EMEKLİ SUBAYLAR DERNEĞİNİN 32. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI
Tarih: 4.4.2016 15:38:44 / 2248okunma / 0yorum
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY

‘´ Komutanların emirleri altına verilen millet evladını, memleket araçlarını, düşmana ve ölüme sürerken düşündükleri tek nokta, milletin kendilerinden beklediği vatan görevinin ateşle, süngü ile ve ölümle yerine getirerek sonuç almaktır. Askeri görev, ancak bu anlayış ve inançla yerine getirilebilir. Lafla, politikayla, düşmanın vaatlerine kulak vermekle askerlik görevi yapılmaz. Omuzlarında ve kafalarında askerlik sorumluluğu yükleyecek kadar kuvvet bulamayacakların feci sonuçlarla karşılaşmaları kaçınılmazdır”.

                                                                                                      MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

/resimler/2016-4/1/1543336479104.jpg

Emekli Subaylar Derneğinin kuruluşunun 32. yılı bütün üyelerimize ve ülkemize kutlu mutlu olsun. Türkiye Emekliler Subaylar Derneği 2849 sayılı yasa ile 5 Nisan 1984 tarihinde kurulmuş ve bu kanunla kamu yararına çalışan dernekler kapsamına alınmıştır.

‘´ BENİM İÇİN ORDUMUZUN KIYMETİNİ İFADEDE ÖLÇÜ ŞUDUR : TÜRK ORDUSUNUN BİR KITASI EŞİTİNİ MUTLAKA MAĞLUP EDER. İKİ MİSLİNİ DURDURUR VE YERİNE ÇİVİLER ‘´
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

/resimler/2016-4/1/1545162731162.jpg

İLK TÜRK ORDUSUNU KURAN LİDER (METE HAN) VE ORDUNUN KURULUŞ FELSEFESİ

İlk teşkilatlı Türk ordusu M.Ö. 209´da Mete Han tarafından kurulmuş, verilen buyruğu kayıtsız şartsız itaat esası kabul edilmiştir.Bundan sonraki bütün ordularımız Mete Han ordusunun devamıdır. Zaman zaman değişiklikler ve düzeltmeler yapılmıştır, fakat ruh ve temel aynı kalmıştır.

Türk milleti gibi, Türk ordusunun da şanlı şerefli bir tarihi vardır. Türklerde siyasi hayat ordu ile birlikte doğmuş ve gelişmiştir.Ordu-millet bütünlüğü tarihin her devrinde değişmeyen bir gelenektir.

İlk düzenli ordu ( Asakir-i Mansure-i Muhammediye) Yeniçeri Ocağı´nın kaldırılması ile birlikte  1826 yılından itibaren kurulmuştur.

Kişi olarak askerliğe gönül veren Türkler bütün dünyada ordu millet olduklarını kanıtlamışlardı.Orta asyadaki Türk uluslarından başlayarak, her Türk savaşçı durumunda olduğundan, askerliğe özel meslek gözüyle bakılmıştır.

Göktürk kitabelerinde belirtilen tanrı vergisi askerlik misyonu, Türklerin bütün zamanlarında ülküsü kabul edildi.

ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞINDA TÜRK ORDUSUNUN KURULUŞU

Türk milleti bir ordu-millettir. Onun bu vasfı Türklerin tarihiyle başlar. Türk milleti bu vasfını Anadolu mücadelesinde belkide son defa olarak kullandı. Çünkü bu mücadeleden muzaffer çıkan özgür Türk milleti artık çağdaş uygarlığın başka değerleriyle bezenen bir millet olmaya yönelmek zorundaydı. Mustafa Kemal bu gerçeği hem Dumlupınar muharebe meydanında ve bu muharebenin ikinci yıldönümü nutkunda şöyle ifade etmiştir: ‘´ Milletimizin hedefi, milletimizin mefkuresi bütün cihanda tam manası ile medeni bir heyet-i içtimai olmaktır. ‘´

Türk ordusu iki ana unsurdan oluşmaktadır; birinci unsuru Mehmetçik´tir. Cephede savaşan evlatlar, dünyayı hayretler içinde bırakan kahramanlıklar bırakmışsa, hiç şüphe yok ki, o milletin yalnızca cephede savaşan  erleri değil, beşik sallayan analar, okul çağındaki evlatları ve aksakallı ihtiyarları da kahramandır.

