OSMANLI HASTALIĞI
Tarih: 21.5.2018 11:15:18 / 950okunma / 0yorum
Cezmi DOĞANER

Osmanlı döneminin halkı sürü gibi gören altıyüzyıllık koşullandırılması tam olarak kırılamamıştır. Bürokrasi sürekli baskı aracı olarak kullanılmıştır. Halk, bürokratik kurumları devlete ilişkin sorunlarının çözümleneceği bir yer olmaktan çok kendini azarlayan, horlayan, zorluk çıkaran “Bugün git,yarın gel”le işkence eden yerler olarak görmektedir. Çünkü işleyiş böyle...

AKP hükümetleri döneminde iktidarın ve egemen güçlerin denetim ve istemleri doğrultusunda karar alan ve uygulayan bir mekanizmaya dönüştürüldü.

Türkiye´de baskı dönemlerinde “Osmanlıcılık” ve “Osmanlı hastalığı” hortlatılır. Halkın ülkeye ve sorunlarına sahip çıkmasını engelenmek için yapay gündemlerle sorun başka yerlerde aranır.

       İkinci Dünya Savaşının başlarında yazar Vedat Nedim Tör,  kokuşma ve bağanazlık için Osmanlı hastalığı  deyimini kullanmış ve bunun 10 türünden söz etmiştir. Kısa kısa bunları da görelim: (*)

1.     Aşağılık Duygusu: Osmanlı Saltanatının çöküş devresinde Türk münevverlerinin büyük bir ekseriyeti bu illete tutulmuştu.

Avrupa hayranlığı,  softalık, kozmopolitlik, züppelik. Osmanlılık gibi karışık şekillerde tecelli eden bu hastalık, bir nevi ruhi kapitülasyonlarımızdı.

2.İçtimai Alakasızlık: Osmanlı efendisi, Osmanlı İmparatorluğunun miras yedisidir. Hazıra alışmıştır. Halkın sırtından geçinir. Tufeylidir.(asalak, başkasının sırtından geçinen, parazit) İşten hoşlanmaz. İş aşağı halkın ve reayanın karıdır ve halk karanlık bir yığındır ki, vazifesi efendisinin rahatını temin etmektir.

Onun indinde, devlet halk için değil, halk devlet içindir. Halka hizmet mefhumunun tamamıyla yabancısı ve düşmanıdır. Bilakis halk, kendisinin hizmetkarıdır.

3.Mes´uliyet (Sorumluluk) Korkusu: <İhmali Mes´uliyet yoktur: İcrai Mes´uliyet vardır> formulü Osmanlı efendisinin iş ahlakıdır. Osmanlı efendisi bir işin mes´uliyetini almaktansa onu yapmamayı tercih eder. Çünkü o gayet iyi bilir ki, >bu işi niçin yapmadın diye hiçbir vakit sormazlar.>


4.
Dedikodu-İçki-Kumar: Dedikodu onun havasıdır. Onsuz yaşayamaz. dedikoducu, en iyi, en müsbet bir işte bile, muhakkak bir pürüz arar ve bulur. Bulamazsa kondurur ve atölyesinde öyle bir agrandismanını yapar ki, herkes yalnız onu görür.

Dedikodu ve riya , Siyamlı Kardeşler gibi birbirine yapışıktır. Dedikoducu mutlaka  ikiyüzlü, ikiyüzlü mutlaka dedikoducudur.

Dedikoducunun bir nevi de imzalı imzasız, arızalarla jurnalcilikten tan pek keyiflenir. Hele bu ihbarnamelerin muameleye konduğunu bir haber alırsa, ağzı kulaklarına varır ve ubudiyetini (kulluğunu) tazeleyecek yeni bir arıza karalamak için kaleme sarılır.

İçki ve kumar da Osmanlı efendisinin mükeyyefatındandır. İçki ve kumar çok kere heyecanları, suni surette kamçılanmağa muhtaç olanların karıdır.

