APAÇİLERİN YOLU
Tarih: 19.2.2017 10:02:30 / 410okunma / 0yorum
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!

 

1984 yılında Sivrice´de göreve başladığımda, Sivrice´nin karayolu ulaşımı olmayan birkaç köyünden birisi de Yedikardeş, eski adıyla “Qarik” köyüydü.

Ulaşımı olmayan diğer köylerin ayan beyan bir gerekçesi ortada iken bu köyün yolunun yapılmamış olmasını anlamak mümkün değildi. Düzbahçe (Haftasar) köyü yolu üzerinde, ilçe merkezine 5-6 km.; Düzbahçe köyü yoluna 2 km. uzaklıkta bir köydü. Yol yapımını geciktirecek hiçbir doğal engel yoktu. Önceki yıllarda meydana gelen bir toprak kayması sebebiyle köyde yaşayanlar için ilçe merkezinde afet konutları yapılmış ve ailelerin çoğu ilçe merkezine taşınmıştı. Bununla birlikte, bazı haneler köyde yaşamaya devam etmekte; ilçede yaşayanlar da köydeki tarlalarını, bahçelerini, topraklarını ilçe merkezinden gidip gelerek işlemeye devam etmekteydiler.

Elazığ´a gidişimde, Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü adıyla yeni bir yapılanmaya dönüşme çabasındaki yetkili idareye uğradım. Eski YSE, yeni Köy Hizmetleri İl Müdürü Ruhi Bey; Yol Su Elektrik, Toprak Su ve Toprak İskan müdürlüklerini yeni bir adla yeni bir çatı altında yapılandırmaya çalışıyordu. Konuya vakıftı. “- Kaymakam bey, o Apaçilerin(!) yolunu yapmak için 14 yıldır uğraşıyoruz ama bir sonuç alamadık,” dedi. “- Niye ki, geçilmez nehirler, aşılmaz dağlar mı var, güzergah üzerinde engel çıkartacak?” diye sorduğumda “- Daha da beteri!” dedi. Ve anlattı: “- İki engelimiz var: Birincisi Apaçiler, ikincisi mevzuat.”

Yedikardeş köyü sakinlerine yörede Kızılderililer gibi yaşamaları, ilkel kan gütme davalarını sürdürmeleri ve daha başka sebeplerle “Apaçi” dendiğini; yol için planlanan güzergahın kişilere ait özel mülklerden geçtiğini; mülk sahiplerinin, kendi köyleri için dahi olsa, yol geçişine rıza göstermediklerini; geçmişte jandarma gözetiminde “zor kullanarak” yolun açılması için zamanın Valisi tarafından emir verildiği halde yapamadıklarını; halkla jandarma arasında arbede yaşandığını; aynı gece iş makinelerinin bilinmeyen kişilerce yakıldığını, anlattı. Bu yolun Valilikle Yol, Su, Elektrik Genel Müdürlüğü arasında yazışmalara konu olduğunu; söz konusu taşınmazların kamulaştırılması için ödenek istendiğini; ancak Genel Müdürlük - ilke olarak- “kamulaştırma yapmadan hizmet ürettiğinden(!)” talebin geri çevrildiğini; her yeni kaymakam ve yeni vali geldiğinde konunun yeniden gündeme alındığını ama bir türlü bu direnci kırıp, yapımı başaramadıklarını” anlattı.

Anlatılanlar, merakımı artırdı. Dönüşte kendisi de aslen Düzbahçeli olan şoför Zülfü´ye sordum:

“- Bu Yedikardeş köylülerine neden Apaçi diyorlar?” 

“- Beyim, onlara kimse laf anlatamaz. En küçük bir tartışmanın sonu kavga, kavganın sonu ölümdür. Medeniyet onların arasına hiç uğramamıştır.”

Düşündüm: “Evet insanlar Orta Çağ ilişkileri mantığında yaşıyor olabilirler ama Devlet Orta Çağ´da bile kurallarını uygulayabildiği, gücünü gösterebildiği için vardı. Yoksa Devlet olmanın anlamı kalmazdı.”

“- Biz bu sorunu çözeriz!” dediğimde Zülfü´nün, korku ve tiksinti ile: “- Aman kaymakam bey, karışmayın ne halleri varsa görsünler. Bunlar size bile zarar vermekten çekinmezler,” deyişini hatırlıyorum.

Bir kaç gün sonra yanıma Tapu Sicil Müdürü Fethi beyi de alarak Yedikardeş köyüne gittim. Muhtara önceden haber verilmişti. Düzbahçe yoluna at ve eşeklerden oluşan ekip hazırlamış. Çocukluğum at sırtında geçtiğinden yabancısı değildim. Yürüyerek de gidilebilecek uzaklıktaki köy merkezine atlardan birine binerek gittim. Muhtar da at binmişti. Zülfü yürümeyi; Tapu Müdürü eşekle gitmeyi tercih ettiler.

