YAZARLAR

  • BIST 100

    115.794%0,00
  • DOLAR

    6,8653% 0,06
  • EURO

    7,7461% -0,04
  • GRAM ALTIN

    398,00% -0,23
  • ÇEYREK ALTIN

    656,7% -0,23

Adana

10.07.2020

  • İMSAK 03:38
  • GÜNEŞ 05:21
  • ÖĞLE 12:49
  • İKİNDİ 16:40
  • AKŞAM 20:07
  • YATSI 21:43
  • Cuma 34 ° / 22 ° Güneşli
  • Cumartesi 36 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Pazar 36 ° / 24 ° Gök gürültülü sağanak yağış

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

Kılıçdaroğlu, "Devlet kin ile yönetilmez"

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Devleti kinle yönetirseniz, yıpratırsınız. Devlette adalet olması lazım. Hak olması lazım. Hukuk olması lazım" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından önemli kısımlar şöyle:
"Devlet kin ile yönetilmez. Devleti kinle yönetirseniz, yıpratırsınız. Devlette adalet olması lazım. Hak olması lazım. Hukuk olması lazım. Siz bugüne kadar pek çok üniversiteye yardım yaptınız. Yardım yaptığınız hiçbir üniversiteye biz CHP olarak çıkıp 'Neden yardım yaptınız?' demedik. Bilime, teknolojiye, insana yatırım yapıyorsanız buna karşı çıkmadık."
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski AKP’li Başbakan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun kurucusu olduğu Bilim ve Sanat Vakfı tarafından 2008 yılında kurulan İstanbul Şehir Üniversitesi, Cumhurbaşkanlığı kararı ile kapatılması konusunda "Davutoğlu'ndan intikam almak için yaptılar" dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, "Bu üniversite neden kapatıldı? Maltepe'de çok güzel bir alanı vardı. Pırıl pırıl öğrenciler, dinamik, her görüşten akademisyenler vardı. Göz kamaştıran bir üniversite durumundaydı, genç bir üniversiteydi. Ama intikam almak için üniversiteyi kapattılar. Kimden? Sayın Ahmet Davutoğlu'ndan. Niçin ayrıldın? Niçin hak hukuk diyorsun, niçin adalet diyorsun, niçin üniversite diyorsun? Bu nedenle kapatıldı orası." sözlerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından önemli kısımlar şöyle:
"Devlet kin ile yönetilmez. Devleti kinle yönetirseniz, yıpratırsınız. Devlette adalet olması lazım. Hak olması lazım. Hukuk olması lazım. Siz bugüne kadar pek çok üniversiteye yardım yaptınız. Yardım yaptığınız hiçbir üniversiteye biz CHP olarak çıkıp 'Neden yardım yaptınız?' demedik. Bilime, teknolojiye, insana yatırım yapıyorsanız buna karşı çıkmadık."
Z kuşağından oy alacaksan bu dediklerimi asla unutmayacaksın
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik Kılıçdaroğlu, "Z kuşağı hayatı sorgulayan bir kuşak. Kimin doğru kimin yanlışları söylediğini bilen bir kuşak. Efendim çıktı bunlara bir sürü laf etti ama gerekli dersi verdiler. Sen Z ya da Y kuşağından oy almak için şunları yapacaksın, bu gençler önce ne istiyor bunu bileceksin. Ne diyorsunuz diye soracaksın. Ben sana söyleyeyim. O kuşaktan oy alacaksan bu dediklerimi asla unutmayacaksın. Gençler asla baskıcı yönetim istemiyorlar. Özgürlük istiyorlar. Tek adam rejimini sen sonlandırabilecek misin? Gençler biz dayatmayı kabul etmiyoruz diyorlar. Sen sınav tarihiyle oynayarak dayatmanın nasıl olduğunu onlara gösterdin. Gençler diyor ki seçim ve tercihlerime karışma diyor. Benim tercihlerim herhangi bir politik alanın unsuru olması. Sen bunu yapmayacaksan bunlar sana yarın güle güle diyecekler. Beni tektipleştirmeye özenme diyor gençler. Sen gençler benim gibi düşünecek diyorsun. Gençler kabul etmiyor. Gençler diyor ki eğitimde evrensel değerleri gözardı etmeyeceksin diyor. Dünyayı sorgulamak istiyorum diyorlar. Soegulama hakkımı elimden alma diyor gençler ve beni kobay olarak kullanma diyor. Erdoğan bütün bu gençler kobay olarak kullandı. 18 yılda tam 15 kez eğitim politikası değiştirdiler. Bu gençler sana güvenir mi?" dedi.
‘Saraydakinin gidişini hazırlayacak olan da gençlerdir’
