Hipertansiyon değerleri yeniden belirlendi
Dünya Sağlık Örgütü´nün verilerine göre, hipertansiyon ve onun oluşturduğu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 2020 itibariyle 23,4 milyona yükselmesi bekleniyor
Tarih: 17.5.2018 09:59:44/ 274okunma / 0yorum

Türkiye´de ise 40 yaşın üzerindeki her 2 kişiden 1´i hipertansiyon hastası ve toplam 15 milyon hipertansiyon hastası var. Kilo yatkınlığı sebebiyle ise Türk kadınlarında hipertansiyon daha fazla görülüyor. 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü sebebiyle görüş bildiren İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TİHUD) Başkanı Prof. Dr. Kerim Güler, ülkemizde yüksek tansiyon farkındalık seviyesinin halen düşük olduğunu belirterek erken teşhisin önemine dikkat çekti ve en son açıklanan hipertansiyon değerleri hakkında bilgi verdi.

 
Yapılan tüm çalışmalara rağmen kalp-damar hastalıkları son 20 yılda büyük bir artış göstererek dünyadaki hastalık kaynaklı ölümlerin üçte birinin nedeni oldu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre 2005 yılında 17,5 milyon kişi hayatı hipertansiyon ve onun oluşturduğu hastalıklar nedeniyle kaybetti. Yine DSÖ´nün verilerine göre yapılan tüm çalışmalara ve bulunan yeni ilaçlara rağmen 2020 yılında bu rakamın 23,4 milyona yükseleceği öngörülüyor. Türkiye´de ise bugün itibariyle, 40 yaşını geçmiş her iki kişiden biri hipertansiyon hastası ve hipertansiyon, kadınlarda biraz daha fazla görülüyor. Bunun nedeni olarak ise Türk toplumunda kadınların daha hareketsiz olması, kilo yatkınlığı ve hormonal faktörler gösteriliyor.
 
 
Hipertansiyon değerleri yeniden belirlendi: 2017 Amerikan Kalp Derneği Hipertansiyon Kılavuzu´na  göre artık 130/80‘in üzeri hipertansiyon olarak kabul ediliyor.
Tansiyonun, “vücutta dolaşan kanın damarlara yaptığı basınç” olarak tanımlandığını belirten İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TİHUD) Başkanı Prof. Dr. Kerim Güler, Amerika´da geçtiğimiz yıl açıklanan yeni hipertansiyon kılavuzundaki önemli değişiklikleri şöyle özetledi: “Hipertansiyon değeri belirli rakamlarla ifade edilir. Bu rakam yıllar içerisinde kılavuzlarda değişmeler göstermiştir. Bugüne kadar, 2015 yılında yayınlanan Amerika ve Avrupa kılavuzları ve Türk Hipertansiyon Uzlaşı Raporu temel alınmakta ve buna göre basıncın 140/90 mm/hg üzerine çıkması hipertansiyon olarak ifade edilmekteydi. Bu değerler, önceki kılavuzlara göre daha yüksekti. 2015 yılından sonra yapılan çalışmalar sonucunda, yüksek tansiyon sınırının 120/80 mm/hg´ye düşürülmesi sonucunda, hipertansiyona bağlı olarak kalp ve beyinde görülen hasarlar ve bundan kaynaklanan ölümlerde azalma olduğu görüldü. Son olarak ise, 2017 yılında yayınlanan Amerikan Kalp Derneği tarafından yayınlanan Hipertansiyon  Kılavuzu´nda 130/80 mm/hg´nin üzerindeki değerler yüksek tansiyon olarak değerlendirilmeye başladı. Bu yeni kılavuza göre, kan basıncı 130/80 mm/hg´nin üzerinde olan kişilerin ilaç tedavisi alması gerekecektir ve bu rakamlara göre ülkemizdeki hipertansiyonlu hasta sayısı artacaktır.”
 
