İLTER BİR SÖZ YAZARI YEŞİLAY…
Tarih: 23.4.2018 08:37:36 / 255okunma / 0yorum
Cumali KARATAŞ

/resimler/2018-4/25/0900036571024.jpg1990 Yılı Milliyet Gazetesi Yılın Şarkıları ödülü ve TRT Müzik Ödülü ödüllerini kazanan, “Dediler Zamanla Hep Azalırmış Sevgiler” adlı Bilge Özgen bestesinin güftesiyle adını duyuran İlter Yeşilay; Altın Kaysı ve Eurovision Şarkı Yarışması´ndakin finalist eseriyle başarılarını sürdürüp; ayrıca yaptığı birçok çalışmayla çeşitli kurumlardan ödülleralırken; TÜRKSOY ve Kültür Bakanlığı ödülü bulunan “Yağmur Taşı” isimli romanıyla adından söz ettirdi. Cumali Karataş

***Dizeleri, “Dediler zamanla hep azalırmış sevgiler” ile başlayan şiirinizle tanındınız. Yaşamda yerini bulan ve birçok kişinin duygularına tercüman olan şiiriyle görkemli bir biçimde örtüşen, şiiri kadar da güzel olan bestesiyle dillere düşen bu güzel şiirin bir yazılma öyküsü var mıdır? 

DEDİLER ZAMANLA HEP AZALIRMIŞ

 Dediler zamanla hep azalırmış sevgiler
Olsun bana seninle geçen yıllarım yeter
Nasıl olsa her şeyin zamanla sonu yok mu? 
Ömür dediğimiz şey küsecek kadar çok mu?                                      
*** 
Dediler ki gün gelir unuturmuş gidenler,
Olsun bana aşk dolu geçen yıllarım yeter
Nasıl olsa her şeyin zamanla sonu yok mu? 
Ömür dediğimiz şey küsecek kadar çok mu?

/resimler/2018-4/25/0831346850112.jpg  İlter Yeşilay

---Evet, elbette her şarkının bir öyküsü vardır. Ben 1990 yılında daha yeni evliyken eşimle ilk kavgamızdan sonra yazdım bu şiiri. Çok genç bir yaşta evlendim ben, dolayısıyla henüz olgun davranmayı beceremiyordum. Eşimle ilk kavgamızda ki; suç biraz bendeydi aslında, epeyi üzülmüştüm. Aramızdaki her şeyin bittiğini sandım o zamanki aklımla. Eşim kızgınlıkla çıkıp gitti evden ben de bir daha gelmez diye düşündüm. Şiir defterimi alıp bu şiiri yazdım. Sonra o sayfayı yırtıp, yatak odasının kapısına yapıştırdım. Gelirse okusun beni affetsin diye. Hakikaten geç bir vakitte eve döndü, bu şiiri okudu ve barıştık.

            ***Nasıl bestelendi bu şiriniz?

            ---Şiirin yazılmasından birkaç gün sonra Bilge Özgen bir iş için eşimin işyerine gitmiş. Orada tanışmışlar ikisi de Urfa´lıdır. Hemşeri olduklarını öğrenince sohbet koyulaşmış ve eşim benim şiir yazdığımdan bahsetmiş. Bilge hoca da “herkes şair zaten” demiş. Beni aradılar telefonla, eşim Bilge hocaya bir iki şiir okumamı istedi. Ben yeni yazdığım bu şiiri okudum kendisine. Telefonun öbür ucunda derin bir sessizlik… “Eyvah rezil oldum koskoca bestekara, beğenmedi şiirimi” diye düşünürken, “ kızım ne yapmışsın sen şu anda kafamda besteledim bile çok derin felsefesi olan bir şiir” demez mi.. Birkaç gün sonra uduyla geldi bizim eve şarkıyı çaldı söyledi. Birden radyoevinde herkes bu şarkıyı okumaya başladı. Derken ünlüler şarkımın peşine düştü Zeki Müren, Bülent Ersoy, Muazzez Abacı, Sibel Can hatta Müslüm babaya kadar okumayan kalmadı.

 ***Bu güzel şiirinizden bestelenen sevilen şarkı bazı ödüller de almıştı sanırım?.. Ve dolayısıyla da, sanat hayatınızdaki ödüller?..

