RUS´UN - VE DE AMERİKALI´NIN – PYD/YPG AŞKI BAŞKA
Davutoğlu, PYD´yi “Suriye rejiminin uzantısı olan terör örgütü, Rusya´nın sivil halkı bombalamasıyla iş birliği yapan bu terör örgütü,” diye nitelerken şu gerçeği gözlerden kaçırıyor: PYD sadece Rusya´nın değil, ABD´nin de ‘bizim çocuklar´ dediği ve bunu kafamıza vura vura tekrarladığı bir oluşum.
Tarih: 14.2.2016 17:49:57/ 5485okunma / 0yorum

Türkiye sabah saatlerinde Suriye´deki YPG hedeflerine yeni bir saldırı daha  gerçekleştirdi. Reuters haber ajansının Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü´ne dayandırdığı haberine göre, topçu saldırısının hedefi Minnak Hava Üssü ve YPG kontrolundaki başka mevziler. Türkiye dün de sınıra 13 kilometre uzakta olan aynı bölgeye 40 kilometre menzilli Fırtına adı verilen obüs toplarıyla saldırı düzenlemişti. Bu konuda açıklama yapan Başbakan Ahmet Davutoğlu dün şöyle demişti:

 “"Suriye rejiminin uzantısı olan terör örgütü, Rusya´nın sivil halkı bombalamasıyla iş birliği yapan bu terör örgütü, Azez´e dönük bir saldırıda bulundu. Bu saldırılar sırasında sınırlarımıza da yönelik tacizler oldu. Angajman kurallarını işletmemiz gereken bir durum ortaya çıktı. Bugün angajman kuralları çerçevesinde Azez ve civarındaki tehdit oluşturan güçlere karşı mukabelede bulunulmuştur"

Bu gelişmelerden şu anlam mı çıkıyor: “YPG dün bize karşı saldırıda bulunduğu için topçumuz angajman kurallarını dikkate alarak misliyle yanıtını vermiştir. Bundan ders alınmamış, orada yerleşik terör unsurları tacizlerini sürdürdüğü için, biz de layık oldukları karşılığı bugün de verdik!”

Bizler gibi uzman olmayan düz insanların yürüteceği basit mantık bu. Ne yazık ki ikitdarın etkili ve yetkili kişileri bu mantığa uygun yanıtlarla, her türlü sorumluluğu adlarına yüklendikleri Türk halkına güvenilir bir bilgi sunmakta yetersiz kalıyor. Örneğin son açıklamalar göre Azez´de 29 militanın öldürülmüş olduğu bildiriliyor.  YPG´ye karşı ne zamana kadar topçularımızın müdahalesini sürdüreceği ve bunun hangi gerekçelerle yapılacağı sorusu akıllara takılıyor duruyor.

Bir ara “Kobani” ve “Süleyman Şah” olaylarında pek içli dışlı olunan YPG´ye karşı birden alevlenen düşmanlığın gerekçesi sanki ulusal çıkarlarımıza uygun bir bahaneye dayandırıldı yakınlarda. Denildi ki, PKK´nın uzantısı, hatta tıpkısının aynısı olan bu terrorist grup, sınırlarımızın  güneyinde Akdeniz´e kadar varacak bir kuşak oluşturacaktır. Güneydoğu´da azgınlaşan PKK´nın kuşatması anlamına gelecek bu girişim, Fırat´ın Batısı´na geçmeden durdurulmalıdır. Aksi takdirde o kuşakta yaşayanların etnik yapısını da altüst edecek bir tablo karşısında ülkemizin orta ve uzun vadede güvenliği tahlikeye girecektir.

Bu yaklaşım da aslında yukarıda yanıtsız kalan düz mantık çizgisi benzeri havada asılı duruyor son gelişmelere ve özellikle de Suudi uçaklarının İncirlik´ye olup olmadıkları tartışmalarına  bakarsanız. Zira bir yandan siz bir dilim güvenli bölge için temelde haklı bir duyarlık da gösterseniz, diğer yandan Suriye´ye karadan ve havadan saldırı hazırlıkları yapmaya kalkışmakla olayın ulusal güvenlik denklemlerindeki yerini silip atmış olursunuz. Nitekim Suudi Arabistan askeri güçlerinin neredeyse ipoteğine girebilecek bir askeri harekatın  ülkemizin ve ulusumuzun çıkarları ile bağlantılı yönünü kimseye kanıtlayamazsınız.

