Hipertansiyon değerleri yeniden belirlendi
Dünya Sağlık Örgütü´nün verilerine göre, hipertansiyon ve onun oluşturduğu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 2020 itibariyle 23,4 milyona yükselmesi bekleniyor
Tarih: 17.5.2018 09:59:44/ 300okunma / 0yorum

Türkiye´de ise 40 yaşın üzerindeki her 2 kişiden 1´i hipertansiyon hastası ve toplam 15 milyon hipertansiyon hastası var. Kilo yatkınlığı sebebiyle ise Türk kadınlarında hipertansiyon daha fazla görülüyor. 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü sebebiyle görüş bildiren İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TİHUD) Başkanı Prof. Dr. Kerim Güler, ülkemizde yüksek tansiyon farkındalık seviyesinin halen düşük olduğunu belirterek erken teşhisin önemine dikkat çekti ve en son açıklanan hipertansiyon değerleri hakkında bilgi verdi.

 
Yapılan tüm çalışmalara rağmen kalp-damar hastalıkları son 20 yılda büyük bir artış göstererek dünyadaki hastalık kaynaklı ölümlerin üçte birinin nedeni oldu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre 2005 yılında 17,5 milyon kişi hayatı hipertansiyon ve onun oluşturduğu hastalıklar nedeniyle kaybetti. Yine DSÖ´nün verilerine göre yapılan tüm çalışmalara ve bulunan yeni ilaçlara rağmen 2020 yılında bu rakamın 23,4 milyona yükseleceği öngörülüyor. Türkiye´de ise bugün itibariyle, 40 yaşını geçmiş her iki kişiden biri hipertansiyon hastası ve hipertansiyon, kadınlarda biraz daha fazla görülüyor. Bunun nedeni olarak ise Türk toplumunda kadınların daha hareketsiz olması, kilo yatkınlığı ve hormonal faktörler gösteriliyor.
 
 
Hipertansiyon değerleri yeniden belirlendi: 2017 Amerikan Kalp Derneği Hipertansiyon Kılavuzu´na  göre artık 130/80‘in üzeri hipertansiyon olarak kabul ediliyor.
Tansiyonun, “vücutta dolaşan kanın damarlara yaptığı basınç” olarak tanımlandığını belirten İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TİHUD) Başkanı Prof. Dr. Kerim Güler, Amerika´da geçtiğimiz yıl açıklanan yeni hipertansiyon kılavuzundaki önemli değişiklikleri şöyle özetledi: “Hipertansiyon değeri belirli rakamlarla ifade edilir. Bu rakam yıllar içerisinde kılavuzlarda değişmeler göstermiştir. Bugüne kadar, 2015 yılında yayınlanan Amerika ve Avrupa kılavuzları ve Türk Hipertansiyon Uzlaşı Raporu temel alınmakta ve buna göre basıncın 140/90 mm/hg üzerine çıkması hipertansiyon olarak ifade edilmekteydi. Bu değerler, önceki kılavuzlara göre daha yüksekti. 2015 yılından sonra yapılan çalışmalar sonucunda, yüksek tansiyon sınırının 120/80 mm/hg´ye düşürülmesi sonucunda, hipertansiyona bağlı olarak kalp ve beyinde görülen hasarlar ve bundan kaynaklanan ölümlerde azalma olduğu görüldü. Son olarak ise, 2017 yılında yayınlanan Amerikan Kalp Derneği tarafından yayınlanan Hipertansiyon  Kılavuzu´nda 130/80 mm/hg´nin üzerindeki değerler yüksek tansiyon olarak değerlendirilmeye başladı. Bu yeni kılavuza göre, kan basıncı 130/80 mm/hg´nin üzerinde olan kişilerin ilaç tedavisi alması gerekecektir ve bu rakamlara göre ülkemizdeki hipertansiyonlu hasta sayısı artacaktır.”
 
