YAZARLAR

  • BIST 100

    105.540%0,56
  • DOLAR

    6,8201% 0,71
  • EURO

    7,5098% 0,67
  • GRAM ALTIN

    377,35% 1,34
  • ÇEYREK ALTIN

    622,6275% 1,34

Adana

28.05.2020

  • İMSAK 03:34
  • GÜNEŞ 05:15
  • ÖĞLE 12:41
  • İKİNDİ 16:31
  • AKŞAM 19:57
  • YATSI 21:31
  • Perşembe 30 ° / 16 ° Güneşli
  • Cuma 26 ° / 15 ° Güneşli
  • Cumartesi 27 ° / 15 ° Fırtına

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

CHP Sözcüsü Öztrak: "Karantinaya alıp borç yazıyorlar"

CHP’li Öztrak, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krizin Korona salgınıyla daha da ağırlaştığını, çıkış yolunun ekonomide yeni ve dört başı mamur bir program olduğunu belirtti.

Ekonomide alınacak tedbirler çerçevesinde para basılması durumunda, bunun enflasyon üzerinde kalıcı bir etki yaratmaması için “parasal genişlemeden çıkış stratejisinin” mutlaka ortaya konması gerektiğini ifade eden Öztrak, “Tüm bunlar, dört başı mamur orta vadeli yeni bir programla ancak yapılabilir. Türkiye’nin teknik olarak güçlü, dört başı mamur bir ekonomik programa acilen ihtiyacı var. Bunun hızla hazırlanması gerekiyor” diye konuştu.

İKTİDAR SORUNUN ÖNÜNDEN GİDECEĞİNE TAKİP EDİYOR

Nüfusun yoğun, sosyal hareketliliğin yüksek, ticaretin ve ekonomik aktivitenin canlı olduğu şehirlerimizde, hastalık riski çok yüksek. Bu nedenle daha katı önlemleri içeren bir “evde tut” kararının gerektiğini her fırsatta ifade ettik. İstanbul ve İzmir başta olmak üzere, hastalığın hızla yayıldığı şehirlerimizde Büyükşehir Belediye Başkanlarımız, sokağa çıkmanın kısıtlanması için, iktidara çağrı üstüne çağrı yaptılar. Maalesef iktidar parça parça ve gecikmeli tedbirlerle, hastalığın yayılma hızını kontrol altına alabileceğini düşünüyor. 27 gün sonra nihayet 30 Büyükşehrimizde ve Zonguldak ilimizde şehre giriş-çıkışlar durduruldu. 65 yaş ve üzeri yurttaşlarımıza ilave olarak, 20 yaşından küçüklerin de sokağa çıkması yasaklandı. Market ve pazar yeri gibi kalabalık yerlerde maske kullanımı zorunlu hale getirildi. Kuşkusuz bu tedbirler gereklidir. Bunlara harfiyen uymalıyız… Ancak bunlar da yeterli değildir. İktidar sorunun önünden gitmek yerine, sorunu çözmek yerine hep sorunları geriden takip etmeyi tercih ediyor.

KARANTİNAYA ALIP BORÇ YAZIYORLAR

Bakınız, Denizli’de Çal ilçesinin Denizler Mahallesi’nde karantina başlatılmış. Burada vatandaşlarımızın ihtiyaçları karşılanıp, sonra ödenmek üzere deftere yazılıyormuş. Kimin defterine? Bakkalın defterine. Oysa Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 83. maddesine göre karantinaya alınan kişilerin ve ailelerinin giderleri, devlet tarafından karşılanmalıdır. Yasa “giderini karşılayın” diyor karantinaya alınanların, siz bakkalın borç defterine giderleri yazdırıyorsunuz.

PARÇA PARÇA TEDBİRİN MALİYETİ FAZLA

Hızlı ve kararlı hareket ederek, zorunlu ve acil mal ve hizmet üretimini sürdürürken, evde tut yaklaşımının milletimize ekonomik maliyetinin, parça parça tedbir alarak salgının yayılma riskini artırmaktan daha düşük olduğunu ve bunun artık tüm dünya tarafından kabul edilmeye başlandığını bir kez daha hatırlatalım.   