Geliniz VOA- Amerika´nın Sesi internet sitesinde yer alan bir yoruma göz atalım. Türkiye´nin yeni hamlesini değerlendiren Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Yard. Doç.Dr. Berk Esen, Suudi askeri varlığına kapı açılması için şunları söylüyor:

“Ne yazık ki Türkiye´nin Suriye politikası çok kötü bir yönde ilerliyor. Çavuşoğlu´nun açıklamasını çok kaygı ve endişe verici olarak yorumluyorum. Türkiye, Suriye´deki savaş başladıktan sonraki birkaç ayını Esat rejimini reformlara ikna etmeye ayırdı. Ancak o reformlar gerçekleşmeyince başında Suudi Arabistan ve Katar´ın yer aldığı ve sekteryan (dinsel-mezhepsel) hedefler takip eden bir koalisyona Türkiye kendini eklemlendirdi. Ne yazık ki son dört yıldır da giderek artan bir şekilde bu koalisyon ile birlikte artarak, Suriye´deki iç savaşı daha kötüye noktaya çekecek bir politika takip ediyor. Bu açıklamayı da bu politikanın yeni bir ayağı olarak gördüm ve kaygı verici buldum.”

Resmi açıklamaya göre; Suudi Arabistan´ın IŞİD´e mücadele hedefine yönelik olarak askeri güç gönderdiğini ancak bunun farklı hedefi olduğunu düşündüğünü de paylaşan Esen, “Rusya´nın orada bu kadar etkin bir rol oynaması Türkiye´yi kaygılandırıyor. Türkiye bu yeni hamleyle hem Rusya´ya karşı bir adım kurmaya hem de PYD-YPG güçleriyle çok yakınlaşmış ve onlar üzerinden bir kara harekatı yürüten ABD´ye de bir mesaj vermeye çalışıyor” diyor.

Bu sözlerin geri planında  bir de geçtiğimiz günlerde Münih´te ABD-Rusya arasında varılan ve hukuksal bağlayıcılığına inanılmadığı için  adına ateşkes denilemeyen, sadece “düşmanlıkların askıya alınması” tanımlamasıyla bir hafta içinde şiddetin durdurulması yönünde mutabakata varıldığı dikkate alınırsa, Türkiye´nin kendisini ne denli açmazlar sarmalına mahkum ettiğini anlamak kolaylaşır.

Davutoğlu, PYD´yi “Suriye rejiminin uzantısı olan terör örgütü, Rusya´nın sivil halkı bombalamasıyla iş birliği yapan bu terör örgütü,” diye nitelerken şu gerçeği gözlerden kaçırıyor: PYD sadece Rusya´nın değil,  ABD´nin de ‘bizim çocuklar´ dediği ve bunu kafamıza  vura vura tekrarladığı bir oluşum. Sanki ABD ve Rusya, Suriye coğrafyasında paylaşım masasına oturmaya hazırlanırlarken, ilk vardıkları uzlaşma alanı  Suriye Kürtlerinin üstleneceği anahtar rol. Bu rol de Şam Yönetiminin her iki tarafın da kabul edebileceği bir formülasyona rıza göstermesinde bir tür garantörlük üstlenmek. Ayrıca daha ileri planlarda Kuzey Suriye Kürt oluşumlarının Türkiye coğrafyasında yaşanan ayrılıkçı saldırlara katkısı bağlamında her iki ülkenin zımni bir anlaşma içinde olabileceğini de hesaba katmamak olmaz.  

Şimdi ABD ve Rusya bir hafta sonra düşmanlıkları ve şiddeti durudurma çabalarını ortak bir çalışma grubunun gözetiminde yapmaya kalkışırken ve bunu hangi hedefleri vurarak IŞİD´I bitirme sürecinde  mutabakat sağlama  arayışına girerken, sen kalkıp, en fazla müzaharete layık görülen  PYD´yi vurursan bu işte bir yanlışılık, basiretsizlik ya da kasıtlı hareket etme suçlamasından kurtulamazsın.

