PENSİLVANYA´NIN VE KANDİL´İN YOLUNU KİMLER YOL ETTİ?
Bugün eğer Kılıçdaroğlu´nun yürüyüş kervanına bu unsurlar da isimsiz ya da isimli katılıyor, sokağa dökülmüş bir muhalefet gösterisinde pay kapıyorlarsa, bunun sorumlusu elbette baştan sona AKP ikidarının yetkili kişileridir. Kandil´in de Pensilvanya´nın yolunu zaman zaman bulan ya da orayı yol edenlerle işbirliği yapan iktidar sorumlularıdır.
Tarih: 2.7.2017 16:28:36/ 5459okunma / 1yorum

Adalet Yürüyüşü hedefe yaklaştıkça sayıca daha da güçleniyor,  ülke hatta dünya çapında yarattığı etki daha çok anlam kazanıyor. Bu da şuradan belli: İşe ‘yollar yürümekle aşınmaz´ gibisine bayat bir eleştiri ile başlayıp, ‘yürüyüş yapabilmeniz bile iktidarın lütfudur,´ sözleri ile olayı hafife alan AKP iktidarının ileri gelenleri şimdilerde Kılıçdaroğlu´nun başlattığı hareketi , CHP´nin temsil ettiği çizginin, artık siyaseten muhalif olma, siyaseten farklı duruş sergileme, farklı söylemde boyutunu aşmış, terör örgütleriyle ve onların özellikle ülkemizin üzerine kışkırtan güçlerle birlikte hareket etme noktasına geldiğini görmek durumundayız,” sözleriyle yerden yere vuruyor

Genel Başkan şapkasını giyerek katılmış olduğu anlaşılan AKP İl Başkanları toplantısında Erdoğan,” “Terör örgütleri olağanüstü halden rahatsızsa ve siz de uygulama gayesini bile bile buna karşı çıkıyorsanız gittiğiniz yol Kandil´in, Pensilvanya´nın yoludur,” vecizesini de dile getirerek şunları söyledi:

 “Geçmişlerindeki millete rağmen siyaset yapma anlayışları sebebiyle demokrasi sicilleri zaten bozuk olanlar şimdi işi bir adım daha ileriye götürüp millete karşı siyaset yapmaya başlamışlardır. Aklı başında olan herkesin rahatlıkla görebildiği bu durum Suriye´de, Irak´ta, Körfez´de, Avrupa´da ülkemize karşı kurulan tuzakların bir parçasıdır. Güya, adalet diyen ama adaleti sağlamakla görevli ilk derece mahkemelerinden Anayasa Mahkemesine kadar tüm kurumlara saldıran bir zihniyetin derdi asla adalet olamaz, hukuk olamaz."

"Hem FETÖ´nün hem PKK´nın önde gelen isimlerinin övgüyle bahsettiği bir Genel Başkanın yaptığı işlerin ülkemizin ve milletimizin yararına olmadığını anlamak için başka bir ölçüye gerek yoktur. Avrupa´nın himayesindeki sözde gazetesinden size seslenen PKK yöneticisi ´doğru atımlar atıyorsunuz´ diyorsa attığınız adım kesinlikle yanlıştır. Terör örgütleri olağanüstü halden rahatsızsa ve siz de uygulama gayesini bile bile buna karşı çıkıyorsanız gittiğiniz yol Kandil´in, Pensilvanya´nın yoludur. Uluslararası kuruluşları, uluslararası mahkemelerin dahi eleştirmediği tarzdan terör davalarına saldırıyor, Türk adaletini itham ediyorsanız yaptığınız iş bu ülkenin hayrına değildir. Terör örgütlerine karşı yapmayı aklınızdan geçirmediğiniz yürüyüşü teröristleri ve onlara destek verenleri savunmak için başlatıyorsanız kimseyi amacınızın adalet olduğuna inandıramazsınız.”