Köyde yaşayan çok fazla aile kalmamış olmakla birlikte, oğlunu evlendiren bazı haneler ilçedeki evi oğluna bırakıp geri dönmüştü.  Ayrıca, arazilerini ekip biçmek için ilçeye gidip gelirken at ve eşekle yapılan yolculuk ve yük taşıma kapasitesi artık ihtiyacı karşılamaz olmuş; karayolu bağlantısına ihtiyaç artmıştı.

Tapu Sicil Müdürü´nden “Köy yolunun yakında açılacağını, güzergahı iyice etüd etmesini ve kimin arazisinden geçiyorsa, yola giden kısmın hesabıyla birlikte listesinin çıkartılmasını” istedim. Aynı gün Tapu Kadastro İl Müdürlüğü´nden teknik eleman istedik. Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü´nden gelen elemanlarla birlikte çalışarak yeni açılacak 2 km.lik yolun tapu paftalarına aplikasyonunu yaparak, kimin arazisinden geçeceği ve kaç metre kare arazinin yola terki gerektiği konusundaki raporlarını hazırladılar.

Ardından köy muhtarı ve ihtiyar meclisi üyelerini kaymakamlıkta topladım. Onlara: “-Eğer yola kavuşmak istiyorsanız, bu listede adı geçen mal sahiplerinin rızalarını alacaksınız. Rızası olmayanlar için kamulaştırma yapacağız. Kamulaştırma bedelini de köyden toplayacağız. Gidin vatandaşa anlatın,” dedim.

İlçe Yazı İşleri Müdürü ile Tapu Sicil Müdürü´nü “yola terk edilecek kısımların kamuya devri ile ilgili rıza taahhütnamelerini toplamakla” görevlendirdim. İnsanlara konu iyi anlatılınca rızalarını almak kolaylaştı. Sadece, köy yolu sapağındaki bahçenin sahipleri olan, Düzbahçe nüfusuna kayıtlı bir aile, rızaen devire yanaşmadılar. Bu ailenin taşınmazından yola terk edilecek kısım çok fazla değildi.

Köy İhtiyar Meclisi´ne 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu´na uygun bir “kamulaştırma kararı” aldırıp, onayladım ve yasal tebligatı usulüne uygun yaptırdım. Rızaen terk edilmeyen bölümün kıymetini yetkili komisyona takdir ettirip; bedelini, köy muhtarı ve ihtiyar meclisi üyeleri aralarında toplayıp, köy tüzel kişiliği teslimatı olarak malikler adına açılan banka hesaplarına yatırttım. Bu bilgi de mülk sahiplerine tebliğ edildi.

Ardından mülk sahipleri Dursun ve Gazi Sapmaz kardeşleri –ki büyüğü, Belediye çay bahçesi işletmecisiydi- makama davetle kendilerini: “Yasal olarak yapılması gereken her şeyin yapıldığı, vatandaşlık haklarına saygılı olunduğu ama onların da komşuluk hakkına saygılı olmaları gerektiği; yola terk edilen mülkleri bedelinin hesaplarına yatırıldığı; haksız ve kanunsuz olarak bir direnişle karşılaşılması halinde de en şiddetli biçimde karşılık görecekleri; özetle inadı bırakıp akıllı davranmaları,” konusunda ikaz ettim.

Ayrıca, el altından, Belediye Başkanı Metin Bey´den, Dursun ve Gazi Sapmaz kardeşlerle görüşerek; “olumsuz bir tavır içine girer de kanunsuz hareketlere kalkışırlarsa, kendilerini kanunsuz işlere bulaşmış sayıp, Emniyet Amirliği´ne bitişik çay bahçesinde işletmecilik yapmalarına izin veremeyeceğimi ve ruhsatlarının iptal edileceğini kendilerine bildirmesini” özel olarak rica ettim.

Artık yolun inşaatına başlayabilirdik. Köy Hizmetleri İl Müdürü´nden önceden, “kamulaştırma işlemini bitirir bitirmez, on gün içerisinde ekibi yollayacağına dair” söz almıştım. Gereğini yerine getirmesini istedim. Ekibin gelip de işe başlayacağı gün, İlçe Jandarma Komutanlığı´na “gerekli tedbirlerin alınmasını” yazdım. Komutanı da, durumun “hassasiyetini” vurgulayarak, gereği için ayrıca uyardım.

