YAZARLAR

  • BIST 100

    1.191%-0,64
  • DOLAR

    7,9696% 0,40
  • EURO

    9,4568% 0,70
  • GRAM ALTIN

    487,41% 0,29
  • Ç. ALTIN

    804,2265% 0,29
  • Cumartesi 33 ° / 18 ° Güneşli
  • Pazar 34 ° / 19 ° Parçalı bulutlu
  • Pazartesi 33 ° / 18 ° Parçalı bulutlu

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

“Salgın yayılıyor, kriz derinleşiyor, sorunlarımız büyüyor”

TMMOB Adana İl Koordinasyon Sekreteri Erol Salman 19 Eylül TMMOB Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü nedeniyle açıklama yaptı

19 Eylül TMMOB Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü kutlu olsun!

TMMOB Adana İKK Sekreteri Erol Salman, 19 Eylül TMMOB Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, 70’li yılların sonunda yaşanan derin ekonomik kriz karşısında mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaşadığı hak kayıplarını ve ücret adaletsizliklerini protesto etmek için iş bırakma eylemi gerçekleştirdiklerini, yapılan eylemin teknik elemanların üretimden gelen gücünü en açık biçimiyle ortaya serdiğini ifade etti.

Salman açıklamasında, 19 Eylül 1979 TMMOB’nin çağrısıyla gerçekleştirilen eylemle, maden ocaklarından enerji santrallerine, fabrikalardan şantiyelere, kamu kurumlarından limanlara kadar pek çok işyerinde üretimin durdurularak, teknik elemanların yaşadıkları sorunlara dikkat çekildiğini belirterek; içinde bulunduğumuz salgın koşullarında derinleşen ekonomik kriz ve siyasi iktidarın artan baskıları karşısında da mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

19 Eylül 1979 İş Bırakma Eylemi’nin 41. Yılında,  “19 Eylül TMMOB Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü”nü kutlayan Erol Salman açıklamasına şöyle devam etti: “Bizler için 19 Eylül 1979 İş Bırakma Eylemi, ülkesi için düşünen, planlayan, üreten mühendis, mimar ve şehir plancılarının kendi öz güçlerinin farkına vardığı tarihtir. Bu yüzden bu anlamlı gün, "TMMOB Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü" olarak kutlanmakta ve yeniden hatırlanmaktadır.

Sorunlarımız Derinleşiyor

19 Eylül İş Bırakma Eylemi’nin 41 yılında, tüm dünyamızı etkisine alan bir virüs salgını ve ülkemizde giderek derinleşen ekonomik krizle yüz yüzeyiz. Salgının toplumsal yaşama ve çalışma hayatına etkileri, uzun süredir devam eden ekonomik krizin toplumsal etkilerini ne yazık ki daha da arttırıyor.

Salgın döneminden daha da derinleşen krizle birlikte birbiri ardına kapanan işletmeler ve hızla azalan üretim nedeniyle geniş çaplı bir işsizlik ve yoksullaşma süreci içine sürükleniyoruz. Yurtdışı kaynaklı sıcak para akışına dayalı büyüme modeli sürdürülebilir olmaktan çıkmış, ülkemizi büyük bir borç batağı ve yüksek kur şokuyla baş başa bırakmıştır.

Kriz, tüm halkımızın olduğu gibi emeğiyle geçinen mühendis, mimar ve şehir plancılarının da hayatını zorlaştırmaktadır. Kamusal yatırımların ortadan kalkması, kamusal çıkarın göz ardı edilmesi, rant hırsının bilim ve tekniğin önüne geçmesi, sermayenin ihtiyaçlarının halkın ihtiyaçlarının önünde tutulması gibi nedenlerle yıllar boyunca mühendis, mimar ve şehir plancılığı emeğinin değersizleştirilmiş olması, meslektaşlarımızı kriz karşısında tümüyle savunmasız hale getirmiştir.

Siyasi iktidar, ekonomik krizle mücadele konusunda başarısız olduğu gibi, halkı salgına karşı korumak konusunda da yetersiz durumdadır. Her iki durumda da siyasi iktidarın önceliği, geniş toplum kesimlerinin haklarını korumak değil, kendi çevresinde konumlanan bir avuç sermaye grubunun çıkarlarını gözetmek olmuştur. Siyasi iktidar nasıl ki daha önceki dönemde OHAL koşullarını toplum üzerindeki baskısını artırmak için fırsat olarak kullandıysa, salgın koşullarını da yağma düzenini yaygınlaştırmak için kullanmıştır. Devlet imkanları, halkın öncelikli sorunlarının çözümü ve acil ihtiyaçlarının giderilmesi için değil, iktidarın güçlendirilmesi ve örgütlü toplum kesimlerinin etkisizleştirilmesi için seferber edilmiştir.

Birlikte, Dayanışmayla…

TMMOB olarak salgın koşullarında derinleşen ekonomik kriz ve siyasi iktidarın artan baskıları karşısında mesleğimizi, meslektaşlarımızın çıkarlarını ve meslek örgütlerimizi korumak için mücadele ediyoruz. Mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki hak ve çıkarlarını korumak aslında tüm toplumun geleceğini korumak demektir. Çünkü bizim meslek alanımız, toplumun ortak yaşamının üretimini ve devamlılığını sağlamaktadır. Bizler bu anlayışla, mesleğimize ve meslektaşlarımıza sahip çıkarken, ülkemizin ve toplumumuzun ortak geleceğine de sahip çıkıyoruz.

Meslek alanımızı, meslektaşlarımızı ve ülkemizin geleceğini tehdit eden uygulamalar karşısında sessiz kalmayacağız. Bizler mesleğimizi bilimden, üretimden ve toplumdan yana kullanan bir mücadele geleneğinin sürdürücüsüyüz. Bu anlayışla TMMOB’nin bilim ve tekniği esas alan, kamu çıkarını savunan, eşitlik, özgürlük ve demokrasiden yana tavrını korumaya devam edeceğiz.”(Fİ)


Haber Kaynak : HABER MERKEZİ