Evet, Yürüyüş kolu 9 Temmuz´da Maltepe´de yapılması planlanan Mitinge her saat başı daha da güçlenerek ilerlerken, iktidarın tezleri daha da ağırlaşıyor. OHAL´in koşullarına meydan okumak olarak  algılatmaya çalıştığı Adalet Yürüyüşü´ne nasıl bir önlem alınacağı kuşkusu da bu arada artıyor.

Şurası bir gerçek: Yetmişine merdiven dayamış CHP liderinin bu yaz sıcağında her türlü meşakkati göze alarak  başını çektiği Yürüyüş, ‘adalet´ temasının da ötesine geçen kimi gelişmelere sahne oluyor. Kılıçdaroğlu´nun ‘kim isterse belli koşullarda herkes katılabilir´ diyerek çerçevesini geniş tuttuğu eylem, FETÖ´cü diye hapse tıkılan kimi gazetecilerin adalet arayışlarına ortam oluştururken,  giderek HDP´nin önde gelenlerini hatta kitlesel katılımını da içine alabilecek noktaya doğru ilerliyor. CHP liderinin baştan itibaren öngördüğü ve beklediği bir gelişme izlenimi yaratıyor bunlar. Örneğin, Anayasal düzen hiçe sayılarak en sert biçimde uygulanan ‘fiili başkanlık´ rejimine karşı daha güçlü ve etkili bir eylem koymak yerine, soyut ‘adalet´ kavramına tutunmak Kılıçdaroğlu´nun aklından geçirdiği muhalefet birlikteliğine daha uygun görünüyor. Anayasa´nın ihlal edilmekte olan kurum kurallarından soyutlanmış bir hareket, popülizm rüzgarlarının daha hızlı esmesine olanak sağlıyor. Bu da nasıl bir birliktelikse, ‘% 49´u temsil etme´ önderliğine içerik katmış oluyor. Yürüyüş sonuçlandıktan sonra hesabının yapılmasının daha uygun olacağını öngördüğümüz bu tablo, Erdoğan´nın, ‘…gittiğiniz yol Kandil´in, Pensilvanya´nın yoludur,” vecizesine pek uygun düşüyor.

Ama ortada çok daha su götürecek bir çelişkiyi de göz ardı etmemek.gerekiyor.  Adalet Yürüyüşün´de FETÖ´nün ‘adalet mağduru´ gazetecileri, bürokrat ve akademisyenleri adına hak aranması gibi bir ortam doğuyorsa, ya da silahı bölücü örgüt PKK´nın siyasal ayağı kitlesel biçimde  adaletsiz düzenin mağdurları kimliği ile arz-endam eyliyorlarsa, bunun sorumlusu kimdir, kimlerdir?

Bir kere yargı erkinin, siyasetin hatta kişisel iktidar hesaplarının emrine sokulmuş olması sonuçta görünen en çarpıcı nedenleri oluştumaktadır  Erdoğan, “Güya, adalet diyen ama adaleti sağlamakla görevli ilk derece mahkemelerinden Anayasa Mahkemesine kadar tüm kurumlara saldıran bir zihniyetin derdi asla adalet olamaz, hukuk olamaz,” diyor demesine de sorunun büyük bölümü burada düğümlenmektedir. Yargı´nın kimi kararları güven vermemektedir. Siyasal ve kişisel müdahaleler ile sürüp gelen tutuklamalar ve mahkumiyetler suçlu-suçsuz ayrımını ortadan kaldımaktadır ve zedelemektedir.

Olağanüstü Hal´den rahatsızlık konusu ise 100 binleri ilgilendiren bir sorun haline gelmiştir. O tarafsızlığı tartışılan yargı kararları dahi olmadan işten ve meslekten atılmalar onarılamaycak yaralar açılmasına neden olmaktadır. FETÖ örgütü ile ilişkileri, irtibatları ve iltisakları olma hali, Demoklesin kılıcı gibi toplumun üzerinde sallanıp durmaktadır.

