YAZARLAR

  • BIST 100

    94.728%-4,34
  • DOLAR

    5,9305% 0,79
  • EURO

    6,5411% 0,75
  • GRAM ALTIN

    284,08% 0,86
  • ÇEYREK ALTIN

    468,732% 0,86

Adana

14.10.2019

  • İMSAK 05:19
  • GÜNEŞ 06:38
  • ÖĞLE 12:30
  • İKİNDİ 15:40
  • AKŞAM 18:12
  • YATSI 19:26
  • Pazartesi 27 °C / 18 °C Güneşli
  • Salı 28 °C / 21 °C Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 27 °C / 20 °C Parçalı bulutlu

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

?ÇUKUROVA´DAN SESLER?-9 - BURHAN PAKER´LE ADANA RADYOSU?

?Sevenler Anlar?(Yürüyorum Sokaklarda) şarkısı Müslüm Gürses´in sesi ve yorumuyla dile düştü.

TRT Adana Radyosu ve ?Çukurova´dan Sesler?in saz ekibinde yer aldı. Müzik yüzünden hukuk öğrenimini yarıda bırakarak, plak döneminin, gazinoların  aranan bir sazı olduğunda Orhan Gencebay, Arif Sağ, Yavuz Top ve İbrahim Tatlıses gibi sanatçıların da sazı oldu. Kavaldan geçtiği neyde uzmanlaşan Burhan Paker bir müzikolog sanatçı olarak Çukurova Üniversitesi´nde uzun yıllar öğretim üyeliğini sürdürdü. Hâlen besteler yapan, enstrümantel müzikle ilgilenen, ney imal eden, öğrenciler yetiştiren Burhan Paker, bestelerini okuyan sanatçılar konusundaki seçici tavrını sürdürüyor. 

***Müziğe ciddi anlamda nasıl başladınız Sayın Paker?                 

---Adana Erkek Lisesi´nde okurken aynı sınıftan arkadaşım olan ve Adana Radyosu´na da devam eden Yaşar Akgüneş, okulda kurduğu koroya davet etti. O yıllarda çalgıcıya iyi gözle bakılmadığı için yapılan bu davete tepki verdim, utandım, ?yok? dedim. Daha sonra, Yaşar beni ikna etti. Bunun sonucunda da onlara dahil oldum bir  süre..

***TRT Adana İl Radyosu´na nasıl girdiniz

---Korodaki çalışmalarımız sonrasında Adana Radyosu yöneticileri okula geldiler. Okul müdürünün odasında görüştük. Adana Radyosu´na gitmeyi kabul ettim.

***Kimler geldi hatırlıyor musunuz?

/resimler/2018-1/8/1334568878276.jpg---Hangisiydi bilemiyorum.  Müdür Kemal Bey´di o zamanlar, Tonmeister Soner Baykara vardı.

***Sizin Adana Radyosu´na girdiğiniz dönemde kimler vardı peki?

---Benim Adana Radyosu´na girdiğim zaman Fahri Işık, Necla Babacan, Canan Işık, Sadık İçlises ve yurtdışına giden bir arkadaş ile kebapçı Bahri Hazinses gibi ses sanatçıları ile sazlardan Şaban Gen, Devran Baba, Halit Araboğlu ve Mithat Ateş gibi isimler vardı.  Şefimiz Yaşar Akgüneş´ti.

***Sizden sonra kimler gelip, kimler geçti Adana Radyosu´ndan?..

---1965 kadar Adana Radyosu´nda kaldım. 65´de üniversite sınavını kazananca İstanbul´a gittiğim için burda ne olup bittiğini bilmiyorum.

***O yıllarda, sizin dönemin sanatçılarından Adana dışında olan var mıydı?

---O sıralarda İstanbul´da bulunan Selahattin Sarıkaya ile Kazım Karaörs gibi müzik ustaları vardı. Selahattin Sarıkaya aynı zamanda iyi bir bestekârdı. Odeon Plak kendisine bağlayınca, Kazım Karaörs´ü de götürmüştü yanına İstanbul´a. Mustafa Sağyaşar, Aziz Şenses, İzzet Altınmeşe ve ayrıca Adana Radyosu´nda, başlarda yer alan Mustafa Canan  da vardı.