İşte bunların hepsini bir tek adla bağrına basmak için, Türk milleti, adları ayırt edilemeyen evlatların hepsine birden; bir sevgi, kendisini savaş alanlarında tanıyan düşman ise  bir saygı nişanesi olarak Mehmetçik demiştir.

Mehmetçik bütün Türk ordusunun sembolüdür. Mehmetçik bir isim değil simgedir. Türk milletinin şerefini tarih boyunca icabında kanıyla kurtarmış bir kahramandır.

Mehmetçiğin manevi varlığında, mertlik, doğruluk, büyüklerine saygı, küçüklerine sevgi,  komutanlarına itaat ve bağlılık, cesaret, kahramanlık, fedakarlık, tevazu ve yurt sevgisi mevcuttur. O ; askerlik şerefini Türklüğün yüceliğini, öz varlığının çok üzerinde tutar. Askerlik duygusu beşikte başlar, O; silahını milletinin kutsal emaneti olduğunu bilir. Onun için en büyük rütbe önce şehitlik, sonra gaziliktir.

İkinci unsur ise; subaylar ve komuta heyetidir. Başkomutan Atatürk´ün subaylar ve komuta heyeti hakkında görüşlerini; ‘´ Bir ordunun ruhu subaylardır. Subay ne olursa ordu da o kadardır. Orduyu subay yapar. Askere örnek olun. Kendinizi iyi yetiştirin, sırf askeri bilgiyle iyi asker olunmaz. Okuyun,sanata ilgi duyun, hayata bakın, hepinizden askerlerin ruhunu, beynini  yurt sevgisiyle kararak, bilgiyle donatarak eğitmenizi istiyorum.Gözüm her an üzerinizde olacak! Görevde yanlışlığı bağışlamam, bağışlayamam. Ayrıca komuta heyeti ile ilgili olarak: ‘´ Bir ordunun kıymeti subaylar ve komuta heyetinin kıymetiyle ölçülür!´´ vecizesiyle tespit etmiştir.

ATATÜRK´ÜN GÖZÜNDE TÜRK ORDUSU

/resimler/2016-4/1/1546303982633.jpg

Vatanına, özgürlüğüne ve şerefine büyük önem veren Türk Milletinin, milli varlığı ve istiklali uğruna gösteremeyeceği kudret, yapamayacağı fedakarlık yoktur.Bu güven ile  ‘´ Ya istiklal ! Ya ölüm´´ diyerek milli iradeyi başlatan Atatürk, milli ve bağımsız bir devlet kurmuş, bu milleti çağdaş medeniyetler düzeyine taşımada, Türk Ordusu´nu bir teminat olarak görmüştür.

Atatürk, Türk ordusu´nun vatan uğruna, düşman süngüsüne karşı, gözünü kırpmadan kahramanca savaşmasından duyduğu büyük gururu, şöyle ifade etmiştir: “Tarihte bütün bir vatanı, çok üstün düşman kuvvetleri karşısında son toprak parçasına kadar karış karış kahramanca ve namuskarane müdaafa etmiş ve yine varlığını koruyabilmiş ordular görülmüştür.

Türk ordusu, o cevherde böyle bir ordudur. Yeterki onu kumanda edenler, kumanda edebilmek niteliğine  haiz bulunsun. Kahraman Türk ordularının kazandıkları büyük zaferlerden , şahsıma düşmüş olan vazifeleri yapabilmişsem çok bahtiyarım. Yalnız bu noktada bir gerçeği açıklamak için söylemeliyim ki : Benim ordularımı ve sevk ve tercih ettiğim hedefler , esasen ordularımın her erinin, bütün subaylarını ve kumandalarının görüşlerinin, vicdanlarının,  azimlerinin, mefkurelerinin yönelmiş olduğu hedeflerdi.”

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN MİLLİ HEDEFLERİ VE MİLLİ  STRATEJİSİ  NASIL TESPİT EDİLMİŞTİR?

  1. Kendi güvenlik ve özgürlüğünü  korumak,
  2. Dünya ölçüsünde barış ve güvenlik şartlarının ve adaletin tesisine yardım etmek ve bunu idame ettirmektir.