Adalet Arayışının kısaca saydığımız nedenlerinin dışında asıl sorun FETÖ ile PKK ve siyasal uzantılarının zuhuruna ya da güçlenmesine yol açanların sorumluluğunu yok saydırma hamleleridir. FETÖ´yü, PKK´yı Türkiye´nin ve Türk ulusunun varoluş savaşımında bu denli güçlü ve belirleyici aynı zamanda yıkıcı odaklar haline taşıyanlar kimlerdir.İşte sürekli olarak bu konu unutturulmak istenmektedir.  AKP iktidarının parallel devlet kurulmasını bilerek ve isteyerek teşvik eden yöneticileridir. Açılımlarla, Çözüm formülleri ile  PKK´yı yurdun belirli bölgesinde alan hakimiyeti kuracak kadar güçlendiren AKP politikaları ve bunları pervasızca uygulayanlardır. Onun için FETÖ´yü ve PKK´yı can düşmanı olarak gösterip, bundan iktidar gücünü otokratik rejime taşıma  fırsatı yaratmak kabul edilecek bir yöntem değildir.

Bugün eğer Kılıçdaroğlu´nun yürüyüş kervanına bu unsurlar da isimsiz ya da isimli katılıyor, sokağa dökülmüş bir muhalefet gösterisinde pay kapıyorlarsa, bunun sorumlusu elbette baştan sona AKP ikidarının yetkili kişileridir. Kandil´in de Pensilvanya´nın yolunu zaman zaman bulan ya da orayı yol edenlerle işbirliği yapan iktidar sorumlularıdır.

 

 

 

 

 

 

 








