EĞRİYE EĞRİ DİYEBİLMEK
Tarih: 15.3.2017 09:44:44 / 405okunma / 0yorum
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bakanlarınin Hollanda´da gördükleri muamele hepimizi etkilemiş ve üzmüştür. Elbette kendisini bilen hiçbir Türk vatandaşı Hollandalı bakanların yanında duracak değildir.

Hele hele vatandaşlarımıza yapılanlar! En duyarsız, en hissiz, en sakin olanlarımızı bile çileden çıkartabilecek  derecede vahşi, acımasız ve gaddarca bir tavrın göstergesidir.

Olayı hepimiz protesto ediyoruz. Bazılarımız sorgulayarak, bazılarımız incinen milli gururumuzun acısıyla sorgusuz sualsiz, bodoslama!

Çok sevdiğim bir arkadaşım, face sayfasında “Hollanda da bir türk bakana ve ordaki türklere yapılanlar için hala hükümeti eleştirenler bir kan tahlili yaptırsın” diye yazmış. Okuyunca nasıl bir tepki vereceğimi bilemedim. İnanıyorum ki değerli kardeşimin cümlesi kastını aşmıştır.

Bence konu “kanla değil, beyinle ilgili” olmalı.

İzleyenlerin dikkatini çekmiştir. Son günlerde TV kanalının birinde “Vatanım Sensin” adlı bir dizi yayınlanmakta. Sonuçta bu bir senaryo da olsa, oradaki istihbaratçı subayın yıllar önce yakılan bir Yunan köyünden kurtardığı ve evlatlık olarak büyüttüğü genç, kendisini Türk bilmekte ve işgalci Yunan askerlerine karşı milli kuvvetlerin safında yer almaktadır. Eğer esas olan “kan” olsaydı, tam tersi olması gerekmez miydi?

Milliyetçilik, kan ve kafatası üzerine değil; inanç, ülkü ve hissetmek temeli üzerine yükselir. İnsanlar gelecekte birlikte yaşamayı arzuluyor ve buna inanıyorlarsa, anlamlıdır. Büyük Atatürk´ün, Ernast Renan´dan esinlenerek, Ziya Gökalp´in yorumuyla benimsediği ve Türk olana değil, “Ne mutlu Türküm diyene!” ifadesi ile taçlandırdığı bu kavram, günümüz uluslarını ayakta tutan bir duygu ve inanç bütünüdür.  

Milliyetçilik, ailesini, akrabasını ve komşularını sevmektir. Ülkesini, 80 milyonluk milletini, soydaşlarını ve dindaşlarını sevmektir. Bunları severken başkalarına düşman olmak da değildir. Dünyada barış içinde bir arada yaşamayı bilmektir. “Yurtta sulh, Dünyada sulh!” sözü boşuna söylenmemiştir. Bu günlerde Avrupa´da pompalanan, bizdeki aklı evvellerin de heveslendiği kindarlığa milliyetçilik denilemez. O, olsa olsa ırkçılık ve yabancı düşmanlığıdır.

Hollanda ile olanlar milli onurumuzu rencide etse de galeyana gelerek değil; aklımızı, beynimizi kullanarak değerlendirme yapmamız gerekir, düşüncesindeyim. Ve olup biteni, “sosyal psikolojinin edinilmiş davranış kalıplarının siyasette kullanılması” olarak değerlendiriyorum. Daha önce de yazdım. Hitlerin siyasi taktiklerini iyi etüt etmemiz gerektiğini.

Olayda, bizim politikacılarımızın davranışları altındaki güdüleri sorgulamamız lazım gelir. 

Bizde Anayasa oylaması  kırk gün sonra. Onlarda ise dört gün sonra genel seçimler var. Yani her iki tarafın politikacıları da kendi iç kamuoylarına, seçmenlerine oynuyor.  Holanda´da ırkçı parti Türk ve islam karşıtı bir söylemle muhafazakar Hollandalı´ların oylarına oynamakta. İş başındakiler ise onu engellemenin yolunu, bizimkilere hakaret etmekte, zorluk çıkartarak diklenmekte buluyorlar.

Peki hukuk kuralları ne diyor, ona bir bakalım.

İç hukukumuzda, Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun´un 94/A maddesi 4.ncü fıkrasında: “Yurt dışında ve yurt dışı temsilciliklerde seçim propagandası yapılamaz” denilmekte.