Türkiye cumhuriyeti´nin milli strateji ise bu hedeflere, barışcıl usullerle erişmek

maksadını güder; tecavüzü, kabule şayan bir hakaret tarzı olarak kullanmayı reddeder. Türkiye Cumhuriyeti harbe mani olmaya önem verir; bununla beraber harbe mani olma gayreti başarısızlığa uğrarsa, harp etmeye hazır bulunur.

TEMEL MİLLİ DEĞERLER İÇİN TÜRK ORDUSUNUN YERİ VE ÖNEMİ NEDİR?

ASKERİ STRATEJİ : Askeri gücün, doğrudan doğruya veya bilvasıta tatbiki suretiyle, milli stratejinin gerçekleşmesini sağlayan askeri kuvvetlerin geliştirilmesini ve kullanılmasını idare eder.

Harbin maksadı, milli hedeflerin elde edilmesi olduğundan, askeri strateji bu hedeflere göre düzenlenmelidir.Netice olarak; bir milletin askeri harekatı, onun milli hedeflerine tabi olmalı ve onlara uygun bulunmalıdır.

Milli hedeflerin elde edilmesinde mevcut olan bütün siyasi, ekonomik, askeri, psikolojik ve teknolojik güç unsurlarının çok güçlü ve yeterli bir seviyede bulunması şarttır. Bu hedeflerin elde edilmesinde en önemli unsur ise askeri güçtür.

İşte Türkiye Cumhuriyetinin milli hedeflerine, milli stratejisine ve askeri stratejiye uygun olarak yetiştirilen Türk ordusu, Çanakkale ve ulusal kurtuluş savaşında kazandığı zaferleri bugün ve her zaman gerçekleştirilebilecek güçtedir.

BİRİNCİ DÜNYA HARBİNDE OSMANLI ORDUSUNDA ENVER PAŞA TARAFINDAN GÖREVLENDİRİLEN ALMAN SUBAYLARI VE İBRET ALINACAK DERS

/resimler/2016-4/1/1549125079518.jpg

1.Dünya savaşında Enver Paşa Türk Ordusunun önemli ve kritik kademelerine Alman subaylarını görevlendirdi. Mesela bunlardan bazıları şunlardır;

Enver Paşa´nın Kurmay başkanı Bronzart Von Sellenburg Paşa, Suriye cephesinde Yıldırım Orduları grup komutanı mareşal Falkanhayn, Çanakkale´de 9. Kolordu´ya bağlı bölge komutanı Albay Von Sodenstern, Çanakkale´de 5. Tümen komutanı Albay Kannangiesser, Çanakkalede 9. Tümen Komutanı Yarbay Poetrich, doğu cephesinde 3. Ordu kurmay başkanı Alman subayı Guze bey,  Çanakkale güney grup komutanı  Weber Paşa, Çanakkale´de  bölge komutanlığı Kurmay Başkanı  Suvari Binbaşı Muhlmann, Çanakkala´de Anafartalar müfrezesi komutanı süvari yarbay Willmer, Çanakkale´de 3. Tümen Komutanı Albay Nikolai, Baş Komutanlık karargahındaki şube müdürlerinin hepsi Alman subayıdır.

Enver Paşa´nın aldığı bu tedbir bir işe yaramadığı gibi, 1.Dünya harbinde Osmanlı ordusunun mağlubiyetini de önleyememişti. Büyük şair Teyfik Fikret bakın bu konuda neler söylüyor.: ‘´ Sana senden gelir dad lazımsa, ümidin kes gayrıdan imdat lazımsa ‘´ yani insan ve toplum için yardımın en güzelini kendisi yapabilir diyor.

2002 YILINDAN BU GÜNE KADAR AKP İKTİDARININ TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE UYGULADIĞI YANLIŞ POLİTİKANIN YARATTIĞI CİDDİ VE VAHİM SORUNLAR

/resimler/2016-4/1/1552568833920.jpgGENELKURMAY BAŞKANI İLKER BAŞBUĞ BAKIN BU KONUYU NE KADAR GÜZEL BİR İFADE İLE AÇIKLIYOR:

AKP´lilerin insafsızca hedefe koyduğu şehit ağabeyi Yarbay Mehmet ALKAN

‘´Genelkurmay Başkanı´nın terörist ilan edildiği ülkede her şey olabilir´´ demişti… Örnek gösterdiği Genelkurmay eski Başkanı İlker BAŞBUĞ, SÖZCÜ aracılığıyla yarbayına seslendi:

Sevgili Yarbayım;