Hiçbir belirti vermeyen hipertansiyon daha tehlikeli
Prof. Dr. Kerim Güler, bir damar hastalığı olduğu için hipertansiyonun kalp ve damar sistemini etkilemesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek şu bilgileri verdi: “Damarların içini kaplayan endotel doku büzülüp tartılırsa ağırlığı 1,5 kilo, yüzeyi açılırsa kapladığı alan 800 m2´dir ve karaciğerden bile daha fazla alan kaplamaktadır. Damar sağlığı için bu yapının iyi korunması şarttır. Hipertansiyon vakalarının küçük bir kısmı genetik kaynaklı olsa da, çoğu vakada bunun dışında pek çok etkenin varlığı söz konusudur. Aynı aileden birçok hipertansiyon vakasının teşhis edilmesinin nedeni genellikle, bu aile fertlerinin aynı mutfaktan, aynı sağlıksız besinlerle beslenmesidir. Hipertansiyonun belirtilerinde genellikle, beyin üzerinde oluşan basıncın etkisiyle ortaya çıkan belirtiler ön planda olurBaş ağrısı, baş dönmesi, yüzde kızarıklık; kalp çarpıntısı, kolay yorulmagibi. Bu belirtilerin olmasına aslında biz seviniyoruz çünkü hasta hipertansiyonu olduğunun farkına varıyor. Bir de hiçbir belirti vermeyen hipertansiyon tipleri vardır. Tansiyonu yüksek olur ama hastanın şikâyeti olmaz. Biz bu tip hipertansiyona “sessiz katil” diyoruz. Çünkü hastanın haberi olmadığı için önlem almıyor, yaşam tarzı değişikliğine gitmiyor, sonuç olarak hipertansiyonun yapacağı zararlı şeylere çok daha açık bir şekilde maruz kalıyor.”
 
 
 
Türkiye´de hipertansiyon yeterince ciddiye alınmıyor
Türkiye´deki hipertansiyon bilincinin halen düşük seviyelerde olduğunu belirtenProf. Dr. Kerim Güler şunları söyledi: “Türkiye´de hipertansiyon konusunda yapılan tüm farkındalık çalışmalarına ve alınan tüm önlemlere rağmen, yapılan çalışmalar gösteriyor ki, Türkiye´de hipertansiyon için tedavi gören hastaların ancak %54´ünde istenen tansiyon değerine ulaşılabiliyor. Yani Hipertansiyon hastalarının yaklaşık yarısı (%46) hala, hipertansiyonun organlara vereceği zararı bile bile yaşamını aynı şekilde sürdürüyor. Oysa hipertansiyon tedavisinde hastalarımızın çok büyük bir rolü vardır. Ne yazık ki hastalarımız hipertansiyonu pek önemsemezler. Tedaviye riayet etmezler. Bunu kendilerine söylediğimiz zaman ise “benim tansiyonum asabi”, “başım ağrıyınca ilacı alıyorum”, “benim küçük tansiyonum iyi”, “ilaçların yan etkisi fazla” gibi birtakım bahaneler bulurlar. Bu nedenle Türkiye´de hipertansiyon tedavisinde başarı şansımız halen tüm dünya ülkelerine göre çok düşük seviyelerde.”
 
Hipertansiyon ne kadar uzun süre tedavisiz kalırsa, yarattığı hasar o kadar artar
Hipertansiyonun her yaş grubu için risk arz ettiğini belirten Prof. Dr. Kerim Güler şöyle devam etti: “1980´li yıllarda hastanın yaşının önüne 1 koyar, bu tansiyon o kişiye göre normal derdik. Yani 80 yaşında bir hasta için 18´i normal kabul ederdik. Aslında hipertansiyon her yaş grubu için risk arz eder. Çünkü hipertansiyonun süresiyle organlara yaptığı zarar arasında kesinlikle bağlantı vardır. O nedenle hasta yaşlı da olsa onun tansiyonunu 150 seviyesinden sonra tedavi ediyoruz. Hipertansiyon süresi ne kadar uzunsa, organlara verilen zarar o kadar artar. Bu nedenle genç bir hipertansiyon hastasını bekleyen uzun bir yaşam olduğu için, onlarda zararlı etkilerin görülme riski daha yüksektir. Zamanla hipertansiyonun etkilerini artıran başka hastalıklar da ortaya çıkar: Şeker hastalığı, yüksek kolestrol, obezite gibi. Bunların hepsinin bir arada olması organların daha çabuk bozulmasına neden olur. O nedenle hipertansiyon yaş fark etmeden tüm toplumu etkileyen önemli bir problemdir.”
 