Araya bir de Suudi Arabistan gibi mezhepçilik kisvesine bürünüp, Yemen´den Suriye´ye kadar uzanan coğrafyada egemenlik kurma macerasını kafa göz yararak başlatan bir ülkeyle, havadan ve de karadan ortak askeri harekata heveslenirsen, dünyanın hiç bir ülkesini yanında bulamazsın. Elin adamı çıkar, 5 yıldan beri Suriye´deki iç savaşta taraf olan Türkiye´nin, son hamlesiyle, Sovyetlerin vurmaya devam edeceğini ABD ile uzlaşma girişiminde bile ilan ettiği bir kısım köktenci/mezhepçi isyancılara desteğini sürdürme planlarından, sırf bu kesimlere Türkiye´den destek sağlanan koridoru açık tutma çabalarından  vazgeçmeyeceğini söyler. Hatta bunun Türkiye´nin öz çıkarları açsısından değil, kimi kişisel/siyasal ve de ticari hesapları adına göze alındığını iddia da eder.

 

 

 










Kaynak: ÖZEL HABER

Anahtar Kelimeler: AMERİKALI AŞKI BAŞKA
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
ZAMAN ZAMAN BİRKAÇ ŞEHİT VERMEK!
ZAMAN ZAMAN BİRKAÇ ŞEHİT VERMEK!
Ankara´nın beş yılı aşkın süredir çelişkili, ulusal çıkarları ve güvenlik kaygılarını dikkate almadan yürüttüğü Suriye politikasının hesabını kim sormalıdır? Elbette parlamento ! Hem de en fazla ve öncelikle parlamentonun iktidar kanadı…
VESAYETTEN KURTULMAKMIŞ, KİM İNANIR BUNA?
VESAYETTEN KURTULMAKMIŞ, KİM İNANIR BUNA?
AKP´nin tasarladığı ve şu sıralar komisyon´daki ‘esaslı bir anayasa değişikliği´ teklifinin, içeriğiyle ele alındığında, sadece mevhum ‘vesayet odaklarını´ tasfiye etme hesabıyla ortaya çıkarılan masum bir girişim olmadığı çok açıktır.
ANAYASA TEKLİFİNDE CUMHURİYET REJİMİNİ NEYE DÖNÜŞTÜRMEK HEDEFLENİYOR?
ANAYASA TEKLİFİNDE CUMHURİYET REJİMİNİ NEYE DÖNÜŞTÜRMEK HEDEFLENİYOR?
Sakıncaları ayrıntılarda gizli olan rejim değişikliği girişimi söz konusu. Öyle ki bunu ‘mini ya da sınırlı´ tanımları ile geçiştirmek olası değil.... Asıl büyük tehlikenin Türkiye´de Cumhuriyet rejiminin ortadan kaldırılmasında kullanılan yöntemde olduğunu da kavramak gerekmekte...
CHP´NİN ADANA MİTİNGİNDEN ALINACAK DERSLER VAR
CHP´NİN ADANA MİTİNGİNDEN ALINACAK DERSLER VAR
Diktaya giden son dönemeçte Cumhuriyet Halk Partililer önce kendi iç sorunlarını, Atatürk Cumhuriyetini yeterince koruma ve kollama kararlılığında yoksun yönetim kademelerini hizaya getirerek çözmek ve de yüklenilen Cumhuriyet ve ülke bütünlüğü sorumluluklarına her kademede sahip çıkıp gereğini yapmak gibi bir görev üstlenmek zorundadırlar. Adana Mitinginden çıkarılacak ders bu olmalıdır.
TAKILAN YPG ARMASI MI, TÜRKİYE´NİN BAŞINA ÇUVAL GEÇİRMENİN PROVASI MI ?
TAKILAN YPG ARMASI MI, TÜRKİYE´NİN BAŞINA ÇUVAL GEÇİRMENİN PROVASI MI ?
Bay Büyükelçi istediği kadar YPG armalarını Amerikan askerlerinin bireysel dostluk nişanesi olarak taktığını ileri sürsün. Buna inanmak safdillik olur.
   PARLAMENTER DEMOKRASİ´NİN BAĞRINA HANÇER DAYANMIŞKEN
PARLAMENTER DEMOKRASİ´NİN BAĞRINA HANÇER DAYANMIŞKEN
“Bir hükümetin meşruiyeti sadece menşeinde, yani iktidara gelişinde değil, iktidarda da kendisini bu mevkie getiren Anayasaya riayeti ve Millet efkarı, ordu, kaza ve ilim müesseseleri gibi müesseselerle işbirliği yaparak, Hukuk içinde yaşaması ile ve devamı ile mümkündür.”(*)
AKP´Yİ YÖNETENLER VE BUNLARA BOYUN EĞENLER DE  SORUMLULUKLARININ FARKINDA MI?
AKP´Yİ YÖNETENLER VE BUNLARA BOYUN EĞENLER DE SORUMLULUKLARININ FARKINDA MI?