‘´ Güçlü Ordu, Güçlü Türkiye´´ söyleminden bir ülkede gurur duyulacak yerde, rahatsızlık duyulursa, o ülkede her şey olabilir…

Bir ülkede toplum, sözde askeri vesayeti sonlandıracağız örtüsü altında, bağrından çıkan ordusuna yapılan hukuk cinayetlerine sessiz kalırsa, o ülkede her şey olabilir…

Genelkurmay başkanı´nın terörist, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlık karargah´ının, terör örgütü karargahı ilan edilmesi ile bir ülkede hukuk cinayetleri cinnet seviyesine ulaşmış ise o ülkede her şey olabilir…

2007´deki Dağlıca olayından sonra, Türkiye´de Türk Ordusu´na adeta bir linç kampanyası açılarak, toplumun terörle mücadeledeki kararlılığına darbe vurulmuşsa, o ülkede her şey olabilr.

Bir ülkede teröristlere ve faaliyetlerine seyirci kalınmışsa, o ülkede her şey olabilir…

Başta Ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları olmak üzere; bütün şehitlerimizin ve gazilerimizin önünde saygı ile eğiliyorum.

Yüreği ülke ve millet sevgisi ile çarpan herkesin zafer bayramı´nı kutluyorum.

Elbette, yarınlar bugünden daha güzel olacaktır.”

AKP İKTİDARI DÖNEMİNDE TÜRK SİLAHLI KUVETLERİNE UYGULANAN  KUMPAS OLAYINI SÖZCÜ GAZETESİ YAZARI YILMAZ ÖZDİL TARAFINDAN 1 NİSAN 2016 TARİHİNDE BAKIN NE GÜZEL ANLATILMIŞTIR.

“Dünyanın hiçbir ülkesinde hem ülkenin silahlı kuvvetlerinin komutanı, hem de silahlı terör örgütünün yöneticisi olan genelkurmay başkanı görülmemiştir. Hayatımı terörle mücadeleyle geçirdim. Bana terör örgütü yöneticisi diyenlere şaşarım. Hayatımda hukuksuz davranmadım. Demokrasiye olan bağlılığım da, kamuoyu tarafından çok iyi bilinmektedir. Bu iddialar ve suçlamalar yersizdir. Böyle bir iddianameyle bir kişinin suçlanmaya çalışılması, yetersizliğin komedisidir. Bu sebeple, iddianameye hiçbir itibarım yoktur. Huzurunuzda savunma yapmaya zorlanmayı, işgal etmiş olduğum makama ve Türk Silahlı Kuvvetleri´ne karşı ağır haksızlık olarak görüyorum. Bu inançla, bugün burada savunma yapmayacağım ve hiçbir soruya cevap vermeyeceğim. Takdir, yüce Türk Milletine aittir.”

*

26´ncı genelkurmay başkanımız İlker Başbuğ´un Ergenekon iftirasından sonra Silivri´deki savunması… Daha doğru savunmaması.

*

İlker Başbuğ´un affına sığınarak, sayın yalaka basınımızın farkında bile olmadığı bu detayı tarihe not düşmek için yazıyorum.

*

Amerika Birleşik Devletleri, ikinci dünya savaşında Avrupa´dan Afrika´ya Atlantik´ten Pasifik´e kadar yerkürenin her yerinde savaştı, 45 general ve amiral kaybetti. Türkiye Cumhuriyeti, mermi sıkmadan, 58 general ve amiral kaybetti. Kumpas davalarından beri irticaya bulaştığı için bir kişi bile ordudan atılmazken, 122 Atatürkçü albayın, general-amiral olma hakkı ellerinden alındı, 237 Atatürkçü subay, darbeci-casus filan diye tasfiye edildi. Kumpas davalarına dahil edilmeyen, ancak, malum medya tarafından isim isim hedefe oturtulan, sosyal medyada iftiralarla linç edilen, eşleri ve çocukları internet üzerinden açıkça tehdit edilen 500´den fazla subay, ordudan ayrıldı. Bir savaş gemisi üç senede inşa ediliyor, buna kumanda edecek subay 15 senede yetişiyor, kurmay albay seviyesindeki fırkateyn komutanlarımızın tamamı, önce hapse atıldı, sonra ordudan atıldı. Milgem´i Milgem yapan mühendis subaylar, tersane komutanları imha edildi. Bir pilot anca 11 senede harbi pilot olabiliyor, senede en fazla 25 savaş pilotu yetişebiliyor, son beş senede 300´den fazla pilot, hava kuvvetlerinden istifa etti.