---Evet sözlerini beni yazdığım, “ Dediler zamanla hep azalırmış sevgiler” adlı TSM şarkımla 1990 Yılı Milliyet Gazetesi´nden Yılın şarkıları 3.lük ödülü ve aynı yıl TRT Müzik Ödülü aldım. Bunun dışında Altın Kaysı Beste yarışmasında 2.´lik ödülü, Dünya Genç Türk Yazarlar Birliği Türk Dünyasına Hizmet Ödülü, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Yılın Şairi Ödülü, 1998 yılı Eurovision Finalleri. 2.´lik ödülü, Bilkent Üniversitesi İhsan Doğramacı Onur Ödülü, Birleşen Gönüller Derneği Türk Dünyası  Onur Ödülü; “Yağmur Taşı” isimli romanımla Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Yusuf Has Hacip Madalyası, Uluslararası Avrasya Kültür Sanat Derneği Türk Musikisine Hizmet Ödülü ve 2015 yılı Kültür Turizm Bakanlığı Roman Teşvik Ödülü gibi ödüllerim var

/resimler/2018-4/25/0833129353018.jpg***Başka bestelenen şiirleriniz de oldu değil mi?

***Evet bir çok bestelenmiş şiirim var. Sadece Türk Sanat Müziği değil Türk Halk Müziği, Özgün müzik, Türk Hafif Müziği hatta opera tarzında bile bestelenmiş şiirlerim var. Hatta Eurovision finallerinde bile yarıştım “Gökkuşağı” isimli şarkımızla.

---Şiir mi yazıyorsunuz, şarkı sözü mü?

---İkisini de severek yazıyorum.

*** Şiir nedir, şarkı sözü nedir?.. Arasında bir fark var mıdır?

---Tabii ki vardır. Şiir derindir; hece, serbest, aruz, diye adlandırdığımız şekillerde yazılır, imgelerle bezenir. Teşbih, mecazi mürsel, kinaye, teşhis, intak, tariz, tenasüp, tevriye gibi sanatlar kullanılır. Okuru derinden etkiler ve anlamın içeriğini düşünmesine sebep olur. Şarkı sözü de şiirdir aslında. Fakat daha akılda kalıcı sloganlar içeren herkesin kolayca anlayabileceği, beste makamlarına uygun mısralar ve kalıplar içerir. Usta bestekarlar her türde şiiri besteleyebilirler. Örnek olarak Münir Nurettin Selçuk´un bestelediği Yahya Kemal´in yazdığı “Rindlerin Akşamı” şiiri bir örnektir buna…

/resimler/2018-4/25/0833420602581.jpg***Müzik ne durumda, sizin, bestelenip dile düşen şiiriniz gibi şiirlerin artık yeni bestelerle ortaya çıkmadığını görüyoruz. Örneğin, sanat müziğini güfte yönünden dünden bugüne incelediğimizde tanınmış besteler gibi verimlilik ve esin kaynaklarının sürekliliğini sağlayacak güzel şiirlerin de o dile düşen şarkılar da artık ortalarda dolaşmıyor. İlk sorum, sizce bunun bir nedeni var mıdır? İkinci sorum ise, müziğin kabuğuna çekilişinde bu güzel örneklerin ortaya çıkmamasının bir nedeni var mıdır?

---Maalesef zaman değişti, beğeniler beklentiler değişti; insanların yaşam tarzı hiperaktif olmayı gerektiriyor. Çağın getirdiği teknolojik yenilikler, sosyal medyanın devasa dünyası, küçük mutlulukları ve gerçek sanatın güzelliğini bünyesinde yoğurup biçimselleştiriyor adeta. Eskiden gerçek eserleri ayırt edebilen, onlara değer veren, hak ettiği yere çıkartan bilinçli sanatseverler vardı. Onlar azaldılar ama hâlâ varlar. Müziğe bir şey olduğu da yok aslında o da çağın gereklerine göre biçimleniyor, yenileniyor, kabuk değiştiriyor. Fakat insanlar artık bütün dünyayı avucunun içindeki bir telefonun ekranında taşıyabiliyor. Bu da kendi kişisel beğenilerini dünyayla sentezliyor ve yeni türlere karşı farklı beğeni kapıları açıyor onlara. Yani her şey büyüyor ve biçim değiştiriyor. Ben müziğimizin kabuğuna filan çekildiğini düşünmüyorum. Şu anda sadece TRT repertuvarında yepyeni yirmi beş bin TSM eseri var. Sadece Ankara´da yaklaşık üç yüzü aşkın TSM korosunun olduğunu biliyorum. Aslolan bunların ortaya çıkarılması yenileşmeye zaman ve zemin oluşturulması ve teşvik edilmesi. Kaliteli müzik insanlarının desteklenerek gençlere ve yeni nesillere musikimizin sevdirilmesi ve öğretilmesi bu alanda kaynak ve imkan yaratılması gerekir ki; Ortaya “işte bu” dediğimiz eserler çıkabilsin. Aslında bu hepimiz için milli bir görevdir.

