ADANA´NIN KURTULUŞUNDA ATATÜRK´ÜN ROLÜ VE ULUSAL KURTULUŞA KARAR VERDİĞİ ŞEHİR
Tarih: 4.1.2016 11:25:33 / 2913okunma / 0yorum
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY

‘´ BANA, MİLLETİN KURTULUŞ YOLUNDA İLK GİRİŞİM DUYGUSUNUN BU KUTSAL TOPRAKLARDAN GELMİŞ OLMASI SEBEBİYLE, HEMŞEHRİSİ (ADANA) OLMAKLA ÖVÜNDÜĞÜM BU TOPRAKLARI KUTLARIM…´´

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

         /resimler/2016-1/4/1511145154793.jpg

   Ulusal Kurtuluş Mücadelemiz devrimlerin tarihine geçmiştir.

            Türk Devrimi adıyla olarak tarihte yerini alan mücadelemizin ‘´ ilk hissi teşebbüsü´´nün Adana´da ortaya çıkması biz Adanalılar için onurdur.

            Türk Devrimi 20. Yüzyıl´dan geleceğe geçebilen tek devrim olmuştur.

            Türk Devrimi, varlığını korumakla kalmamakta, geleceği kucaklamaktadır.

            5 Ocak 1922´de düşman işgalinden kurtulan Adana´mızın Kahraman Kuvayi-Milliyecilerin değerli torunları saygı değer Adanalı hemşerilerim. Bu büyük ve anlam bayramınızı kutlu ve mutlu olsun.

            Fransız ve Ermenilerin Adana´yı işgalleri sırasında ve işgal süresince Atalarımız birçok işkence ve zulme uğradılar. Bizlere gelecekte daha mutlu ve onurlu bir yaşam için her şeye severek göğüs gerdiler. Ancak onların ve bu yüce milletin hiçbir zaman kabul etmedikleri gerçek vardı. Bu yüce insanlar, iki şeye istiklal ve hürriyetine, bayrağına âşıktılar. Bu konuda Atatürk ‘´Hürriyet ve İstiklal benim karakterimdir´´ diyordu.

            Bunun için Ulusal Kurtuluşumuzun parolasını ‘´ Ya İstiklal Ya Ölüm´´ vecizesi ile tespit etmişti. Bu yüce ve Soylu Millet üç yıllık işgal süresince göklerde dalgalanmayan ay yıldızlı bayrağını görememe ve daha acısı düşmanlarca yırtılıp atılmasına yüreği daha ne kadar dayanabilirdi ki.

            İşte bu amaç uğruna Milletine rehberlik ve önderlik etmek üzere 16 Mayıs 1919 tarihinde Samsun´a doğru yola çıkmıştı.

            Yollar vardır meçhulün önümüze serdiği çizgilerdir. Bu yollarda yolcu talihini tezgahında kendi kaderini dokur.

            Mustafa Kemal´in Samsun´da başlayıp Erzurum´a Sivas´a çıkan ve sonra Ankara´ya, İzmir´e ulaşan yolculuğu böyle bir yolculuktu. Bu yollarda O talihi ile boğuştu kaderini dokudu ve Onun kaderi, bizim kaderimiz oldu.

            İşte bu değerleri, bu mutlu ve gurur dolu güzel günlerimizi bizlere armağan eden Atalarımızı saygı ve hürmetle anarken, bu tarihi gerçekleri dikkate alalım ve asla unutmayalım.

 /resimler/2016-1/4/1128329268418.jpg

ADANA´NIN KURTULUŞ MÜCADELESİNİN BİZZAT MUSTAFA KEMAK PAŞA´NIN PLANLAMASI VE BU UĞURDA YAPTIĞI ÇALIŞMALAR

Atatürk´e vatanı kurtarma ulusu egemenliğe ve bağımsızlığa kavuşturma fikri giriş bölümünde belirtildiği üzere Adana´da doğdu. Felaket yıllarına rastlayan o bunalımlı takvimin günleri özetle şöyle geçti:

 Osmanlı İmparatorluğu, gereksiz olarak girdiği harpten yenik çıkınca, ağır bir mütareke imzalamak zorunda kaldı. Mütarekenin imzaladığı 30 Ekim 1918 günü, Yıldırım Orduları Grup kumandanlığına tayin olunan Mustafa Kemal Paşa 31 Ekim 1918 günü, Adana´ya geldi. Liman Von Sanders Paşa görevini, Mustafa Kemal Paşaya Adana´da şu konuşma ile devretti.