Kaynak: ÖZEL HABER

Anahtar Kelimeler: PENSİLVANYA KANDİL YOLUNU KİMLER ETTİ
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
emin göktürk
30.9.2017 18:04:14
Aldatıldık tan sonra yanıldık.....söylemi alay etmektir....Kandilin yolunu iktidar ne yazması acı maalesef duble yol yapmıştır.
YENİ REJİMİN SAKINCALARI CHP´NİN EFSANE MİTİNGLERİNDE NEDEN GÜNDEME GELMEDİ Kİ ?
YENİ REJİMİN SAKINCALARI CHP´NİN EFSANE MİTİNGLERİNDE NEDEN GÜNDEME GELMEDİ Kİ ?
Cumhuriyet Halk Partisi 24 Haziran ‘da sadece iki seçim kaybetmedi. Ülkeyi ve kurulmasında görev aldığı Cumhuriyeti de kaybetti gibi görünüyor. Gürer´in ve İnce´nin iş işten geçtikten sonra yakınmaları buna çok talihsiz örnekler oluşturuyor.
CHP´DE İKİ YANLIŞTAN BİR DOĞRU ÇIKARMAYA ÇALIŞMAK
CHP´DE İKİ YANLIŞTAN BİR DOĞRU ÇIKARMAYA ÇALIŞMAK
CHP´yi ‘İnce mi, Kılıçdaroğlu´mu?´ kavgasından öteye geçmeyecek bir Kurultay sürecine mahkum etmemek gerekir. Bu ortamı yaratmaya kimsenin hakkı da yoktur. Unutulmamalıdır ki iki yanlıştan bir doğru hiçbir zaman çıkmaz. D
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDE DE RESTORASYON, YOKSA…
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDE DE RESTORASYON, YOKSA…
CHP bir yol ayrımında temellere kadar inen sancılarla boğuşurken dün Genel Başkan Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamalarla ve kimi yüzeysel değerlendirmelerle yangına adeta körükle gitmeyi yeğledi.
İLERİ DEMOKRASİDE ‘TAMAM MI, DEVAM MI?´  OYUNU!
İLERİ DEMOKRASİDE ‘TAMAM MI, DEVAM MI?´ OYUNU!
Evet, yarın kritik bir dönemeç yaşanacak, teoride seçmen iradesi hem seçim yapacak hem de görevini devretme noktasına gelen iktidarı denetlemiş olacaktır. Elbette bu olay söylendiği kadar rahat ve etkili bir süreç değildir. O kadar çok icraat alanı ve konusu var ki, sandıklarda bunun ne olduğunu anımsayan ve önemseyen seçmen bulabilmek zor.
ARTIK 24 HAZİRAN SONRASINA BAKMANIN ZAMANI
ARTIK 24 HAZİRAN SONRASINA BAKMANIN ZAMANI
1946 yılından bu yana izleme olanağı bulduğumuz çok partili parlamenter sistemin yansıması olarak yaşanan seçim kampanyalarının çok dışında bir atmosfer içinde geçti gitti günler. Ülkeyi ve ulusu ortak çözümlere yöneltecek, uzlaşmazlıkları tek bir çatı çerçevesinde, açıkçası bir meclis çatısı altında ortadan kaldırması beklenen demokratik yaklaşımlardan iz yoktu. Aksine kişisel kavgalara, hırslara, tehditlere ve toplumsal fay hatlarına prim veren düzeysiz polemikler egemen oldu ortama. Ayrıca Cumhuriyet Rejiminin sona ermesi koşullarını dayatan kurumsal yapılanmaların ne denli en az zararla düzeltilebileceği arayışları yerine, “tek adam tek adama karşı” mücadelesi damga vurdu alanlara ve söylemlere…
   ASKIYA ALINMAKTA OLAN CUMHURİYET REJİMİNE KİM SAHİP ÇIKACAK?
ASKIYA ALINMAKTA OLAN CUMHURİYET REJİMİNE KİM SAHİP ÇIKACAK?
Bugünden bekliyor halkımız, CHP´nin ağzından Cumhuriyet, Atatürk, laiklik ve ulusal çıkarlar, yurdun ve ulusun bölünmez bütünlüğü sözlerini ve bunlara sıkı sıkı bağlılık taahhütlerini… Cumhuriyetin uğratıldığı yol kazasından en az zararla kurtarılması için canların dişlere takılarak savaşımın sürdürüleceği kararlılığını…
YALNIZ KALINAN DÜNYA´DA İNGİLİZ´İN İPİNE TUTUNMAK
YALNIZ KALINAN DÜNYA´DA İNGİLİZ´İN İPİNE TUTUNMAK