Hiçbir belirti vermeyen hipertansiyon daha tehlikeli
Prof. Dr. Kerim Güler, bir damar hastalığı olduğu için hipertansiyonun kalp ve damar sistemini etkilemesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek şu bilgileri verdi: “Damarların içini kaplayan endotel doku büzülüp tartılırsa ağırlığı 1,5 kilo, yüzeyi açılırsa kapladığı alan 800 m2´dir ve karaciğerden bile daha fazla alan kaplamaktadır. Damar sağlığı için bu yapının iyi korunması şarttır. Hipertansiyon vakalarının küçük bir kısmı genetik kaynaklı olsa da, çoğu vakada bunun dışında pek çok etkenin varlığı söz konusudur. Aynı aileden birçok hipertansiyon vakasının teşhis edilmesinin nedeni genellikle, bu aile fertlerinin aynı mutfaktan, aynı sağlıksız besinlerle beslenmesidir. Hipertansiyonun belirtilerinde genellikle, beyin üzerinde oluşan basıncın etkisiyle ortaya çıkan belirtiler ön planda olurBaş ağrısı, baş dönmesi, yüzde kızarıklık; kalp çarpıntısı, kolay yorulmagibi. Bu belirtilerin olmasına aslında biz seviniyoruz çünkü hasta hipertansiyonu olduğunun farkına varıyor. Bir de hiçbir belirti vermeyen hipertansiyon tipleri vardır. Tansiyonu yüksek olur ama hastanın şikâyeti olmaz. Biz bu tip hipertansiyona “sessiz katil” diyoruz. Çünkü hastanın haberi olmadığı için önlem almıyor, yaşam tarzı değişikliğine gitmiyor, sonuç olarak hipertansiyonun yapacağı zararlı şeylere çok daha açık bir şekilde maruz kalıyor.”
 
 
 
Türkiye´de hipertansiyon yeterince ciddiye alınmıyor
Türkiye´deki hipertansiyon bilincinin halen düşük seviyelerde olduğunu belirtenProf. Dr. Kerim Güler şunları söyledi: “Türkiye´de hipertansiyon konusunda yapılan tüm farkındalık çalışmalarına ve alınan tüm önlemlere rağmen, yapılan çalışmalar gösteriyor ki, Türkiye´de hipertansiyon için tedavi gören hastaların ancak %54´ünde istenen tansiyon değerine ulaşılabiliyor. Yani Hipertansiyon hastalarının yaklaşık yarısı (%46) hala, hipertansiyonun organlara vereceği zararı bile bile yaşamını aynı şekilde sürdürüyor. Oysa hipertansiyon tedavisinde hastalarımızın çok büyük bir rolü vardır. Ne yazık ki hastalarımız hipertansiyonu pek önemsemezler. Tedaviye riayet etmezler. Bunu kendilerine söylediğimiz zaman ise “benim tansiyonum asabi”, “başım ağrıyınca ilacı alıyorum”, “benim küçük tansiyonum iyi”, “ilaçların yan etkisi fazla” gibi birtakım bahaneler bulurlar. Bu nedenle Türkiye´de hipertansiyon tedavisinde başarı şansımız halen tüm dünya ülkelerine göre çok düşük seviyelerde.”
 
Hipertansiyon ne kadar uzun süre tedavisiz kalırsa, yarattığı hasar o kadar artar
Hipertansiyonun her yaş grubu için risk arz ettiğini belirten Prof. Dr. Kerim Güler şöyle devam etti: “1980´li yıllarda hastanın yaşının önüne 1 koyar, bu tansiyon o kişiye göre normal derdik. Yani 80 yaşında bir hasta için 18´i normal kabul ederdik. Aslında hipertansiyon her yaş grubu için risk arz eder. Çünkü hipertansiyonun süresiyle organlara yaptığı zarar arasında kesinlikle bağlantı vardır. O nedenle hasta yaşlı da olsa onun tansiyonunu 150 seviyesinden sonra tedavi ediyoruz. Hipertansiyon süresi ne kadar uzunsa, organlara verilen zarar o kadar artar. Bu nedenle genç bir hipertansiyon hastasını bekleyen uzun bir yaşam olduğu için, onlarda zararlı etkilerin görülme riski daha yüksektir. Zamanla hipertansiyonun etkilerini artıran başka hastalıklar da ortaya çıkar: Şeker hastalığı, yüksek kolestrol, obezite gibi. Bunların hepsinin bir arada olması organların daha çabuk bozulmasına neden olur. O nedenle hipertansiyon yaş fark etmeden tüm toplumu etkileyen önemli bir problemdir.”
 