/resimler/2018-4/25/0834052478078.jpg***Size dönelim… Şiirin dışında ürün verdiğiniz sanat dalları da varsa bunları sürdürüyor musunuz? Bunlardan hangisine önce başladınız?

---Ben sekiz yaşından beri şiir yazıyorum. Daha sonraları hikâye yazmaya başladım. Son olarak birkaç yıldır roman dalında eserler vermeye başladım.

***Şiir yolunda bir destek oldu mu?.. İlk yazdığınız şiir hangisiydi? Şiire başladığınız o yıllarda şiirleriniz bir yerde yayınlandı mı?

---Şiire babamın teşvikiyle başladım. İlkokul son sınıftayken Doğan Kardeş dergisinde şiirlerim yayınlanıyordu.

***Sanatsal yönden ailede genetik özellik var mıydı? Sanata, şiire, kültüre olumlu bir zemin miydi sizin yetiştiğiniz aile ortamınız?   

---Kesinlikle sanata çok verimli bir ailede yetişti. Babam çok güzel şiir yazardı, Ablalarım da şiire meraklıydı. Evimizde çok kitap okunurdu. Bütün aile kitap kurduyduk diyebilirim. Babam bizi sık sık sinemaya, tiyatroya götürürdü. Güzel yazı yazmamızı, güzel konuşmamızı desteklerdi.

/resimler/2018-4/25/0834303728560.jpg***Ya kendi ortamınız… Eşiniz, çocuğunuz sanatsal yönden böyle bir genetik uzantıya dahil edilebilir mi? 

---O konuda şanslı olduğumu düşünüyorum. Eşim üst düzey bürokrat olmasına rağmen uzun yıllardır fotoğraf sanatıyla uğraşan biridir. Ulusal ve uluslararası ödülleri, sergileri, kitapları vardır. Bu alanın duayenlerindendir kendisi. Oğlum Uluslararası Görsel İletişim Uzmanı, aynı zamanda da bateri ve vurmalı sazlar sanatçısıdır. Onun da ulusal ve uluslararası ödülleri vardır.

***Nasıl şiir yazarsınız?.. Siz de ilham perisini bekleyenlerden misiniz?

Şiir yazmak için özel ambiyanslar bekleyen biri değilim. Öyle mum ışığı, ay ışığı filan gibi şeylere gerek duymam. Bunlar gerçek şair olmayanların ilgi ortamı yaratmak için oluşturdukları mizansenlerdir. Ben şiiri içimde biriktiririm. Bir kelime düşer kalbime, orada birikimlerimle ve duygularımla beslenir. Bir mısra olarak kalemimin ucuna değdiği anda, alır başını gider kağıdın üzerinde ve bir şiir olarak döner insanlara.

***Şiirinize, sanatınıza ışık tutan, yol gösteren bir usta oldu mu?

---Evet, şiirime renk katan büyük ustalar oldu. Bunların en önemlisi ustam Cemal Safi´dir.  

/resimler/2018-4/25/0834580604253.jpg***Bir de kadın ve şiir dediğiniz zaman, olayın toplumsal boyutu çerçevesinde kadın/sanat, kadın/yaşam çizgisi de ortaya geliyor hemen.. Ne diyeceksiniz bu konuda?    