AKP iktidarı 24 Haziran´da son derece yaşamsal ve kritik bir seçime hazırlanırken Osmanlı´nın yıkılışı ve Kurtuluş Savaşımızın etkisiz kılınması yolundaki çabaları dikkate alındığında ülkemize ve ulusumuza husumet göstermekle öne çıkan bir İngiltere´nin dostluğuna ve yardımlarına muhtaç mı kalmalıydı?
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDEN GELECEK İYİ HABERLER NE OLA Kİ?
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDEN GELECEK İYİ HABERLER NE OLA Kİ?
Kılıçdaroğlu´nun tam yetki ile sürdürme çalıştığı en geniş mutabakatın pratikte fazlaca bir kıymet- i harbiyesi yoktur. Kaldı ki eğer öyle bir mutabakat “Ekmek Ekmeleddin” fiyaskosuna yol açan yeni bir basiretsizlik örneği ile sonuçlanırsa 24 Haziran seçimleri gerçekten Türkiye için aşılması zor tehditlerle dolu bir dönemin başlangıcı olur.
24 HAZİRAN´DA NASIL BİR REJİM DEĞİŞİKLİĞİNİ YÜRÜRLÜĞE SOKACAĞIZ?
24 HAZİRAN´DA NASIL BİR REJİM DEĞİŞİKLİĞİNİ YÜRÜRLÜĞE SOKACAĞIZ?
Bu değişikliğe “sistem” adını kullanmak aslında yetersiz bir saptama. Açıkça Rejim değişiyor Türkiye´de. Önümüze konulan sandıkla 3 Kasım 2019´ya yürürlüğe girmesi gereken rejim değişikliği hemen uygulamaya konulmuş olacak. Değişen rejime artık Cumhuriyet adını kullanmamız bile doğru olmayacak.
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDE ASAYİŞ BERKEMAL Mİ ARTIK?
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDE ASAYİŞ BERKEMAL Mİ ARTIK?
Cumhuriyet Halk Partisinin Tüzüğü´nü. bir yönüyle Anayasası´nı, baştan sona değiştirme girişiminin Olağanüstü Kurultay´da kapalı kapılar ardında ve basının izleyemediği bir süreçte yapılması hangi ‘Demokratik Kültür´e sığar? Genel Başkanın direktifleri ile hazırlanan taslak, gerçekten Örgütün ve üyelerin baskı altında olmadan Kurultay´a sunabileceği alternatiF tekliflerle ne düzeyde örtüşebilmiştir?
POPÜLİZM HEYULASININ GÖLGESİNDE YAKLAŞAN  SEÇİMLERE BİR BAKIŞ
POPÜLİZM HEYULASININ GÖLGESİNDE YAKLAŞAN SEÇİMLERE BİR BAKIŞ
Açıkçası dünyanın en olgunlaşmış kabul edilen ülkelerinde bile ipliği pazara çıkmış olan, “sadece oya ve sandığa dayalı” demokrasi ucubesinin en ilkel hali Türkiye´de yaşanıyor. Kimi Batılı yorumcular bu durumun çok yaygın oluşundan alabildiğince kaygılılar. Dünyanın bir çok yerinde olduğu gibi Türkiye´deki demokrasinin de ‘seçilmiş diktatörler´in zuhur ettiği bir sonuca doğru hızla ilerlediğine işaret ediyorlar.
YENİ ADANA´NIN 100. YILINDA GELECEĞE BAKMAK
YENİ ADANA´NIN 100. YILINDA GELECEĞE BAKMAK
YENİ ADANA geçmişten gelen sorumlulukların ağırlığını omuzlarında hissederek Yeni Yüzyılı´na başlıyor. Dokularındaki ‘programa´ sadık kalarak her türlü zorluğa göğüs germeye, görevlerini eksiksiz yerine getirmeye çaba gösterecektir
DERDİMİZ YÜZDE ÜÇ OY ARTIŞI YA DA CHP´NİN İÇ MUHALEFETİNİN SONLANMASI MI İDİ?
DERDİMİZ YÜZDE ÜÇ OY ARTIŞI YA DA CHP´NİN İÇ MUHALEFETİNİN SONLANMASI MI İDİ?
Cumhuriyet Halk Partisi´nin geçmişinde kökleşmiş devrimci ve atılımcı dinamikler, her zaman ülkeyi ve ulusu yeni boyutlara, daha ileri hedeflere yöneltmekten geri durmayan refleksleri harekete geçecektir. Cumhuriyet Halk Partisi, tarihsel sorumluluğunu kavramış kadroların kendi içinden çıkması sürecini yeniden yaşayacak, Atatürk Türkiye´sinin dümenlerinin başında yerini alacaktır.
BASINDA SANSÜR VE KİNDAR, DİNDAR AMA İDRAKSİZ NESİLLER
BASINDA SANSÜR VE KİNDAR, DİNDAR AMA İDRAKSİZ NESİLLER