Uluslar arası hukukta, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi´nin “Yabancıların siyasal etkinliklerinin kısıtlanması” başlıklı 16.ncı maddesi: “10, 11 ve 14. maddelerin hiçbir hükmü, Yüksek Sözleşmeci Tarafların yabancıların siyasal etkinliklerini sınırlamalarına engel sayılmaz,”  şeklindedir.

Durum bu! Kanun dili ağır geliyorsa bir de halk diliyle yazayım isterseniz.

Milli mevzuatımıza göre: “Yurt dışında seçim propagandası yapılamaz!

Taraf olduğumuz uluslar arası anlaşmalara göre: “Bir ülkenin vatandaşı olmayanların siyasal etkinlikleri yasaklanabilir. Yabancıların siyasal çalışmaları, temel hak ve özgürlük olarak değerlendirilemez.

Ee şimdi siz söyleyin, kim haklı?

  1. Yurt dışında seçim propagandası yapmakla kendi hukukumuzu çiğniyoruz.

Diyebilirler ki; “Biz seçim propagandası değil, bilgilendirme yapıyoruz.” İyi de bu savınıza taraftarlarınız dışında kim inanır? Bilgilendirirken; “- Ey vatandaş durum bu! İsterseniz evet, istemezseniz hayır deyin” mi diyeceksiniz? Yoksa “- Evet demeyenler teröristtir, Fetöcüdür, çukurdur!” mu diyeceksiniz?

Bu yazıyı okuyan çoğu kişi gibi ben de “sazan” değilim. Sizi tanıyorum. Yaptığınız düpedüz siyasal propagandadır.

  1. Aramızdaki sözleşmelere göre Hollanda veya bir başka Avrupa ülkesi, kendi ülkesinde bizim siyasal çalışma yapmamıza engel olabilir. Tabii bizim de kendi ülkemizde onların siyasal çalışma yapmalarını engelleme hakkımız var.

Anayasa oylaması öncesi yapılan “bilgilendirme” çalışmasının “siyasal bir faaliyet” olup olmadığı tartışılabilir mi?

Acı olan nedir, bilir misiniz? Öyle bir mahalle baskısı altındayız ki, “hayırcı muhalefet” bile Hollanda´ya küfretmek zorunda hissediyor kendisini. Aksi halde “milli çıkarlara hizmet etmeyen, milli çıkarları savunmayan, vatan haini” olarak suçlanmak kaçınılmaz olurdu. Yani insanlar eğriye eğri diyemeyecek duruma getirilmişler. Ben bile bu satırları yazarken alacağım eleştirinin dozunu kestiremiyorum.

Şimdi atıp tutuyoruz. “Misliyle karşılık vereceğiz. Burunlarından fitil fitil getireceğiz! Vs.” Ancak şu bir gerçek ki, yapılan her menfi hareket sonuçta kendimize zarar verir. Hukuku ihlal eden sen oldukça, “karakuşi kadı” dışında hiç kimse sana haklısın demeyecektir. Sağlıklı düşünebilme yetisini kaybetmiş taraftarları saymazsan.

2017 yılında bile, üstelik on beş yıldan beri iktidarda iken, 1940´lı yılların iktidarlarını suçlayan bir siyasal ekip; her seçime gidişte bir mağduriyet havası yaratarak geliştirdiği algı operasyonunu yine sahneye koymuş bulunmaktadır. Bu ekibin başarısının sırrı da işte buradadır. Bu defa içeride bir konu bulamayınca, çok mükemmel bir senaryo ile ülkesinde seçime üç gün kalan Hollanda karşısında mağduru oynamışlardır.

Oysa, 2002–2007 yılları arasındaki parlak ekonomik başarının, 57.nci Hükümet´in programını devam ettirmenin ve sağlanan liberal, özgürlükçü, geleceğe umutla bakılabilen uygulamaların sonucu olduğunu da yazmıştım. Hem de 1995 yılındaki bir yazımı kaynak göstererek. İlk beş yılın sonrasındaki, son on yılın ekonomik göstergeleri hepimizin malumudur. Cumhuriyet döneminin en düşük kalkınma yüzdeleri… Kişi başına milli gelir 2011 yılında ulaştığı 11.000 dolar/yıl seviyesinden şu anda 9.000 dolar/yıl´a gerilemiş bulunmaktadır.

Önümüzdeki günlerde kavga etmek için sırada kimler var, biliyor musunuz?

Mesela Fransa´da yabancı düşmanı Le Pen yükselişte. 23 nisanda başkanlık, 11 haziranda genel seçimleri var.