TEDBİRLER YARIM YAMALAK

Ama iktidar bu salgında, çalışma çağındaki nüfusu iş başında tutmakta kararlı görünüyor. Bunu çok doğru bulmasak da, bu çerçevede tedbirlerin düşünülmeden ve yarım yamalak alındığını da biz görüyoruz. İktidar önce 20 yaş altına sokağa çıkma yasağı getirdi. Ardından da 15-19 yaş arasında 1 milyon 385 bin gencin çalıştığını fark ediverdi. İçişleri Bakanlığı alelacele çıkardığı bir genelgeyle, kamu kurumlarında veya özel sektörde sigortalı çalışan 18-20 yaş arası gençlerin sokağa çıkmasına izin verdi. Ancak bu yaş aralığındaki gençlerimizin sadece 470 bini sigortalı olarak çalışıyor. 915 bin gencimiz ise kayıt dışı çalışıyor.KIRK KATIR MI KIRK SATIR MI

Şimdi sokağa çıkması yasaklanan ancak sigortası olmadan çalışan gençler ne olacak? Onların evine kim ekmek götürecek? 470 bin sigortalı gence, “sağlığını düşünme, çalış” diyeceksiniz, ailelerinin iaşe ve ibatesini karşılamaktan kurtulacaksınız. Sigortası olmadan çalışan 915 bin genci ne yapacaksınız? Tam bir “kırk katır mı, kırk satır mı” siyaseti…

DİĞER DEVLETLER VATANDAŞINA PARA VERİYOR, BİZ PEŞİN FATURA KESİYORUZ

Salgınla mücadele amacıyla, sosyal mesafeyi artırmak için, pek çok işletmeyi kapattınız. Kahvehanelerden, berberine, düğün salonundan, tiyatrosuna 144 bin 690 işletme kapılarına sizin çıkarttığınız talimatnameler çerçevesinde kilit vurdu. Berberlerde, kuaförlerde ve güzellik salonlarında çalışan 540 bin yurttaşımız şimdi evinde oturuyor. AVM’lerde çalışan 523 bin çalışan faturalarını nasıl ödeyeceğini kara kara düşünüyor. Kahvehanelerde çalışan 259 bin çalışan günlük yevmiyesini kaybetmiş durumda. Okul ve yurt kantinlerinde 150 bin civarındaki emekçi işinden olmuş durumda. Sayıları 1 milyon civarında olan gündelikçi ev kadınları artık evlerine ekmek götüremiyorlar. Bu insanlar bugünlerde ne yiyip, ne içecek? Bu insanlara kim sahip çıkacak? Belçikalıların devleti ne yapmış? Diğer desteklerin yanı sıra kapanan berber ve kuaförlere ayda 2 bin Avro, kapısını kapatan diğer işletmelere 4 bin Avro nakit destek vermiş. Şili hükümeti kayıt dışı çalışan, yani hiçbir sosyal güvencesi olmayan 2 milyon işçisine nakit desteği vermeye başlamış. İrlanda kendi adına çalışan ve işini kaybeden küçük esnafa, haftada 203 Avro ödemeye başlamış. İngiltere evde oturan çalışanlarının maaşının yüzde 80’ini ödüyor. ABD’de devlet, ihtiyaç sahibi yurttaşlarına 1.200 dolara kadar nakit desteği veriyor. Fransa Cumhurbaşkanı “hiçbir Fransız’ın işsiz kalmayacağını” garanti ediyor. Kanada Başbakanı yurttaşlarına “siz parayı düşünmeyin, sağlığınızı düşünün, para işini biz çözeceğiz, biz bunun için varız” diyor. Dünyanın en fakir ülkelerinden Kongo bile yurttaşlarının iki aylık elektrik faturasını ve su faturasını devlet olarak ödeme kararını alıyor. Bizde ise elektrik ve doğalgaz faturaları evlere gönderilmeye devam ediyor. Hem de peşin peşin hesaplanarak.(CO)

 

Haber Kaynak : HABER MERKEZİ