Teşhis koyulduğunda genelde geç kalınmış oluyor
Kalbin kaslardan oluşan bir organ olduğunu ve hipertansiyonun kalbi büyüttüğünü belirten Prof. Dr. Kerim Güler teşhis konusunda şu bilgileri verdi: “Kalp büyümesine rağmen kalbi besleyen damarlar büyümediği için, kalp kası yeterince beslenemez ve kalp zamanla genişlemeye ve kan pompalama görevini yerine getirememeye başlar. Bundan bütün organlar etkilenir. Kalp yeterli düzeyde çalışmayınca hastada kalp yetmezliği bulguları yani çok kolay yorulma, nefes darlığı, öksürük, vücutta sıvı toplanması gibi bulgular izlenir. Ayrıca hipertansiyon sonucu basıncın artması beyindeki damarların yırtılmasına, beyin kanamalarına neden olabilir.  Gözler ve böbreklerde de kalıcı hasar yaratabilir.  Hipertansiyon tanısı maalesef ülkemizde geç olarak konulmaktadır. Tanı konulduğu anda hipertansiyon hastanın kalbi halihazırda büyümüş ve vücudundaki tüm damarlar etkilenmiş oluyor. Bu nedenle hipertansiyon organlara zarar vermeden tedaviye başlanabilmesi için erken teşhis edilmesi ve uygun şekilde tedavi edilmesi son derece önemlidir.”
 
Türkiye´nin tansiyon tedavisinde başarısı düşük seviyede
Türkiye´deki hastaların ilaç almaktan korkması nedeniyle tansiyon tedavisinde başarının düşük olduğunu belirten Prof. Dr. Kerim Güler şöyle konuştu: “Halbuki ilaçların yapacağı yan etki hipertansiyonun yapacağı kalp krizi ve felç gibi ölümcül hastalıkların  yanında çok küçük ve çok nadir görülen bir durumdur. Tansiyonu 120/80 mm/hg seviyesine çekmenin faydaları Amerikan kılavuzunda vurgulanmış ve bu değerlere ulaşmak için hastalarda üç hipertansiyon ilacı birlikte kullanılmıştır. 2018´de yayınlanacak olan Avrupa kılavuzu ve yenisini yayınlayacağımız Türk Uzlaşı Raporu da benzer değerleri örnek alacak ve “ne kadar düşük, o kadar iyi” görüşü yaygınlaşacaktır. Hipertansiyon hastaları beslenmesine çok dikkat etmeli. Hipertansiyon damara zarar veren diğer tüm hastalıklarla birlikte düşünülmelidir: kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı, şeker hastalığı ve obezite. Bunların hepsi damarlarda zararlı etki yaratır. Bu nedenle hepsini beraber düşünmek gerekir ve yaşam tarzını değiştirmek tedavideki en önemli adımdır. Yani stresli ortamlardan uzaklaşılmalı, haftada beş gün 45´er dakika tempolu yürüyüş yapılmalı, sigara içilmemeli, normal vücut ağırlığına düşmeye çalışılmalıdır. Yaşam değişikliği olmadan hipertansiyon tedavi edilemez. “Ben istediğimi yerim, hareket etmem ama ilacımı alırım” son derece yanlış bir görüştür. Halk arasında söylenen sarımsak, limon gibi şeylerin zararı yoktur fakat sırf bunlardan medet umarak tansiyon tedavi etmek maalesef mümkün değildir.”
 