Her şeyin yasalara uygun ve şeffaf biçimde, üstelik ciddiyetle yürütüldüğü ortadaydı. İnşaatın başladığı gün her hangi bir taşkınlık yapmadılar. Sadece, Dursun Sapmaz´ın Asliye Hukuk Hakimi´nden bir avukat vasıtasıyla tecavüzün önlenmesini istediği, olay yerine keşfe gelen Hukuk Hakimi´nin de, “kamulaştırma kararının ibraz edilmesi üzerine”, “Yapılacak bir işlem bulunmadığını” bildirerek geri döndüğü, jandarma komutanınca tarafıma bildirildi.

Aynı gün, Sulh Hukuk Mahkemesi´nin talebi üzerine, kamulaştırma dosyası ve yapılan yazışmaların bulunduğu dosya, mahkeme kalemine gönderildi. Sonuçta, avukatın girişimi reddedildi ve inşaat durdurulamadı.

On, on beş gün gibi kısa bir sürede iş tamamlandı ve köy yola kavuşturulmuş oldu.

Yolun yapılmış olması, en çok Köy Hizmetleri İl Müdürü Ruhi beyi sevindirdi.

“- Yıllardır bu yol yüzünden yemediğim fırça kalmadı. Genel Müdürlük Yol Dairesi´ne Apaçilerin yolunun yapıldığını rapor edeceğim”  diye sevincini ifade etti.

Sayın Valiye, biraz da beni öne çıkartarak, “-Kaymakam bey tereyağından kıl çeker gibi halletti bu işi” diye aktarmış. Sayın Vali de teşekkür ve tebrik etti.

Özetle, yöneticiler yasalara bağlı kalmak kaydıyla, kararlı olurlar; yerel politikacılar da azınlığın değil kamunun yararını dikkate alırlarsa, pek çok sorun kendiliğinden çözülebilecektir.

Şimdi o yolu kullananlar, yol ulaşıma ilk açılacağı vakit yapılan mücadeleleri anımsarlar mı acaba? Hiç de sanmıyorum.