Gerçekte AKP yöneticileri bir yandan ‘millet ne derse o olur´ diyerek kontrolsüz, kuralsız bir keyfi rejim modeline kılıf hazırlarlarken, bir yandan da kendi iç yapılarında dahi demokratik işleyişleri durdurma, bunları yok sayma yoluyla bir oldu bitti arayışına giremezler.
 “GEÇİŞ KANLI MI KANSIZ MI, SERT Mİ YUMUŞAK YA DA TATLI MI OLACAK?”
“GEÇİŞ KANLI MI KANSIZ MI, SERT Mİ YUMUŞAK YA DA TATLI MI OLACAK?”
Kılıçdaroğlu´nun bir çağrı, niyet ya da temenni niteliği taşımayan, sadece gelecekteki vahim koşulların habercisi sayılabilecek sözleri hakkında soruşturma başlatacağına Başsavcı, yaşanmakta olan Anayasa´yı fiilen “tebdil, tağyir ve ilga” etme eylemi için harekete geçmeliydi.
   LAİKLİĞİ TWİTLERLE – KUŞ CIVILTILARI İLE – KORUMAYA KALKIŞMAK!
LAİKLİĞİ TWİTLERLE – KUŞ CIVILTILARI İLE – KORUMAYA KALKIŞMAK!
Bu ciddi tehdidin ortaya yenilerde çıkışının nedeni çok açık aslında. Türkiye´nin ve Türk ulusunun çağdaşlaşma hamlelerine ödünsüz sahip çıkan bir siyasal yapı ve bunun altyapısını oluşturan halk katmanları ve seçmen kitlesi vardı yakın geçmişe kadar.
PKK´YI GERÇEKTEN YENDİK Mİ DERSİNİZ?
PKK´YI GERÇEKTEN YENDİK Mİ DERSİNİZ?
Yakılmış, yıkılmış kentlerimiz; bombalı tuzaklar yüzünden evinden yurdundan edilmiş yurttaşlarımız; onca şehidimiz, öksüz yetim kalmış yavrularımız, tehlikelerden ve tehditlerden korunamayan ülkemiz, çepeçevre düşmanlıklarla kuşatılmış Türkiye´miz ve içten vurulan sahipsiz ulusumuz… Sonuçta gerçek tablo bu
BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE EL KONULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE EL KONULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
Ulusal iradeyi temsil ettiği yanılsamalarıyla beslenen ve kişisel otorite tahakkümüne dayalı oldubittilere, benzeri ancak 1930´ların diktatörlükler Avrupa´sının yıkıntıları arasında aranıp bulunabilecek bir dikta rejiminin hayallerine karşı uyanık olmalıyız
ERDOĞAN´IN DEMOKRASİ VAADİ Mİ? BUNU BİR DURUP DÜŞÜNELİM…
ERDOĞAN´IN DEMOKRASİ VAADİ Mİ? BUNU BİR DURUP DÜŞÜNELİM…
Cumhurbaşkanı Erdoğan´a göreve demokrasi vaadiyle geldiğini hatırlattığını söyleyen Başkan Obama aslında geçmişten bugüne uzanan ve Türkiye açısından karabasandan farksız bir başka tür vaadden ve bunlar karşılığı taahhüt edilen desteklerden bahsediyor.
 BOMBACILAR ELBET YAKALANIR AMA ASIL SORUN YÖNETSEL ANARŞİDEN KURTULAMAMAK
BOMBACILAR ELBET YAKALANIR AMA ASIL SORUN YÖNETSEL ANARŞİDEN KURTULAMAMAK
Yara büyüktür ve çok derinlerdedir. Bu duruma ancak “yönetsel anarşi” tanımı denk düşer. Anarşinin sorumluları ise bunu görmezden gelmeyi seçmişlerdir.
“GAZİ, KAHRAMAN, ŞANLI HALEP” NEYİN NESİ BİR ANLASAK!
“GAZİ, KAHRAMAN, ŞANLI HALEP” NEYİN NESİ BİR ANLASAK!
Dış siyasetimizin ulusal çıkarlarımız bağlamında nasıl bir kırılma noktasına getirildiğini görebilecek ve bundan kaygı duyacak yetkili, etkili kesimler, parlamentoda görev yapan milletvekilleri bu gidişe dur demenin çareleri geciktirmeden aramalı.
   “EY AMERİKA SÖYLE BANA,  DOST MUSUN, DÜŞMAN MISIN?”
“EY AMERİKA SÖYLE BANA, DOST MUSUN, DÜŞMAN MISIN?”
Soru çok yanlıştı aslında! ABD´yi “Dost musun, değil misin?” yanıtına zorlamanın ne kadar tehlikeli olduğu açıkça ortaya çıkmadı mı? Soruyu yanıtlayan sıradan bürokratın ağzından, “Ne dostluğu? Sizin düşmanınızla birlikteyiz, bunu anlayın artık” sözlerini duymadık mı?