Hipertansiyon hastaları aşırı soğuk ve sıcak havalarda dikkatli olmalı
Prof. Dr. Kerim Güler hava sıcaklıklarının hipertansiyon üzerindeki etkileri hakkında şunları söyledi: “Hipertansiyon damarın daralmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Soğuk kış aylarında damarlar biraz daha daraldığı için soğuk, hipertansiyon hastalarına pekiyi gelmez çünkü damar daraldığı zaman tansiyon basıncı artar. Ancak aşırı sıcaklarda da son derece dikkatli olmak gerekir. Çünkü kalp bir kastır ve sıcakta lastik borular nasıl fonksiyonlarını tam yapamazsa, kalp de kasılmasını tam yapamaz. O yüzden hem aşırı sıcak hem de soğuk, hipertansiyon hastaları için zararlıdır ve aşırı sıcaklarda ve soğuklarda hastanın sokağa çıkması kesinlikle kalp krizi riskini artırır.”
 
Türkiye tuz tüketiminde dünya birincisi
Prof. Dr. Kerim Güler tuz ve hipertansiyon arasındaki ilişki hakkında şunları söyledi: “Maalesef Türk toplumu olarak dünyada tuz tüketiminde birinci sıradayız. Bütün kılavuzlara ve hipertansiyon cemiyetlerine göre günlük tuz tüketimi 6 gram yani yaklaşık bir çay kaşığını aşmamalıdır ancak Türkiye´de yapılan çalışmalar Türkiye´deki tuz tüketiminin 18 gram olduğunu göstermektedir. Vücudumuza 18 gram tuz girmesi Türk toplumunu, hipertansiyonun en çok görüldüğü ülkelerden biri durumuna getirmiştir. Ayrıca biz ekmeği de seven bir toplumuz. Bu nedenle fırınlarda tuzsuz ekmek üretmeye başlamamız gerekmektedir. Yani tuzsuz yiyorum diyenler bile Türkiye´de 16 gram tuz tüketmektedir. Hipertansiyon tedavisinde beslenme şekline dikkat etmek son derece önemlidir. Örneğin tuz tüketmediği bilinen Afrika´daki bazı kabilelerde hiç hipertansiyon vakasına rastlanmamaktadır. Ayrıca aşırı yağdan mutlaka kaçınmak lazım. Yağlar vücudumuzun her yerinde toplandığı gibi damarlarda da toplanmaktadır. Dolayısıyla damarın iç çapı daralır. Daralma demek hipertansiyon demektir. Bu nedenle hayvansal yağlardan kaçmak lazımdır. Akdeniz stili beslenen; yani bol sebze, meyve ve zeytinyağı tüketimi olan ülkelerde hipertansiyon ve ona bağlı hastalıkların görülme oranının diğer ülkelere göre az olduğu gösterilmiştir.”
 
Evde yapılan tansiyon ölçümleri erken teşhis için çok önemli
Düzenli tansiyon ölçmenin faydalarının çok fazla olduğunu belirten Prof. Dr. Kerim Güler şöyle devam etti: “Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği olarak Endokrin, Kardiyoloji ve Nefroloji Dernekleriyle birlikte, Türk halkında hipertansiyon tedavisinde nasıl hareket edeceğimiz konusunda bir uzlaşı raporu hazırladık. Evde elektronik ölçümleri kesinlikle öneriyoruz çünkü tansiyonun doğru ölçülmesi için hastanın rahat bir ortamda bulunması lazım ve ev bunun için en iyi ortam. Evde rahat bir ortamda ölçülen tansiyon 135´e 85´in üzerindeyse hastada hipertansiyon var demektir. Hastaların bir hafta boyunca sabah ve akşam ölçülen tansiyonu bu seviyenin üzerindeyse, biz bu hastaya hemen yaşam tarzı değişikliği, spor, tuzsuz yeme, Akdeniz diyetine geçme gibi önlemler öneriyoruz. Sorun hala devam ediyorsa o zaman hipertansiyon tedavisine başlıyoruz.”(CO)
 