/resimler/2018-1/8/1335212316307.jpg***Evet? Rahmetli Kazım Karaörs´e bir parantez açalım demiştik daha önceki görüşmemizde, sonuçta Kazım Karaörsle anı ve bilgisi olan sizler gibi asıl kaynak olan döneminin sanatçılarının bilgi ve anısına başvurarak  müzik tarihine bir armağan da bırakmıştık. Bu konudaki ilgi, destek ve duyarlılığınız için teşekkür ederim ayrıca. Bundan sonrasında da bize ulaşan anı, bilgi ve anekdotların yardımıyla hemşerimiz olan yaşamayan Adanalı ve Çukurovalı sanatçıların adına da bu tür özel çalışmalar bırakmaya çalışacağız bu yolla.

---Sana bir şey söyleyi mi? Bana bir sayfa ayırıyorsan, rahmetli ustam Kazım Karaörse yüz sayfa ayırman gerekir. Biz ondan çok şey öğrendik. Benim ilk yaptığım besteleri o notaya aldı.

***Hangi eserlerinizdi bunlar?...

---Sadık İçlises´in okuduğu ?Böyle Gelmiş Böyle Gider? ile İsmail Polat´ın okuduğu ?Gelmişim Gurbete Dönmem.? Başka da var belki ama aradan yaklaşık 50-55 yıl geçmiş hatırlayamıyorum.

***İlk besteniz hangisiydi peki?

---?Böyle Gelmiş Böyle Gider?

***Radyo dışındaki çay bahçesi vb. özel çalışmalara da katıldınız mı?

---Emirgân Aile Çay bahçesi ile Piknik Aile Çay Bahçesi´nde program yaptım. İstanbul´dan Adana´ya dönüşte de, İbrahim Tatlıses gibi birçok sanatçının sahne aldığı Granda Gazinosu´ndaki programlarda saz olarak yer aldım.  

***Adana Radyosu´nda ne kadar kaldınız?

---Adana Radyosu´nda üç yıl kaldım. Yaşar Akgüneş yönetimindeki ?Çukurova´dan Sesler? korosunda yer aldım.

***Adana Radyosu´ndan ne zaman ve niçin ayrıldınız?

/resimler/2018-1/8/1335414347911.jpg---Adana Radyosu´nda çalıştığımı ailemden gizliyordum. Fakat, ne kadar gizlesem de ismimi sonunda babam duymuş. Daha doğrusu bir arkadaşı duyup, babama söylemiş. Babam da bu çalgıcılık meselesi o yıllarda Adana´da hiç iyi karşılanmadığı için oldukça fazla tepki verdi. Adımın radyoda geçtiğini öğrenen babam bana çok kızdı, evden kovdu, evlatlıktan reddetti, benim öyle bir evladım yok dedi. Durum böyle olunca kaç kişi araya girdi. Sonunda ben radyoevine girmeyeceğim diye söz verince babam öyle eve aldı. Bu yüzden radyoyu bıraktım. O ara zaten liseyi bitirip, üniversite sınavlarına hazırlanıyordum.

***Tabii o da bir döneme özgü bir şey bizim Adana´da? O zamanlar öyleydi yani? Çalgıcıya da kız da vermezlerdi.

---Babam, çocukken bize karışmazdı fakat radyo işin içine girince durum değişti. Biraz da bizi adam etme çabası vardı. Çok sıkı tutardı bizi? Akşam eve geç gelsek babamızdan dayak yerdik.

***Sizin de vurguladığınız o 50-55 yıl öncesine gidecek olursak, müziğe yeni başladığınız o dönemde neler yaşanıyordu bir günde?

--- Sabah okula gidiyordum, öğleden sonra da Eski Vilayet´in karşısında bulunan Aydın Cangürger´e ait Yuvam Sazevi´ne devam ediyordum. Müzik sevgisi adına hiçbir bedel almadan onun dükkânına bakıyordum. Akşam babam eve dönmeden de eve dönüyordum.

            ***Müslüm Gürses, Özdemir Erdoğan, İsmail Polat ve Mahmut Taş´tan sonra eserlerini okuyan oldu mu? 

            ---Arada okuyanlar oldu oldu belki ama onu da hatırlayamıyorum? MESAM kayıtlarına bakmak gerekir.

            ***Bir de sizin seçiciliğiniz vardı? Eserleriniz için favori solistiniz Müslüm Gürses olsa da, Kibariye ile Mine Koşan´ın seslerini de eserlerinizi yorumlamak için uygun buluyordunuz anımsadığım kadarıyla..

            --- Sizin de dediğiniz gibi bu konuda seçiciliğim var? Her soliste şarkı vermem. Şarkılarımın hepsini Müslüm Gürses´e göre yaptım.