5.     Ahretçilik:  Osmanlı efendisinin gözünde hayat, ahirete götüren bir köprüdür. Aslolan ölümdür. Dünya yalancıdır ve bütün değeri dır. Osmanlı efendisi ve Osmanlı softası, Türk insanının, sefalet, mahrumiyet, ızdırap karışışındaki yüksek mukavemet kudretini, ahiretçilik serabı ile istismar etti. Türk köylüsü ahirete inanarak, dünyasını zindan ve kurban etti. Fakat ahlak asaletinden hiçbir fedakarlığa yanaşmadı. Türk köylüsünün bu karakter salabeti üzerinde titreyelim.

Türk münevverinin ilk vazifesi, Türk insanını iyi tanımaktır. Osmanlı bu vazifesini daima ihmal etti ve onu ahiretçilik afyonu ile bezgin ve uyuşuk bir hamura kalbetmek istedi. Ve şeklen de muvaffak oldu.

6.     Güzel Düşmanlığı: Osmanlı efendisi heyecan kabiliyetini kaybetmiş, yaratıcı ateşi sönmüş, güzele karşı hassasiyeti katılaşmış bir tahta kalıptır. Ruhu güzellik haddesinden geçip incelmedi: Resim günahtı, heykel haramdı. Raks gayri ahlaki idi. Musiki bir nevi meze idi. Tiyatro oyuncu Ermenilerin karı idi.

Osmanlı efendisi edebiyatta insan, cemiyat, millet, memleket ve tabiat unsurlarına hemen hiç el sürmedi. Ve şiiri çok kere odalık gibi kullandı. Fakat halk daima kendini, muhitini ve yurdunu terennüm etti.

Bizde idareci  sınıfla halk arasındaki büyük uçurumu in müşterek dilinden ve sihirli bağından mahrum oluşu doğurdu. Osmanlı efendisi kendisi ile halk arasına sanatın narin köprüsünü kuramadı.

        7.İş Ve Gönül Kaynaşmazlığı: iki dejenere Osmanlı efendisi bir araya gelip de iş ve gönül beraberliği yapamazlar. Organizasyon, kooperasyon, koordinasyon kelimeleri yalnız kelime olarak değil ,mana olarak da kendilerine yabancıdır. Halbu ki ecdadı ne büyük teşkilatçı idi.

İntihat devrinde müsbet aksiyon durunca teşkilatçılık zihniyeti de paslandı ve çürüdü. İşbirliği çözülünce millet birliğide dağıldı. Makine parçalarına yarıldı. Uzviyet kalktı, uzuvlar kaldı. Bütün parçalandı. Cemiyet tecezzi ve inhilal etti. Her koyun kendi bacağından asıldı.

Osmanlı efendisi kendisini o kadar beğenmiştir ki, başkalarıyla işbirliği yapmaya tenezzül etmez.

Osmanlı efendisi o kadar kıskançtır ki başkalarının  muvaffakiyeti içine zehir olur.

Osmanlı efendisi o kadar vesveselidir ki, kimseye birşey  emniyet edemez.

          8.Maymun İştahlılık: Osmanlı efendisi kıt ve kısır enerjisi olduğu için maymun iştahlıdır. Bir dalda duramaz. Hercaidir. Takip fikrinden  mahrumdur. Çabuk yorulur ve çabuk bıkar ve işi oluruna bağlar. Zorlu bir cehit ve uzun zaman isteyen işlere  ya hiç yanaşmaz, yahut başlar da yarı yolda bırakır tamamlamaz. Onun için bir işte, ihtisaslaşmak ve derinleşmek ömür törpüsüdür.

Parlak projelerden pek hoşlanır. Herşeyi düşünür bir şeyi gerçekleştiremez. Herşeye başlar bir şeyi sona erdiremez. Daima kolay muvaffakiyet peşinde koşar. Çabuk zengin olmak ister. Çabuk netice almak ister. Çabuk meşhur olmak ister.

