YAZARLAR

  • BIST 100

    94.628%-4,44
  • DOLAR

    5,9353% 0,88
  • EURO

    6,5486% 0,87
  • GRAM ALTIN

    284,99% 1,18
  • ÇEYREK ALTIN

    470,2335% 1,18

Adana

14.10.2019

  • İMSAK 05:19
  • GÜNEŞ 06:38
  • ÖĞLE 12:30
  • İKİNDİ 15:40
  • AKŞAM 18:12
  • YATSI 19:26
  • Pazartesi 27 °C / 18 °C Güneşli
  • Salı 28 °C / 21 °C Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 27 °C / 20 °C Parçalı bulutlu

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

“BU HAFTA GELECEK ABD ASKERİ HEYETİ İLE 'GÜVENLİ BÖLGE' GÖRÜŞÜLECEK”

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü: "ABD ile ortak bir noktada buluşulamaması halinde güvenli bölgeyi tek başımıza oluşturmak zorunda kalacağız"

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, "3 Ağustos haftası ülkemize gelecek olan ABD askeri heyetiyle görüşmeler devam edecek" açıklamasında bulundu.

 Büyük oku

 

AAA

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, ABD'den 3 Ağustos haftası yeni bir askeri heyetin geleceğini açıkladı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, “ABD ile ortak bir noktada buluşulamaması halinde güvenli bölgeyi tek başımıza oluşturmak durumunda kalacağız. Bu sürecin oyalamaya dönüşmesini izin vermeyeceğiz. Beklentilerimizin karşılanmaması halinde ulusal güvenliğimizi sağlamak üzere her türlü önlemi alabilecek kabiliyete ve yeteneğe sahibiz” dedi. 

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aksoy, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Dışişleri Bakanlığında gerçekleşen toplantıda, Türkiye'nin F-35 programından çıkartılmasına ilişkin bir değerlendirmede bulunan Aksoy, “Trump S-400'ü neden aldığımızı anlamış vaziyette ve bunu her seferde dile getiriyor. Trump'ın bu anlayışının kongre üyeleri ve ABD bürokrasisi tarafından paylaşılmadığını görüyoruz. S-400'ün ülkemize gelmesinden itibaren program ortaklığımız askıya alındı ve programdan resmen çıkartılmamıza ilişkin girişimler başlatıldı. Buna karşın SSB ile taahhütlerimizi yapmayacağımızı, yükümlülüklerimizi 2026 veya sonrasına ertelemek durumunda kaldığımızı belirttik. Bizim bu projeye ilave 1-1,5 milyar dolar taahhüdümüz var. Bunu ödeyemeyeceğimiz için projenin üretim maliyeti oldukça artacak. Bizim hesaplarımıza göre üretim sürecinden dışlanmamış nedeniyle uçak başına 7-8 milyon dolara varan ilave bir maliyet ortaya çıkıyor. Bu da programın bütün ortaklarının aleyhine bir durum. Etrafımızda bu kadar tehdit varken ülkemizi savunmasız bırakmamız düşünülemez” ifadelerini kullandı.

"Münbiç'te olduğu gibi bir oyalama süreci içine girilmesini kabul edemeyiz" 

Fırat Nehri'nin doğusunda kurulması öngörülen güvenli bölge ile ilgili de önemli açıklamalarda bulunan Aksoy, konuya ilişkin şunları söyledi: 

“ABD ile ortak bir noktada buluşulamaması halinde güvenli bölgeyi tek başımıza oluşturmak durumunda kalacağız. Bunu her düzeyde ABD'li muhataplarımıza iletiyoruz. ABD tarafının teklifleri meşru güvenlik endişelerimizi karşılamaya yetmiyor. Münbiç'te olduğu gibi bir oyalama süreci içine girilmesini kabul edemeyiz. Bu sürecin oyalamaya dönüşmesini izin vermeyeceğiz. Beklentilerimizin karşılanmaması halinde ulusal güvenliğimizi sağlamak üzere her türlü önlemi alabilecek kabiliyete ve yeteneğe sahibiz.
Bölgenin tüm terör unsurlarından temizlenmesini ve bölgede barış koridoru oluşturulmasını istiyoruz. Sadece kendi güvenlik ve istikrarımız için değil, bölge halklarının istikrarı ve güvenliği içinde bu adımların atılmasını istiyoruz. 3 Ağustos haftası ülkemize gelecek olan ABD askeri heyeti ile görüşmeler devam edecek.”

"Beklentilerimizin karşılanmadığını anladığımız halde güvenli bölge ile ilgili gerekli adımlarımızı atacağız" 

Güvenli bölge konusunda bir mutabakatın ve beklentilerin sağlanmadığını vurgulayan Aksoy, “Müttefiklerimizin teröristler ile iş birliği yapmasını istemiyoruz. ABD'den yeni bir askeri heyet geliyor ve güvenli bölge konusunda bize daha önceki iletilen teklifler kabul edilebilir bir düzeyde değildi, yeni teklifleri değerlendireceğiz ama bunun bir oyalama süreci haline gelmesini istemiyoruz. Bu sürecin yürümesi için yeni tekliflerin gelmesi lazım. Aynı şekilde geleceklerse niye geliyorlar. Münbiç'te ABD geçen Haziran ayında bize taahhüt edilen vaatler yerine getirilmedi. Bizim oradan ne istediğimiz belliydi. Bize söylenen; orada şu anda bir istikrar söz konusu, herhangi bir çatışma yaşanmıyor. Bizim anlaşmamız bu şekilde değildi, anlaşmamız PYD,YPG'nin oradan çıkarılmasıydı. Bu görüşmeler halen sürmekte. Gerek askeri gerek diplomatik makamlar arasında görüşmeler devam ediyor. Her koldan görüşmeler devam ediyor. Bu görüşmeler devam edecek değil, biz beklentilerimizin karşılanmadığını anladığımız halde güvenli bölge ile ilgili gerekli adımlarımızı atacağız” diye konuştu.

