YAZARLAR

  • BIST 100

    108.097%0,77
  • DOLAR

    6,7045% -1,55
  • EURO

    7,5027% -0,87
  • GRAM ALTIN

    372,49% -2,22
  • ÇEYREK ALTIN

    614,6085% -2,22

Adana

03.06.2020

  • İMSAK 03:30
  • GÜNEŞ 05:13
  • ÖĞLE 12:42
  • İKİNDİ 16:33
  • AKŞAM 20:01
  • YATSI 21:36
  • Çarşamba 28 ° / 16 ° Fırtına
  • Perşembe 29 ° / 16 ° Güneşli
  • Cuma 32 ° / 15 ° Güneşli

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

KÜÇÜK, “AVUKATIN SIR SAKLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNE MÜDAHALE EDİLMEKTEDİR”

ADANA BAROSU İLE BİRLİKTE 20 BARO, CEZAEVİNDE AVUKAT-MÜVEKKİL GÖRÜŞMESİNİ KISITLAYAN CEZA İNFAZ YÖNETMELİĞİNDEKİ DÜZENLEMENİN İPTALİ İÇİN DANIŞTAY’DA DAVA AÇTI

Adana Baro Başkanı Av. Veli Küçük ile birlikte 20 baro başkanı
tarafından 29.03.2020 gün ve 31083 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile  Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik”in 72. maddesinin 2.
fıkrasının (e) bendindeki
“Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olan
hükümlülerin avukatları ile ilişkisinde avukatın savunmaya ilişkin
olduğunu beyan ettiği belge ve dosyalar fiziki olarak aranabilir.
Avukatların hükümlü ile kurumda yapmış olduğu görüşme sırasında
konuşmaları yansıtan ve bizzat avukat tarafından elle tutulan kayıtlar
hakkında da bu bent hükümleri uygulanır. " düzenlemesinin Yürütmenin
Durdurulması ve İptaline karar verilmesi talebiyle Danıştay’da dava
açıldı.

Baro Başkanı Av. Veli Küçük, konuya ilşkin yaptığı açıklamada görüş,
düşünce ve değerlendirmede bulundu.

AVUKATLAR BAĞIMSIZ SAVUNMAYI TEMSİL EDER

“1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesinde avukatlığın; hem kamu
hizmeti hem de serbest meslek olduğu belirtilmiş, avukatların yargının
kurucu unsurlarından bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiği
düzenlenmiştir. Avukatlara tanınan bu haklar savunma hakkının
korunmasının doğal bir sonucudur. Ceza yargılamasında müdafi, yargının
kendine özgü şekilde hem hukukun ona yüklemiş olduğu maddi gerçeğin
ortaya çıkarılması amacındaki rolde hem de savunduğu şüpheli veya sanığa
vekâlet sözleşmesi ile bağlı olarak müvekkili lehine savunmayı
üstlenerek ceza yargılamasındaki görevini yerine getirmekle yükümlüdür.
- "Hak arama hürriyeti" başlıklı Anayasa m.36/2'ye göre, herkes savunma
hakkına sahiptir. Hukukumuzda herkes savunmasını bizzat kendisi
yapabileceği gibi, seçeceği müdafinin yardımıyla da yapabilir. Müdafi
yardımından yararlanma hakkı şüpheli ve sanık için etkili ve yeterli
hukuki güvenceyi bünyesinde barındıran savunma hakkının teminini ifade
etmektedir. Çünkü bu hakkın gerçek anlamda kullanılabilmesi, müdafiin
yetkilerini gereği gibi kullanabilmesi, ödevlerini yerine getirmesinde
uluslararası ve ulusal mevzuattaki istisnai sınırlamalar dışında
kısıtlamalara maruz kalmamasına bağlıdır.

SAVUNMA HAKKI KUTSALDIR

İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin "Dürüst Yargılanma Hakkı" başlıklı
6. maddesine göre, bir suçla itham edilen herkes savunmasını hazırlamak
için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma ve seçeceği bir avukatın
yardımından yararlanma haklarına sahiptir. Müdafi seçimi, müdafi ile
görüşme ve müdafiin dosya inceleme yetkisi de; 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu'nun Birinci Kitabının "Savunma" başlıklı kısmında
düzenlenen başlıca hususlardır.
Kovuşturmada, yani iddianamenin kabulü ile başlayıp hükmün
kesinleşmesine kadar geçen evrede, sanığın müdafi yardımından
yararlanarak savunma yapma ile müdafi ile görüşme hakları ve bu süreçte
de sanığa önemli bir savunma kolaylığı sağlayan mūdafiin dosya inceleme
yetkisi bulunmakta, bu aşamada sanık ile müdafii arasındaki ilişki de
özel bir önem arz etmektedir. Silahların eşitliği ilkesi, masumiyet
karinesinin korunması ve savunma hakkının özünün zedelenmemesi
gerekmektedir. AİHS'e göre ise savunma hakkı, adil yargılanma hakkının
bir unsurudur. AİHS 6. Maddesi ile adil yargılanma hakkı düzenlenmiştir.