Ekselans: Siz savaş cephelerinde, Arıburnunda ve Anafartalarda çok yakından tanıdığım kumandansınız. Aramızda gerçi bazı olaylar geçti fakat bunlar, nihayet bizi birbirimize daha yakın tanıtmış oldular. Dostluğumuzun yürekten olduğunu sanıyorum. Bugün Türkiye´yi terke mecbur edilirken emrim altındaki orduları, Türkiye´ye ilk geldiğim zamandan beri takdirkârı bulunduğum bir kumandana teslim ediyorum. Bu büyük felaket içinde, üzüntü duymak mümkün değil. Ancak ben, kumandayı size bırakmakla teselli buluyorum. Bu dakikadan itibaren emir sizindir. Ben, sizin misafirinizim.                               

            Bu konuşmayı müteakip General liman Von Sanders ‘´ Bizim için her şey bitti, yenildik´´ der demez Mustafa Kemal Paşa ‘´ Müttefiklerimiz  için her şey bitmiş olabilir. Bizim savaşımız, kurtuluş savaşımız şimdi başlıyor´´ dedi.

Böylece Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına atanan M.Kemal Paşa, karargâhını bugünkü Adana Erkek Lisesi binasında kurmuştu. 5 Kasım 1918 tarihinde Eski İstasyon´dan başlayarak, Büyük Saat Kulesi´nde biten Ali Münif Caddesi üzerinde bulunan eski adıyla Muradiye, şimdiki adıyla Cumhuriyet Oteli´nin büyük salonunda Adanalılar tarafından şerefine bir akşam yemeği ziyafeti verilmiştir. M.Kemal, çok kalabalık davetlinin katıldığı bu ziyafette yaptığı konuşmasında; ‘´Bu memleketin kurtulacağını, henüz ümitlerin sönmediğini, bunun için mücadele edeceğini, Türk milletinin ve ordusunun kendi vatanını ve istiklalini koruyabileceğini´´ açıklamıştı.

            Bu arada M.Kemal Mondros Mütarekesi´ni maddelerini de öğrenince Başkomutanlık Erkan-ı Harbiye başkanlığında mütarekenin muhtelif manalara gelebilecek tarzda yazılmış olan bazı maddelerinin açıklık kazanması gerektiğini istedi. Daha sonra da çektiği bir telgrafla mütareke şartları arasında yanlış anlaşılmaya müsait durumların düzeltilmeden orduları terhis edecek ve galiplerin her dediğine boyun eğecek olursak, düşmanların isteklerinin önüne geçmeğe imkân olmayacağını bildirdi (5 Kasım1918).

            M.Kemal, Başkomutanlık Genelkurmay Başkanlığını muhafaza etmekte olan Sadrazam İzzet Paşa´ya 6 Kasım 1918´de çektiği bir telgrafta, düşmanların aldatıcı muamele, teklif ve hareketlerini, düşmanlardan ziyade haklı ve nazik sayacak ve buna karşı kendinden istenilecek her şeyi yapmağa, yaradılışı müsait olmadığını İstanbul´a bildirmişti.

            Bundan sonra Mustafa Kemal Adana´da ordusuz bir komutan olarak bazı faaliyetlere girmişti. Zaten Mustafa Kemal Adana´ya geldiği günden itibaren halkla yakın ilişkide bulunmuş ve onları uyarmaya çalışmış. Adanalı aydınlarla ve Adana sancaklarından gelen temsilcilerle görüş alışverişinde bulunmuştur. Görüştüğü Adanalı aydınlar arasında Suphi Paşa (Ramazan oğlu), Kadri (Ramazan oğlu), Nalbant zade Ahmet Efendi, İbrahim Rasıl, Hoca Mücteba (Ramazan oğlu), Bağdaadize Fuat´ta vardı. Görüşmelerde doğudan gelecek taarruzlara karşı şehrin nasıl savunulacağı konuşuldu ve bu arada Mustafa Kemal, Torosların Gülek Boğazı bölümüne ve Misis´e istihkâmlar yaptırdı. Mustafa Kemal bir kısım halkla da Tırpan ilerin evi olarak bilinen Kırmızı Konak´ta görüşmeler yapmıştı. Bunların arasında azınlıkların temsilcileri de vardı. Bu toplantıdan bir netice alınamamıştı.

