HALKI İSYANA ÇAĞIRANLAR MI, BUNA KALKIŞANLARI YÜREKLENDİRENLER Mİ DAHA SUÇLU?
Kabul edilmeli ki ulusal yapımızı ve ülke bütünlüğünü bu denli tehlikeli sulara taşıyan önemli bir dönüm noktası vardır o da bugün iktidar partisi içerisinde sözlü çarpışmalara neden olan o Dolmabahçe Mutabakatı denilen olaydır.
Tarih: 4.2.2016 16:56:47/ 1495okunma / 0yorum

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Demokratik Bölgeler Partisi´nin çağrısıyla operasyonlara karşı başlatılan “Botan Yürüyüşü” kapsamında süren  Nusaybin ilçesindeki ‘nöbet´ eylemini ziyaret etmiş ve Cizre´de günlerdir haber alınamadığı ileri sürülen  yaralılarla ilgili olarak da  ‘halkını´ kıyama şöyle çağırmış:

“Kurbanlık koyun değiliz, halkımız bizden gelecek mesajı beklesin. Direnen halkın kurtuluşu için, Amed´ten Cizre´ye, Nusaybin´den Antalya´ya kadar halklar ayağa kalksın”.

HDP Eş Genel Başkanı,  Hükümetin  savaştan yana tavrını açıkça gösterdiğine, barıştan sorumlu olan Cumhurbaşkanı ve Başbakan´ın  hala ‘Silahlar konuşacak´ dediğine dikkat çekerek barışın yolunu bir cümleyle şöyle özetlemiş:

“Hendek ve barikatlar bahane. İstenirse İmralı´dan yapılan bir açıklamayla o barikatlar bir günde kapanır!”

Demirtaş, çözüm için İmralı´yı işaret ederken, Kürt halkının savaş ve katliamlar karşısında asla boyun eğmeyeceğini ifade etmiş  ve “Savaşta ısrar eden bir hükümet varsa, karşısında direnen bir halk da olacak,” demiş..

Bu sözlerin benzerleri  AKP´nin açılım ve çözüm süreçlerini hevesle uygulamaya başlamasından sonra o kadar fütursuzca ortaya atıldı ki, “halkın bir bölümünü açıkça isyana çağıran” bu çıkış neredeyse olağan siyasal söyleme dönüştü. Nitekim özerklik ilanına kadar varan cüret de aynı kaynaktan, etnik ayrışma koşullarını  terör örgütü mensupları ile müzakereye vardıran AKP icraatları çerçevesinde serpilip gelişti.

Demirtaş, ayrışmayı ve coğrafi olarak da toplumsal doku bağlamında  bölünmüşlüğü adeta kazanılmış hak gibi gördüğünü ortaya koyuyor bu sözleriyle. Zira iki yıl boyunca siyasal olarak temsil ettiği PKK saldırganlığı o derece himayeye mazhar oldu ki AKP iktidarı nezdinde, Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde bombalı ve silahlı hazırlık, yönetsel işleyişlerde adı konmamış ‘özerklik´ ve dış ülkelerle içli dışlı temaslar, buraların Türkiye´nin merkezinden kopmasına kimsenin itiraz edemeyeceği zehabını uyandırdı.

Kabul edilmeli ki ulusal yapımızı ve ülke bütünlüğünü bu denli tehlikeli sulara taşıyan önemli bir dönüm noktası vardır o da bugün iktidar partisi içerisinde sözlü çarpışmalara neden olan o Dolmabahçe Mutabakatı denilen olaydır. Zaten HDP´nin ve silahlı ayrılıkçı hareketin cesaret bulması, Başbakanlık Ofisinde yaşanan tablo, İmralı Hükümlüsü Apo´nun 10 maddelik deklarasyonu ve bunu o anda reddetmek yerine, terör örgütü başının ateşkes ilanının beklentisi içerisine girme aczini gösteren iktidar sorumlularının tavrı yüzündendir. İkide bir başa kalkılan, “Bize özerklik sözü verildi, neden karşı koyuyorsunuz, hendekleri kapatmamızı istiyorsunuz?” sözleri de gidip Dolmabahçe hayaletine varmaktadır.

