YAZARLAR

  • BIST 100

    110.022%0,44
  • DOLAR

    6,7695% 0,25
  • EURO

    7,6426% -0,20
  • GRAM ALTIN

    366,56% -1,50
  • ÇEYREK ALTIN

    604,824% -1,50

Adana

06.06.2020

  • İMSAK 03:29
  • GÜNEŞ 05:12
  • ÖĞLE 12:42
  • İKİNDİ 16:33
  • AKŞAM 20:03
  • YATSI 21:39
  • Cumartesi 36 ° / 16 ° Güneşli
  • Pazar 37 ° / 17 ° Parçalı bulutlu
  • Pazartesi 38 ° / 18 ° Güneşli

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

“100. YIL SIRADAN BİR YIL DÖNÜMÜ DEĞİLDİR”

CHP’li Altay Erdoğan’ın, ‘Bugünlerde birlik olmayacaksak ne zaman birlik olacağız’  sözünü hatırlattı ve “Birlik olunacaksa, bunun yeri Meclis’in 100’üncü yıl özel oturumudur,” dedi

Düzenlediği basın toplantısında AKP Genel Başkanı’nın Meclis’in özel oturuma katılmama kararını da değerlendiren Altay, “Sayın Erdoğan’ın bir sözünü hatırlatmak istiyorum. ‘Bugünlerde birlik olmayacaksak ne zaman birlik olacağız’. Sayın Cumhurbaşkanının birlikten anladığı sadece kendisinin takdir edilmesi değildir. Birlik olunacaksa, bunun yeri Meclis’in 100’üncü yıl özel oturumudur. Devletsiz millet milletsiz devlet olmaz. Milletin temsil yeri Meclis’tir. Millet 100’üncü yılda Meclis’te olacaktır. Milletin tam bağımsızlığının vücut bulduğu Meclis’in 100’üncü yıldönümüne devletin başı Cumhurbaşkanı’nın  özel oturuma  katılmamasını anlamış değilim. TBMM’de Cumhurbaşkanı için ayrılmış, korunaklı loca vardır. Helikopterle İstanbul semalarını gezerken virüs kapma riski, Meclis’teki özel oturumdan virüs kapma riskinizden çok daha yüksektir” diye konuştu.

“YARDIMLARDA PARTİZANLIĞI AKP YAPIYOR”

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP’li belediyelerin hiçbir ayırım gözetmeden ihtiyaç duyan her vatandaşa hizmet ve yardım ulaştırmaya çalıştığını vurgulayarak, “Yardımlarda partizanlığı AKP parti yapıyor. Kamunun parasıyla dağıtılan yardımlarda AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın imzası var ama belediyelerin yardımlarında Kemal Kılıçdaroğlu imzası yok” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, infaz düzenlemesi ile ilgili hazırlanan dilekçenin Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır tarafından Anayasa Mahkemesi’ne teslim edildiğini bildirdi. İlk başvurunun şekil yönünden yapıldığını, ayrıca esastan bir başvuru daha yapılacağını belirten Altay, “Bu düzenlemede Anayasa’nın 87 ve 88’inci, TBMM İçtüzüğü’nün 92’nci maddelerine aykırılık var. Kimi maddeleri af niteliği taşıdığı için nitelikli çoğunluğun aranması gerekirdi ama oylamada bu dikkate alınmadı. Biz eline silah alıp devletin polisine, askerine kurşun sıkanların, uyuşturucu baronlarının, tecavüzcülerin, kadına şiddet uygulayanların salıverilmesine karşı çıktık. Bu düzenlemede eline kalem alan içerde tutuluyor, eline bıçak alan serbest bırakılıyor. Bu düzenlemede eşitlik, adalet yok. Esas bakımından da başvurumuzu yapacağız. Biz Anayasa’ya saygılı bir partiyiz. Bizim bunu Anayasa Mahkemesi’ne taşımamız, sorumluluk anlayışımızın ve Anayasa’nın bize yüklediği bir görevdir” dedi.

“100. YILDA BİRLİK OLMAYACAKSAK NEREDE OLACAĞIZ?”

Vatandaşların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayan Altay, “100’üncü yıl sıradan bir yıl dönümü değildir. Bir aşırı şanla şerefle deviriyoruz. TBMM 100 yıldır ayakta. Bu Büyük  Atatürk’ün basireti, ikincisi milletimizin demokrasiye olan aşkının sonucudur.  Meclis’i ayakta tutan aziz milletimizdir. Dünya durdukça Meclisimizin aziz milletimize hizmet edeceğini söylemek istiyorum” dedi.