Bir kez daha altını çizelim: Sansürlenme bir alanda başladı mı bunun sonu nerede gelir bilinemez. Bilimsel alandaki sansürü, yaşamımızın her alanına yöneltilmiş bir tehdit olarak görmedikçe, ayrıca hepsinin öncülü olarak basındaki sansürün derin anlamını kavramadıkça, gelecekteki gençliğimizin hem kindar, hem dindar hem de iktidar yetkilisinin itiraf ettiği üzere, idraksiz bir nesil olarak yetişmesine rıza göstermiş olacağımızı bilmeliyiz.
ADALET YÜRÜYÜŞÜ NEREYE KADAR?
ADALET YÜRÜYÜŞÜ NEREYE KADAR?
Kılıçdaroğlu´nun AKP iktidarının köklü rejim değişikliğine gitme heveslerine, hesaplarına ve hamlelerine karşı tam yerinde ve zamanında önlem alamadığı, hep uzlaşmacı ve çekingen davrandığı geçmişini dikkate alırsak, bu kez de sadece soyut ADALET kavramı adına çıktığı yürüyüşte de çok büyük toplumsal ve siyasal enerjiyi heder edeceği kuşkusunu duymaktan kendimizi alamıyoruz
MONŞER DEDİKLERİ DİPLOMATLARIMIZI ÖZLEMEK…
MONŞER DEDİKLERİ DİPLOMATLARIMIZI ÖZLEMEK…
Güçlü, saygın ve ulusal çıkar temelli geleneksel dış politikalarımızın darmadağın edilmesine, Arap şeyhlerinin sinsi hesaplaşmalarına ve de Batı Emperyalizminin kanlı ellerine terk edilmesine dur demenin zamanı gelmiş olmalı.
AMERİKAN TİPİ BAŞKANLIĞA DA FİT OLMAMAK…
AMERİKAN TİPİ BAŞKANLIĞA DA FİT OLMAMAK…
Trump´un kendisinin bir sürü gerçekle örtüşmeyen haberlerle bilgilendirildiği iddialarına yer verilen bir yazıda, Beyaz Saray´daki kimi danışmanların ve görevlilerin başkanın ön yargılarına, hatta paranoya derecesine varan kaygılarına, komplo teorileri merakına uygun düşen yalan yanlış olaylar kurgulayarak çanak tutmasından söz ediliyor.
ABD´YE SAVAŞ AÇMAK NE DEMEK, AKSİNE BİZE AÇILMIŞ SAVAŞIN FARKINDA MIYIZ?
ABD´YE SAVAŞ AÇMAK NE DEMEK, AKSİNE BİZE AÇILMIŞ SAVAŞIN FARKINDA MIYIZ?
Trump´a istendiği kadar PYD´nin terör sabıkasını içeren dosyalar sunulsun, ya da değişik platformlarda temkinli hareketle tüm tehlikelerden uzak kalınacağı varsayılsın, yine Türkiye´ye açılan savaş sürüp gidecek. Böyle bir durumda dahi bizim kimseye savaş açacak şansımız yakın gelecek için zaten görülmüyor. Bu bağlamda da herhalde Başbakan Yıldırım bu açmazın itirafını yapmış oluyor şimdiden...
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NİN KAPISI ÖNÜNE KİMLER KONMALI ACABA?
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NİN KAPISI ÖNÜNE KİMLER KONMALI ACABA?
Müdafa-I Hukuk günlerinden başlayan uzun yüzyıllık koşusunda Cumhuriyet Halk Partisi en umulmadık yöneticisini bile kişilerin keyfine göre değil kurumsal işleyişleri çerçevesinde gerektiğinde koltuğundan indirmesini bilmiş bir organizmadır. Bunu gözden kaçırmış olanlar varsa CHP´nin tarihine bir zahmet dönüp baksınlar deriz.
 SORUN ´EVET´ VE ´HAYIR´ İLE SINIRLI DEĞİL
SORUN ´EVET´ VE ´HAYIR´ İLE SINIRLI DEĞİL
Böyle bir referandumun yapılıyor oluşu bile Türkiye´de artık yukarıda sözünü ettiğimiz olumsuz dönüşümlerin ne noktaya taşındığının kanıtı olarak görülmelidir. 16 Nisan oylaması nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Türkiye şu anda bile başkalaştırılmış durumdadır
16 NİSAN´DA NEYİ OYLAYACAĞIMIZI NE KADAR BİLİYORUZ?
16 NİSAN´DA NEYİ OYLAYACAĞIMIZI NE KADAR BİLİYORUZ?