 
 
 

 







Kaynak: HABER MERKEZİ

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Her 8 kadından birinde meme kanseri görülüyor
Her 8 kadından birinde meme kanseri görülüyor
Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Demircan, meme kanserinin her 8 kadından birinde görüldüğünü, erken teşhisin hastalıkla mücadele edebilmenin en önemli unsuru olduğunu belirtti.
Hatay Devlet Hastanesi´nde ilk açık kalp ameliyatı yapıldı
Hatay Devlet Hastanesi´nde ilk açık kalp ameliyatı yapıldı
Hatay Devlet Hastanesi´nde Kardio Vasküler Cerrahi (KVC) yoğun bakım ünitesinin hizmete girmesi sonrasında ilk defa açık kalp ameliyatı gerçekleştirildi.
Masa başında da egzersiz yapılabilir
Masa başında da egzersiz yapılabilir
Özellikle masa başında çalışanlar sıklıkla bel, boyun, sırt ağrısı gibi problemler, postür sorunları yaşıyor. DoktorTakvimi.com uzmanlarından Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Levent Altınel, birkaç basit önlem ve egzersizle bu soruların önüne geçmenin mümkün olduğunu söylüyor.
Sonbaharda soğuk algınlığına dikkat
Sonbaharda soğuk algınlığına dikkat
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeydan: "Burun akıntısı, boğazda yanma ve kaşınma hissi ile başlayan soğuk algınlığı, belki de en bulaşıcı hastalıklardan birisi. Hastalık ilerleme gösterirse bronşit, hatta zatürre gibi ciddi problemlere bile neden olabilir”
“Ulusal Emzirme Haftası” etkinliği Şehir Hastanesi´nde
“Ulusal Emzirme Haftası” etkinliği Şehir Hastanesi´nde
Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi´nde, "Ulusal Emzirme Haftası" dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, anne sütünün önemine vurgu yapılarak, bilgilendirici broşürler dağıtıldı.
   TÜRK BİLİM ADAMI TONER,  3 SANİYEDE 100 MİLYAR HÜCREDE KANSERLİ OLANI BULABİLİYOR
TÜRK BİLİM ADAMI TONER, 3 SANİYEDE 100 MİLYAR HÜCREDE KANSERLİ OLANI BULABİLİYOR
Harvard-MIT Üniversiteleri Sağlık Bilimleri ve Teknolojileri Enstitüsü profesörü Mehmet Toner tıpta çığır açan bu çalışmasıyla bir çok kanser hastasına umut ışığı yakıyor.
II. ÇÜ KADIN DOĞUM GÜNLERİ  SEMPOZYUMU TAMAMLANDI
II. ÇÜ KADIN DOĞUM GÜNLERİ SEMPOZYUMU TAMAMLANDI
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen “II. Çukurova Üniversitesi Kadın Doğum Günleri/2018”, ÇÜ Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Vardar başkanlığında tamamlandı.
Kas gücüyle yapılan sporlar kalbe zararlı!
Kas gücüyle yapılan sporlar kalbe zararlı!
Fazla ve sağlıksız beslenmenin sonucu olan kalp – damar hastalıkları, dünyada ölümlere neden olan hastalıkların başında geliyor. Beslenme şeklinin kalp sağlığını doğrudan etkilediğini vurgulayan uzmanlar, fazla efor sarf ettirecek ve zorlayacak şekildeki halter, güreşvb. kas gücüyle yapılan sporların da kalp sağlığını olumsuz etkilediğinin altını çiziyor.
Obezite kanser riskini arttırıyor
Obezite kanser riskini arttırıyor
Fazla yemek ve egzersiz yapmamak, kanserin başlangıcında ve ilerlemesinde nikotin tüketiminden bile daha büyük etkiye sahip
Kebabı Adanalı gibi tüketin
Kebabı Adanalı gibi tüketin
Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü: “Adanalılar kebabı doğru tüketiyor. Ancak, kebap pişirime tekniğinden sunumuna kadar mutlaka ehil ellerden geçmeli”
Ayak sağlığına dikkat!
Ayak sağlığına dikkat!
