartesi)
BÜYÜK TEHLİKE: SÜNNİ-Şİİ SAVAŞI (13 Mart 2017 - Pazartesi)
EKONOMİMİZ KRİZDE Mİ? (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
ÜEURO-DOLAR SAVAŞININ KAZANANI OLUR MU? (12 Aralık 2016 - Pazartesi)
ORTA GELİR TUZAĞINDAN ÇIKIŞ HAYAL OLUYOR (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
SESSİZ SEDASIZ BİR DERBİ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
söyleşi DERLEMECİ OZAN ZAHİDE ESKİCİ
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
TERÖRİST SUÇLAMASI
PROF. DR. FİKRİ AKDENİZ - BİLİM DÜNYASI
PROF. DR. FİKRİ AKDENİZ - BİLİM DÜNYASI
EĞİTİM VE ÖĞRETİME GÖNÜL VEREN EMEKLİ İLKÖĞRETİM MÜFETTİŞİ ŞÜKRÜ AKDENİZ İLE SÖYLEŞİ
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
GELECEĞİN GÜLÜ, YILDIZI VE İKBAL IŞIKLARINA
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
18 MART ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ VE ÇANAKKALE ZAFERİNİN 104. YIL DÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
OKULLARDA DAVRANIŞ DÜZELTME VE DEĞİŞTİRME
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
ÖNCE EĞİTİM - BURHAN YETKİL EMEKLİ EDEBİYAT ÖĞRETMENİ
ÖNCE EĞİTİM - BURHAN YETKİL EMEKLİ EDEBİYAT ÖĞRETMENİ
ADANA´DAKİ ÇOCUK TİYATROLARI
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Geçersiz Sayılan, Oylar mı? Yoksa Milli İrade mi?
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
NEDEN DÜŞÜNDÜĞÜNÜ SÖYLEMEZ İNSAN KORKAR(2)
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
LAİK DEVLET İLKESİNİN ANAYASAMIZA GİRİŞİNİN 91. YILDÖNÜMÜ
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
NOTRE DAME ‘IN GERÇEK KAMBURU KİMDİR ?
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
8 Mart Dünya emekçi kadınalar günü tüm çalışan-emekçi kadınlarımız için kutlu olsun.
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
SEVGİDEN AŞKA
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
EĞİTİMCİNİN KALEMİNDEN-Kemal Çelikkaya
ALTMIŞ BEŞ YAŞ ÜSTÜ YOLCULARI VE ÖZEL HALK OTOBÜSLERİ
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
HALKTAN BİRİ OLMAK, HALKIN ARASINDA OLMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
KİM KAYBETTİ
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
“GADASINI ALDIĞIM ŞİİRLER”
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
İlhan ALPER
İlhan ALPER
NEYDİ O GÜNLER
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Tarihten Ders Almak
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
İNTİHAR
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
BUNUN ADI DERBİ!
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANALI OLUNMAZ ADANALI DOĞULUR
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2019-4/23/1354273268150.jpg