YAZARLAR

  • BIST 100

    103.024%0,37
  • DOLAR

    6,8180% 0,05
  • EURO

    7,4287% -0,02
  • GRAM ALTIN

    379,07% -0,29
  • ÇEYREK ALTIN

    625,4655% -0,29

Adana

25.05.2020

  • İMSAK 03:37
  • GÜNEŞ 05:17
  • ÖĞLE 12:41
  • İKİNDİ 16:31
  • AKŞAM 19:55
  • YATSI 21:27
  • Pazartesi 27 ° / 16 ° Fırtına
  • Salı 31 ° / 13 ° Güneşli
  • Çarşamba 34 ° / 15 ° Güneşli

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

CHP'li Sümer, “Tüm Dünyada sosyal demokrasinin önemi öne çıkacak”

CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer ile Korona virüsü salgını ve sonrasında yaşanabilecek gelişmeleri konuştuk.

 

RÖPORTAJ: VAHİT ŞAHİN

Cumhuriyet Halk Partisi Adana Milletvekili Orhan Sümer, böylesine büyük krizlerin yaşandığı durumların ertesinde birçok değişiklikler olacağını belirterek, “Salgının sadece sağlık ve ekonomi açısından değil sosyolojik ve siyasal açıdan da büyük etkileri olacak. Sosyal güvenlik daha önem kazanacak. Sosyal adalet, gelir dağılımındaki uçurumun kaldırılması, sağlıkta kamucu bir yaklaşım, çevreye ve doğaya karşı daha saygılı davranılması gibi sonuçları olacak bu sürecin. Bunlara bağlı olarak tüm kurumların yeniden yapılandırılması gerekecek. Açıkçası tüm dünya sosyal demokrasinin önemini bir kere daha anlayacak. Bu durum da bizim omuzlarımıza büyük sorumluluklar yüklüyor” dedi.

CHP Adana Milletvekili ile yaptığımız röportajı sunuyoruz:

YENİ ADANA -Türkiye ekonomik kriz içerisinde iken büyük bir salgın hastalığa yakalanmıştır. Bu süreçte ülke genelinde kaç esnaf işsiz kaldı, süreç sonunda işlerini geri kazanabilirler mi? Adana'da son durum nedir?

ORHAN SÜMER: Bahsettiğiniz gibi salgın başlamadan önce de Türkiye bir ekonomik kriz içindeydi. Aslına bakarsanız Türkiye uzun süreden beri kronik bir ekonomik kriz içerisinde. Bu dönemsel artıp azalabiliyor ama kriz durumu hiç bitmiyordu.

Bu krizlerin en büyük faturasını işsizlik olarak ödüyorduk. TÜİK’in son açıkladığı işsizlik rakamı krizden önceki döneme, Ocak 2020’ye ait. Bu döneme ilişkin net rakamları ise ancak 3-4 ay sonra öğrenebileceğiz. TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre 15 ve daha yukarı yaştakilerde dar tanımlı işsizlerin sayısı 2020 yılı Ocak döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 306 bin kişi azalarak 4 milyon 362 bine geriledi. Ancak dikkat etmemiz gereken geniş tanımlı işsiz sayısı. Geniş̧ tanımlı işsiz sayısı Ocak 2019’da 7 milyon 552 bin iken Ocak 2020’de 408 bin artışla 7 milyon 960 bin kişi oldu.

Bu Türkiye için büyük bir rakamdır. Hiç istemeyiz ancak salgınla birlikte sayının 2 katından fazla olacağını tahmin ediyoruz.

Partimizin yaptığı çok kapsamlı araştırmaya göre şu anda büyük bölümü esnaf ve onların yanında çalışanlar olmak üzere 8 milyon 646 bin kişi ya tamamen işlerini kaybettiler ve geçici olarak işsizler ve evlerinde oturuyorlar.

Bunların bir bölümü salgından sonra işlerini geri kazanabilirler ancak üzülerek söylemeliyim ki önemli bir bölümü de yeni iş bulmak zorunda kalacaklar. Binlerce esnaf iflas etmek zorunda kalacak.

Adana’ya gelecek olursak kesin bir rakam vermemekle birlikte bu durumdan en fazla etkilenen kentlerin başında geldiğini söyleyebiliriz. Adana ekonomisi zaten iyi bir durumda değildi. Sürekli Adana’ya özel önlemler alınmasını istedik. Bırakın önlem almayı, üretim ekonomisini geliştirmeyi fabrikaları kapattılar yerlerine AVM’ler yaptılar. Üretime değil tüketime dayalı bir ekonomi geliştirdiler. Gelinen noktada ilk kapanan işyerleri de bunlar oldu.

Adana’da kazancı günübirlik olan kahvehane, lokanta, kafe gibi işletmeler ve buralarda çalışanların sayısı diğer kentlere göre daha fazla. Büyükşehir olmasından dolayı minibüs ve taksi esnafı fazla, tarım işçisi çok fazla.  Örneğin Adana ile sembol hale gelmiş Mısır Çarşısı alışverişe kapatıldı. 700 civarı işyeri kapandı ve sadece bu bölgede 2 bin 100 kişi işsiz kaldı.

Bir taraftan salgına karşı halkımızı korumaya çalışırken bir taraftan da tüm bunlara nasıl çözüm bulabiliriz diye düşünüyoruz ve Adana’nın sorunlarını TBMM’de sürekli gündem yapıyoruz.

