DAVUTOĞLU´NUN İSTİKRARI SAĞLAMADA VERECEĞİ SINAV
Davutoğlu liderliğindeki AKP iktidarı bir nebze ‘istikrarı yeniden sağlayan´ bir güç olmak istiyorsa, geçmiş yılların hayaletlerini temizleyip, kendi kendisi ile hesaplaşmak zorundadır. Bunu yaparken yeni anayas arayışları yerine yerleşik düzenin anayasal düzenine saygılı olmak durumundadır.
Tarih: 29.11.2015 15:45:09/ 2154okunma / 0yorum

Ahmet Davutoğlu´nun, ülkede istikrarı koruyacağı vaadlerinin hatırı sayılır çekiciliği ile 1 Kasım  seçimlerinden ‘kahir ekseriyetle´ çıkan partisinin başında olarak kurduğu yeni hükümet göreve pek olaylı ve çalkantılı bir ortamda başlıyor. Açıkçası kendiliğinden oluşan bir ‘istikrarsızlık´ değil soz konusu olan. Bir yandan AKP iktidarlarının geçmişinden bugüne uzanan bir hayaletin etkisi, bir yandan de hiç ders alınmadığı apaçık ortada olan hataların yinelenmesi  nedenlerin başında geliyor.

Davutoğlu, hükümeti kurma görevini 17 Kasım günü aldı. Üzerinden bir hafta geçti geçmedi, 24 Kasım günü Suriye sınırımızda Rus savaş  uçağının düşürülmesi olayı yaşandı.

Davutoğlu 25 Kasım günü TBMM´nde programını okudu, ertesi gün ülkeyi çalkantılara uğratan ‘gazeteci tutuklamaları´ zuhur etti.

Hükümet programının TBMM Genel Kurulu´nda görüşüldüğü saatlerde 28 Kasım günü ise Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, PKK´lılarla çıkan bir çatışma sırasında, deyimi bağışlayın, kim vurduya gitti.

Tüm bu olayların AKP´nin ulusal birlik, siyasal, ekonomik ve iç/dış güvenlik sorunları bağlamında 13 yıldır ülkede yarattığı düzensizliğin izdüşümü olduğunu söylemek yanlış olmaz. Böyle bakarsak tabloya, Davutoğlu´nun tazelenmiş kabul edilebilecek iktidar yapısı ve hedefleri açısından dahi bu olaylar beklenmedik gelişmeler midir? Elbette hayır!

Rus savaş uçağının düşürülmesi olayı, daha başından Suriye´de zorlatılarak çıkarılan iç savaş ortamının doğal akışı içinde hiç de sürpriz sayılmamalıdır. Doğrusu AKP iktidarının Suriye´nin egemenlik haklarını hiçe sayarak isyancılara, terör örgütlerine destek vermesinin sonucudur bu kriz. Stratejik derinlik uzmanlığını kimseye kaptırmayan Davutoğlu, Suriye cehenneminin aslında Batı ile Rusya arasında bir güç savaşına dönüşeceğini hesaba katmamış olacak ki Kuzey Komşumuzun buralarda ne aradığını anlayamamıştır belki de.  Rus uçakları ve artırılan askeri varlığı, bir tür YALTA PAYLAŞIMI benzeri zımni anlaşma sonucu Güney´de karşımıza dikilivermiştir. Kanlı poker masasında Suriye,  karşılıklı elenseler çekilmesi sonucu paylaşılacaktır. Bu kirli savaş  sadece bu ülkede değil, Türkiye´nin de içinde olduğu geniş bir coğrafyada sınırların yeniden çizilip, hangi emperyalist cephenin nerelerde nüfuz sahibi olacağının belirlenmesine kadar sürecektir.