MUSTAFA KEMAL PAŞA 31.07.1920 TARİHİNDE AFYON KONUŞMASINDA, ORDUNUN BİR ÜLKE İÇİN NE DEMEK OLDUĞUNU VE EMPERYALİST DEVLETLERİN ORDUMUZU GÖREVİNİ YAPAMAYACAK DURUMUNA GETİRMEK İÇİN NASIL BİR ÇALIŞMA İÇİNE GİRDİKLERİNİ BAKIN NE GÜZEL İFADE EDİYOR;

‘´ Efendiler! Arkadaşlar!

Dünyada hayat için, insanca yaşamak için bağımsızlık şarttır. Bağımsız olmak için bir kuvvete sahip olmak gerekir.

Kuvvet ordudur. Ordunun hayat kaynağı; özgürlük isteyen milletin, ordunun gereğine olan inancıdır.

Yabancılar, milletimizi bağımsızlıktan yoksun etmek için önce bu inancı koparmanın çarelerine başvurdular.Mondros Mütarekesi ile silahlarımızı, cephanemizi, bütün savunma araçlarımızı elimizden almaya çalıştılar.Sonra kumandanlarımıza ve subaylarımıza saldırmaya başladılar.

Askerlik onurunu yok etmeye çalıştılar. Ordumuzu lağvederek milleti, bağımsızlığını korumak için muhtaç olduğu dayanmaktan mahrum etmeye çalıştılar. Bir taraftan da savunmasız, ordusuz bıraktıklarını zannettikleri milletimizin onuruna, her türlü hak ve hukukuna saldırarak, milleti alçaltarak ‘boyun eğmeyealıştırma´ planını uyguladılar ve uyguluyorlar.

Ordu, düşmanlarımızın birinci saldırı hedefi oldu.Orduyu imha etmek için mutlaka subayını mahvetmek, küçük düşürmek lazımdır. Buna da teşebbüs ettiler              
 ( Artık) bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi boğazlamakta bir sakınca görmezler…´´

MUSTAFA KEMAL PAŞA 24.10.1919 TARİHİNDE RUŞEN EŞREF İLE YAPTIĞI SÖYLEŞİDE ÜLKEYİ KENDİ AMAÇLARI UĞRUNA İHANET EDENLERİ NASIL UYARIYOR:

‘´…MİLLETİ HALA KENDİ KAFALARININ KEYFİNE GÖRE YÖNETEN KİŞİLER ARTIK BİRER BELADIR. BELA ÇEKMEYE DE BU MİLLETİN TAHAMMÜLÜ KALMAMIŞTIR!´´

SAYGIDEĞER VATANDAŞLARIM VE EMEKLİ SUBAYLAR DERNEĞİNİN DEĞERLİ ÜYELERİ!

Ulu Önderimiz Atatürk´ün 57 yıllık kısa yaşam sürecinde, ömrünün en uzun yıllarını Türk Silahlı Kuvvetlerine  hizmet vererek geçirmiştir.

Ulusal Kurtuluş Savaşın´da  5 Ağustos 1921 tarihinde Büyük Millet Meclisi tarafından Başkomutan olarak görevlendirilmiştir.

Başkomutan olarak 13 Eylül 1921 de Sakarya Meydan Muharebesini kazandıktan sonra, 19 Eylül 1921 de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kendisine Mareşallık rütbesi ve Gazi ünvanı verilmiştir.

26-30 Ağustos 1922 de Başkomutanlık Meydan Muharebesi zaferini kazanan Türk Ordusunun Baş Komutanı Mustafa Kemal Paşa bu kutsal hizmeti yürütürken her an komuta heyeti, subaylar, erbaş ve erler ile adeta et ve kemik gibi birlikte olmuştur. Bu kahraman ve vatansever vatan evlatlarının ülkesi ve ulusu için nasıl bir değer taşıdığını bakın ne güzel ifade ediyor:

“SİZİN GİBİ KOMUTANLARI SUBAYLARI, ER VE ERBAŞLARI OLAN BİR MİLLETİN, YABANCI ELLER ALTINDA KÖLE OLMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR.”