Mutlu olunuz, mutlu kalınız.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
MUHTAR GUBALAŞ (17 Eylül 2017 - Pazar)
KUŞKANADI KANIT OLURSA (07 Eylül 2017 - Perşembe)
AĞLAMA KEKO (29 Ağustos 2017 - Salı)
AT BİNİCİSİNE GÖRE KİŞNER (15 Ağustos 2017 - Salı)
ALTINMURT EĞİTİM ARAÇLARI DONATIM MERKEZİ (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
YOK DEVE ! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
ASRİ HELA (25 Temmuz 2017 - Salı)
GİRİŞİMCİ İDARECİLİK (19 Temmuz 2017 - Çarşamba)
ÖZALP´TE YİRMİ AY (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
SOSYAL SERMAYE (06 Temmuz 2017 - Perşembe)
OLUR MU, OLUR (30 Haziran 2017 - Cuma)
ÖZEL HASTANESİ OLMAYAN ORDU (23 Haziran 2017 - Cuma)
SAHTE DİPLOMA ÇETESİ (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
TANRI MİSAFİRİ (07 Haziran 2017 - Çarşamba)
SURİYE, HATAY VE KIBRIS (3) (07 Haziran 2017 - Çarşamba)
ÖĞRETMENEVLERİ (02 Haziran 2017 - Cuma)
SURİYE, HATAY VE KIBRIS (2) (31 Mayıs 2017 - Çarşamba)
SURİYE, HATAY VE KIBRIS (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
İŞ PARAYLA YAPILIR (20 Mayıs 2017 - Cumartesi)
DENİZ BAYKAL (12 Mayıs 2017 - Cuma)
ARSA ÜRETİMİ ÖZALP BOYALDI ÖRNEĞİ (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
K E H A N E T (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BUGÜN ÖĞRETMENLERİN MAAŞ GÜNÜ (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
1982 ANAYASA REFERANDUMU (19 Nisan 2017 - Çarşamba)
TÜRK TİPİ BAŞKANLIK (3) (13 Nisan 2017 - Perşembe)
TÜRK TİPİ BAŞKANLIK (2) (12 Nisan 2017 - Çarşamba)
TÜRK TİPİ BAŞKANLIK (1) (11 Nisan 2017 - Salı)
MİLLİYETÇİLİK ÜLKÜCÜLÜK (09 Nisan 2017 - Pazar)
VALİLİK LOGOSU (06 Nisan 2017 - Perşembe)
BÖYLE Mİ OLMALIYDI ? (30 Mart 2017 - Perşembe)
PUTLAR VE İNSANLAR (29 Mart 2017 - Çarşamba)
KÖMÜR TAŞIMA VE DAĞITIM İHALESİ (23 Mart 2017 - Perşembe)
TACİZ Mİ, İFTİRA MI? (19 Mart 2017 - Pazar)
TACİZ Mİ, İFTİRA MI? (19 Mart 2017 - Pazar)
EĞRİYE EĞRİ DİYEBİLMEK (15 Mart 2017 - Çarşamba)
ATAMA YETKİSİ CUMHURBAŞKANINDA OLMALIDIR (11 Mart 2017 - Cumartesi)
TURAN KÖY (05 Mart 2017 - Pazar)
HAKİM HASAN BEY (22 Şubat 2017 - Çarşamba)
İFTİRA ATIYOR, HAKARET EDİYORSUNUZ! (20 Şubat 2017 - Pazartesi)
SÜRGÜN (05 Şubat 2017 - Pazar)
KARLA MÜCADELE (15 Ocak 2017 - Pazar)
ALMAN FÜHRERİ HİTLER (03 Ocak 2017 - Salı)
Ç İ N Ç İ N (26 Aralık 2016 - Pazartesi)
BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEZ! (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ALADAĞ KKKKK (02 Aralık 2016 - Cuma)
SAKINCALI ÖĞRETMEN (2) (24 Kasım 2016 - Perşembe)
SAKINCALI ÖĞRETMEN (1) (23 Kasım 2016 - Çarşamba)
KIZILDAĞ 1986 (11 Kasım 2016 - Cuma)
MEYVELİ AĞAÇ (04 Kasım 2016 - Cuma)
TEBRİZLİ GENÇ (18 Ekim 2016 - Salı)
BİZ ONU GÜDEMEK, ARKASINDAN GİDEMEK (24 Ağustos 2016 - Çarşamba)
KARAİSALI´DA BİR MODEL DENEMESİ (29 Temmuz 2016 - Cuma)
YÜZÜNÜ DAHİ GÖRMEK İSTEMİYORUM (12 Temmuz 2016 - Salı)
TİN TİN GİDİP, TIN TIN DÖNMEK (28 Haziran 2016 - Salı)
ANGARYA YASAKTIR (27 Mayıs 2016 - Cuma)
DİLENCİSİ OLMAYAN İLÇELER (19 Mayıs 2016 - Perşembe)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
FASULYE TORBASI VE KİBRİT KUTUSU
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
YAŞLANIYORUZ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
MESUT MERTCAN YOK ARTIK
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
MUHTAR GUBALAŞ
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
AKDENİZ AKŞAMLARI
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE VE KAHRAMAN TÜRK ORDUSU İLE EMNİYET MENSUPLARINA KUTLU VE MUTLU OLSUN
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
OKULLAR SORUNLARIYLA BİRLİKTE AÇILIYOR
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
DR.ERCAN ATALAY VE ASKF
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
DÜŞÜNCENİN BİLİM, SANAT VE GERÇEĞE UYGUNLUĞU-Fikri Akdeniz (*)
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Kuzey Irak´ta Bağımsızlık Oylamasının Devamında Ne Var?
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
AYRICALIKLI OLAN KİM?
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİYE HAYAT ÖPÜCÜĞÜ
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
TÜM OKULLARI İMAM-HATİPLEŞTİRMEK, ULUSAL EGEMENLİĞİ, YANİ ULUSAL TOPLUMU YIKARAK, ÜMMETLEŞTİRMEK ANLAMINA GELİR!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
M.KEMAL ATATÜRK : HATTI MÜDAFA YOKTUR SATHI MÜDAFA VARDIR , O SATIH TÜM VATANDIR !
İlhan ALPER
İlhan ALPER
MERTCAN´IN ARDINDAN
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
‘Öğrenciler Neden Üniversite Tercih Yapmak İstemiyor?´
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ARMAGEDDON
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
İNANÇ, ÖĞRETİLER, ÖRGÜTLENME VE ŞİDDET (1)
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
İNTİHAR BELGESİNİ YIRTAN MECLİSTEN ARDINDA İNTİHAR MEKTUBU BIRAKAN MECLİSE
Celal Topkan
Celal Topkan
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ İLE MÜCADELE BİR ALDATMACA AMAÇ FARKLI
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ben, Sen, O. Biz, Siz, Onlar
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Tarihe Sığmayan Bir Destan
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
AĞA VE EŞKİYA
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
AB DE TARTIŞMA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
MEVSİMLER DEĞİŞİRKEN
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
ADANASPOR EVİNDE YİĞİT
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
ÇOCUK GELİNLER
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
23 °C
Çarşamba
22 °C
Perşembe
23 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-9/12/1534392589681.jpg