Mesela Avusturya, Avrupa´daki en sert ıkçıların yaşadığı ülke ve 22 mayısta başkanlık seçimi var.

Mesela Almanya´da genel seçimler eylül ayında, uzak sayılır. Ama 7 Mayıs´ta Schleswig-Holstein ve 14 Mayıs´ta Kuzey Ren Vestfalya eyaletlerinde seçimler yapılacak. Bu eyaletlerde de bir şeyler yapılabilir mi dersiniz?

Mesela Bulgaristan neden olmasın? 26 martta genel seçimleri var.

Yani biz millet olarak, önümüzdeki bir ay içerisinde başka kapışmalara, başka mağduriyetlere hazır olmalıyız.

Algı operasyonu dediğin işte böyle yapılır! Dört gün sonra gidebileceğin ülkeye, uyarılara rağmen girmekte ısrar edersen alınmaz, rezil olursun. Sonra da döner, “bana hakaret edildi, zulmedildi, sövüldüm, dövüldüm” diye halkını galeyana getirir, “evet sepeti”ni doldurursun. Tabii, yerlerse.

Niye yemesinler? Beyinler uyuşmuşsa, analiz ve sentez yeteneğini kaybetmişse …..

Ha.. Unutmadan bir sonsöz: Hollanda yönetiminin uluslar arası hukukun kurallarını ve diplomasinin geleneğini çiğneyerek, diplomatik dokunulmazlığı bulunan temsilcilerimize karşı yaptığı eylemlere lafla değil, misliyle ve eylemle karşılık verilmesini beklemek hepimizin vatandaşlık hakkıdır. Haydi yönetenler, bekliyoruz.

Saygılarımla.

 

 