Bu koşullarda Ankara´nın dar bir çatışma alanında bir takım mevzileri korumayı, oraları tutan isyancı teröristlere ilişilmemesini hedefleyen uçak düşürme hamlesi son derece dar görüşlü bir politikanın talihsiz sonucudur. Davutoğlu´nun ‘Vurulsun talimatını bizzat ben verdim´ diyerek ortaya atılması, Rusya ile oluşan gereksiz husumeti daha da derinleştirmiştir. Bunun zararlarını ulus olarak ne denli büyük boyutlarda çekeceğimiz konusunda henüz kesin bir şey yoktur ortada…

Gelelim gazeteci tutuklamalarına… Bu dahi AKP itidarının evveliyatından gelen bir iç hesaplaşmanın yakışıksız bir görüntüsüdür. Can Dündar ve Erdem Gül´ün, ulusal güvenliğimizi yakından ilgilendiren malum MİT TIR´ları olayını kamuoyuna yansıtmaları temelde bir gazetecilik eylemidir. Olay gerçekten yasaların çiğnendiği bir boyutta ise, bunun yaptırımları bellidir. Ancak  ‘peşin ceza´ya dönüşen soruşturma sürecinin tutuklamalarla sonuçlanması üzerine büyük tepkiler oluşmuştur. Basın özgürlüğünün ve toplum adına siyasal iktidarı denetleme hakkının ihlal edilişi, taze AKP iktidarının anayasal düzen çerçevesinde ileride göstereceği performans bağlamında ciddi kuşkular yaratmıştır.

Olayın bir yüzü budur ve yukarıda sözünü ettiğimiz Suriye politikalarının kaygı verici şifrelerinin çözülmesine olanak sağlayacağı noktasında iktidar çevrelerinde rahatsızlık yaratmıştır. Bu rahatsızlığı yargı gücüyle giderme çabası kendi başına sakıncalıdır. Ama olayın diğer boyutu ise AKP iktidarının bugün dahi israrla ve hükümet programına koyarak mücadeleyi sürdürdüğü Paralel Yapı ile ilgili görünmektedir. Nitekim iki gazetecinin tutuklanması üzerine açıklama yapan İstanbul Başsavcılığı, bu soruşturma sürecinde “basın özgürlüğü” ihlalinin söz konusu olmadığını, “parallel yapı”nın bir terör örgütü olarak tasarladıkları darbe planlarına gazete haberleriyle destek olan kişilerin yargılanmasının hedeflendiği ilan edilmiştir.

Şimdi tekrar düşünmek gerek: Paralel Yapı ya da buna takılan isimle FETÖ kimin eseridir? Nasıl olmuştur da yıllarca bu yapının, AKP iktidarının etkili kanadı hatta ortağı olarak, bugün suçlanan kumpasları kurmasına ve Anayasa´dan kaynaklanmayan iktidar gücü kullanmasına olanak tanınmıştır? Sonunda ‘aldatıldık´ denilerek aklanma arayışına girilen bu süreçte, velev ki çoğu eylemlerinden suçlu sayılsalar bile, bu kesime karşı yargıyı bir intikam aracı olarak kullanma hakkını nereden bulmaktadır AKP kanadı? Gazetecilik yoluyla denetim görevi yapan kişiler ve  kurumlar Anayasal haklarından, adil yargılanma koşullarından nasıl alakonurlar? Bu yönüyle de AKP´nin iktidar gücünü kullanırken ülkede yeni istikrarsızlık ortamları yaratmasının  kaçınılmaz olacağı kaygısı bir başka cephede ortaya çıkmaktadır.

Son olay, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi´nin katledilişi de yine AKP´nin geçmişinden uzayıp gelen hayaletin bir başka eseridir. Neredeyse söndürülmek üzere olan silahlı ayrılıkçılığın odaklarına can suyu veren AKP iktidarı olmamış mıdır? ‘Çözüm Süreci´ adı altında terör örgütü ve siyasal uzantılarıyla Türkiye´nin sonuçta fiilen bölünmesne yol açacak özerklik pazarlıklarını, Dolmabahçe Ofislerinde, ondan önce de Oslo´da kimler yürütmüştür? Seçim ve başkanlık sistemi hesapları ile Güneydoğu ve Doğu bölgemizde askeri ve yönetsel alan hakimiyetinin elimizden çıkarılmasına kimler göz yummuştur? İstenilenlerin elde edilemeyeceği anlaşılınca Süreç bızdolabına kaldırılıp, silahlı bölücülere karşı savunma operasyonlarına geçildiğinde vahametin büyüklüğü gözler önüne serilmemiş midir? Gündüz vakti Diyarbakır caddelerinde güvenlik güçlerinin terrorist unsurlarlarla canları pahasında giriştikleri çatışma görünümleri yeterince trajik değil midir? Böyle bir  çatışma sırasında başından vurularak yaşamını yitiren Tahir Elçi´nin akıbetinin gerçek sorumlusu kimdir? Bu cinayetin ülkenin ve ulusun bütünlüğü açısından ne denli etkin bir olumsuzluk ve istikrarsızlık faktörü olabileceği yadsınabilir mi?