Teşhis koyulduğunda genelde geç kalınmış oluyor
Kalbin kaslardan oluşan bir organ olduğunu ve hipertansiyonun kalbi büyüttüğünü belirten Prof. Dr. Kerim Güler teşhis konusunda şu bilgileri verdi: “Kalp büyümesine rağmen kalbi besleyen damarlar büyümediği için, kalp kası yeterince beslenemez ve kalp zamanla genişlemeye ve kan pompalama görevini yerine getirememeye başlar. Bundan bütün organlar etkilenir. Kalp yeterli düzeyde çalışmayınca hastada kalp yetmezliği bulguları yani çok kolay yorulma, nefes darlığı, öksürük, vücutta sıvı toplanması gibi bulgular izlenir. Ayrıca hipertansiyon sonucu basıncın artması beyindeki damarların yırtılmasına, beyin kanamalarına neden olabilir.  Gözler ve böbreklerde de kalıcı hasar yaratabilir.  Hipertansiyon tanısı maalesef ülkemizde geç olarak konulmaktadır. Tanı konulduğu anda hipertansiyon hastanın kalbi halihazırda büyümüş ve vücudundaki tüm damarlar etkilenmiş oluyor. Bu nedenle hipertansiyon organlara zarar vermeden tedaviye başlanabilmesi için erken teşhis edilmesi ve uygun şekilde tedavi edilmesi son derece önemlidir.”
 
Türkiye´nin tansiyon tedavisinde başarısı düşük seviyede
Türkiye´deki hastaların ilaç almaktan korkması nedeniyle tansiyon tedavisinde başarının düşük olduğunu belirten Prof. Dr. Kerim Güler şöyle konuştu: “Halbuki ilaçların yapacağı yan etki hipertansiyonun yapacağı kalp krizi ve felç gibi ölümcül hastalıkların  yanında çok küçük ve çok nadir görülen bir durumdur. Tansiyonu 120/80 mm/hg seviyesine çekmenin faydaları Amerikan kılavuzunda vurgulanmış ve bu değerlere ulaşmak için hastalarda üç hipertansiyon ilacı birlikte kullanılmıştır. 2018´de yayınlanacak olan Avrupa kılavuzu ve yenisini yayınlayacağımız Türk Uzlaşı Raporu da benzer değerleri örnek alacak ve “ne kadar düşük, o kadar iyi” görüşü yaygınlaşacaktır. Hipertansiyon hastaları beslenmesine çok dikkat etmeli. Hipertansiyon damara zarar veren diğer tüm hastalıklarla birlikte düşünülmelidir: kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı, şeker hastalığı ve obezite. Bunların hepsi damarlarda zararlı etki yaratır. Bu nedenle hepsini beraber düşünmek gerekir ve yaşam tarzını değiştirmek tedavideki en önemli adımdır. Yani stresli ortamlardan uzaklaşılmalı, haftada beş gün 45´er dakika tempolu yürüyüş yapılmalı, sigara içilmemeli, normal vücut ağırlığına düşmeye çalışılmalıdır. Yaşam değişikliği olmadan hipertansiyon tedavi edilemez. “Ben istediğimi yerim, hareket etmem ama ilacımı alırım” son derece yanlış bir görüştür. Halk arasında söylenen sarımsak, limon gibi şeylerin zararı yoktur fakat sırf bunlardan medet umarak tansiyon tedavi etmek maalesef mümkün değildir.”
 
Hipertansiyon hastaları aşırı soğuk ve sıcak havalarda dikkatli olmalı
Prof. Dr. Kerim Güler hava sıcaklıklarının hipertansiyon üzerindeki etkileri hakkında şunları söyledi: “Hipertansiyon damarın daralmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Soğuk kış aylarında damarlar biraz daha daraldığı için soğuk, hipertansiyon hastalarına pekiyi gelmez çünkü damar daraldığı zaman tansiyon basıncı artar. Ancak aşırı sıcaklarda da son derece dikkatli olmak gerekir. Çünkü kalp bir kastır ve sıcakta lastik borular nasıl fonksiyonlarını tam yapamazsa, kalp de kasılmasını tam yapamaz. O yüzden hem aşırı sıcak hem de soğuk, hipertansiyon hastaları için zararlıdır ve aşırı sıcaklarda ve soğuklarda hastanın sokağa çıkması kesinlikle kalp krizi riskini artırır.”
 