Ne olacak bundan sonrası? Sur´da yaşanan tablo, o bölge kentlerimizde sürüp giden çatışmalar sonucu yerle bir olan yaşam alanları, göç eden yurttaşlarımız ve de hergün gelen şehit haberleri… Bunların sorumluları kimlerdir? Evet, bir noktada  iç ve dış dinamiklerin her türlü destekle  ölümcül kıldığı silahlı örgütler ve bunun siyasal uzantıları, yurttaşımızı  sadece kendi halkı gibi görüp kıyama davet eden Demirtaş´lar ve yol arkadaşları sorumludurlar ve Türkiye´ye ve ulusumuza karşı suç işlemektedirler. Ancak asıl sorumlu olanlar bu ortamın yaşanmasına ihmal, basiretsizlik nedeniyle ya da tasarlanmış bir proje doğrultusunda doğmasına yol açanlardır. 14 yıldır siyasal iktidar gücünü kullananlardır.

Bugünlerde AKP çevrelerinde ilginç bir o kadar da hazin bir tartışma yaşanıyor. AKP´nin kuruluşundan itibaren her türlü icraatında ön saflarda yer almış, parlamentoya başkanlık etmiş ‘bir zat´, o dönüm noktası dediğimiz Dolmabahçe mutabakatından kimin sorumlu olduğu sorgulamasını yapıyor. Ne sonuç alacaktır kendisi ya da kendisine destek veren o dönemin yetkili kişileri burasını kestirmek zor. Erdoğan´ın süreçten haberi olup olmadığı, ya da bunu kabul edip etmediği de önemli değil aslında. Ama sadece şunu sezebiliyoruz, AKP´nin geçmiş icraatlarının vahim bir sonuca yöneliyor olması, ülkenin bir iç kalkışmaya sürüklenme olasılığı, 13 yıl söz konusu icraatlara göz yummanın ötesinde imza koymuş olanları paniğe sevk ediyor. “Ben dediydim, dinletemedim. Aldatıldık ya da davanın zarara girmemesi uğruna liderimize güvenmek zorundaydık,” gibi afaki bahanelerle doğmuş doğacak sorumluluklardan sıyrılma arayışına itiyor. Yararı olur mu bu girişimlerin? Hiç bir biçimde kurtuluş yolu değildir bu tarz kaçamak arayışları. Zira AKP iktidarının “güzel şeyler olacak” diyerek etnik ayrışma sürecine start verenlerden Abdullah Gül dahil, teröristleri ülke kapılarında karşılayıp onlara tur attıranlar, Diyarbakır´da terrorist unsurlarla birlikte Apo´nun söylevini dinleyenler, Oslo sürecini başlatıp Türk Silahlı Kuvvetlerinin kritik illerdeki  arlığını ortadan kaldırıp işi valilik emirleriyle idare ederek hatta silahlı hazırlıkları görmezden gelenler; Dolmabahçe Mutabakatının böyle sonuçlara varacağını bilmiyordum diyenler, hepsi hepsi sorumuludur bu son tablodan. "Güneydoğu´da alan hakimiyetini kaybettik" diye yerinenler, silahlı bölücü kadrolarla Türkiye Cumhuriyeti´nin tabutuna çivi çakma niyetini taşıyan "Yeni Anayasa" pazarlğıan girenler ve buna göz yumanlar da sorumludurlar.  Hatta Demirtaş´ın“Kurbanlık koyun değiliz, halkımız bizden gelecek mesajı beklesin. Direnen halkın kurtuluşu için, Amed´ten Cizre´ye, Nusaybin´den Antalya´ya kadar halklar ayağa kalksın,,” sözleriyle ülkede isyan çıkartma çağrısını yapmaya cesaretlendirenler, bu anarşi ve kaos ortamına zemin hazırlayanlar, hepsi sorumludur.