            Mustafa Kemal bir haftayı geçen temasları sonucunda kurtuluş için karamsar olmayan ve müspet düşüncelere sahip kişileri 8 Kasım 1918 tarihinde Şakirpaşa´daki Aliye Hanım´a (Yerdelen) ait evde topladı. Bu toplantıya katılanlar şunlardı: 2.Ordu Komutanı Nihat Paşa (Anılmış), Ceyhan Askeri Fıkra Komutanı Remzi Bey, Levazım Fıkra Reisi Avnı (Doğan), Askeri İmalathaneler Müdürü Ahmet Remzi, Nalbantzade Ahmet, Ramazanoğlu Kadri, İsmail Safa (Özler), Mücavir zade Mustafa Efendi, Merkez komutanı Hulusi (Akdağ) ve diğer bazı zevat idi. Mustafa Kemal Paşa bu kişilerle son durumu görüştü ve 10 Kasım´da Adana´dan ayrılacağını belirterek, düşman gelirse ne yapacaklarını sorarak; Memleket´in durumunu iyi görmediğini, itilaf devletleriyle imzalanan mütareke hükümlerine bu devletlerin uymayacaklarını, daha ağr şartlar altında memleketin ezeceklerini bu yüzden büyük felakete maruz kalan memleketlerden birisi olan Adana´nın büyük zaihata uğrayacağını, şimdiden işgal kuvvetlerine karşı koymak ve hazırlıkta bulunmak için aralarında bir teşkilat kurmalarını, münasip yerlerde siper kazmalarını, lazım gelen silah ve malzemenin tarafından temin edileceğine, istikbali görür gibi söyledi. Zaten bu toplantı esnasında Mustafa Kemal´in kafasında Vatan´ın nasıl kurulacağını dair bir strateji oluşmuş ve bu stratejiyi halkla konuşarak daha da geliştirmiştir.

            Toplantıda Ahmet Remzi; ‘´Paşa! Biz bu topraklarda doğduk, bu topraklarda ölmesini de biliriz. Nihat Paşa´ya emir ver, bize silah bıraksın´´.

            Mücavirzade Mustafa Efendi de; ‘´Paşam! Öldürmeden ölmeyeceğiz.´´ dediler.

Ayrıca toplantıda hazır bulunan Adana´nın varlıklı kişileri de bütün maddi ve manevi güçlerini fedaya hazır olduklarını söylediler. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa elinde gümüş kırbacı ve ayağının portakal rengi çizmeleriyle, salonda iki sıra olan gurubun arasında gidip geliyor ve şöyle diyordu:

‘´Evet, evet. Bu topraklarda düşman çizmesi gezmeyecek ve bu millet esir olmayacak.´´ diyerek, izlenimlerinin müspet olması, Mustafa Kemal Paşa´yı sevindirmiştir.

Bu faaliyetlerden sonra, Mustafa Kemal resmi bir sıfatı bulunmadığından Adana´da daha fazla durmaktansa, artık İstanbul´a gidip memleketin siyasi hayatından tesir yapabilecek bir yerde bulunmayı tercih etmiştir. Böylece Mustafa Kemal, 10/11 Kasım gecesi Adana´dan ayrılırken askeri birliklere gönderdiği veda yazısı iki cümleden ibaretti: ‘´Tebliğ olunan irade-i Seniyye (Padişahın emri) üzerine bu gece (10/11 Kasım 1918) hareket edeceğim. Bütün silah arkadaşlarıma veda ederim.´´ dedikten sonra da Adana´daki olumlu faaliyetlerini tamamlamış ve demiryolu ile Adana´dan ayrılarak, İstanbul´a gitmişti.