HALKI İSYANA ÇAĞIRANLAR MI, BUNA KALKIŞANLARI YÜREKLENDİRENLER Mİ DAHA SUÇLU?
HALKI İSYANA ÇAĞIRANLAR MI, BUNA KALKIŞANLARI YÜREKLENDİRENLER Mİ DAHA SUÇLU?
Kabul edilmeli ki ulusal yapımızı ve ülke bütünlüğünü bu denli tehlikeli sulara taşıyan önemli bir dönüm noktası vardır o da bugün iktidar partisi içerisinde sözlü çarpışmalara neden olan o Dolmabahçe Mutabakatı denilen olaydır.
“YENİ TÜRKİYE YOLUNDA” AKP´NİN TÜRKİYE´YE VE TÜRK ULUSUNA  NE KADAR BORCU VAR?
“YENİ TÜRKİYE YOLUNDA” AKP´NİN TÜRKİYE´YE VE TÜRK ULUSUNA NE KADAR BORCU VAR?
Hukukun üstünlüğüne dayalı bir anayasal düzeni, parlamenter demokratik rejimi, ulusal birlik ve bütünlüğü güvenceye alınmış bir vatanın korunup kollanması gibi bir sorumluluğun taşıdığı ödenemez borcu vardır. Davutoğlu ve iktidarı önce bu borcunun bedelini ödemek zorundadır. ,
CHP, “KENTLER NEDEN SİLAH DEPOSUNA DÖNÜŞTÜ?” DİYE SORUP  SORUMLULUKTAN SIYRILABİLİR Mİ?
CHP, “KENTLER NEDEN SİLAH DEPOSUNA DÖNÜŞTÜ?” DİYE SORUP SORUMLULUKTAN SIYRILABİLİR Mİ?
Görüleceği gibi, PKK´nın azgınlaşması, ülke topraklarımızın bir bölümünün savaş alanı haline gelmesi sadece AKP iktidarının yanlış, kabul edilemez, ulusal bütünlüğe ölümcül darbe vuran politikalarına bağlanamaz. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve genç Türk Ulusu´nun Atatürk ilkeleri doğrultusunda kurucusu olma sorumluluğunu taşıyan CHP´nin yanlış ellerde, kasıtlı mı yoksa basiretsizlikten mi ileri geldiği yakında ortaya çıkacak, yanlış duruş ve siyasetinin de bu kanlı gidişte rolü vardır.
CUMHURİYET HALK PARTİLİLER ‘NEREYE GİDİYORUZ?´ SORUSUNA HAZIR OLMALILAR!
CUMHURİYET HALK PARTİLİLER ‘NEREYE GİDİYORUZ?´ SORUSUNA HAZIR OLMALILAR!
Cumhuriyet Halk Partililer ve bu partiye yılmadan usanmadan oy veren kitleler, yöneticilere ve yetki taşıyanlara ‘Nereye Gidiyorsunuz? Quo Vadis?” sorusunu yöneltme şansını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalmışlarken, bundan sonra “Nereye Gidiyoruz” sorusuna kendilerini hazırlamalıdırlar. Ülke ve ulus çıkarları bunu gerektirecek yakın gelecekte…
SURİYE SINIRIMIZIN 98 KİLOMETRESİNE HAKİM OL(A)MAMANIN FATURASI
SURİYE SINIRIMIZIN 98 KİLOMETRESİNE HAKİM OL(A)MAMANIN FATURASI
Biz sınırlarımızın kaderini başkalarıyla ortaklaşa tayin etmeye zorlanıyor olmanın zilletini taşımak bir yana, gerçekten de Güney´imizde kurulmakta olan bir Kürt devletinin tehditlerini de hesaba katmak durumundayız artık
TÜRKİYE´Yİ ‘İTİBARSIZLAŞTIRMA´ HAMLELERİ KARŞISINDA GÜÇLÜ KILMAK
TÜRKİYE´Yİ ‘İTİBARSIZLAŞTIRMA´ HAMLELERİ KARŞISINDA GÜÇLÜ KILMAK
Son dönemde ve son günlerde Türkiye çok vahim hem de kurumsal değil kişiselleştirilmiş boyutlardaki kimi ithamlarla karşı karşıya kalmıştır.
   DAVUTOĞLU´NUN İSTİKRARI SAĞLAMADA VERECEĞİ SINAV
DAVUTOĞLU´NUN İSTİKRARI SAĞLAMADA VERECEĞİ SINAV
Davutoğlu liderliğindeki AKP iktidarı bir nebze ‘istikrarı yeniden sağlayan´ bir güç olmak istiyorsa, geçmiş yılların hayaletlerini temizleyip, kendi kendisi ile hesaplaşmak zorundadır. Bunu yaparken yeni anayas arayışları yerine yerleşik düzenin anayasal düzenine saygılı olmak durumundadır.
   ÇOK İLERİ ZİNCİRLİ DEMOKRASİ HOŞ GELDİN!
ÇOK İLERİ ZİNCİRLİ DEMOKRASİ HOŞ GELDİN!