Türkiye tuz tüketiminde dünya birincisi
Prof. Dr. Kerim Güler tuz ve hipertansiyon arasındaki ilişki hakkında şunları söyledi: “Maalesef Türk toplumu olarak dünyada tuz tüketiminde birinci sıradayız. Bütün kılavuzlara ve hipertansiyon cemiyetlerine göre günlük tuz tüketimi 6 gram yani yaklaşık bir çay kaşığını aşmamalıdır ancak Türkiye´de yapılan çalışmalar Türkiye´deki tuz tüketiminin 18 gram olduğunu göstermektedir. Vücudumuza 18 gram tuz girmesi Türk toplumunu, hipertansiyonun en çok görüldüğü ülkelerden biri durumuna getirmiştir. Ayrıca biz ekmeği de seven bir toplumuz. Bu nedenle fırınlarda tuzsuz ekmek üretmeye başlamamız gerekmektedir. Yani tuzsuz yiyorum diyenler bile Türkiye´de 16 gram tuz tüketmektedir. Hipertansiyon tedavisinde beslenme şekline dikkat etmek son derece önemlidir. Örneğin tuz tüketmediği bilinen Afrika´daki bazı kabilelerde hiç hipertansiyon vakasına rastlanmamaktadır. Ayrıca aşırı yağdan mutlaka kaçınmak lazım. Yağlar vücudumuzun her yerinde toplandığı gibi damarlarda da toplanmaktadır. Dolayısıyla damarın iç çapı daralır. Daralma demek hipertansiyon demektir. Bu nedenle hayvansal yağlardan kaçmak lazımdır. Akdeniz stili beslenen; yani bol sebze, meyve ve zeytinyağı tüketimi olan ülkelerde hipertansiyon ve ona bağlı hastalıkların görülme oranının diğer ülkelere göre az olduğu gösterilmiştir.”
 
Evde yapılan tansiyon ölçümleri erken teşhis için çok önemli
Düzenli tansiyon ölçmenin faydalarının çok fazla olduğunu belirten Prof. Dr. Kerim Güler şöyle devam etti: “Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği olarak Endokrin, Kardiyoloji ve Nefroloji Dernekleriyle birlikte, Türk halkında hipertansiyon tedavisinde nasıl hareket edeceğimiz konusunda bir uzlaşı raporu hazırladık. Evde elektronik ölçümleri kesinlikle öneriyoruz çünkü tansiyonun doğru ölçülmesi için hastanın rahat bir ortamda bulunması lazım ve ev bunun için en iyi ortam. Evde rahat bir ortamda ölçülen tansiyon 135´e 85´in üzerindeyse hastada hipertansiyon var demektir. Hastaların bir hafta boyunca sabah ve akşam ölçülen tansiyonu bu seviyenin üzerindeyse, biz bu hastaya hemen yaşam tarzı değişikliği, spor, tuzsuz yeme, Akdeniz diyetine geçme gibi önlemler öneriyoruz. Sorun hala devam ediyorsa o zaman hipertansiyon tedavisine başlıyoruz.”(CO)
 
 
 
 

 