Kurtuluş Savaşı ve Türk Devrimi´nin akışı içerisinde, Adana´nın Atatürk´le bağlantılı olan bir mutluluğu vardır. Mustafa Kemal 1.Dünya Savaşı´nın yenilgimizle biten acılı günlerinde, Adana´daydı. Suriye´den çekilen Yıldırım Orduları Grup Kumandanı olarak, mütarekenin ilk günlerini buradan izledi. Milletinin kaderi gibi, sonbaharın dökülmeye başlayan yapraklarını, hüzün dolu kalbiyle, burada seyretti. Kara bulutların ötesini gören gözleri, burada şimşeklendi. Vatanın uğradığı büyük felaket karşısında onu kurtarma, ulusu egemenliğe ve bağımsızlığa kavuşturma planını burada tasarladı.

Mustafa Kemal Paşa 5 Ağustos 1920´de beraberinde Mareşal Fevzi Çakmak´la birlikte Pozantı´ya geldi. Buraya geliş nedeni:

1-    Milli Müfrezelerin başarılarını kutlamak

2-    Kuva-yi Milliye Mücahitlerine moral vermek

3-    Milli Müfrezelerin silah, cephane, iaşe ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak.

4-    Geçici vilayet merkezi olan Pozantı´nın yöneticilerini tayin ve tespit etmekti. Vali Vekilliğine Mersin Milletvekili İsmail Safa (Özler) seçildi.

 

/resimler/2016-1/4/1129226613198.jpg 

Atatürk´ün Ulusal Kurtuluş Savaşına karar verdiği şehir

Kentler Uygarlığın gelişmesinde önemli yer tutarlar.

Kentler, toplumsal yaşamı kuşatan mekânlardır; Tarih´e tanık olurlar hatta yaşayanları vasıtasıyla tarih yaparlar.

Adana´mız böyle bir kent´tir; Tarih yapmıştır.

Büyük Önder Atatürk Adana seyahatlerinde önemli kararlar almıştır.

Bu kararlar tarihin belki de en dikkat çekici devrimini düşünsel aşamasını oluşturmuştur.

Çanakkale´nin geçildiği 5 Kasım 1918 günü Mustafa Kemal Paşa Adana da Ali Fuat Paşa´yla görüşüyordu. Memleket´in durumunu görüştüler Mustafa Kemal, Ali Fuat Paşa´ya şunları söyledi; ‘´Padişahtan ümidi kestim artık Millet kendi haklarını aramalı ve bizimde halka yardımcı olmamız gerekir.´´ dedi ve sonra Ali Fuat Paşa´ya aynı fikirde olup olmadığını sordu. Ali Fuat Paşa: ‘´Aramızda tam bir mutabakat var´´ Paşam diye cevap verdi.

5 Kasım 1918 tarihinde ATATÜRK, Ali Fuat Paşa ile Adana´da buluştuklarında birlikte ulusal kurtuluş savaşına karar verdikleri bu tarihten, Atatürk´ün 26-30 Ağustos Başkumandanlık Meydan Muharebesini  müteakip, sır gibi sakladığı Adana´daki ulusal kurtuluş düşüncesini eşiyle birlikte 15 Mart 1923 günü Adana´ya ilk geldiğinde ‘´Bende bu vak ayin ilk hissi teşebbüsü, bu memlekette, bu güzel Adana´da doğmuştu´´.Demek suretiyle açıklamış ve tarihe maletmiş bulunuyor.Bu açıdan, Atatürk´ün zaferle dolu siyasi hayatında,Adana´nın özel bir yeri vardır.

            Adana´nın mutluluğu, ulusal bağımsızlık ve egemenlik düşüncesinin Atatürk´ün kafasında oluşturduğu bir şehir olmasındadır. Bu mutluluğa eklenen diğer bir mutluluk da büyük zaferden sonra Mustafa Kemal´i ilk bağrına basan şehir olmasındandır.

Atatürk İstiklal Savaşı´nın zaferle sonuçlanmasından ölümüne kadar Çukurova´ya yedi defa geldi.

            Cumhuriyet döneminde 5 Kasım 1918 tarihinde Atatürk Adana´da verdiği ulusal kurtuluş kararı için bakın ne güzel bir ifadede bulunuyor: ‘´Bana, milletin kurtuluşu yolunda ilk girişim duygusunun bu kutsal topraklardan gelmiş olması sebebiyle  hemşerisi (Adana) olmakla övündüğüm bu toprakları kutlarım.”