 








Kaynak: ÖZEL HABER

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
DERDİMİZ YÜZDE ÜÇ OY ARTIŞI YA DA CHP´NİN İÇ MUHALEFETİNİN SONLANMASI MI İDİ?
DERDİMİZ YÜZDE ÜÇ OY ARTIŞI YA DA CHP´NİN İÇ MUHALEFETİNİN SONLANMASI MI İDİ?
Cumhuriyet Halk Partisi´nin geçmişinde kökleşmiş devrimci ve atılımcı dinamikler, her zaman ülkeyi ve ulusu yeni boyutlara, daha ileri hedeflere yöneltmekten geri durmayan refleksleri harekete geçecektir. Cumhuriyet Halk Partisi, tarihsel sorumluluğunu kavramış kadroların kendi içinden çıkması sürecini yeniden yaşayacak, Atatürk Türkiye´sinin dümenlerinin başında yerini alacaktır.
BASINDA SANSÜR VE KİNDAR, DİNDAR AMA İDRAKSİZ NESİLLER
BASINDA SANSÜR VE KİNDAR, DİNDAR AMA İDRAKSİZ NESİLLER
Bir kez daha altını çizelim: Sansürlenme bir alanda başladı mı bunun sonu nerede gelir bilinemez. Bilimsel alandaki sansürü, yaşamımızın her alanına yöneltilmiş bir tehdit olarak görmedikçe, ayrıca hepsinin öncülü olarak basındaki sansürün derin anlamını kavramadıkça, gelecekteki gençliğimizin hem kindar, hem dindar hem de iktidar yetkilisinin itiraf ettiği üzere, idraksiz bir nesil olarak yetişmesine rıza göstermiş olacağımızı bilmeliyiz.
 PENSİLVANYA´NIN VE KANDİL´İN YOLUNU KİMLER YOL ETTİ?
PENSİLVANYA´NIN VE KANDİL´İN YOLUNU KİMLER YOL ETTİ?
Bugün eğer Kılıçdaroğlu´nun yürüyüş kervanına bu unsurlar da isimsiz ya da isimli katılıyor, sokağa dökülmüş bir muhalefet gösterisinde pay kapıyorlarsa, bunun sorumlusu elbette baştan sona AKP ikidarının yetkili kişileridir. Kandil´in de Pensilvanya´nın yolunu zaman zaman bulan ya da orayı yol edenlerle işbirliği yapan iktidar sorumlularıdır.
ADALET YÜRÜYÜŞÜ NEREYE KADAR?
ADALET YÜRÜYÜŞÜ NEREYE KADAR?
Kılıçdaroğlu´nun AKP iktidarının köklü rejim değişikliğine gitme heveslerine, hesaplarına ve hamlelerine karşı tam yerinde ve zamanında önlem alamadığı, hep uzlaşmacı ve çekingen davrandığı geçmişini dikkate alırsak, bu kez de sadece soyut ADALET kavramı adına çıktığı yürüyüşte de çok büyük toplumsal ve siyasal enerjiyi heder edeceği kuşkusunu duymaktan kendimizi alamıyoruz
MONŞER DEDİKLERİ DİPLOMATLARIMIZI ÖZLEMEK…
MONŞER DEDİKLERİ DİPLOMATLARIMIZI ÖZLEMEK…
Güçlü, saygın ve ulusal çıkar temelli geleneksel dış politikalarımızın darmadağın edilmesine, Arap şeyhlerinin sinsi hesaplaşmalarına ve de Batı Emperyalizminin kanlı ellerine terk edilmesine dur demenin zamanı gelmiş olmalı.
AMERİKAN TİPİ BAŞKANLIĞA DA FİT OLMAMAK…
AMERİKAN TİPİ BAŞKANLIĞA DA FİT OLMAMAK…
Trump´un kendisinin bir sürü gerçekle örtüşmeyen haberlerle bilgilendirildiği iddialarına yer verilen bir yazıda, Beyaz Saray´daki kimi danışmanların ve görevlilerin başkanın ön yargılarına, hatta paranoya derecesine varan kaygılarına, komplo teorileri merakına uygun düşen yalan yanlış olaylar kurgulayarak çanak tutmasından söz ediliyor.
ABD´YE SAVAŞ AÇMAK NE DEMEK, AKSİNE BİZE AÇILMIŞ SAVAŞIN FARKINDA MIYIZ?
ABD´YE SAVAŞ AÇMAK NE DEMEK, AKSİNE BİZE AÇILMIŞ SAVAŞIN FARKINDA MIYIZ?