***Önceki görüşmemizde sanırım buna değinmiştiniz? Hatırladığım kadarıyla, 25 tane bestenizi Müslüm Gürses için hazırlamıştınız. Onu kaybettikten sonra İbrahim Tatlıses telefon etmişti: ?Ben okuyacağım? diye. İbo´nun yaşadığı olaylar da malum? Neden bu seçiciliğiniz peki?

            ---Bestemi okuyamayacaklarını düşündüm. Müslüm Gürses´le, İbrahim Tatlıses dışındakiler okuyamazlardı. Yıldız Tilbe, kayıt yaptığı halde izin vermedim, çıkarttım bestemi.

***Hançere yetmezliği miydi sebebi?  

            ---Evet? Bestemi okuyamayacaklarını düşündüm.

            ***Yalnız besteci değil, bir notist ve müzikolog olarak ilkeli olmak, yalnız hayatta değil sanatta da güzel şey aslında bana göre?

            ---Bana göre de güzel ve önemli?

/resimler/2018-1/8/1336143411059.jpg            ---Peki şunu da sormak istiyorum? Adana Radyosu ve ?Çukurova´dan Sesler? döneminde müzikteki altın çağını yaşadı, Adana ve Çukurova. Hatta bunun Türkiye geneline bir etkisi oldu. Peki bir bilginiz var mı? Neden kaldırıldı radyo Mersin´e. Bu naklin özellikle yöre müziği ve sanatçısına zararı oldu mu?

            ---İstanbul´daydım o yıllarda? Bu günkü gibi hızlı bir iletişim de yoktu. Bu nedenle Adana Radyosu´nun Mersin´e taşınmasının nedenini bilemiyorum. Yarar, zarar konusuna gelince? Gitmesinin, müzik ve eser yönünden çok zararı oldu.Gitti de sanatçı mı yetişti?...  Hani sanatçı?...Hani, kim?.. Radyo Adana´da kalsaydı mutlaka yararı olurdu. Maden, kaynak burdaydı. Sonuçta yanlış bir şey elbette.

            ***Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

            ---Senin, müziğe, sanata gerçekten katkın var? Elinize sağlık, teşekkür ederim. İmzalayıp verdiğin, röportajlarımızın yer aldığı ?Çukurova Söyleşileri? adlı  eserin için de kutlarım seni. Ayrıca Yeni Adana gazetesinin 100. yayın yılını kutlar, sonsuza kadar yayınını sürdürmesini dilerim.

            ***Çok teşekkür ederim Burhan abi? Adana´nın, Çukurova´nın müzik, edebiyat, sanat tarihi için sizlerin kanalıyla, asıl kaynaklardan alınan bilgilerle uzun yıllardan beri bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Yeniden bir araya gelip müzik konuşmanın benim için bir zevk ve kazanım olduğunu belirtip, beğendiğiniz sanatçıları sorarken, bir müzik anınızla da söyleşimizi noktalayalım isterim?

            ---Beğendiğim  sanatçılar olarak Orhan Gencebay,  Arif Sağ ve Yavuz Top gibi sanatçıların ismini verebilirim?

Orhan Gencebay heykeli dikilecek bir adam. Neden heykeli dikilecek bir adam onu da söyleyeyim? İstanbul´da olduğum yıllarda Çakıl, Gar, Lunapark gibi gazinolarda çalıştım. Ayrıca besteler yaptım; stüdyolarda yüzlerce plak kaydına girdim. Bu ara bende panikatak rahatsızlığı /resimler/2018-1/8/1336456224200.jpgbaşgösterdi. O yüzden o yoğun tempolu ortamı bırkıp Adana´ya döndüm. İşte o panikatak sorunu olduğu günlerde bir gün Levent´te mi, Etiler´de mi bir yerde Orhan Gencebay´ın evinde çalışma yapıyorduk. Saz ekibi salondaydı. Biz odada Orhan abiyle konuşurken, daha doğrusu, Orhan Gencebay: ?Burhan´cığım panikatak geçer? şöyle yap böyle yap diye sakinleştirmeye çalışırken, bir ara eline kalemi alıyor, bana ?bir saniye??deyip, beste ilhamı olarak aklına gelen müzik ezgilerini 3-4 ölçü olarak notaya alıyordu. Sonra tekrar bazen sohbet ediyor, yine bir ara ?bir saniye?? diyerek birkaç ölçü daha yazıyordu. Şaşırdım yani? Böyle böyle derken şarkı ortaya çıktı. Benle konuşurken ortaya çıkan besteyi salondaki orkestraya gönderdi. Şarkı çalınmaya başlayınca bir müzik sesi geldi içeriye ki yine şaşırmamak elde değil. Bu kadar mı güzel olur. Orhan Gencebay daha sonra, ?getirin onu? diyerek şarkıyı istedi. Bestenin birkaç yerinde rötuş yapınca şarkı daha güzel oldu.  Onun için heykeli dikilecek adam dedim. Sonra çok birikimli, kıymetli bir şahsiyet.