AKP Genel Başkanı’nın özel oturuma katılmama kararını da değerlendiren Altay, “Sayın Erdoğan’ın bir sözünü hatırlatmak istiyorum. ‘Bugünlerde birlik olmayacaksak ne zaman birlik olacağız’. Sayın Cumhurbaşkanının birlikten anladığı sadece kendisinin takdir edilmesi değildir. Birlik olunacaksa, bunun yeri Meclis’in 100’üncü yıl özel oturumudur. Devletsiz millet milletsiz devlet olmaz. Milletin temsil yeri Meclis’tir. Millet 100’üncü yılda Meclis’te olacaktır. Milletin tam bağımsızlığının vücut bulduğu Meclis’in 100’üncü yıldönümüne devletin başı Cumhurbaşkanı’nın  özel oturuma  katılmamasını anlamış değilim. TBMM’de Cumhurbaşkanı için ayrılmış, korunaklı loca vardır. Helikopterle İstanbul semalarını gezerken virüs kapma riski, Meclis’teki özel oturumdan virüs kapma riskinizden çok daha yüksektir” diye konuştu.

“ERDOĞAN REHAVETE YOL AÇMAMALI”

Erdoğan’ın COVİD19 salgını ile mücadelede yatay seyir sürecine girildiği açıklamalarını eleştiren Altay, şunları söyledi:

“Devleti yönetenler,  saray hükümetinin iki şeyi yapmaması lazım. Toplumu rehavete sevk etmeyeceksiniz, ikincisi paniğe yol açmayacaksın. Yatay seyir demek toplumu rehavete sevk etmektir. Bilim Kurulu’ndan somut görüş almadan caka satayım diye yatay seyire geçtik derseniz olmaz. Sonra  yeni 10 Nisan vakalarına yol açarsınız. Hala vaka sayısı iyileşen hasta sayısından iki kat fazladır. Bu konuda Bilim Kurulu ne diyorsa, onun gereği yerine getirilmelidir” dedi.

“SİYASİ RANT BEKLEYEN ŞEYTANDIR”

“Salgınla mücadelede kim siyasi kaygılarla hareket ediyorsa, rant bekliyorsa, şeytandır” diyen Altay, bu süreçte CHP’li belediyelerin parti ayırımı gözetmeksizin her vatandaşa yardım götürmeye çalıştığını vurguladı. Altay, “AKP Sözcüsü partizanlık açıklaması yapıyor. Bizim belediyelerimiz asla partizanlık yapmıyor. Millete hizmet ediyor. Yardımlarda partizanlığı AKP parti yapıyor. Kamunun parasıyla dağıtılan yardımlarda AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın imzası var ama belediyelerin yardımlarında Kemal Kılıçdaroğlu imzası yok. Hiçbir belediye başkanımız vatandaşlarına getirdikleri ekmek ya da diğer yardımlarda, CHP Genel Başkanı’nın selamı var demediler, kolilerde amblem yok. Partizanlık yapılıyorsa bunu Ak Parti yapıyor, Erdoğan’ın salamıyla devletin yardımlarını dağıtıyorlar” dedi. Altay, şöyle devam etti:

“ERDOĞAN İMAMOĞLU SENDROMUNDAN KURTULMALI”

“Erdoğan, belediyelerimizin devletin çalışmalarını sabote ettiğiğni iddia etti. Erdoğan’da Ekrem İmamoğlu sendromu oluşmuş. İmamoğlu sendromundan bir an önce kurtulmalısın. İmamoğlu 5 yıl İstanbulluya hizmet edecek sen istesen de sen istemesen de edecek. Sen engellesen de hizmet edecek, engellemesen de hizmet edecek. Cumhurbaşkanının İmamoğlu,  Karalar ve Vahap Seçer’den özür dilemesi lazım. Tüm belediye başkanlarımızı  terör örgütüne benzettiğin için bir an önce çık kastımı aştım de. Ne Ekrem İmamoğlu ne Vahap Seçer ne Zeydan Karalar; Abdullah Öcalan ile ne FETÖ ile ne de Ebu Hanzala ile görüşmedi, teması olmadı. Bu üç değerli belediye başkanımıza özür borcun var. Hafta 7 gün 3 günü Ak Parti bak ama 4 günde cumhurbaşkanı penceresinden bak... Aksi takdirde Türkiye’yi  pandemiden sonra bir de kutuplaşma virüsü enfekte edecek.”