Trump´a istendiği kadar PYD´nin terör sabıkasını içeren dosyalar sunulsun, ya da değişik platformlarda temkinli hareketle tüm tehlikelerden uzak kalınacağı varsayılsın, yine Türkiye´ye açılan savaş sürüp gidecek. Böyle bir durumda dahi bizim kimseye savaş açacak şansımız yakın gelecek için zaten görülmüyor. Bu bağlamda da herhalde Başbakan Yıldırım bu açmazın itirafını yapmış oluyor şimdiden...
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NİN KAPISI ÖNÜNE KİMLER KONMALI ACABA?
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NİN KAPISI ÖNÜNE KİMLER KONMALI ACABA?
Müdafa-I Hukuk günlerinden başlayan uzun yüzyıllık koşusunda Cumhuriyet Halk Partisi en umulmadık yöneticisini bile kişilerin keyfine göre değil kurumsal işleyişleri çerçevesinde gerektiğinde koltuğundan indirmesini bilmiş bir organizmadır. Bunu gözden kaçırmış olanlar varsa CHP´nin tarihine bir zahmet dönüp baksınlar deriz.
 SORUN ´EVET´ VE ´HAYIR´ İLE SINIRLI DEĞİL
SORUN ´EVET´ VE ´HAYIR´ İLE SINIRLI DEĞİL
Böyle bir referandumun yapılıyor oluşu bile Türkiye´de artık yukarıda sözünü ettiğimiz olumsuz dönüşümlerin ne noktaya taşındığının kanıtı olarak görülmelidir. 16 Nisan oylaması nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Türkiye şu anda bile başkalaştırılmış durumdadır
16 NİSAN´DA NEYİ OYLAYACAĞIMIZI NE KADAR BİLİYORUZ?
16 NİSAN´DA NEYİ OYLAYACAĞIMIZI NE KADAR BİLİYORUZ?
16 Nisan´da vereceğimiz kararlar her ne kadar ülkemizin, Cumhuriyet´imizin ve de ulusumuzun bekasını ilgilendiriyor olsa da, gerektiğince sağlıklı ve bilinçle verilmiş olmama olasılığını taşımaktadır. Bu da Türkiye´yi, hukukun üstünlüğünün reddedildiği ve parlamenter demokrasinin rafa kaldırıldığı, dolayısı ile Cumhuriyet rejiminin yok edildiği bir sonuca götürme tehlikesini doğurmaktadır.
ZAMAN ZAMAN BİRKAÇ ŞEHİT VERMEK!
ZAMAN ZAMAN BİRKAÇ ŞEHİT VERMEK!
Ankara´nın beş yılı aşkın süredir çelişkili, ulusal çıkarları ve güvenlik kaygılarını dikkate almadan yürüttüğü Suriye politikasının hesabını kim sormalıdır? Elbette parlamento ! Hem de en fazla ve öncelikle parlamentonun iktidar kanadı…
VESAYETTEN KURTULMAKMIŞ, KİM İNANIR BUNA?
VESAYETTEN KURTULMAKMIŞ, KİM İNANIR BUNA?
AKP´nin tasarladığı ve şu sıralar komisyon´daki ‘esaslı bir anayasa değişikliği´ teklifinin, içeriğiyle ele alındığında, sadece mevhum ‘vesayet odaklarını´ tasfiye etme hesabıyla ortaya çıkarılan masum bir girişim olmadığı çok açıktır.
ANAYASA TEKLİFİNDE CUMHURİYET REJİMİNİ NEYE DÖNÜŞTÜRMEK HEDEFLENİYOR?
ANAYASA TEKLİFİNDE CUMHURİYET REJİMİNİ NEYE DÖNÜŞTÜRMEK HEDEFLENİYOR?
Sakıncaları ayrıntılarda gizli olan rejim değişikliği girişimi söz konusu. Öyle ki bunu ‘mini ya da sınırlı´ tanımları ile geçiştirmek olası değil.... Asıl büyük tehlikenin Türkiye´de Cumhuriyet rejiminin ortadan kaldırılmasında kullanılan yöntemde olduğunu da kavramak gerekmekte...
CHP´NİN ADANA MİTİNGİNDEN ALINACAK DERSLER VAR
CHP´NİN ADANA MİTİNGİNDEN ALINACAK DERSLER VAR
Diktaya giden son dönemeçte Cumhuriyet Halk Partililer önce kendi iç sorunlarını, Atatürk Cumhuriyetini yeterince koruma ve kollama kararlılığında yoksun yönetim kademelerini hizaya getirerek çözmek ve de yüklenilen Cumhuriyet ve ülke bütünlüğü sorumluluklarına her kademede sahip çıkıp gereğini yapmak gibi bir görev üstlenmek zorundadırlar. Adana Mitinginden çıkarılacak ders bu olmalıdır.
