YAZARLAR

  • BIST 100

    108.904%0,75
  • DOLAR

    6,7670% 0,92
  • EURO

    7,5736% 0,96
  • GRAM ALTIN

    371,84% -0,08
  • ÇEYREK ALTIN

    613,536% -0,08

Adana

03.06.2020

  • İMSAK 03:30
  • GÜNEŞ 05:13
  • ÖĞLE 12:42
  • İKİNDİ 16:33
  • AKŞAM 20:01
  • YATSI 21:36
  • Çarşamba 28 ° / 16 ° Fırtına
  • Perşembe 29 ° / 16 ° Güneşli
  • Cuma 32 ° / 15 ° Güneşli

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI İLGEZDİ: "CEZAEVLERİNDE KORONA 15 GÜNDE YÜZDE 606 ARTTI"

Gamze İlgezdi, "Cezaevlerinde Kovid-19 salgını endişe verici bir duruma ulaşmıştır. Başka bir ifadeyle Türkiye’de vaka sayısı düşerken, cezaevlerinde artış gözükmektedir" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze İlgezdi, "Cezaevlerinde hamile, bebekli ve hasta mahkumlar başta olmak üzere olası salgın riskinde can kaybı yaşanmaması için acil önlem alınması bir zorunluluktur" dedi.
İlgezdi şunları söyledi:
"Bilindiği üzere cezaevleri sosyal mesafeyi koruma imkanının olmadığı mekanlardır. Bu sebeple hijyenin en az olduğu kapalı kurumlardır. Bununla birlikte kapasitenin üzerindeki cezaevi nüfusu Kovid19 gibi salgınların yayılması için oldukça elverişli ortamlardır.
Öte taraftan Adalet Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamaya göre cezaevlerinde 3 bin 100 çocuk hükümlü ve tutuklu bulunurken, 780 çocuk ise anneleriyle birlikte cezaevlerinde kalmaktadır. Cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü olarak bulunan hamile kadın mahpus sayısına ilişkin veriler ise paylaşılmamaktadır. Kalp rahatsızlığı, astım, KOAH, kanser ya da yüksek tansiyon gibi kronik hastalıkları olan tutuklu ve hükümlü sayısı da bilinmemektedir. Doğal olarak cezaevlerinin dezavantajlı gruplarını oluşturan hamileler, çocuklar ve hastalar korona virüse karşı hayatlarını idame ettirmeye çalışmaktadır.
Oysa tutuklu ve hükümlülerin sağlıklılarını korumaları için bağışıklık sistemlerini korumaları gerekmektedir. Dolayısıyla tek başına hijyen de salgın hastalıklara karşı bir çare değildir. Cezaevindeki beslenme, barınma ve sağlık hakkından yararlanma olanaklarının yetersiz olduğu düşünüldüğünde, son derece ölümcül olan Kovid-19 salgının cezaevleri için büyük risk oluşturduğu ortadadır.
Cezaevlerinde giderek artan risk Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün açıklamalarından da takip edilebilmektedir. Örneğin sayın Bakan 13 Nisan 2020 tarihinde Türkiye genelindeki cezaevlerinde toplam vaka sayısının 5’i açık cezaevinde toplam 17 olduğunu, 3 mahkûmun ise virüs nedeniyle hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Bu açıklamanın üzerinden 15 gün geçmişken, vaka sayısının 120’ye çıktığı bilgisi yine Bakan Abdülhamit Gül tarafından kamuoyu ile paylaşılmıştır. Üstelik bu artışın yaşandığı sürede infaz yasasının kabulü ile birlikte cezaevlerinden yaklaşık 90 bin kişi de tahliye edilmiştir.
Görülen o ki, cezaevlerindeki vaka sayısının 15 günde yüzde 606 artmış, Kovid-19 salgını endişe verici bir duruma ulaşmıştır. Başka bir ifadeyle Türkiye’de vaka sayısı düşerken, cezaevlerinde artış gözükmektedir. Salgının bu hızla artması halinde yeni ölümlerin meydana geleceği yadsınamaz bir gerçektir.
Bu bağlamdan “Ceza infaz kurumuna gelinen kişinin ilk muayenesi yapılmakta, hastalık belirtisi olmadığında 14 gün karantinaya alınmaktadır” açıklamasına rağmen cezaevlerinde yaşanan yüzde 606’lık artışın sebeplerinin açıklanması gerekmektedir.
Öte taraftan cezaevlerinde salgın hastalıkla mücadele için açıklanan tedbirlerin yetersiz olduğu ortada olduğu gibi, alınan bazı tedbirlerin özellikle kadın, çocuk ve hasta mahpuslar için ceza içinde ceza uygulaması haline dönüşme riski de taşıdığı aşikardır.
Örneğin, birden fazla koğuşla birlikte yapılan faaliyetlerin, ceza infaz kurumlarındaki ve çocuk eğitim evlerindeki aile görüşme odalarının kullanımının, ceza infaz kurumlarında anneleriyle birlikte kalan 0-6 yaş grubu çocukların kreşe ve ana okuluna gitmeleri ile çocukların dışarıdaki ebeveynleri ya da yakınlarına teslim edilmesi uygulamasının ertelenmesi sosyal izolasyon ve sağlık için bir zorunluluk olarak sunulmakla birlikte dört duvar arasında büyümek zorunda kalan 0-6 yaş grubu çocuklar ve çocuk mahpuslar için yeni bir ceza sistemi yaratmaktadır.
Sonuç olarak hamile, bebekli ve hasta mahkumlar başta olmak üzere olası salgın riskinde can kaybı yaşanmaması için acil önlem alınması bir zorunluluktur. Aksi takdirde meydana gelebilecek ölümlerde sorumluluk önlem almayan, almakta geciken veya uyarıları görmezden gelen siyasi ve bürokratik iradenin olacaktır. "

(VŞ)

Haber Kaynak : HABER MERKEZİ