“ÜSKÜDAR İLÇE BAŞKANIMIZ GÖREVİNİ YAPTI”

CHP Üsküdar İlçe Başkanı’nın Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un evine gittiği iddialarına tepki gösteren Altay, “Ben bu işe girmeyecektim ama AKP’nin tüm kurmayları 3-4 maaşlı İletişim Başkanı’nın peşine takılmışlar. Biliyorsunuz Fahrettin Altun, Vakıflar Genel Müdürlüğü arazisini kiralamış ama üzerine izinsiz şömine çardak yaptırmış. Şikayet üzerine de bunlar yıkılmış. Bizim Üsküdar İlçe Başkanımız aynı zamanda, Üsküdar Belediyesi Meclisi Grup Başkanı. Bu sıfatla o arazide tekrar bir yapılaşma var mı diye bakmaya gitmiş. İncelemiş arazide bir şey yapılmadığını görmüş ve ayrılmış. Fahrettin Altun’un evinin fotosunu çekilmesi söz konusu değil. Adam öldürmemiş, boş araziye bakmış. Ama hemen aranıyor, ifadeye çağrılıyor. Bir saat sonra Emniyet tekrar arıyor, savcı acil çağırıyor.  Bu çok ayıp. İlçe başkanımız boş bir arsaya kaçak yapı yapıldı mı yapılmadı mı diye bakmaya gidiyor, bu nedenle ilçe başkanımızı derdest etmeye kalkıyorlar. Üsküdar ilçe başkanımız görevini yapmıştır. 3-5 trol nedeniyle görevinden vazgeçmeyecektir. Ayrıca Sayın Altun hala iki soruyu yanıtlamamıştır. Bu ihalenin saati neden yok? 13 Nisan’da kira sözleşmesi yapılmış. Aynı gün belediye yıkım yapmış. Sözleşme yapıldığı gün oraya şömine, çardak nasıl yapıldı? Bunların cevabı verilmelidir” diye konuştu.

İNFAZ YASASI AYM'NE GÖTÜRÜLÜYOR

Altay, TBMM Anayasa Komisyonu üyesi, CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır'ın, 14 Nisan'da TBMM'de kabul edilen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un iptali istemiyle bugün Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunacağını bildirdi.

CHP'li Altay, "CHP, eline silah alıp polisimizi, askerimizi, vatandaşımızı şehit eden hiçbir teröristin, uyuşturucu baronunun, kadına ve çocuğa cinsel taciz, tecavüz ve şiddet uygulayan hiçbir sapkının af kapsamına alınmasını istememektedir." dedi.

İnfaz düzenlemesinin, "tam bir eşitsizlik ve adaletsizlik içerdiğini" savunan Altay, "Gerçi tümüyle adil bile olsa CHP olarak TBMM'de ettiğimiz yeminin de bir gereği olarak 14 Nisan'da Meclis'te yasalaşan bu teklifin, Anayasa'nın 87 ve 88. maddeleri ile TBMM İçtüzüğünün 92. maddesine aykırılık iddiası ve iptaliyle ilgili istemimizi yüksek mahkemeye yapacağız." diye konuştu.

Bunun, "şekil başvurusu" olduğunu, yasaya göre bu başvurunun 10 gün içinde yapılması gerektiğini dile getiren Grup Başkanvekili Altay, şöyle devam etti:

"Şekil şartları yerine gelmemiştir. Anayasamızın 87. ve TBMM İçtüzüğünün 92. Maddelerine göre kabul edilen kanun teklifin kimi maddeleri af niteliği taşıdığı için TBMM Genel Kurulu'nda 5'te 3 çoğunlukla; hem maddenin oylamasında 5'te 3 hem de tümünün oylamasında 5'te 3 olumlu rey arandığı ve bu bulunmadığı için orta yerde Anayasa'nın ve TBMM İçtüğüzünün açık ihlali vardır. Biz bunu mahkemeye getirmeyi CHP'nin bir sorumluluk anlayışı ve TBMM'de en çok üyesi bulunan ikinci parti olmamız sıfatıyla Anayasa'nın partimize verdiği bir hakkı yerine getireceğiz. İkinci aşamada esasa da gireceğiz. Esası bakımından kabul edilen kanun teklifiyle çok büyük, kamu vicdanının kabul ve tahammül edemeyeceği eşitsizliklere yol açtığını da müteaddit defalar söyledik."

 

Haber Kaynak : HABER MERKEZİ