Arif Sağ da bana halk müziğini sevdiren bir insan. Gece sekizden sabah sekize kadar halk müziğini dinlerdik. Ne kadar geniş bir repertuvarı vardı. Ayaklı bir kütüphane gibiydi. Ben kendim türküleri ondan öğrendim. Boyumun ölçüsünü aldım.

Yavuz Top dersen bambaşka bir alem; insan kere insan.Tamam, bu anlayana yeter? İşimin bozuk olduğu dönem bayramda beni evine götürdü, dolabını açtı:?Eğer burda giyinmezsen şerefsizsin.? dedi. Ben de mecburen giyindim.  Sanatçılığını dersen makinalı tüfek gibi saz çalar.Bir ton güzel eserleri var.  

                                                           ***BURHANPAKER***

Üç kız, üç erkek kardeş olan, babası Nebati Yağ Fabrikası´nda (Marsa) çalışan Burhan Paker 05.05. 1946 yılında Adana´da doğdu. Milli Mensucat İlkokulu, İstiklâl Ortaokulu ve Adana Erkek Lisesi´nde öğrenimini tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. sınıfından müzik çalışmaları yüzünden ayrıldı. Üç yıl kadar çalıştıktan sonra askerliğini Manisa´da (1969) bandocu olarak yaptı. Daha sonra yeniden İstanbul´a giderek yedi yıl kadar müzik çalışmalarını sürdürdü. Bu ara Adana´ya dönüp evlendi. Daha sonra döndüğü Adana´da Yıldız, /resimler/2018-1/8/1337371381469.jpgMaksim ve Grand gibi gazinolarda sanat hayatını sürdürmeye başladı. Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Nefesli Çalgılar Bölümü´nde öğretim üyesi olarak 1990-2008 yılları arasında görev alan Burhan Paker, bu süre zarfında Adana B.Şehir Belediyesi Konservatuvar Bölümü´nde de öğretim üyesi olarak altı yıl kadar görev aldı.(2000/2006) Özel dersler de veren Burhan Paker, Hayriye Hanım ile evli olup ? ve .. adlarında iki çocuğu bulunmaktadır.

Mahallesindeki portakal bahçesinin bekçisinin oğlunun kaval çalmasından etkilenen Burhan Paker okula giderken çamurda bulduğu bir kavalla müziğe başladı. Ortaokul yıllarında öğretmeninin isteği üzerine kaval derste çalıyordu. Üflemeli çalgılarda hiç hocası olamayan Paker, Yüksek öğrenim için İstanbul´a gittiğinde neyle tanıştı. Ortaokul yıllarında, müzik sevgisi onu Aydın Cangürger´e ait olan Yuvam Sazevi´ne sürükledi. Ailesinden gizli olarak bir bedel almadan çalıştığı o saz evinde ders veren Adana Radyosu ve Çukuruva´dan Sesler´in şefi Kazım Karaörs´ün de öğrencisi oldu. Sınıf arkadaşı Yaşar Akgüneş´in kurduğu Adana Erkek Lisesi Korosu´nda yer aldıktan sonra da, gelen istek üzerine Adana Radyosu´nda da üç yıl kadar görev aldı. Radyoya gittiğinde Fahri Işık, Necla Babacan, Canan Işık, Sadık İçlises ve Bahri Hazinses gibi ses sanatçılarının yanı sıra Şaban Gen, Devran Baba, Halit Araboğlu ve Mithat Ateş gibi saz sanatçılarıyla birlikte program yaptı. Adana ve Ceyhan´da kiralanan yazlık sinemalarda verilen konserlere katıldı. Radyoda yaptığı programlar sonucunda babası adını duyduğunda kızıp, evden kovdu. O yıllarda çalgıcılık toplumda sevilmezdi. Bu yüzden babası büyük bir tepki vermişti. Daha sonra radyoevine girmeyeceği yolunda söz verince babası kendini affetti. Bu olayın ardından kendisi gibi söz-yazarı besteci olan ve altı ay kadar önce yitirdiğimiz kardeşi Tahir´i de müziğe aşıladı diye bu kez ikisini birden evden kovdu.

Haber Kaynak : ÖZEL HABER