---Bu sorunuza cevaben bir kitap yazabilirim. Özellikle medeniyetimizin gelişmesinin temel direklerinden biri olan kültür ve sanatımızın kadın eli değmeden ne kadar renksiz ve kısır olacağını bilmemiz lazım. Kadın, yaşamın renklerini ve ritmini içinde taşıyan, analık hasletleriyle donatılmış, hayatı kendi zarif bünyesinde hemhal etmiş güçlü ve dirençli bir varlıktır. Dolayısıyla da sanat alanında var olması ve eserler vermesi ülkemizin yükselmesi için çok önemlidir. Şiire gelince; bu alanda kadın şairlerin var olmak için ne denli mücadele ettiğini birebir yaşamış bir insanım. Yazdıkları yüzünden yargılanan ve yakıştırmalara maruz kalan nice iyi şair ve kadın ozanımız şiir yazmaktan vazgeçiyor belki de dünyaya mal olacak sözcükleri gizli defterlerinde saklanıp kalıyor çoğunun. Biliyorsunuz şiir, şairin gönlünü ortaya koymasıdır. Dolayısıyla aşk üzerine şiir yazan bir kadın şair kolaylıkla yargılanabiliyor. Hele evliyse “kime yazdın? Niye yazdın?” diye sorularla karşılaşabiliyor. Hatta “kadın şiir yazmaz, kadına şiir yazılır” gibi erkek söylemleriyle şiirin sadece erkek işi olduğu bile ima ediliyor. Bu yüzden kadın şairler mahalle baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Hatta çoğu, kadın olmasına rağmen erkek söylemiyle şiir yazmaya mecbur kalıyor. Bu çok acınası bir durum edebiyatımız için. Kadınların sadece çiçek, böcek şiiri yazdıklarını düşünenler de çok yanılıyorlar. Soruyorum size, bir şehit anasının yangınını ve acısını kendi de bir anne olan kadın şairlerimizden iyi kim anlayabilir ve anlatabilir ki?  Ben şahsen bu konuda pozitif ayrımcılık yapılması, kadın şairlerin kendilerini çeşitli platformlarda ifade edebilmesi ve kadın şiirinin yükselmesi için çalışmalar yapıyorum ve yapmaya da devam edeceğim.

/resimler/2018-4/25/0835226385793.jpg***Şiir de, aşk da tarif edilemiyor… Ama tarif etmeye çalışan çok… Siz ne diyorsunuz bu konuda?   

---Aşk herkesin kendine göre yaşadığı ve anlamlandırdığı bir duygudur ve herkes kendi yaşadığını bilir. Kimi aşkı acıyla özdeşleştirir, kimi mutlulukla, kimi hasretle, kimi ilahi ilhamla. Ben aşkın kaynağının, kendisi de aşk olan yaratandan geldiğine inanırım. İnsanda tezahürü ondan bir zerredir diye düşünürüm. Bu yüzden o kadar güzel, bu yüzden o kadar gizemli ve bu yüzden o kadar hüzünlüdür.

***İLESAM, orda da Genel Başkan yardımcılığınız var… İLESAM´ın uğraş alanlarını, ilgilenenlere nasıl açıklayabiliriz?  

---İLESAM 5846 sayılı yasayla 1986 yılında Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü´ne bağlı olarak kurulmuş İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği´dir ve kendisine bağlı üyelerin telif haklarını korur. Üç bin üyesi, yurt içinde ve dışında temsilcilikleri vardır. Ben sekiz yıldır orada Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesi ve Kadın Komisyonları Başkanıyım. Bunun dört yılında Genel Başkan Yardımcılığı yaptım. Daha yeni yapılan son seçimden sonra kendi arzumla başkan yardımcılığı görevimi yönetim kurulumuzdan bir hocamıza devrettim. Çünkü kadın şairlerimiz ve edebiyatçılarımız için İLESAM içinde oluşturacağımız Uluslararası bir birimin başında olacağım. Aynı zamanda şiir ve roman yazmak için de biraz vakit bırakmak istiyorum kendime.