Savunma hakkının kısıtlanması ibaresine yer verilmemekle birlikte ilgili
maddenin 3.fikrasında; "Her sanık başlıca aşağıdaki haklara sahiptir;
a)Kendisine yöneltilen suçlamaların niteliği ve nedenlerinden en kısa
zamanda anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek,
b)Savunmasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara sahip
olmak, c)Kendi kendini savunmak veya kendi seçeceği bir savunmacının
yardımından yararlanmak ve eğer savunmacı tutmak için mali olanaklardan
yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece
görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından
yararlanabilmek, d)iddia tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek,
savunma tanıklarının da iddia tanıklarıyla aynı koşullar altında
çağrılmasının veya dinlenmesinin sağlanmasını istemek, e)Duruşmada
kullanılan dili anlayamadığı veya konuşamadığı takdirde bir tercümanın
yardımından para ödemeksizin yararlanmak" düzenlemesine yer verilmiştir.
Adil yargılanma hakkı her biri kendi içerisinde bağımsız bir hak
niteliğini koruyan hak arama özgürlüğü, kanun ile kurulmuş bağımsız ve
tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkı, makul sürede yargılanma hakkı,
yargılamanın açık ve hakkaniyete uygun bir mahkemede gerçekleştirilmesi,
kişilerin suçlamalardan haberdar edilmesinin temini, savunmanın
kısıtlanmaması ve savunmanın kullanımı için asgari güvencelerin
sağlanması gibi bir takım temel prensipleri bünyesinde barındırmaktadır.

Kişinin avukatı ile görüşmesinin kayıt altına alınması İHAS m.6/3-b'de
düzenlenen "savunmayı hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara
sahip olmak" hakkına müdahale kapsamındadır.


Dava konusu düzenleme ile belirlenen suçlar kapsamında görüşmelerde
hiçbir sınırlama veya meşru müdahale gerekçesi olmadan avukatın
evrakları aranabilecektir. Getirilen düzenleme ile cezaevi yönetimine
sınırsız bir tasarruf hakkı tanınarak temel hak ve özgürlüklere doğrudan
müdahale edilmesinin önü açılmıştır. Kendisine suç isnat edilen kişinin
avukatı ile görüşmesi, dürüst yargılanma hakkının en temel noktalarından
biridir. Müvekkil ile avukat arasındaki yazışmalara el konulmasının 8.
maddenin ihlali anlamına geldiğine ilişkin 2018 yılında verilen Laurent
v. Fransa kararında müvekkiline polis gözetiminde, mahkeme girişindeyken
verdiği belgeleri polis memurunun okumasının haberleşmenin gizliliğine
bir müdahale niteliğinde olduğu, hukuka aykırı bir eylem olmaksızın bu
tür bir müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olmadığı
belirtilmiştir.

AVUKATIN SIR SAKLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNE AYKIRIDIR
Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Sır saklama" başlıklı
36. maddesinde, "Avukatların, kendilerine tevdi edilen veya gerek
avukatlık görevi, gerekse Türkiye Barolar Birliği ve barolar
organlarındaki görevleri dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa
vurmaları yasaktır." İkinci fikraya göre, avukatlar öğrendikleri
hakkında ancak müvekkillerinin izin vermesi durumunda tanıklık edebilir.
Fakat bu halde dahi avukatlar tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir.
Getirilen düzenleme ile Kanunla düzenlenmiş olan avukatın sır saklama
yükümlülüğüne Yönetmelikle yapılan düzenleme ile müdahale edilmektedir.
Avukatın sır saklama yükümlülüğü, avukatların görevlerinden dolayı
öğrendiği bilgileri açığa vurmalarını yasaklamaktadır. Sır saklama
yükümlülüğü nedeniyle avukatlara öğrendikleri bu bilgilerle ilgili
olarak tanıklıktan çekinme hakkı tanındığı gibi, avukatlar hakkındaki
arama ve elkoyma koruma tedbirleri de özel olarak düzenlenmiştir. Genel
hükümler çerçevesinde yapılacak arama ve elkoyma avukatın müvekkiliyle
ilgili belgelerine el konulmasına engel teşkil etmediğinden, bu durum
avukatın sır saklama yükümlülüğüne aykırıdır. “

(VŞ)

Haber Kaynak : HABER MERKEZİ