YENİ ADANA - Salgın nedeniyle hükümetin açıkladığı destek paketleri sizce yeterli midir? Ekonomik ve sosyal yardımlarda nasıl kaynaklar yaratılmalıdır?

ORHAN SÜMER: Hükümetin açıkladığı destek paketlerinin yeterli olduğunu kendileri de dahil savunan kimse yok. Kısacası büyük bir çaresizlik içinde “elimizde avucumuzda bunlar” diyorlar.

Türkiye’de bir alışkanlık vardır tüm krizlerin faturalarını emekçiler ve üretenler öder. Bu defa da böyle oldu. Madem böyle bir kriz var ve elinizde de para yok hemen kaynak yaratırsınız. Kamu ve özel işbirliği ile yaptırılan, hazine garantili ödemeler var. Kullanmadığımız köprü, binmediğimiz uçak için bu şirketlere para ödüyoruz.

Bu tür ödemeler için bütçede 18.9 milyar TL para ayrıldı. Biz diyoruz ki “Bu ödemeler 1 yıl ertelensin.” Alın işte size büyük bir kaynak. Daha geçen hafta yüklü bir ödeme yapıldı bu müteahhitlere.

Ama iktidar bunu yapmak yerine Iban numarası vererek vatandaşlardan para istemeyi tercih etti. Üstelik buraya bağışta bulunacak şirketler bu bağışları vergiden düşebilecekler. Anlayacağınız faturayı yine çalışanlar, emekçiler ödeyecek. 

Kamu bankalarından esnafa bazı kolaylıklar sağlandı. Bu kolaylıklardan dolayı bankanın uğrayacağı zarar görev zararı olarak yazılacak ve bunu yine hep birlikte biz ödeyeceğiz.

YENİ ADANA - CHP Genel Merkezi tarafından hazırlanan 24 Mart 2020 tarihli koronavirüs raporunda, "Açıklanan Salgın ülkelerin hem bugününü hem de yarınları ipotek altına alacak büyüklükte. Bu girdaptan en önce en az hasarla çıkabilecek ülkeler, salgının etkilerini bertaraf etmek amacıyla en radikal kararları alabilen, her alanda tasarruf ve özveride bulunarak salgınla mücadelede ilgili tüm kesimlerin doğru ve adil şekilde finansmanı için tüm kaynakların seferber edebilen ülkeler olacaktır…" denilmektedir. Bu salgın ülkemizi nasıl ipotek altına alacaktır?

ORHAN SÜMER - Salgının etkilerini ilerleyen aylarda daha net görmeye başlayacağız. Daha bu işin başındayız. Başında olmamıza karşın ben size bazı rakamlar vereyim.

Vatandaşın bankalara ve finansman şirketlerine olan tüketici kredisi ve kredi kartı borçları son hafta 20-27 Mart haftasında 2,1 milyar lira daha artarak 634,2 milyar liraya yükseldi.

KOBİ’lerin bankacılık sektörüne olan ve geçen yıl azalma eğiliminde bulunan borçları ise bu yılın ilk iki ayında 25,7 milyar lira artarak 641,1 milyar liraya kadar yükseldi. KOBİ’lerin zamanında geri ödemesini yapamadığı için bankaların takibe aldıkları kredileri ise yine yılın ilk iki ayında 715 milyon lira daha artarak 61,9 milyar liraya yükseldi. Batık krediler, son bir yılda ise 15,8 milyar lira arttı. Şubat 2020 sonu itibariyle toplam 322 bin 765 KOBİ bankaların takibinde bulunuyor.

Yani bizim geleceğimiz zaten ipotek altındaydı. Bu salgınla birlikte bu durum daha da artacak.

İktidarın salgının yol açtığı krizi atlatmak için vatandaşlara “bankalara daha fazla borç alın” diyor.

 

Fabrikalar kapatıldı, üretim yerine tüketim desteklendi, kamuya ait ne varsa özelleştirme yoluna gidildi. Böyle bir ekonomi elbette bu derecede ciddi bir salgınla baş edemez. Salgını dayanışmayla atlattıktan sonra ciddi bir üretim ve kalkınma hamlesiyle bu ipoteği kaldıracağız.

YENİ ADANA - Bu koronavirüs salgını ile birlikte yenidünya düzenine geçileceği söyleniyor. Bu görüşe katılıyor musunuz? Dünyada ve Türkiye'de siyasette yeni koşullar nasıl olacaktır veya nasıl olmalıdır?

ORHAN SÜMER: Böylesine büyük krizlerin yaşandığı durumların ertesinde birçok değişiklikler olur. Salgının sadece sağlık ve ekonomi açısından değil sosyolojik ve siyasal açıdan da büyük etkileri olacak.

Sosyal güvenlik daha önem kazanacak. Sosyal adalet, gelir dağılımındaki uçurumun kaldırılması, sağlıkta kamucu bir yaklaşım, çevreye ve doğaya karşı daha saygılı davranılması gibi sonuçları olacak bu sürecin. Bunlara bağlı olarak tüm kurumların yeniden yapılandırılması gerekecek.

Açıkçası tüm dünya sosyal demokrasinin önemini bir kere daha anlayacak. Bu durum da bizim omuzlarımıza büyük sorumluluklar yüklüyor."

(VŞ)