          9.Methomani: Osmanlı efendisi metholunmaktan pek hoşlanır. Metholunduğunu duymazsa kahrolur. Arkasından isterseniz gizlice küfredin. Fakat daima alenen daima methedin. Gaddarsa adil deyin. Tembel ise çalışkan, beceriksizse ağzı ile kuş tutar deyin. Kabiliyetsiz ise zekasından, cahil ise ilmi fazlından, küstahsa neza-ketinden, ahlaksızsa faziletlerinden bahsedin. İnanmaz ,fakat memnun olur. İnsan suya kanar, yemeğe tıkanır, fakat Osmanlı efendisi methe bir türlü doymaz…

Böyle bir batak üstünde samimiyet, karşılıklı saygı ve refah tabiatıyla kök salamaz. En ufak bir tenkit, en eski bir dostluğu yıkabilir.

Osmanlı cemiyetinde münakkit, denizden çıkmış balık gibi,yaşayamaz. Onun için tenkit yok, sözde tenkit vardır. Sözde tenkit iş üzerinde, eser üzerinde yürütülemez. Gaye kurmak değil yıkmaktır, düzeltmek değil bozmaktır. Münakaşa değil sövüşmektir. Sözde tenkitin unsurları, işin nasıl olduğu ve nasıl olması lazım geldiği hakkında, teknik, objektif tahliller, mutalaalar ve temenniler değil, şahsiyattır.

Kısaca Osmanlı efendisi ne tenkit etmesini bilir, ne de tenkide tahammül eder. O ya metheder, ya çatar, ya söver..

Tenkitsiz bir cemiyet, aynasız kalmış insana benzer.

Saçları dağınık, bıyıkları çarpık, burnu sümüklü, boynu kirli imiş ziyanı yok kendisi görmüyor ya başkaları da göremez sanır.

İdareimaslahat, hatır ve gönül, iltimas methomaninin tipik  arazıdır.

           10. Cinsi Muvazenesizlik : Osmanlı efendisi indinde kadın her şeyden önce, dir. Bu telakki, cinsler arasında tehlikeli bir gerginlik ve zararlı bir muvazze-nesizlik yarattı. Cinsi insiyaklar ulvileşemedi ve hayvan daima tahtında oturdu. Osmanlı cemiyetinde kadın nin üstüne çıkamadı ve erkek aygırlaştı.

Kadını bir tenasül aleti ve keyif vasıtası olarak telakki eden cemiyetler kötürümleşir ve iptidaileşir. Milletlerin ruh hıfsızssıhhada ( sağlığında) seks meselesi ön plandadır. Seks boyunduruğundan kurtulamayan milletler ve fertler hür olamazlar.

Ruhi hürriyet seks muvazenesinden doğar.

Cinsi  esaret, esaretlerin en korkuncudur.

Cinsi tazyik, insanın tahripçiliğini uyandırır ve kamçılar.

* Vedat Nedim Tör, Dinimiz. Yedigün yayını, Haziran 1940, s. 14-33.