TAKILAN YPG ARMASI MI, TÜRKİYE´NİN BAŞINA ÇUVAL GEÇİRMENİN PROVASI MI ?
TAKILAN YPG ARMASI MI, TÜRKİYE´NİN BAŞINA ÇUVAL GEÇİRMENİN PROVASI MI ?
Bay Büyükelçi istediği kadar YPG armalarını Amerikan askerlerinin bireysel dostluk nişanesi olarak taktığını ileri sürsün. Buna inanmak safdillik olur.
   PARLAMENTER DEMOKRASİ´NİN BAĞRINA HANÇER DAYANMIŞKEN
PARLAMENTER DEMOKRASİ´NİN BAĞRINA HANÇER DAYANMIŞKEN
“Bir hükümetin meşruiyeti sadece menşeinde, yani iktidara gelişinde değil, iktidarda da kendisini bu mevkie getiren Anayasaya riayeti ve Millet efkarı, ordu, kaza ve ilim müesseseleri gibi müesseselerle işbirliği yaparak, Hukuk içinde yaşaması ile ve devamı ile mümkündür.”(*)
AKP´Yİ YÖNETENLER VE BUNLARA BOYUN EĞENLER DE  SORUMLULUKLARININ FARKINDA MI?
AKP´Yİ YÖNETENLER VE BUNLARA BOYUN EĞENLER DE SORUMLULUKLARININ FARKINDA MI?
Gerçekte AKP yöneticileri bir yandan ‘millet ne derse o olur´ diyerek kontrolsüz, kuralsız bir keyfi rejim modeline kılıf hazırlarlarken, bir yandan da kendi iç yapılarında dahi demokratik işleyişleri durdurma, bunları yok sayma yoluyla bir oldu bitti arayışına giremezler.
 “GEÇİŞ KANLI MI KANSIZ MI, SERT Mİ YUMUŞAK YA DA TATLI MI OLACAK?”
“GEÇİŞ KANLI MI KANSIZ MI, SERT Mİ YUMUŞAK YA DA TATLI MI OLACAK?”
Kılıçdaroğlu´nun bir çağrı, niyet ya da temenni niteliği taşımayan, sadece gelecekteki vahim koşulların habercisi sayılabilecek sözleri hakkında soruşturma başlatacağına Başsavcı, yaşanmakta olan Anayasa´yı fiilen “tebdil, tağyir ve ilga” etme eylemi için harekete geçmeliydi.
   LAİKLİĞİ TWİTLERLE – KUŞ CIVILTILARI İLE – KORUMAYA KALKIŞMAK!
LAİKLİĞİ TWİTLERLE – KUŞ CIVILTILARI İLE – KORUMAYA KALKIŞMAK!
Bu ciddi tehdidin ortaya yenilerde çıkışının nedeni çok açık aslında. Türkiye´nin ve Türk ulusunun çağdaşlaşma hamlelerine ödünsüz sahip çıkan bir siyasal yapı ve bunun altyapısını oluşturan halk katmanları ve seçmen kitlesi vardı yakın geçmişe kadar.
PKK´YI GERÇEKTEN YENDİK Mİ DERSİNİZ?
PKK´YI GERÇEKTEN YENDİK Mİ DERSİNİZ?
Yakılmış, yıkılmış kentlerimiz; bombalı tuzaklar yüzünden evinden yurdundan edilmiş yurttaşlarımız; onca şehidimiz, öksüz yetim kalmış yavrularımız, tehlikelerden ve tehditlerden korunamayan ülkemiz, çepeçevre düşmanlıklarla kuşatılmış Türkiye´miz ve içten vurulan sahipsiz ulusumuz… Sonuçta gerçek tablo bu
BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE EL KONULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE EL KONULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
Ulusal iradeyi temsil ettiği yanılsamalarıyla beslenen ve kişisel otorite tahakkümüne dayalı oldubittilere, benzeri ancak 1930´ların diktatörlükler Avrupa´sının yıkıntıları arasında aranıp bulunabilecek bir dikta rejiminin hayallerine karşı uyanık olmalıyız
ERDOĞAN´IN DEMOKRASİ VAADİ Mİ? BUNU BİR DURUP DÜŞÜNELİM…
ERDOĞAN´IN DEMOKRASİ VAADİ Mİ? BUNU BİR DURUP DÜŞÜNELİM…
Cumhurbaşkanı Erdoğan´a göreve demokrasi vaadiyle geldiğini hatırlattığını söyleyen Başkan Obama aslında geçmişten bugüne uzanan ve Türkiye açısından karabasandan farksız bir başka tür vaadden ve bunlar karşılığı taahhüt edilen desteklerden bahsediyor.
 BOMBACILAR ELBET YAKALANIR AMA ASIL SORUN YÖNETSEL ANARŞİDEN KURTULAMAMAK