Şunu vUrgulamak istedik bu örneklerle: Davutoğlu liderliğindeki AKP iktidarı bir nebze ‘istikrarı yeniden sağlayan´ bir güç olmak istiyorsa, geçmiş yılların hayaletlerini temizleyip, kendi kendisi ile hesaplaşmak zorundadır. Bunu yaparken yeni anayas arayışları yerine yerleşik düzenin anayasal düzenine saygılı olmak durumundadır. Eğer eski  alışkanlıkları sürdürür, ulusal çıkarları kişisel iktidar hesaplarının üzerinde tutmaya başlamaz ise, bugün yitirdiğimiz istikrar ortamı ile kalınmaz,  büyük bir kaosun içerisinde felaketlere sürüklenilir!

 

 

 

 

 

 

 








Kaynak: ÖZEL HABER

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
DERDİMİZ YÜZDE ÜÇ OY ARTIŞI YA DA CHP´NİN İÇ MUHALEFETİNİN SONLANMASI MI İDİ?
DERDİMİZ YÜZDE ÜÇ OY ARTIŞI YA DA CHP´NİN İÇ MUHALEFETİNİN SONLANMASI MI İDİ?
Cumhuriyet Halk Partisi´nin geçmişinde kökleşmiş devrimci ve atılımcı dinamikler, her zaman ülkeyi ve ulusu yeni boyutlara, daha ileri hedeflere yöneltmekten geri durmayan refleksleri harekete geçecektir. Cumhuriyet Halk Partisi, tarihsel sorumluluğunu kavramış kadroların kendi içinden çıkması sürecini yeniden yaşayacak, Atatürk Türkiye´sinin dümenlerinin başında yerini alacaktır.
BASINDA SANSÜR VE KİNDAR, DİNDAR AMA İDRAKSİZ NESİLLER
BASINDA SANSÜR VE KİNDAR, DİNDAR AMA İDRAKSİZ NESİLLER
Bir kez daha altını çizelim: Sansürlenme bir alanda başladı mı bunun sonu nerede gelir bilinemez. Bilimsel alandaki sansürü, yaşamımızın her alanına yöneltilmiş bir tehdit olarak görmedikçe, ayrıca hepsinin öncülü olarak basındaki sansürün derin anlamını kavramadıkça, gelecekteki gençliğimizin hem kindar, hem dindar hem de iktidar yetkilisinin itiraf ettiği üzere, idraksiz bir nesil olarak yetişmesine rıza göstermiş olacağımızı bilmeliyiz.
 PENSİLVANYA´NIN VE KANDİL´İN YOLUNU KİMLER YOL ETTİ?
PENSİLVANYA´NIN VE KANDİL´İN YOLUNU KİMLER YOL ETTİ?
Bugün eğer Kılıçdaroğlu´nun yürüyüş kervanına bu unsurlar da isimsiz ya da isimli katılıyor, sokağa dökülmüş bir muhalefet gösterisinde pay kapıyorlarsa, bunun sorumlusu elbette baştan sona AKP ikidarının yetkili kişileridir. Kandil´in de Pensilvanya´nın yolunu zaman zaman bulan ya da orayı yol edenlerle işbirliği yapan iktidar sorumlularıdır.
ADALET YÜRÜYÜŞÜ NEREYE KADAR?
ADALET YÜRÜYÜŞÜ NEREYE KADAR?
Kılıçdaroğlu´nun AKP iktidarının köklü rejim değişikliğine gitme heveslerine, hesaplarına ve hamlelerine karşı tam yerinde ve zamanında önlem alamadığı, hep uzlaşmacı ve çekingen davrandığı geçmişini dikkate alırsak, bu kez de sadece soyut ADALET kavramı adına çıktığı yürüyüşte de çok büyük toplumsal ve siyasal enerjiyi heder edeceği kuşkusunu duymaktan kendimizi alamıyoruz