Şu sonuca varıyoruz ne yazık ki: Davutoğlu´nun iktidara daha bir güçlü biçimde geldiği günün ertesinde basına, düşünüre, hukukun üstünlüğüne inananlara ve de kontrolsüz siyasal güç kullanma eğilimine karşı duranlara bir gözdağıdır. Tümüne, “Bundan sonra astığımız astık, kestiğimiz kestik olacaktır” mesajıdır.
DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞININ ANIMSATTIĞI SORULAR VE SORUNLAR…
DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞININ ANIMSATTIĞI SORULAR VE SORUNLAR…
Şimdi şöyle bir yaklaşım sergilemeyi yararlı ve uygun görüyoruz Rus müdahalesi sınırlarımızın ötesindeki Türkmen bölgesine doğru yayılır yoğunlaşırken… Sadece bir dizi sorular koyaşım ortaya diyoruz. Sorgulayalım gelişmeleri diyoruz. Yanıt ararken belki gerçeklere de yaklaşıp bir anlam verebiliriz Türkiye´nin kendi kendisini içerisine düşürdüğü netameli durumun geçmişine ve geleceğine…
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
ADANA´DA OYNANDI TÜRKİYE: 19 – ABD: 0
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
MÜZİSYEN BİR AİLENİN TEMSİLCİSİ ALİ CANBOLAT
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
“…NOW GIVE ME THE WORD AYAS, AYAS, AYAS.”
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
18 MART ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
İNANMAK BU OLSA GEREK.
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Celal TOPKAN- CUMHURİYETİN 93. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE ATATÜRK´Ü ANLAMAK VE KAVRAMAK
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
ŞIMARIK VE ŞAŞKIN AVRUPA
Ahmet  DUMAN
Ahmet DUMAN
Evlilik Programları ve Riyakârlık Üzerine…
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
YOL AYRIMINDA, DÜŞÜNME ZAMANI…
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
OLMADI MI OLMUYOR
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİMİZ VE 16 NİSAN REFERANDUMU
İlhan ALPER
İlhan ALPER
ŞİİR
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
İnsanlığın Derinleşen Sosyal Sorunlarını Çözecek Olan İnsan Beyni mi? Yapay Zeka mı?
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
DEMOKRASİ VE YURTSEVERLİK
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
“ARTIK MECLİS VAR !”
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Celal Topkan
Celal Topkan
GELECEK SENİN DÜŞÜN VE ÖYLE KARAR VER
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
BAĞDAŞTIRMACILIK VE EĞİTİM
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
İNTİHAR BELGESİNİ YIRTAN MECLİSTEN ARDINDA İNTİHAR MEKTUBU BIRAKAN MECLİSE
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
İSMET İNÖNÜ: BIRAKIN ÇOCUKLAR OYNASIN!
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
UÇLARDA DOLAŞMAK
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Takdir Senin Türkiye!
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
YAZIK ÇOK YAZIK
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
PUTLAR VE İNSANLAR
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
KİM DOĞRULARI SÖYLEMİYOR?
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
İHTİYARLAR PERİŞAN EDİLMESİN
BASRİ GÖK EMEKLİ NÜFUS MÜDÜRÜ
BASRİ GÖK EMEKLİ NÜFUS MÜDÜRÜ
REFERANDUM
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
11 °C
Perşembe
11 °C
Cuma
13 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-3/20/1347519475780.jpg