16 Nisan´da vereceğimiz kararlar her ne kadar ülkemizin, Cumhuriyet´imizin ve de ulusumuzun bekasını ilgilendiriyor olsa da, gerektiğince sağlıklı ve bilinçle verilmiş olmama olasılığını taşımaktadır. Bu da Türkiye´yi, hukukun üstünlüğünün reddedildiği ve parlamenter demokrasinin rafa kaldırıldığı, dolayısı ile Cumhuriyet rejiminin yok edildiği bir sonuca götürme tehlikesini doğurmaktadır.
ZAMAN ZAMAN BİRKAÇ ŞEHİT VERMEK!
ZAMAN ZAMAN BİRKAÇ ŞEHİT VERMEK!
Ankara´nın beş yılı aşkın süredir çelişkili, ulusal çıkarları ve güvenlik kaygılarını dikkate almadan yürüttüğü Suriye politikasının hesabını kim sormalıdır? Elbette parlamento ! Hem de en fazla ve öncelikle parlamentonun iktidar kanadı…
VESAYETTEN KURTULMAKMIŞ, KİM İNANIR BUNA?
VESAYETTEN KURTULMAKMIŞ, KİM İNANIR BUNA?
AKP´nin tasarladığı ve şu sıralar komisyon´daki ‘esaslı bir anayasa değişikliği´ teklifinin, içeriğiyle ele alındığında, sadece mevhum ‘vesayet odaklarını´ tasfiye etme hesabıyla ortaya çıkarılan masum bir girişim olmadığı çok açıktır.
ANAYASA TEKLİFİNDE CUMHURİYET REJİMİNİ NEYE DÖNÜŞTÜRMEK HEDEFLENİYOR?
ANAYASA TEKLİFİNDE CUMHURİYET REJİMİNİ NEYE DÖNÜŞTÜRMEK HEDEFLENİYOR?
Sakıncaları ayrıntılarda gizli olan rejim değişikliği girişimi söz konusu. Öyle ki bunu ‘mini ya da sınırlı´ tanımları ile geçiştirmek olası değil.... Asıl büyük tehlikenin Türkiye´de Cumhuriyet rejiminin ortadan kaldırılmasında kullanılan yöntemde olduğunu da kavramak gerekmekte...
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
UMUTSUZLUĞA KAPILMAMAK GEREK
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
BARIŞ SERGİSİ NOTLARI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
EMPERYALİZMİN MAŞALARI-2
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BİR GÜNÜN MANZARASI
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 80.YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
AMAÇ ÇATIŞMALARI VE ÖĞRETMENLER
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Belediye Kazanmak mı? Seçim Kazanmak mı?
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
TÜRKİYE´NİN DIŞARDAN GÖRÜNÜŞÜ
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
TARİKAT-CEMAAT ÖRGÜTLENMESİ DEMOKRASİDE MEŞRU MUDUR?
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HASTA VELİNİMETİMİZDİR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ABD´yi Yerli Malı ile Protesto Etmek Yerine Beyin Göçünü Engellemek ve Bilimin Öngörüsü ile Geleceği Kurmak Gerekir
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Alp And
Ata Alp And
SEVGİ ÜSTÜNE
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
FIRAT DOĞUSUNA HAREKÂT AÇIKLAMASI
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
ATATÜRK CHP VE CUMHURİYET YÖNETİMİ
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
kitaplık-elş.deneme YASEMİN BÜLBÜL-“SON SALTANAT ERTUĞRUL”(*)
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Tarihten Ders Almak
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
VEYSEL GARANİ
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
Beraberliğe razı olduk
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
ADANASPOR İYİ YOLDA
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
BEKA MESELESİ
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
9 °C
Pazar
10 °C
Pazartesi
9 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-12/6/1516488376145.jpg