Cezmi Doğaner

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
AVRUPA´DA SOSYAL DEMOKRASİNİN BUNALIMI (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
MAHATAMA GANDİ´DEN DERS (17 Eylül 2018 - Pazartesi)
İNSAN VE YAŞAM (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
KİRLENEN-YOKOLAN TÜRKİYE!(2) (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
KİRLENEN TÜRKİYE!(1) (22 Ağustos 2018 - Çarşamba)
ÇEVRE FELAKETİ YAŞIYORUZ (1) (10 Ağustos 2018 - Cuma)
ANADOLU HALI VE KİLİMLERİ (29 Temmuz 2018 - Pazar)
DEMOKRASİ VE DİKTATÖRLÜK(2) (22 Haziran 2018 - Cuma)
DEMOKRASİ VE DİKTATÖRLÜK(1) (19 Haziran 2018 - Salı)
GERİCİLİK VE İÇYÜZÜ (14 Haziran 2018 - Perşembe)
TUTUCULUK (08 Haziran 2018 - Cuma)
OSMANLICILIK (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
DEMOKRASİ-NASIL ENGELLENİYOR (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
KİM-LER KURTARILIYOR (08 Mayıs 2018 - Salı)
SOSYAL DEMOKRATLAR VE AYDINLIK YARINLAR(1) (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
BİRLİKTE YAŞAM (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
YIKIMA KARŞI BARIŞ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
SOSYAL DEMOKRAT SENDİKACILIK (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
Öğretmen ve Eğitimin Hedefleri (28 Mart 2018 - Çarşamba)
OSMANLI DÖNEMİNDE EĞİTİM (3) (21 Mart 2018 - Çarşamba)
OSMANLI DÖNEMİNDE EĞİTİM (2) (14 Mart 2018 - Çarşamba)
OSMANLI DÖNEMİNDE EĞİTİM (1) (06 Mart 2018 - Salı)
GÜL (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
TÜRK -ERMENİ SORUNU (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
DERİN YALNIZLIK... (13 Şubat 2018 - Salı)
Siyaset Seçmen(1) (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
ARAP BASININDAN (25 Ocak 2018 - Perşembe)
SURİYE BATAĞINA SAPLANIRKEN (21 Ocak 2018 - Pazar)
UYUM-SUZ AHLAKI (18 Ocak 2018 - Perşembe)
DARÜLFÜN´A GERİ DÖNÜŞ (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
DÜŞÜNMEYİ GELİŞTİRME(2) (07 Ocak 2018 - Pazar)
DÜŞÜNMEYİ GELİŞTİRME (1) (05 Ocak 2018 - Cuma)
TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ (1) (31 Aralık 2017 - Pazar)
AVRUPA SOLU (29 Aralık 2017 - Cuma)
CUMHURİYETİN TEMEL İLKELER (22 Aralık 2017 - Cuma)
DÜŞÜNCELERİ ÖĞRENME VE GELİŞTİRME(1) (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
TOPLUM VE BAŞARI (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Eğitim, okuma anlama (30 Kasım 2017 - Perşembe)
GAZİ GAZETE (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
TUTSAKLIKTAN ÖZGÜRLÜK(2) (26 Kasım 2017 - Pazar)
KÜLTÜRE BAKIŞ (23 Kasım 2017 - Perşembe)
SEVGİ VE HOŞGÖRÜ (21 Kasım 2017 - Salı)
ATATÜRKÇÜLÜK VE ÇEŞİTLERİ (17 Kasım 2017 - Cuma)
HİNDİSTAN-PAKİSTAN VE DEMOKRASİ (12 Kasım 2017 - Pazar)
İLKESİZLİK ÜZERİNE KONUŞMA (03 Kasım 2017 - Cuma)
CHP VE ÖRGÜTLENME (27 Ekim 2017 - Cuma)
AŞK ÜZERİNE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
PARTİ İÇİ DEMOKRASİ VE KATILIM (19 Ekim 2017 - Perşembe)
EKSEN KAYMASI REJİM SORUNU (12 Ekim 2017 - Perşembe)
CHP VE SİYASET (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
AŞK KİTAPLARI ÜZERİNE (28 Eylül 2017 - Perşembe)
PETROL SAVAŞI (25 Eylül 2017 - Pazartesi)
SANAT YOLUNDA PİSACCO (21 Eylül 2017 - Perşembe)
AB DE TARTIŞMA (14 Eylül 2017 - Perşembe)
DİL GELİŞİMİ VE OKUMA (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
ANAOKULUNUN YARARLARI (08 Eylül 2017 - Cuma)
MUSTAFA KEMAL VE MAHATMA GANDİ (02 Eylül 2017 - Cumartesi)
ASIL GÜZELLİK (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
SANATIN GÜCÜ(1) (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