MONŞER DEDİKLERİ DİPLOMATLARIMIZI ÖZLEMEK…
MONŞER DEDİKLERİ DİPLOMATLARIMIZI ÖZLEMEK…
Güçlü, saygın ve ulusal çıkar temelli geleneksel dış politikalarımızın darmadağın edilmesine, Arap şeyhlerinin sinsi hesaplaşmalarına ve de Batı Emperyalizminin kanlı ellerine terk edilmesine dur demenin zamanı gelmiş olmalı.
AMERİKAN TİPİ BAŞKANLIĞA DA FİT OLMAMAK…
AMERİKAN TİPİ BAŞKANLIĞA DA FİT OLMAMAK…
Trump´un kendisinin bir sürü gerçekle örtüşmeyen haberlerle bilgilendirildiği iddialarına yer verilen bir yazıda, Beyaz Saray´daki kimi danışmanların ve görevlilerin başkanın ön yargılarına, hatta paranoya derecesine varan kaygılarına, komplo teorileri merakına uygun düşen yalan yanlış olaylar kurgulayarak çanak tutmasından söz ediliyor.
ABD´YE SAVAŞ AÇMAK NE DEMEK, AKSİNE BİZE AÇILMIŞ SAVAŞIN FARKINDA MIYIZ?
ABD´YE SAVAŞ AÇMAK NE DEMEK, AKSİNE BİZE AÇILMIŞ SAVAŞIN FARKINDA MIYIZ?
Trump´a istendiği kadar PYD´nin terör sabıkasını içeren dosyalar sunulsun, ya da değişik platformlarda temkinli hareketle tüm tehlikelerden uzak kalınacağı varsayılsın, yine Türkiye´ye açılan savaş sürüp gidecek. Böyle bir durumda dahi bizim kimseye savaş açacak şansımız yakın gelecek için zaten görülmüyor. Bu bağlamda da herhalde Başbakan Yıldırım bu açmazın itirafını yapmış oluyor şimdiden...
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NİN KAPISI ÖNÜNE KİMLER KONMALI ACABA?
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NİN KAPISI ÖNÜNE KİMLER KONMALI ACABA?
Müdafa-I Hukuk günlerinden başlayan uzun yüzyıllık koşusunda Cumhuriyet Halk Partisi en umulmadık yöneticisini bile kişilerin keyfine göre değil kurumsal işleyişleri çerçevesinde gerektiğinde koltuğundan indirmesini bilmiş bir organizmadır. Bunu gözden kaçırmış olanlar varsa CHP´nin tarihine bir zahmet dönüp baksınlar deriz.
 SORUN ´EVET´ VE ´HAYIR´ İLE SINIRLI DEĞİL
SORUN ´EVET´ VE ´HAYIR´ İLE SINIRLI DEĞİL
Böyle bir referandumun yapılıyor oluşu bile Türkiye´de artık yukarıda sözünü ettiğimiz olumsuz dönüşümlerin ne noktaya taşındığının kanıtı olarak görülmelidir. 16 Nisan oylaması nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Türkiye şu anda bile başkalaştırılmış durumdadır
16 NİSAN´DA NEYİ OYLAYACAĞIMIZI NE KADAR BİLİYORUZ?
16 NİSAN´DA NEYİ OYLAYACAĞIMIZI NE KADAR BİLİYORUZ?
16 Nisan´da vereceğimiz kararlar her ne kadar ülkemizin, Cumhuriyet´imizin ve de ulusumuzun bekasını ilgilendiriyor olsa da, gerektiğince sağlıklı ve bilinçle verilmiş olmama olasılığını taşımaktadır. Bu da Türkiye´yi, hukukun üstünlüğünün reddedildiği ve parlamenter demokrasinin rafa kaldırıldığı, dolayısı ile Cumhuriyet rejiminin yok edildiği bir sonuca götürme tehlikesini doğurmaktadır.