Günlük hayatta uzun saatler havasız kalan ve bakımı ihmal edilen ayaklar birçok hastalığı da beraberinde getiriyor
“TÜRKİYE´DE 40 BİN GENÇ ALZHEIMERLI HASTA VAR!”
“TÜRKİYE´DE 40 BİN GENÇ ALZHEIMERLI HASTA VAR!”
21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla Alzheimer hasta ve yakınları için açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Gülay Kenangil, “Alzheimer hastalığından kesin korunma yöntemi maalesef yoktur. Ancak bazı unsurlara dikkat ederek kısmen önlem almak şansı olabilir. Son çalışmalarda sağlıklı beslenmenin; örneğin Akdeniz mutfağında olduğu gibi; beyin sağlığımızı da koruduğu ifade edilir,” dedi
Alzheimer Derneği Adana Şubesi yeniden hizmete girdi
Alzheimer Derneği Adana Şubesi yeniden hizmete girdi
Dünya Alzheimer günü nedeniyle Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türkiye Alzheimer Derneği Adana Şubesi Başkanı Doç Dr. Ahmet Evlice Dünya´da halen 47 milyon Alzheimer hastası olduğunu, Türkiye´de ise 600 bin ailenin bu hastalıkla mücadele ettiğinin altını çizdi.
Dünya´da her 3 saniyede 1 bunama teşhisi konuluyor
Dünya´da her 3 saniyede 1 bunama teşhisi konuluyor
Her 20 yılda demanslı hasta sayısı ikiye katlanıyor ve günümüzde 50 milyon civarında olan hasta sayısının 2050 yılında 152 milyona çıkması öngörülüyor
Diş dolgusu deyip geçmeyin!
Diş dolgusu deyip geçmeyin!
Diş hekimliğinde son bir kaç yıldır teknolojide ve diş dolgularında kullanılan materyallerde büyük değişiklikler görmüştür
 “ALZHEİMER´Lİ HASTALAR EVDEN ÇIKMALI, İZOLE EDİLMEMELİ”
“ALZHEİMER´Lİ HASTALAR EVDEN ÇIKMALI, İZOLE EDİLMEMELİ”
Uzmanlar Hastaları ‘Alzheimer´lı diyerek izole etmenin çok yanlış olduğuna, bir bireyi bağımsızlığını koruyarak aktif tutmanın ve yaşanan en büyük sıkıntı olan dışarı çıkamama sorununun olabildiğince ortadan kaldırmanın önemine dikkat çekiyorlar
Kulak sağlığı çok önemli
Kulak sağlığı çok önemli
Kulaklarımız aslında düşündüğümüzden de hassastır.Bazı davranışlar ve durumlar var ki kulaklara zarar verebiliyor.
 Kadın genital kanserlerinde tedavinin anahtarı: "bireyselleştirilmiş tedavi"
Kadın genital kanserlerinde tedavinin anahtarı: "bireyselleştirilmiş tedavi"
Jinekolog Prof. Dr. Hüsnü Çelik: - "Günümüzde giderek yaygınlaşmasını ön gördüğümüz bu yöntem ile hedeflenmiş ve kişiselleştirilmiş tedavilerin başarısının artacağını düşünüyorum"
Ağır okul çantaları çocukların sağlığını tehlikeye atıyor
Ağır okul çantaları çocukların sağlığını tehlikeye atıyor
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Süleyman Tatlı, sırt çantasının aşırı ağır ve yanlış kullanımının çocuklarda bel ağrısı riskini artırdığını, hatta boyun ve omurga zedelenmelerine yol açtığına dikkat çekti
Beden ve ruh sağlığınıza en büyük yatırım egzersiz!
Beden ve ruh sağlığınıza en büyük yatırım egzersiz!
Fiziksel aktivite ve hareketli yaşam, beynimizi ve mental sağlığımızı da olumlu etkiliyor. Ciddi mental sorunların yaşam süresini kısalttığını vurgulayan uzmanlara göre, mental sağlığı korumak için sağlıklı ve dengeli beslenmek, kilomuza dikkat etmek ve düzenli egzersiz yapmak gerekiyor.
Çocukların okulda başarılı olması için göz muayenesi şart
Çocukların okulda başarılı olması için göz muayenesi şart