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
MUHTAR GUBALAŞ (17 Eylül 2017 - Pazar)
KUŞKANADI KANIT OLURSA (07 Eylül 2017 - Perşembe)
AĞLAMA KEKO (29 Ağustos 2017 - Salı)
AT BİNİCİSİNE GÖRE KİŞNER (15 Ağustos 2017 - Salı)
ALTINMURT EĞİTİM ARAÇLARI DONATIM MERKEZİ (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
YOK DEVE ! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
ASRİ HELA (25 Temmuz 2017 - Salı)
GİRİŞİMCİ İDARECİLİK (19 Temmuz 2017 - Çarşamba)
ÖZALP´TE YİRMİ AY (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
SOSYAL SERMAYE (06 Temmuz 2017 - Perşembe)
OLUR MU, OLUR (30 Haziran 2017 - Cuma)
ÖZEL HASTANESİ OLMAYAN ORDU (23 Haziran 2017 - Cuma)
SAHTE DİPLOMA ÇETESİ (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
TANRI MİSAFİRİ (07 Haziran 2017 - Çarşamba)
SURİYE, HATAY VE KIBRIS (3) (07 Haziran 2017 - Çarşamba)
ÖĞRETMENEVLERİ (02 Haziran 2017 - Cuma)
SURİYE, HATAY VE KIBRIS (2) (31 Mayıs 2017 - Çarşamba)
SURİYE, HATAY VE KIBRIS (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
İŞ PARAYLA YAPILIR (20 Mayıs 2017 - Cumartesi)
DENİZ BAYKAL (12 Mayıs 2017 - Cuma)
ARSA ÜRETİMİ ÖZALP BOYALDI ÖRNEĞİ (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
K E H A N E T (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BUGÜN ÖĞRETMENLERİN MAAŞ GÜNÜ (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
1982 ANAYASA REFERANDUMU (19 Nisan 2017 - Çarşamba)
TÜRK TİPİ BAŞKANLIK (3) (13 Nisan 2017 - Perşembe)
TÜRK TİPİ BAŞKANLIK (2) (12 Nisan 2017 - Çarşamba)
TÜRK TİPİ BAŞKANLIK (1) (11 Nisan 2017 - Salı)
MİLLİYETÇİLİK ÜLKÜCÜLÜK (09 Nisan 2017 - Pazar)
VALİLİK LOGOSU (06 Nisan 2017 - Perşembe)
BÖYLE Mİ OLMALIYDI ? (30 Mart 2017 - Perşembe)
PUTLAR VE İNSANLAR (29 Mart 2017 - Çarşamba)
KÖMÜR TAŞIMA VE DAĞITIM İHALESİ (23 Mart 2017 - Perşembe)
TACİZ Mİ, İFTİRA MI? (19 Mart 2017 - Pazar)
TACİZ Mİ, İFTİRA MI? (19 Mart 2017 - Pazar)
ATAMA YETKİSİ CUMHURBAŞKANINDA OLMALIDIR (11 Mart 2017 - Cumartesi)
TURAN KÖY (05 Mart 2017 - Pazar)
HAKİM HASAN BEY (22 Şubat 2017 - Çarşamba)
İFTİRA ATIYOR, HAKARET EDİYORSUNUZ! (20 Şubat 2017 - Pazartesi)
APAÇİLERİN YOLU (19 Şubat 2017 - Pazar)
SÜRGÜN (05 Şubat 2017 - Pazar)
KARLA MÜCADELE (15 Ocak 2017 - Pazar)
ALMAN FÜHRERİ HİTLER (03 Ocak 2017 - Salı)
Ç İ N Ç İ N (26 Aralık 2016 - Pazartesi)
BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEZ! (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ALADAĞ KKKKK (02 Aralık 2016 - Cuma)
SAKINCALI ÖĞRETMEN (2) (24 Kasım 2016 - Perşembe)
SAKINCALI ÖĞRETMEN (1) (23 Kasım 2016 - Çarşamba)
KIZILDAĞ 1986 (11 Kasım 2016 - Cuma)
MEYVELİ AĞAÇ (04 Kasım 2016 - Cuma)
TEBRİZLİ GENÇ (18 Ekim 2016 - Salı)
BİZ ONU GÜDEMEK, ARKASINDAN GİDEMEK (24 Ağustos 2016 - Çarşamba)
KARAİSALI´DA BİR MODEL DENEMESİ (29 Temmuz 2016 - Cuma)
YÜZÜNÜ DAHİ GÖRMEK İSTEMİYORUM (12 Temmuz 2016 - Salı)
TİN TİN GİDİP, TIN TIN DÖNMEK (28 Haziran 2016 - Salı)
ANGARYA YASAKTIR (27 Mayıs 2016 - Cuma)
DİLENCİSİ OLMAYAN İLÇELER (19 Mayıs 2016 - Perşembe)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
FASULYE TORBASI VE KİBRİT KUTUSU
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
YAŞLANIYORUZ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
MESUT MERTCAN YOK ARTIK
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
MUHTAR GUBALAŞ
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
AKDENİZ AKŞAMLARI
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE VE KAHRAMAN TÜRK ORDUSU İLE EMNİYET MENSUPLARINA KUTLU VE MUTLU OLSUN
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
OKULLAR SORUNLARIYLA BİRLİKTE AÇILIYOR
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
DR.ERCAN ATALAY VE ASKF
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
DÜŞÜNCENİN BİLİM, SANAT VE GERÇEĞE UYGUNLUĞU-Fikri Akdeniz (*)
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Kuzey Irak´ta Bağımsızlık Oylamasının Devamında Ne Var?
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
AYRICALIKLI OLAN KİM?
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİYE HAYAT ÖPÜCÜĞÜ
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
TÜM OKULLARI İMAM-HATİPLEŞTİRMEK, ULUSAL EGEMENLİĞİ, YANİ ULUSAL TOPLUMU YIKARAK, ÜMMETLEŞTİRMEK ANLAMINA GELİR!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
M.KEMAL ATATÜRK : HATTI MÜDAFA YOKTUR SATHI MÜDAFA VARDIR , O SATIH TÜM VATANDIR !
İlhan ALPER
İlhan ALPER
MERTCAN´IN ARDINDAN
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
‘Öğrenciler Neden Üniversite Tercih Yapmak İstemiyor?´
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ARMAGEDDON
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
İNANÇ, ÖĞRETİLER, ÖRGÜTLENME VE ŞİDDET (1)
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
İNTİHAR BELGESİNİ YIRTAN MECLİSTEN ARDINDA İNTİHAR MEKTUBU BIRAKAN MECLİSE
Celal Topkan
Celal Topkan
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ İLE MÜCADELE BİR ALDATMACA AMAÇ FARKLI
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ben, Sen, O. Biz, Siz, Onlar
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Tarihe Sığmayan Bir Destan
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
AĞA VE EŞKİYA
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
AB DE TARTIŞMA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
MEVSİMLER DEĞİŞİRKEN
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
ADANASPOR EVİNDE YİĞİT
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
ÇOCUK GELİNLER
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
23 °C
Çarşamba
22 °C
Perşembe
23 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-9/12/1534392589681.jpg