"F-35 sürecinin dışına itilirsek başka yolları denemek zorunda kalacağız" 

Türkiye'nin F-35 programından çıkartılması ile ilgili Aksoy, “Biz F-35 programının bir parçasıyız. Baştan itibaren bu programa girdik, ortak üyesiyiz, taahhütlerimizi yerine getirdik. Bir müşterisi değiliz, sahibiyiz. Hiçbir ortada haklı bir gerekçe yokken, hukuki bir zemin yokken bunun dışına itilmeye çalışıyoruz. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Bu sürecin dışına itilirsek başka yolları denemek zorunda kalacağız” açıklamasında bulundu.  

JEFFRY: “BİZİMLE SAVAŞANLARIN ZARAR GÖRMESİNİ İSTEMEYİZ”

Öte yandan VOA’nın haberine göre dün ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Irak ve Suriye’de IŞİD tehdidinin devam ettiğini söylemiş ve  IŞİD’le mücadelede ortaklarının Suriye Demokratik Güçleri olduğunu vurgulayarak “Bizimle birlikte savaşanların zarar görmemesi, herhangi bir tarafın saldırısına hedef olmaması konusunda taahhüdümüz sürüyor” diyerek Ankara’ya mesaj vermişti:

Washington’da Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlenen brifingde ABD’nin Terörle Mücadele Özel Temsilcisi Nathan Sales ile birlikte gazetecilerin sorularını yanıtlayan Suriye Özel temsilcisi James Jeffrey, IŞİD’le mücadelede küresel koalisyonunun durumu ile ilgili bilgi verirken  şöyle konuşmuştu:

“IŞİD, Irak ve Suriye’de ve küresel olarak halen bir tehdit, Kürt-Arap gücü olan Suriye Demokratik Güçleri’, Suriye’de IŞİD hücrelerinin kalıntılarıyla mücadele ediyorlar, terör örgütü İdlib ve Fırat’ın güney kısmı dahil olmak üzere bazı bölgelerde hala varlığını sürdürüyor.

Basın brifinginde James Jeffrey’e “Suriye Demokratik Güçler konusunda taahhüdünüz sürüyor mu?” sorusu yöneltildi. Jeffrey, “Bizimle birlikte savaşanların zarar görmemesi, herhangi bir tarafın saldırısına hedef olmaması sözüne bağlıyız. Başkan da bunu açıkça söyledi. Bu durum, Türklerle ilgili endişelerimizi de kapsıyor” ifadelerini kullandı.

“Güvenli bölge konusunda henüz anlaşma yok”

Suriye’de güvenli bölge oluşturulması konusunda Türkiye ile görüşmelerin sürdüğünü belirten James Jeffrey geçtiğimiz günlerde Irak’ın kuzeyindeki Erbil kentinde Türk konsolosluğu çalışanın hayatını kaybettiği saldırıya da atıfta bulunarak “Bir yandan da PKK ile ilgili endişeler var. Henüz güvenli bölge konusunda anlaşmaya varmadık. Temaslarımız sürüyor. Kaygıları dengelemeye çalışıyoruz. Bir taraf önemli bir yerel ortak, diğer taraf da NATO müttefiki” ifadelerini kullandı.

Suriye’de rejim karşıtı grupların kontrolundaki son kale konumundaki İdlib bölgesinde ateşkesin sürekli olarak ihlal edilmesine ve yaklaşık 3 ay önce Rusya’nın desteğiyle rejimin başlattığı operasyona değinen James Jeffrey, “Sivillerin bombalanması çok önemli bir mesele. Bu konuyla ilgili Rusların ve rejimin saldırıları durdurmaları için baskı uygulama çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ruslar bizim gerçek olduğunuzu bildiğimiz pek çok şeyi yalanlıyor” dedi, İdlib’deki durumun kötüleşmesinin hem Türkiye hem de Avrupa için istikrarsızlık yaratacağı konusunda da uyarıda bulundu.

James Jeffrey SDG’nin “kilit altında tuttuğu” 10 bin IŞİD savaşçısı olduğunu, bunların 8 bininin Irak ve Suriye’den olduğu bilgisini de paylaştı. Özel temsilci, gözaltındaki Suriyeli IŞİD savaşçılarının da mahkemeye çıkarılmasıyla ilgili planları olduğunu söyledi. Jeffrey, ABD’nin Suriye için sağladığı istikrar fonunu da keseceklerini ve koalisyon ortaklarından destek bekleyeceklerini açıkladı.

James Jeffrey, 22 Temmuz’da 3 günlük bir ziyaret için Türkiye’ye gitmişti. Ancak Ankara ile Fırat'ın doğusunda ‘güvenli bölge’ oluşturulması konusunda bir anlaşmaya varılamamıştı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “ABD’nin getirdiği yeni öneriler bizi tatmin eder düzeyde değil. Bunu açıkça söylememiz lazım. Burada adeta Menbiç gibi bir oyalama sürecine gitmek istedikleri izlenimini ediniyoruz” tepkisini göstermişti.

HABER MERKEZİ/İHA

 

Haber Kaynak : İhlas Haber Ajansı