Prof. Dr. Rana Altan Yaycıoğlu, okullar açılmadan göz muayenesi yapılması gerektiğini belirterek, sağlam gözlerin okul başarısı için de çok önemli olduğunu söyledi.
‘Diş sıkma´ aileden geliyor
‘Diş sıkma´ aileden geliyor
Dış sıkma sorunu her 10 kişiden 9´unda görülüyor.
Diş problemleri hayatınızı etkilemesin
Diş problemleri hayatınızı etkilemesin
Diş Hekimi Yalçın Genç, ağız, diş, çene hastalıkları ve cerrahisi, diş hekimliğinin ağız, dişler ve çenelerle ilgili hastalıklarının, yaralanmalarının ve deformitelerinin tanı ve tedavisi ile uğraşan bir cerrahi dalı olduğunu belirterek, “Kişilerin çene kemiğinde, dişlerinde veya diş etlerinde normal olmayan bazı durumlar ancak ve ancak cerrahi bir müdahale ile çözülebilir. Ağız, diş ve çene kemiği üzerinde yapılması gerekli olan cerrahi müdahaleler kişinin ağız ve diş sağlığının devamlılığı açısından zorunlu ve gerekli müdahalelerdir” dedi.
İşitme kaybı alzheımerı hızlandırıyor
İşitme kaybı alzheımerı hızlandırıyor
Yüksek sesle müzik dinleme alışkanlığından ilerleyen yaşa hatta viral enfeksiyonlara dek birçok etken işitme kaybına yol açabiliyor. İşitme kayıpları yaşam kalitesini olduğu kadar sağlığı da etkiliyor
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
LİSE DERGİLERİ
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
TEDAŞ´TAN AÇIKLAMA VAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ÇOK TEŞEKKÜRLER HAYAT
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ´NİN İŞGALCİ İTİLAF DEVLETLERİNE KARŞI KAZANDIĞI İLK SİYASİ ZAFERİ MUDANYA MÜTAREKESİ´NİN 96. YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
EĞİTİMDE DÜŞÜNCE
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Alkışlayıcılar…
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
AVRUPA´DA SOSYAL DEMOKRASİNİN BUNALIMI
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
GAZETECİ SAYIN YILMAZ ÖZDİL´İN “M. KEMAL” BAŞLIKLI KİTABI ÜZERİNE
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HASTA VELİNİMETİMİZDİR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ABD´yi Yerli Malı ile Protesto Etmek Yerine Beyin Göçünü Engellemek ve Bilimin Öngörüsü ile Geleceği Kurmak Gerekir
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Ali Alp
Ata Ali Alp
FİLM ŞENLİĞİNDEN ALTIN KOZA´YA ADANA FİLM FESTİVALİ-3
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
EKONOMİK KRİZ Mİ ASİMETRİK SAVAŞ MI?
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
MÜSLÜMANLARIN VE MÜSLÜMAN ÜLKELERİNİN SORUNU
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
kitaplık-elş.deneme YASEMİN BÜLBÜL-“SON SALTANAT ERTUĞRUL”(*)
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Bereketli Hilal
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
ADANASPOR´DA ÇIKIŞ DEVAM EDERKEN, DEMİRSPOR YERİNDE SAYDI
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
GÜLLÜ İLE KELOĞLAN
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
ADANA DEMİRSPOR´UN SERİSİ ANKARA´DA BOZULDU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
HELAL OLSUN SİZE
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
VASİYET
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
İNSAN HAYATI BU KADAR UCUZ MU?
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
21 °C
Perşembe
21 °C
Cuma
20 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-10/9/1534080953548.jpg