YARATICILIK (15 Ağustos 2017 - Salı)
GÜZELLİĞE SAHİP OLMAK (10 Ağustos 2017 - Perşembe)
SANATIN GÜCÜ (03 Ağustos 2017 - Perşembe)
OSMANLI TOPLUMUNDA KADIN(1) (30 Temmuz 2017 - Pazar)
DEMOKRASİ SORUNU (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
ÜNİVERSİTE VE ELİF HOCA (19 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Geleceği Görmek (12 Temmuz 2017 - Çarşamba)
SAVAŞA KARŞI BARIŞ (07 Temmuz 2017 - Cuma)
HUZUR İÇİN ADALET (04 Temmuz 2017 - Salı)
DEĞİŞEN CHP NASIL OLMALI?(2) (29 Haziran 2017 - Perşembe)
DEĞİŞEN CHP NASIL OLMALI?(1) (15 Haziran 2017 - Perşembe)
TÜRKÇE SEVDALISI (08 Haziran 2017 - Perşembe)
DOĞA VE İNSANIN ÖLÜMÜ (26 Mayıs 2017 - Cuma)
EĞİTİM VE EDEBİYAT (18 Mayıs 2017 - Perşembe)
YENİ NESİL GENÇLİK (12 Mayıs 2017 - Cuma)
DOSTLUK İÇİN BARIŞ (05 Mayıs 2017 - Cuma)
SOSYAL DEMOKRASİ VE EKONOMİ (22 Nisan 2017 - Cumartesi)
DÜŞÜNMEK (20 Nisan 2017 - Perşembe)
TOPLUM VE HUKUKSAL BARIŞ (07 Nisan 2017 - Cuma)
HUKUK DEVLETİ (30 Mart 2017 - Perşembe)
DEMOKRASİ VE YURTSEVERLİK (23 Mart 2017 - Perşembe)
DEMOKRATİK EĞİTİM (16 Mart 2017 - Perşembe)
EVET-HAYIR (03 Mart 2017 - Cuma)
GÜVENSİZLİK VE KEYFİLİK (24 Şubat 2017 - Cuma)
VURGUN YEMİŞ ÜNİVERSİTELER! (09 Şubat 2017 - Perşembe)
KORKU VE DİKTAYA DAİR (26 Ocak 2017 - Perşembe)
BAĞIMSIZLIK FENERİ (23 Aralık 2016 - Cuma)
Yılanlı köy gecelerinde (16 Aralık 2016 - Cuma)
REJİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞIYIZ (13 Aralık 2016 - Salı)
AB TÜRKİYE İLİŞKİLERİ (20 Kasım 2016 - Pazar)
CHP SOLDA (MI?) (27 Aralık 2015 - Pazar)
Çöken Eğitim (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
EMİRGAN´DAN ADANA RADYOSU´NA GÜL AVALAN´LA KONUŞTUK
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
İSTATİSTİKLER BİLE UTANDI!
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ADANA´NIN GÖZÜNÜ SEVEYİM
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK´ÜN EDEBİYETE İNTİKALİNİN 80.YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
ÇAĞDAŞ BİR TOPLUM YARATMAK ÜZERİNE
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Türkçe Ezan, Acemi Politikacı ve Günah Keçisi…
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
AVRUPA´DA SOSYAL DEMOKRASİNİN BUNALIMI
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
FESLİ İLE CÜBBELİ´NİN KİNLERİNİN KÖKENİ!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HASTA VELİNİMETİMİZDİR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ABD´yi Yerli Malı ile Protesto Etmek Yerine Beyin Göçünü Engellemek ve Bilimin Öngörüsü ile Geleceği Kurmak Gerekir
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
ALTIN ÇAĞIN SANATÇILARI
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
ABD´NİN SON HAMLESİ
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
EY ERDOĞAN EY AKP´LİLER BUNU HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
kitaplık-elş.deneme YASEMİN BÜLBÜL-“SON SALTANAT ERTUĞRUL”(*)
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Cumhuriyetin Önderleri Neden Askerlerdi?
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
DERBİ ÖNCESİ TEMSİLCİLERİMİZ TATSIZ TUZSUZ
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
LOKMAN HEKİM EFSANESİ
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
Tam bir kör dövüşüydü
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANASPOR İYİ YOLDA
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
ATATÜRK VE VASİYETİ
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
6 °C
Cumartesi
9 °C
Pazar
12 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-11/15/1546340973945.jpg