ZAMAN ZAMAN BİRKAÇ ŞEHİT VERMEK!
ZAMAN ZAMAN BİRKAÇ ŞEHİT VERMEK!
Ankara´nın beş yılı aşkın süredir çelişkili, ulusal çıkarları ve güvenlik kaygılarını dikkate almadan yürüttüğü Suriye politikasının hesabını kim sormalıdır? Elbette parlamento ! Hem de en fazla ve öncelikle parlamentonun iktidar kanadı…
VESAYETTEN KURTULMAKMIŞ, KİM İNANIR BUNA?
VESAYETTEN KURTULMAKMIŞ, KİM İNANIR BUNA?
AKP´nin tasarladığı ve şu sıralar komisyon´daki ‘esaslı bir anayasa değişikliği´ teklifinin, içeriğiyle ele alındığında, sadece mevhum ‘vesayet odaklarını´ tasfiye etme hesabıyla ortaya çıkarılan masum bir girişim olmadığı çok açıktır.
ANAYASA TEKLİFİNDE CUMHURİYET REJİMİNİ NEYE DÖNÜŞTÜRMEK HEDEFLENİYOR?
ANAYASA TEKLİFİNDE CUMHURİYET REJİMİNİ NEYE DÖNÜŞTÜRMEK HEDEFLENİYOR?
Sakıncaları ayrıntılarda gizli olan rejim değişikliği girişimi söz konusu. Öyle ki bunu ‘mini ya da sınırlı´ tanımları ile geçiştirmek olası değil.... Asıl büyük tehlikenin Türkiye´de Cumhuriyet rejiminin ortadan kaldırılmasında kullanılan yöntemde olduğunu da kavramak gerekmekte...
CHP´NİN ADANA MİTİNGİNDEN ALINACAK DERSLER VAR
CHP´NİN ADANA MİTİNGİNDEN ALINACAK DERSLER VAR
Diktaya giden son dönemeçte Cumhuriyet Halk Partililer önce kendi iç sorunlarını, Atatürk Cumhuriyetini yeterince koruma ve kollama kararlılığında yoksun yönetim kademelerini hizaya getirerek çözmek ve de yüklenilen Cumhuriyet ve ülke bütünlüğü sorumluluklarına her kademede sahip çıkıp gereğini yapmak gibi bir görev üstlenmek zorundadırlar. Adana Mitinginden çıkarılacak ders bu olmalıdır.
TAKILAN YPG ARMASI MI, TÜRKİYE´NİN BAŞINA ÇUVAL GEÇİRMENİN PROVASI MI ?
TAKILAN YPG ARMASI MI, TÜRKİYE´NİN BAŞINA ÇUVAL GEÇİRMENİN PROVASI MI ?
Bay Büyükelçi istediği kadar YPG armalarını Amerikan askerlerinin bireysel dostluk nişanesi olarak taktığını ileri sürsün. Buna inanmak safdillik olur.
   PARLAMENTER DEMOKRASİ´NİN BAĞRINA HANÇER DAYANMIŞKEN
PARLAMENTER DEMOKRASİ´NİN BAĞRINA HANÇER DAYANMIŞKEN
“Bir hükümetin meşruiyeti sadece menşeinde, yani iktidara gelişinde değil, iktidarda da kendisini bu mevkie getiren Anayasaya riayeti ve Millet efkarı, ordu, kaza ve ilim müesseseleri gibi müesseselerle işbirliği yaparak, Hukuk içinde yaşaması ile ve devamı ile mümkündür.”(*)
AKP´Yİ YÖNETENLER VE BUNLARA BOYUN EĞENLER DE  SORUMLULUKLARININ FARKINDA MI?
AKP´Yİ YÖNETENLER VE BUNLARA BOYUN EĞENLER DE SORUMLULUKLARININ FARKINDA MI?
Gerçekte AKP yöneticileri bir yandan ‘millet ne derse o olur´ diyerek kontrolsüz, kuralsız bir keyfi rejim modeline kılıf hazırlarlarken, bir yandan da kendi iç yapılarında dahi demokratik işleyişleri durdurma, bunları yok sayma yoluyla bir oldu bitti arayışına giremezler.