Kaynak: HABER MERKEZİ

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Prof. Dr. Gümürdülü´den uyarı: "Kurban Bayramı´nda et tüketimini abartmayın"
Prof. Dr. Gümürdülü´den uyarı: "Kurban Bayramı´nda et tüketimini abartmayın"
Kurban Bayramı´nın klasiği olan mangal başında aşırı et tüketiminin yaşatacağı sağlık sorunlarına dikkati çeken İç Hastalıkları, Gastroenteroloji ve Hepatoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü, herhangi bir sağlık sorunu yaşanmaması için tavsiyelerde bulundu.
Farenjit yaz aylarını da seviyor
Farenjit yaz aylarını da seviyor
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Feyha Kahya Aydoğan, farenjitin kış aylarının hastalığı olarak bilinse de yaz aylarında da kendini gösterebildiğini belirterek, faranjitten korunmanın yollarını ve tedavi yöntemlerini anlattı.
Bu besinler hafızayı güçlendiriyor
Bu besinler hafızayı güçlendiriyor
Nöroşirurji Uzmanı Op. Dr. Kerem Bıkmaz, tüketilen bazı besinlerin insan zekâsına, hafızasına ve dikkat dağınıklığına önemli faydaları bulunduğunu söyledi.
Sonbahar ve kış dönemlerinde psikolojiye dikkat
Sonbahar ve kış dönemlerinde psikolojiye dikkat
Psikiyatrist Yrd.Doç.Dr. Rıdvan Üney, sonbahar ve kış dönemlerinde insna psikolojisinin intihara daha yatkın olduğunu söyledi.
"Bilgisayar kullanımı gözleri olumsuz etkiliyor"
"Bilgisayar kullanımı gözleri olumsuz etkiliyor"
Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Şeyda Atabay, bilgisayar kullanımının gözleri olumsuz etkilediğini söyledi.
İshalin sebebi buzlu içecekler
İshalin sebebi buzlu içecekler
Yaz mevsimi ile birlikte beslenme düzeni ve günlük yaşam alışkanlıklarının değişmesine ek olarak tatil sezonunun da açılması yaz hastalıklarının sık görülmesine neden oluyor.
Limonata böbrek taşı oluşumunu önlüyor
Limonata böbrek taşı oluşumunu önlüyor
Türkiye´de her 9 kişiden birinde böbrek taşı var. Kendisi çoğu zaman küçük olsa da ağrısı ve verdiği zarar büyük oluyor!
Aşırı terlemeyi önemseyin!
Aşırı terlemeyi önemseyin!
Aşırı terleme sorunu yaşayanların kabusu, yaz ayları oluyor. Sıcaklıkla beraber daha da artan terleme, kişinin yaşamını çekilmez hale getirebiliyor. Klimanın serinliği de bu hastaların sorununa çare olmuyor!
Anne sütü çocuklarınızı obeziteden korur
Anne sütü çocuklarınızı obeziteden korur
Anne sütü, bebeğin büyümesi ve fiziksel gelişimi için olduğu kadar bebeğin ruhsal gelişiminde de oldukça önemli
Türkiye´de gebelik diyabeti sayısı sanıldığından daha yüksek!
Türkiye´de gebelik diyabeti sayısı sanıldığından daha yüksek!
Hiçbir riski olmayan her 20 gebenin birinde görülüyor...
Semizotunun az bilinen faydaları
Semizotunun az bilinen faydaları
Semizotu, ister salata ister yemek şeklinde yapılsın, yazın en güzel sebzelerinden biridir. Hafif bir sebze olan semizotu, yaz sıcaklarında yoğurtlu salata şeklinde tüketildiğinde ferahlatıcı bir yiyecek haline de dönüşür.
Migren tedavisinde aşı dönemi
Migren tedavisinde aşı dönemi
Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, "Migren aşısı, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi onayıyla ABD´de hastalara uygulanmaya başladı. Aşı, migren hastaları ve migreni önleyici tedavide önemli bir gelişme" açıklamasında bulundu.
Aşırı terleme kabusunuz olmasın
Aşırı terleme kabusunuz olmasın
Uzmanlar pudra, krem ve deodorant gibi kişisel bakım ürünlerinin tek başına aşırı terlemeyi önlemediğini ve buna bağlı koku sorununu da geçici bloke edebildiğini söyledi.
Çocukları yaz ishalinden koruyun
Çocukları yaz ishalinden koruyun
Özellikle yaz mevsiminde artış gösteren ishal çocukların sık karşılaştıkları sağlık sorunlarından biri. En sık 5 yaşın altında görülen bu hastalık, 2 yaşından küçük çocuklarda böbrek yetmezliği ve şok gibi çok ciddi sonuçlara neden olabiliyor. Çok daha kötüsü sıvı kaybına bağlı ölümler görülebiliyor. Öyle ki dünyada her yıl 5 yaş altındaki yaklaşık 2,2 milyon çocuk ishal nedeniyle hayatını kaybediyor.
Çarpıntının sebebi kalp olmayabilir!
Çarpıntının sebebi kalp olmayabilir!
Kalpte çarpıntı, göğüs ağrısı ve nefes darlığı kalbimizin bize yolladığı sinyallerin başında geliyor. Bu sinyallerden çarpıntı, kalbin hızlı çalışması anlamına geldiği için bu sorunu yaşayanlar çoğunlukla kalp hastalıklarına yönelik muayene oluyor, şikayetleri çözümsüz kalabiliyor. Bunun nedeni ise toplumdaki yaygın inanışın aksine, kalpte çarpıntının sadece kalp hastalıklarının belirtisi olmaması
Dünya´da 425 milyon diyabetli var
Dünya´da 425 milyon diyabetli var
Dünya Diyabet Federasyonu (IDF) tahminlerine göre 2040 yılında diyabetli sayısının 650 milyon olması bekleniyor.
Yaz meyvelerini dengeli tüketmek gerek
Yaz meyvelerini dengeli tüketmek gerek