            *** Sanat yaşamınızla ilgili bir anınızı paylaşabilir miyiz?

---Binlerce anım var aslında ama biri beni hep etkilemiştir. 1990 yılında eşimle Antalya´da bir üniversitenin kampında tatil yapıyoruz. Akşamları da arkadaşlar toplanıp sohbet ediyor yemek yiyoruz. Bir gece ünlü bir profesörün misafir olacağını söylediler. Neyse yemekler yenildi, herkes mutlu, fonda da Türk Sanat
/resimler/2018-4/25/0832408570265.jpgMüziği´nden şarkılar çalınıyor. O yıl da benim, “Dediler zamanla hep azalırmış sevgiler” şarkım ortalığı kasıp kavuruyor. Birden Zeki Müren´in efsane sesinden yayılmaya başladı ortaya şarkının sözleri. O büyük hoca herkesi susturdu. “Susun lütfen bu şarkıyı dinleyelim hep birlikte” dedi. Şarkı bitince benim yazdığımı bilen muzip bir arkadaşımız “Hocam niye bir tek bu şarkı da susturdunuz bizi? Sizin için özel mi?” diye sordu. “Evet çok özel, kim yazmışsa elini öpeceğim” dedi. Arkadaşımız da beni gösterdi, adamcağız inanamadı. Ben o zaman o kadar gencim ki… Sonra anlattı hikâyesini… Üç iyi arkadaşlarmış. Çocuklukları, gençlikleri beraber geçmiş. Üniversiteyi birlikte okumuşlar. Evlendiklerinde de eşleri iyi anlaşmış. Böyle mutlu sürüp gidiyormuş hayatları. Birbirlerinin her derdine koşarlarmış. Haftada bir de birlikte dışarı çıkarlar efkâr dağıtırlarmış. Bir gece ufak bir şeyden dolayı tartışmışlar, derken bu kavgaya dönmüş ve maalesef hepsi de birbirlerine küsmüşler ve bir daha görüşmemişler. Epeyi bir zaman bu böyle devam etmiş. Hocanın hayatında büyük bir boşluk varmış. Çok üzülüyormuş. Bir gün fakülteye giderken kalp krizi geçirmiş. Nerdeyse ölümden dönmüş. Evde istirahat ederken de hep arkadaşlarından bir geçmiş olsun telefonu beklemiş durmuş. Onların yanında olmalarını, bu zor zamanlarını paylaşmalarını istiyormuş. Televizyonun karşısında otururken ekranlardan benim bu şarkımı söylemeye başlamış Muazzez Abacı… Dinlerken düşündürmüş sözlerim hocayı, hani, “Ömür dediğimiz şey küsecek kadar çok mu?” diyorum ya… Yüzüne tokat gibi çarpmış bu sözler ve telefonu açıp hasta olduğunu ve artık bu küslüğü kaldıramadığını, onları özlediğini söylemiş. Tabii koşarak gelmişler yanına ve barışmışlar böylece. İşte yazdığınız şeylerin insanlar üzerindeki etkisini ve gücünü gösteren en güzel örnek bu benim için
 

***Röportaj için zaman ayırdınız, teşekkür ediyorum.

---Ben teşekkür ediyorum okuyanlarımla sevenlerimle beni buluşturduğunuz için..

                                    ***İLTER YEŞİLAY***
           
Ankara´da doğdu. Öğrenimini Kız Yüksek Öğretmen Okulu Çocuk Gelişimi ve Eğitimi bölümünde tamamladı. Küçük yaşlarda Doğan Kardeş çocuk dergisinde şiirleri yayınlanmaya başlayan sanatçı 1990 yılına kadar amatör çalışmalarını sürdürdü.  Yeşilay´ın sözlerini yazdığı “Dediler zamanla hep azalırmış sevgiler” adlı TSM eseri, 1990 yılında “TRT Yılın Şarkısı Ödülü”nü aldı. Daha sonraları sanatçının sözlerini yazdığı şarkılar Zeki Müren, Sibel Can, Muazzez Abacı, Bülent Ersoy, Emel Sayın, Zekai Tunca, Hüner Coşkuner ve birçok sanatçı tarafından seslendirildi.          

            Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Dans, Folklorik unsurlar vb. gibi sanat dallarının da içinde yer aldığı ve yönetmenliğini yaptığı şiir organizasyonlarını “Mısralarda Hanımeli”, “Sokaklarda Yaşayan Mısralar”, “ Mısralarda Yaşayan Sevgiler”, “Dün, Bugün, Yarın”, “Şiirlerde Şarkılarda Atatürk,” “ Şiirlerden Şarkılara Aşk-1 ve 2”, “ Mehmetçikle El Ele Gönül Gönüle” “ Kadın ve Şiir” “ Her Aile Bir Şiir”, “Altın Portakal´da Şiirli Saatler”, vb. gibi özel gösterimlerle halkla buluşturdu. Ülkemizin dört bir yanında katıldığı şiir programlarıyla ve destek verdiği etkinliklerle de şiire hizmet etmeyi hedefleyen sanatçı yurt dışında da tiyatro toplulukları, bazı belediyeler ve Türkiye Araştırmalar Merkezi´yle Almanya´da Essen, Dreicheic, Frankfurt ve Münich gibi kentlerde yabancı dillere çevirilerinin sunulduğu sinevizyon eşliğinde, Türk şiirini tanıttı.

Eşinin diplomatik görevleri nedeniyle beş yıl KKTC´de yaşayan şair, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti´nin en önemli üniversiteleri olan Yakın Doğu Üniversitesi, Doğu Akdeniz Üniversitesi ve Girne Amerikan Üniversitesi´yle işbirliği yaparak şiir organizasyonları ile BRT Radyosu´nda şiir programları yaptı. Yurt içi ve yurt dışı etkinlik ve festivallere katılan sanatçının British Academy Song Four Europe arşivlerinde eseri bulunmaktadır. İlter Yeşilay´ın TRT repertuvarında güftesini yazdığı bir çok TSM eseri ve çocuk şarkılarının yanı sıra hafif müzik, özgün müzik, ve rock müziği de dahil olmak üzere bestelenmiş şiirleri mevcuttur. Çeşitli radyo, televizyon programlarıyla da tanınan şair ETV televizyonunda iki yıl süresince 57 bölümden oluşan “Mısralarda Buluşalım” isimli şiir ve müzik programını haftada bir hazırlayıp sunmuştur.

Hastalara Yardım Vakfı, (HASVAK) Geleneksel El Sanatları Vakfı,(GESAV), Yeni Yüksektepe Aktif Felsefe Derneği, Musiki Eseri sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve Türk Sanatçıları Vakfı (TÜRKSAV) üyesi olan İlter Yeşilay; hâlen İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği İLESAM Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı´dır. İLESAM´da, kadın programlarını hayata geçiren Yeşilay; konuyla ilgili olarak yurt genelinde katıldığı sempozyum, dinleti ve sohbet gibi etkinliklere katıldı;  şiir, roman, hikâye yarışmalarında da jüri üyeliği yaptı. TRT Müzik Ödülü, Bilkent Üniversitesi “İhsan Doğramacı Özel Onur Belgesi”, Dil Tarih Coğrafya Fakültesi “Yılın Şairi” Ödülü, Dünya Genç Türk Yazarlar Birliği Türk Dünyası Hizmet Ödülü, 1998 Yılı Eurovision Finali ikincilik ödülü, Birleşen Gönüller Türk Dünyası Onur Ödülü, Uluslararası Avrasya Kültür Sanat Derneği Musikiye Hizmet Ödülü, “Yağmur Taşı” adlı romanıyla Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY tarafından Yusuf Has Hacip Madalyası gibi ödüller aldı. Hikâye, roman ve senaryo çalışmaları da olan sanatçının edebiyat dergilerinde  yayınlanmış bir çok makalesi, şiiri ve hikâyeleri bulunmaktadır. “Telmih” dergisi ile İLESAM dergilerde yazmakla birlikte, yayın kurulunda da bulunmakta; “Birharf” internet dergisinde “Duygu Pınarı”, Özel Kalem dergisinde “Şairin Güncesi” isimli köşeleri olan İlter Yeşilay´ın “Dediler zamanla hep azalırmış sevgiler” ve “Zeytinin tuzu gibi” isimli iki şiir kitabı ile “Yağmur Taşı” isimli bir romanı bulunmaktadır.