BOMBACILAR ELBET YAKALANIR AMA ASIL SORUN YÖNETSEL ANARŞİDEN KURTULAMAMAK
Yara büyüktür ve çok derinlerdedir. Bu duruma ancak “yönetsel anarşi” tanımı denk düşer. Anarşinin sorumluları ise bunu görmezden gelmeyi seçmişlerdir.
RUS´UN - VE DE AMERİKALI´NIN – PYD/YPG AŞKI BAŞKA
RUS´UN - VE DE AMERİKALI´NIN – PYD/YPG AŞKI BAŞKA
Davutoğlu, PYD´yi “Suriye rejiminin uzantısı olan terör örgütü, Rusya´nın sivil halkı bombalamasıyla iş birliği yapan bu terör örgütü,” diye nitelerken şu gerçeği gözlerden kaçırıyor: PYD sadece Rusya´nın değil, ABD´nin de ‘bizim çocuklar´ dediği ve bunu kafamıza vura vura tekrarladığı bir oluşum.
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
MUSUL´DA MOLA VERDİĞİMİZ GÜN
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
HALKIN ENFLASYON ÖLÇÜM DENEYİMİ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
“YAŞAR KEMAL SANAT GÜNLERİ”NİN ARDINDAN
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
TARIMSAL ÜRETİM 2200 RAKIMDA DA GELİŞTİRİLEBİLİR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BAŞKA BİR ŞEY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULU ÖNDER ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 79. YILDÖNÜMÜNDE ATAMIZI ÖZLEMLE ANIYOR VE ARIYORUZ.
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
ÖĞRENCİLERİN STRES KAYNAKLARI
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
FİFA KOKARTLI İLYAS AYAN´A VEFA
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yüz Yıl...
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
GÜZEL, GÜNEŞLİ GÜNLERE DOĞRU
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
TOPLUM VE BAŞARI
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
CHP NEDEN BAŞARILI OLAMIYOR?
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
ÖĞRETMENLER GÜNÜNDE, AKP İKTİDARININ YAŞATTIĞI ACI GERÇEKLERİ ATATÜRK BİLİNCİYLE AŞACAĞIZ!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
RASİM DOKUR´UN DOKUDUĞU KAPUT BEZLERİNDEN NE YAPILDI?
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTELERİ VE NİTELİKLİ AKADEMİK KADRO TALEBİ
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
KUDÜS KİMİN BAŞKENTİ
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
SOSYAL DEMOKRAT PARTİLER DEMOKRASİ KÜLTÜRÜ
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
VAHİDEDDİN´İN İHANETİ
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
İSTANBUL ÖYKÜLERİ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Savunma
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
TATSIZ BİR HAFTA
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
ALİİİİİİİİİİİİ
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
DR.ERCAN ATALAY VE ASKF
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
TÜRKİYE VE DÜNYA
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
TAHSİN ÇAVUŞ´UN ÖLDÜĞÜ GÜN
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
HER MAÇ BÖYLE OLMALI
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
KÖR, SAĞIR ve İKTİDARSIZ BİR NESİL YETİŞTİRİYORUZ
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
7 °C
Çarşamba
6 °C
Perşembe
9 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-12/5/1722063453796.jpg