Günümüzde her mevsim her meyveyi bulmak mümkün hale gelse de, sağlıklı olan, her meyveyi kendi mevsiminde tüketmek; tüketim miktarına da dikkat etmek gerekiyor
Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, deneyimlerini paylaşıyor
Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, deneyimlerini paylaşıyor
Ankara Şehir Hastanesi´ne taşınması planlanan hastaneler ile Ankara İl Sağlık Müdürlüğü yöneticileri Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi´nde incelemelerde bulundu
 “KANSER HASTALARININ TEDAVİSİ ARTIK TAMAMEN ÜCRETSİZ OLACAK”
“KANSER HASTALARININ TEDAVİSİ ARTIK TAMAMEN ÜCRETSİZ OLACAK”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, "Kanser cerrahisi için yılda 240 milyon TL ödüyorken söz konusu düzenleme ile bu ödemeyi yılda yaklaşık 750 milyon TL´ye çıkartarak kanser hastalarımızın tedavilerini tamamen ücretsiz hale getirdik,” dedi
Çekilen selfie sayısı kadar estetik de arttı
Çekilen selfie sayısı kadar estetik de arttı
Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yahya Demirdelen:“Selfiede yüz daha deforme çıkar. Bu da var olan kusurun daha fazla görülmesine neden oluyor”dedi.
SICAKLARIN TETİKLEDİĞİ 4 HASTALIK
SICAKLARIN TETİKLEDİĞİ 4 HASTALIK
Yaz mevsiminin kendini iyice hissettirmeye başladığı şu günlerde, sıcaklarla ilgili bir çok hastalık artış gösterecektir.Nöroşirurji Uzmanı Op.Dr.Kerem Bıkmaz sıcaklarla birlikte tetiklenen beyin ve omurga hastalıkları konusunda bilgiler verdi.
DEMİRTAŞ, “ADANA MADDE BAĞIMLI ÖLÜMLERDE ÜST SIRALARDA”
DEMİRTAŞ, “ADANA MADDE BAĞIMLI ÖLÜMLERDE ÜST SIRALARDA”
Vali Mahmut Demirtaş, Ülkemizde Adana, doğrudan madde bağlantılı ölümlerde, üst seviyelerde yer almaktadır. Bu durum, görev sorumluluğumuzu daha da arttırmaktadır. Buradan açıkça ifade ediyorum. Gerek koordinasyon kurulu üyesi olan kişi ve kurumlar, gerekse sivil toplum kuruluşları, uyuşturucu sorununu çözmek adına üzerine düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirmelidir. El birliği ile bu şehrin gündeminden uyuşturucuyu çıkarmalıyız” dedi.
Anne adaylarının yazı rahat geçirmelerini sağlayacak 7 öneri
Anne adaylarının yazı rahat geçirmelerini sağlayacak 7 öneri
Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Akgül, alınacak bazı önlemlerle sıcak yaz günlerini daha sağlıklı ve konforlu geçirmenin mümkün olduğunu belirtti
Peru, Avustralya galibiyetiyle veda etti
Peru, Avustralya galibiyetiyle veda etti
2018 FIFA Dünya Kupası C grubu 3. maçında Peru, Avustalya´yı 2-0 mağlup etti.
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
PARÇALA SEN AYFON´U N´OLABİLECEK Kİ SONU
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
sanat gündemi
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
TEDAŞ´TAN AÇIKLAMA VAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
YAZ BOYUNCA
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞIMIZIN MİMARI MUSTAFA KEMAL PAŞA´NIN BAŞKOMUTAN OLUŞUNUN 97. YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
BASİT ANOMİ VE OKULLAR
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
ERCAN AKARPINAR BAŞLARKEN
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Bu, İlk Rahip Değil.
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
ÇEVRE FELAKETİ YAŞIYORUZ (1)
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
DEĞİŞİM ZAMANI
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
KANAL İSTANBUL YA DA NERON´UN ROMA´YI YAKMASI!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HASTA VELİNİMETİMİZDİR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Yeni Mezun Öğretmenler Sınavlarda Dökülüyor
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Ali Alp
Ata Ali Alp
ŞİİR DİYORSAN…
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
EKONOMİK KRİZ Mİ ASİMETRİK SAVAŞ MI?
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
19 MAYIS 1919
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
“YAŞAMAYA GEÇ KALDIM”(*)
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
UĞUR MUMCU
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Bereketli Hilal
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
TEŞEKKÜRLER TOROS KAPLANLARI
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
YAYLA YOLLARI
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
EFSANE BAŞKAN BEKİR ÇINAR
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANASPOR BU KENTİN ASİL DURUŞUDUR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
AT NİTELİĞİ VE SEVGİSİ..
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
İNSAN HAYATI BU KADAR UCUZ MU?
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
26 °C
Çarşamba
26 °C
Perşembe
25 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-5/3/1300599925334.jpg