 

 

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
LİSE DERGİLERİ (04 Eylül 2018 - Salı)
sanat gündemi (26 Temmuz 2018 - Perşembe)
sanat gündemi (13 Temmuz 2018 - Cuma)
GEZİ NOTU (10 Temmuz 2018 - Salı)
FOLKLOR VE TÜRKÜ USTASI AZİZ ÇELİK (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
ALTIN SES VEDAT ÇETİNKAYA (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
BESTEKÂR-YAPIMCI FIRAT GEN´LE KONUŞTUK (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
BİR BESTEKÂRIN ŞİİRSEL İTİRAFLARI (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
NECMİ ÖZDEMİR´LE MÜZİK KONUŞTUK (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
ŞİİRDEN ROMANA ŞARKI SÖZÜ (01 Nisan 2018 - Pazar)
ALİM İNTERNET ÇAĞINDA (19 Mart 2018 - Pazartesi)
ALİM KARNE ALIYOR (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ALİM VE HAYVAN DÜŞMANI ÇOCUKLAR (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ÇIRAK ALİM (05 Mart 2018 - Pazartesi)
ALİM SİMİT SATIYOR (05 Mart 2018 - Pazartesi)
ALİM VE ÇOCUK KAÇIRANLAR (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
ALİM OKULDA (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
ALİM KAZA GEÇİRDİ (20 Şubat 2018 - Salı)
ALİM KAYBOLDU (20 Şubat 2018 - Salı)
Çocuk Öyküsü - ALİM KAYBOLDU (13 Şubat 2018 - Salı)
ALİM HASTA (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
ŞARKILARA CAN VEREN USTA (29 Ocak 2018 - Pazartesi)
***BİR KÜÇÜK BEYAZ GÜL*** (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
YÜZYILIN EYLEMİ “YENİ ADANA” (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
AHMET REMZİ DESTANI (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
***GÜNEŞ, YAĞMUR VE RÜZGÂR*** (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
“İSTANBUL, İSTANBULL” (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Çocuk Öyküsü***DÜNYAYA KÜSEN GÜNEŞ*** (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
çocuk öyküsü ***HAYLAZ BULUT*** (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
“Çukurova´dan Sesler” 5-6 (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
***GÜNEŞ, YAĞMUR VE RÜZGÂR*** (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
“Çukurova´dan Sesler” 5-6 (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
“ÇUKUROVA´DAN SESLER”-4 (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Çocuk Öyküleri (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
BİR FOLKLOR AĞIDI (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
MUZAFFER İZGÜ´NÜN ARDINDAN (03 Ekim 2017 - Salı)
ALİLİMONCU´YA VEDA (25 Eylül 2017 - Pazartesi)
MESUT MERTCAN YOK ARTIK (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
GÜNEYDE YAPRAK DÖKÜMÜ (11 Eylül 2017 - Pazartesi)
***ÖKSÜZ MARTILAR*** (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
Çocuk Hikâyeleri (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
SELAHATTİN SARIKAYA ANILAR (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
USTALARDAN - MUSTAFA KEMAL´İN KAĞNIS (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
60. SANAT YILINDA CAHİT SEYHANLI (18 Haziran 2017 - Pazar)
***SELAHADDİN YANIKSES´LE RÖPORTAJ*** (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
ADANA ÖZGENTÜRK´ÜNÜ UNUTMADI (30 Mayıs 2017 - Salı)
*** ASLAN İLE KARTAL *** (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Çocuk öyküleri (02 Mayıs 2017 - Salı)
ÇUKUROVA VE TRT´NİN ONURU SUAT YILDIRIM (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
SANAT SAYFASI YILLIĞI 2016-2017 24. YIL (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
ADANA´DAN BİR BİLGE ÖZGEN GEÇTİ (31 Ocak 2017 - Salı)
*** AHMET REMZİ DESTANI *** (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
“SEVENLER ANLAR” NEYZEN BESTEKÂRI (19 Aralık 2016 - Pazartesi)
ADANA´DA BİR MESAM GÜNÜ (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
ŞARKININ “OKYANUS”UNDA BİR TALAT ER (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BİR TÜRKÜ USTASI ALİ LİMONCU… (26 Eylül 2016 - Pazartesi)
ABDURRAHMAN KESKİNER İLE RÖPORTAJ (12 Eylül 2016 - Pazartesi)
YAPI MESLEK LİSELİLER BULUŞTU (11 Temmuz 2016 - Pazartesi)