            Atatürk´ün Adana´daki kurtuluşa ait Faaliyetleri ve Ulusal Kurtuluşa Karar verirken elinde hangi güç ve kuvvetine güveniyordu.

            Atatürk bu kararları verirken elinde hiçbir güç ve kuvvete sahip değildi, ayrıca bu kararları alması içinde bulunduğu makam ve mevkii buna müsait değildi.

Aranılan bu güç ise kendisinde mevcd olan üstün Komutanlık yetenekleri ve Liderlik vasıflarıydı.

 /resimler/2016-1/4/1129518176173.jpg

LİDER KİMDİR, LİDERLİK NE ANLAMA GELMEKTEDİR?

            30 Ekim 1918´de imzalanan Mondros Mütarekesi gereğince, Ülkenin İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmiş olması, ordunun dağıtılmış olması ve elindeki silahların alınmış olması, parasal kaynakların yetersizliği, harbin sonunda yıkılmış harabe bir ülkenin başında İngilizlerin mandasına kendi ve ülkenin kaderini bağlamış olan Padişah ve kukla bir İstanbul Hükümeti sözüm ona devleti yönetiyordu. Üstelik bu olumsuz koşulların arkasında Cumhuriyetin ilanı, Saltanatın ve Hilafetin kaldırılmasına kendisi ile birlikte Ulusal Kurtuluş Savaşımıza katılan değerli ve kahraman bazı silah arkadaşları da muhalefet etmekteydiler. Ancak bu komutanlar, askerlik mesleği konusu dışında yeterli bilgi birikimine sahip değillerdi. Ayrıca Lider hiç değillerdi.

            Peki, öyleyse, Lider kime derler? Lider bir amaç uğrunda yönetimde gücü ve etkisi olan kimsedir, önderdir, şeftir. Liderlik ise Lider olma sanatıdır.

ATATÜRK´ÜN LİDERLİK VASIFLARI NELERDİR?

Atatürk´ün ömrü boyunca bütün hayat hikâyesi, Onun mizaç ve şahsiyeti bütün şartlar, olaylar ve yaşadığı atmosfer içinde iyice izlendiği zaman, görülecektir ki Atatürk´ün bu hadiseye hâkim olan ruh yapısını kısaca, üç unsurda toplamak mümkündür.

  1. Önsezi(üstün sezme gücü)
  2. Mantık
  3. Meşruluk duygusudur.

Bize göre, Atatürk´ü Atatürk yapan vasıfların başından gelen üç temel vasfı bunlardır.

            Ancak Atatürk, Ülkesi ve milleti adına bir karar tasarlarken ve verirken hep bu üç temel vasfını birlikte kullanmıştır. Hiçbir zaman bu vasıflarını ayrı ayrı kullanmamıştır. Bu nedenle hep başarılı olmuş, hiç yenilmemiştir. Ve en büyük zaferlerin sahibi olmuştur. Böylece milletini bağımsızlığa ve mutluluğa ulaştırmıştır.

ATATÜRK´E GÖRE LİDERLİK NE ANLAMA GELMEKTEDİR?

            “Bir yolcunun yolda yürüyebilmesi için ufku görmesi yeterli değildir. Ufkun ötesini de görmesi gerekir”

                                                                                                     Mustafa Kemal ATATÜRK

ATATÜRK´E GÖRE BİR LİDERDEN ÜLKENİN VE ULUSUN BEKLENTİSİ NEDİR?

            Milletler üzüntüsü ve keder bilmemelidir. Önderlerin (Liderlerin) vazifesi, hayatı neşe ve şevkle karşılamak hususunda millerine yol göstermektir.

SAYGIDEĞER VATANDAŞLARIM VE SEVGİLİ HEMŞERİLERİM!

           /resimler/2016-1/4/1130369896517.jpg

Bize bu kutsal toprakları vatan yapan ecdadımızın en güzel hatarıları; adları, kahramanlıkları ve şehitlikleridir. Bize düşen görev ise, onların hatıralarına saygı duymak ve sahip çıkmaktır.