Atatürk´ün yetiştiği harp okulu ve harp akademisinin mezunları olarak onunla meslekdaşı olmaktan büyük onur ve mutluluk duymaktayız.

Bizler harbiye mezunu emekli subaylar olarak derneğimizin amacı doğrultusunda ülkemize ve toplumumuza faydalı olmak azim ve inancını taşıyoruz.

Bu uğurda hepimiz uzun yılların birikim ve tecrubesi ile bu amaç uğrunda  hizmet vermekten onur ve gurur duymaktayız.

NE MUTLU TÜRKÜM VE HARBİYELİYİM DİYENE !

KAYNAKÇA

1. NUTUK – MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

2. TEK ADAM CİLT 1 VE 2 - ŞEVKET SÜMEYYA AYDEMİR

3. DİRİLİŞ ÇANAKKALE 1915 – TURGUT ÖZAKMAN

4. ATATÜRK FOTOĞRAFLARI ALBUMÜ – HANRİ BENAZUS

5. ATATÜRK VE BÜYÜK TAARRUZ KAHRAMANLARINA ARMAĞAN – YR.DOÇ.DR GÜRSOY ŞAHİN

6. İHANET BASINI – AYDIN KELEŞOĞLU

7. CUMHURİYET CİLT 2 – TURGUT ÖZAKMAN

8. ÇANKAYA – FATİH RIFKI ATAY

9. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER – KAHRAMAN YUSUFOĞLU

10. 30 AĞUSTOS 2015 TARİH VE 2987 SAYILI SÖZCÜ GAZETESİ

 

 

 

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
18 MART ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ (17 Mart 2017 - Cuma)
YENİ ANAYASA KUMPASI (07 Haziran 2016 - Salı)
“ LAİKLİK,ADAM OLMAK DEMEKTİR.” (02 Mayıs 2016 - Pazartesi)
19 Mayıs 1919 SAMSUN VE İLK ADIM (18 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
ZORUNLU İZİN
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
ÇUKUROVA VE TRT´NİN ONURU SUAT YILDIRIM
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BİR FOTOĞRAF ALIN ELİNİZE
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
MONDROS MÜTAREKESİNİ VE SEVR ANTLAŞMASINI RED EDEN, ÖZGÜRLÜK, EGEMENLİK VE ÇAĞDAŞLAŞMA GÜNEŞİ OLARAK 23 NİSAN 1920´de VAROLAN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ´nin DOĞUŞ VE VAROLUŞ NEDENLERİ
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
İNANMAK BU OLSA GEREK.
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Celal TOPKAN- CUMHURİYETİN 93. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE ATATÜRK´Ü ANLAMAK VE KAVRAMAK
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
ANAYASA ÜZERİNE NOTLAR
Ahmet  DUMAN
Ahmet DUMAN
Artık, Hiçbir Şey Eskisi Gibi Değil.
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
16 NİSANA DOĞRU, İZLENİMLER, DUYGULAR…
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
82.DAKİKADA GÜÇ BİTTİ
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
BACASIZ FABRİKA TURİZM SEKTÖRÜ 2017´DE NE DURUMDA?
İlhan ALPER
İlhan ALPER
TRT VE SANAT-KÜLTÜR
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
İnsanlığın Derinleşen Sosyal Sorunlarını Çözecek Olan İnsan Beyni mi? Yapay Zeka mı?
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
SOSYAL DEMOKRASİ VE EKONOMİ
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
“ARTIK MECLİS VAR !”
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Celal Topkan
Celal Topkan
GELECEK SENİN DÜŞÜN VE ÖYLE KARAR VER
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
GENÇLİK KÜLTÜRÜ VE BAŞARISIZLIK
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
İNTİHAR BELGESİNİ YIRTAN MECLİSTEN ARDINDA İNTİHAR MEKTUBU BIRAKAN MECLİSE
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
EMPERYALİZMİN NİHAİ HEDEFİ ORTADOĞUDA YENİ BİR HARİTA MI ?
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
GELİŞMELERLE REFERANDUMUN GETİRİSİ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Hayallerim Var!
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
1982 ANAYASA REFERANDUMU
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ERDDOĞAN´IN MİTİNGİNDEN İZLENİMLER
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
İHTİYARLAR PERİŞAN EDİLMESİN
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
ÇOCUĞA ŞİDDET
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
15 °C
Pazartesi
10 °C
Salı
10 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-4/11/1349590700111.jpg