ÇUKUROVA´DA BİR ORHAN PAMUK (26 Haziran 2016 - Pazar)
***DERGİCİ LİSELİLER*** (09 Mayıs 2016 - Pazartesi)
BİR GURBET ÖYKÜSÜ (03 Mayıs 2016 - Salı)
***ERDAL YALÇIN İLE RÖPORTAJ *** (18 Nisan 2016 - Pazartesi)
“RESMİN GÖZYAŞLARI …” (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
MESAM´DA BAŞKANLAR DÖNEMİ (28 Mart 2016 - Pazartesi)
DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ KUTLANDI (22 Şubat 2016 - Pazartesi)
ÇOCUKLARA İMZA GÜNÜ (17 Şubat 2016 - Çarşamba)
ÇİÇEKLERİN DİLİYLE BİR BİTKİ SOHBETİ (08 Şubat 2016 - Pazartesi)
PORTRELERİN FOTOĞRAFÇISI ALİŞER AVCI (01 Şubat 2016 - Pazartesi)
ZEKÂYİ GÖKKAYA İLE RÖPORTAJ (26 Ocak 2016 - Salı)
ARİF KESKİNER´İN YAŞAR KEMAL´I (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
“ŞİİR HAYATIN BURASINDA” (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
ADANA´NIN KURTULUŞU ŞARKIYLA KUTLANDI (11 Ocak 2016 - Pazartesi)
TOROSLAR´DA BOZLAK TEŞEKKÜRÜ (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
RESSAM SUAVİ NUMANOĞLU İLE GÖRÜŞME (02 Kasım 2015 - Pazartesi)
ÖDÜLLERLE ADINI DUYURAN BESTEKÂR (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-10 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-9 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-8 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-7 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-6 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-5 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-4 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-3 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-2 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
YÜZYILIN AĞIDI SARIKAMIŞ-1 (15 Ekim 2015 - Perşembe)
OZAN BİLDİK´LE GÖRÜŞTÜK… (15 Ekim 2015 - Perşembe)
KIBRIS DENİNCE… (07 Ekim 2015 - Çarşamba)
TED´İN SANAT ÇOCUKLARI (07 Ağustos 2015 - Cuma)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
VOLGA´DA 11 GÜN - 16 ÇİVİSİZ YAPILMIŞ TAHTA BİNALAR ADASINDAYIZ
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
LİSE DERGİLERİ
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
TEDAŞ´TAN AÇIKLAMA VAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BİR TANECİK DOĞA´CIĞIMA
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
MUSTAFA KEMAL´İN 20 EYLÜL 1917 İSYAN RAPORU (MIHTIRASI)
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
ÜLKEMİZDE ÖĞRETMENLERİN GÜDÜLERİ KARŞILANMIYOR
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Bu, İlk Rahip Değil.
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
MAHATAMA GANDİ´DEN DERS
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
9 EYLÜL ZAFERİ GÜNÜNDE ULUS YÖNETİCİLERİ İÇİN STRATEJİ DERSİ!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HASTA VELİNİMETİMİZDİR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ABD´yi Yerli Malı ile Protesto Etmek Yerine Beyin Göçünü Engellemek ve Bilimin Öngörüsü ile Geleceği Kurmak Gerekir
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Ali Alp
Ata Ali Alp
“19.YÜZYIL´DA HARPUTLU İKİ ŞAİR MUSTAFA ÂSIM VE ÇERİBAŞIZÂDE ALİ BEY´LER”-1
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
EKONOMİK KRİZ Mİ ASİMETRİK SAVAŞ MI?
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
ERDOĞAN VE KILIÇDAROĞLU AMAÇ BİRLİĞİ İÇİNDE OLABİLİRLER Mİ?
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
kitaplık
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Bereketli Hilal
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
SEVİNMEK DE ÜZÜLMEK DE FUTBOLUN İÇİNDE
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
DİŞLİ KEMAL
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
ADANASPOR EVİNDE BOLU´YU AĞIRLIYOR
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANASPOR BU KENTİN ASİL DURUŞUDUR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
RÜYAM VE YAŞADIĞIMIZ GERÇEKLER
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
İNSAN HAYATI BU KADAR UCUZ MU?
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
20 °C
Salı
21 °C
Çarşamba
21 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-9/10/1040464688482.jpg