EY KAHRAMAN  ŞEHİTLER!

EY KAHRAMAN  GAZİLERN!

EY KAHRAMAN  KUVAİ-YI MİLLİYECİLİR!

Güzel şehrimiz Adanana´nın düşman işgalinden kurtulması amacı ile başlattığınız millimücadelede, görevinizi malınızla ve canınızla yaptınız, başarıyla tamamladınız. Bize şerefli bir tarih bıraktınız. Bu topraklar için akan kanınızda doğan ay yıldızlı bayrağınız altında biz bu gün özgün yaşamaktayız. Miras bıraktığınız şerefli adınızı ve inancınızı daima yaşatacağız.

Sizi ebediyen unutmayacağız, asla unutturmuyacağız.

Bizlere özgürlük ve eğemenliğimizi kazandıran, albayrağımızı göklerde dalgalandıran ulu önder Atatürk ve Silah arkadaşları ile Şehit ve Gazilerimizi saygı ve hürmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.

KAYNAKCA:

1-    Atatürkün Adana Seyhatlari Taha Toros

2-    Türk-Fansız Mücadelisi Yrd.Doc.Dr. Süleyman Hatipoğlu

3-    Atatürkten iz bırakan sözlerNeşe Işıldak

4-    Tek Adana C.1 Şevket Süreyya Aydemir

5-    Atatürk ve Liderlik Harika Yamak

6-    İhhanet Basını Aydın Keleşoğlu

7-    Atatürk´ün  Kehanetleri Ali Bektan

8-    Osmaniyeli Kuva-yi Milliyeciler”Çeteler” İsmet İpek

 

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
18 MART ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ (17 Mart 2017 - Cuma)
YENİ ANAYASA KUMPASI (07 Haziran 2016 - Salı)
“ LAİKLİK,ADAM OLMAK DEMEKTİR.” (02 Mayıs 2016 - Pazartesi)
19 Mayıs 1919 SAMSUN VE İLK ADIM (18 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
İSMET PAŞA´DAN ADANA MUCİZESİ
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
Çocuk Öyküsü*** TAVŞAN YUVASINDA YANGIN ***
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ADANA HER ŞEYİN EN İYİSİNİ HAK EDİYOR
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞININ ÖZGÜRLÜK VE EGEMENLİK GÜNEŞİ 19 MAYIS 1919 SABAHI KAHRAMANLAR DİYARI SAMSUNDA DOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
İNANMAK BU OLSA GEREK.
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
DÜŞÜNCENİN BİLİM, SANAT VE GERÇEĞE UYGUNLUĞU-Fikri Akdeniz (*)
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
SİYASET VE GENEL DURUM
Ahmet  DUMAN
Ahmet DUMAN
CHP Bir Siyasi Partidir…(2)
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
ÖRNEK BİR EĞİTİM SİSTEMİ: KÖY ENSTİTÜLERİ…
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
MAVİ ŞİMŞEKLER 34 PUANA DEMİR ATTI
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
DÖRDÜNCÜ SANAYİ DEVRİMİ VE TÜRKİYE
İlhan ALPER
İlhan ALPER
ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR…
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
İnsanlığın Derinleşen Sosyal Sorunlarını Çözecek Olan İnsan Beyni mi? Yapay Zeka mı?
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
DOĞA VE İNSANIN ÖLÜMÜ
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
“ARTIK MECLİS VAR !”
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Celal Topkan
Celal Topkan
Atatürk Dış Politika ve Liderlik
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
İNTİHAR BELGESİNİ YIRTAN MECLİSTEN ARDINDA İNTİHAR MEKTUBU BIRAKAN MECLİSE
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
YENİ ve BULUNMAZ (!) KOMŞULARIMIZ
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
NATO ZİRVESİNİN ARDINDAN
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Hayallerim Var!
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
CENNET KADIN
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
SURİYE, HATAY VE KIBRIS
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
SİZ HİÇ MAVİ BULVAR´DAN GEÇTİNİZ Mİ?
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
İHTİYARLAR PERİŞAN EDİLMESİN
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
ÇOCUĞA ŞİDDET
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
15 °C
Pazar
15 °C
Pazartesi
15 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-5/23/1458036914194.jpg