İstanbul Üniversitesi Uçak Mühendisliği Bölümü'nün ilk mezunlarından olan Atakan Kartal isimli kişinin iş bulamayarak yurt dışına çıktığına ilişkin yazdığı mektubu okuduktan sonra Kılıçdaroğlu ,”Sen gençlere böyle yaklaşıyorsun, adamını bulan işe giremiyor, bulamayan kapının önüne konuyor! Eski Kütahya Milletvekili, kızı hiçbir sınava girmeden memur yapılıyor. Fakat bu kız Ankara'da oturuyor. Tıkır tıkır aylığını aldı. Soruşturma açılmamasını isteyen de Süleyman Soylu. Tahkikat yapmıyor. Ankara'ya TOKİ'ye uzman olarak atandı sonra. Şimdi gençlere soruyorum ve onların ailelerine soruyorum; sen sınava girip alın teri döküyorsun. Hiçbir geçerliliği olmayan raporları gönderen kişi baş tacı ediliyor. Bu gençler size oy verir mi Allah aşkına. Bu gençlerde vicdan, ahlak var. Bu gençler size oy vermez! Saraydakinin gidişini hazırlayacak olan da gençlerdir. Saray'da oturan zat 6 üniversiteye rektör atadı. Bunlardan 4'ünün uluslararası dergilerde yayımlanmış tek bir makalesi yok. Döküntü yani. Hani liyakat vardı. Bir makalesi olmayanı üniversitenin başına getiriyorsun. O kıskançlığından makale yazanları cezalandıracak. Böyle bir anlayışla devlet, üniversite yönetilir mi? Böyle bir anlayışla üniversite bilgi üretebilir mi?" ifadelerini kullandı.
‘YÖK denen darbe kurumunu kaldıracağız’
Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:
"Üniversiteler artık bilgi üretmiyor. Bir üni. bilgi üretirse o ülkenin sanayicileri katma değeri yüksek ürün  üretirler. Ve Türkiye dünyada söz sahibi olur. Eğer üniversiteleri üniversite yapabilirsek, barış istedi diye hocaları atmazsak söz sahibi olabiliriz.Sizin tercihlerinizle biz iktidar olduğumuzda size söz veriyoruz YÖK denen darbe kurumunu kaldıracağız."
AKP'nin baro teklifine tepki
"Baroların parçalanmasına itiraz ediyorlar. Baro barodur diyorlar. Neden bölüyorsunuz? Polislerin hiçbir günahı yok, talimat verene, siyasi iktidara kızacaksın. Ama bu tabloyu dünyanın hangi ülkesindeki hangi kişi görürse görsün Türkiye'de demokrasinin olmadığı kanısına varır. Devleti yönetenlerin böyle bir ortamı yaratmaması lazım. Devlet baskıyla, elinde sopayla yönetirse böyle bir tablo ortaya çıkar.
Mansur Yavaş çadır gönderdi, su gönderdi vermediler Yemek vermediler. Emin olun devleti sağduyuyla yönettiğinizde bunların hiçbiri olmaz. Bu tablo Türkiye demokrasisine darbe vuran bir tablodur Bu fotoğraf tek başına demokrasinin olmadığını gösteriyor.
Baroyu ayrıştırıyorlar. Açık ve net söylüyorum böyle bir amaçla baroların bölünmesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ihanettir. Bahçeli'ye söylüyorum. Bu ülkenin bekasından söz ediyorsa yarın etnik kimlik bağlamında bölünen bir baroyu nasıl savunacaksın sen? Beka, beka! Ülkeye beka sorununu yaratan işte bunlardır.
Pandemi dolayısıyla belediyeler yardım kampanyası açtılar. Hayır dediler. Bunun üzerine Ankara İstanbul ve İzmir belediye başkanlarımız dava açtılar. Danıştay 10. Dairesi yürütmeyi durdurmayı reddetti. Bu talebi reddeden hâkimlere şunu söylemek isterim; bana üniverstelerdeokutulan belediye kanunlarının herhangi birisinden o kısmı bulun çıkarın deyin ki, bu hoca demiş ki belediye bağış kabul ederken içişleri Bakanlığı'ndan izin alır' yazıyor. Yüzlerce kitap var. Birinde bile aksi yazmıyor! Bu kararın altına imza atanların hiçbirinin hâkim kimliği yoktur. Siz hâkim değilsiniz. Sarayın köleliği yapanalar bu ülkede hâkimlik yapamazlar. Bunların gün gelecek hesabı sorulacak. Sen kendi verdiğin mahkemenin verdiği kararlara bile uymuyorsun korkudan. Saray sana ne derse desin. Sen yarın çocuklarına hesap vereceksin. Yüzkarası bir kararın altına imza atıyorlar. "
‘Ağırel şimdi hapiste. Şimdi yolsuzluk yapanların hepsi Ağırel'e dava açıyorlar’
"Bütün haksızlığa uğrayan herkese, CHP'den selamlarımızı sevgilerimizi iletiyoruz. Herkesin bildiği bir olayı yazdılar diye, kalemlerini satmadılar diye, gerçek anlamda gazetecilik yaptılar diye hapsa atılıyorlar. Sanıyorlar ki yarın gelip önümüzde eğilecekler. Bunlar onurlu gazetecilerdir. Bunlar kimsenin önünde eğilmezler. Murat Ağırel yolsuzluk yapanları yazdı, Ağırel şimdi hapiste. Şimdi yolsuzluk yapanların hepsi Ağırel'e dava açıyorlar. Murat kardeşim hiç üzülme bu ülkede yaşayan insanların vicdanı var, adalet duygusu var. 83 milyon insan senin arkandadır. Haksızlık varsa, haksızlığın üstüne kararlılıkla gideceğiz."

(VŞ)