 “GEÇİŞ KANLI MI KANSIZ MI, SERT Mİ YUMUŞAK YA DA TATLI MI OLACAK?”
“GEÇİŞ KANLI MI KANSIZ MI, SERT Mİ YUMUŞAK YA DA TATLI MI OLACAK?”
Kılıçdaroğlu´nun bir çağrı, niyet ya da temenni niteliği taşımayan, sadece gelecekteki vahim koşulların habercisi sayılabilecek sözleri hakkında soruşturma başlatacağına Başsavcı, yaşanmakta olan Anayasa´yı fiilen “tebdil, tağyir ve ilga” etme eylemi için harekete geçmeliydi.
   LAİKLİĞİ TWİTLERLE – KUŞ CIVILTILARI İLE – KORUMAYA KALKIŞMAK!
LAİKLİĞİ TWİTLERLE – KUŞ CIVILTILARI İLE – KORUMAYA KALKIŞMAK!
Bu ciddi tehdidin ortaya yenilerde çıkışının nedeni çok açık aslında. Türkiye´nin ve Türk ulusunun çağdaşlaşma hamlelerine ödünsüz sahip çıkan bir siyasal yapı ve bunun altyapısını oluşturan halk katmanları ve seçmen kitlesi vardı yakın geçmişe kadar.
PKK´YI GERÇEKTEN YENDİK Mİ DERSİNİZ?
PKK´YI GERÇEKTEN YENDİK Mİ DERSİNİZ?
Yakılmış, yıkılmış kentlerimiz; bombalı tuzaklar yüzünden evinden yurdundan edilmiş yurttaşlarımız; onca şehidimiz, öksüz yetim kalmış yavrularımız, tehlikelerden ve tehditlerden korunamayan ülkemiz, çepeçevre düşmanlıklarla kuşatılmış Türkiye´miz ve içten vurulan sahipsiz ulusumuz… Sonuçta gerçek tablo bu
BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE EL KONULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE EL KONULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
Ulusal iradeyi temsil ettiği yanılsamalarıyla beslenen ve kişisel otorite tahakkümüne dayalı oldubittilere, benzeri ancak 1930´ların diktatörlükler Avrupa´sının yıkıntıları arasında aranıp bulunabilecek bir dikta rejiminin hayallerine karşı uyanık olmalıyız
ERDOĞAN´IN DEMOKRASİ VAADİ Mİ? BUNU BİR DURUP DÜŞÜNELİM…
ERDOĞAN´IN DEMOKRASİ VAADİ Mİ? BUNU BİR DURUP DÜŞÜNELİM…
Cumhurbaşkanı Erdoğan´a göreve demokrasi vaadiyle geldiğini hatırlattığını söyleyen Başkan Obama aslında geçmişten bugüne uzanan ve Türkiye açısından karabasandan farksız bir başka tür vaadden ve bunlar karşılığı taahhüt edilen desteklerden bahsediyor.
 BOMBACILAR ELBET YAKALANIR AMA ASIL SORUN YÖNETSEL ANARŞİDEN KURTULAMAMAK
BOMBACILAR ELBET YAKALANIR AMA ASIL SORUN YÖNETSEL ANARŞİDEN KURTULAMAMAK
Yara büyüktür ve çok derinlerdedir. Bu duruma ancak “yönetsel anarşi” tanımı denk düşer. Anarşinin sorumluları ise bunu görmezden gelmeyi seçmişlerdir.
RUS´UN - VE DE AMERİKALI´NIN – PYD/YPG AŞKI BAŞKA
RUS´UN - VE DE AMERİKALI´NIN – PYD/YPG AŞKI BAŞKA
Davutoğlu, PYD´yi “Suriye rejiminin uzantısı olan terör örgütü, Rusya´nın sivil halkı bombalamasıyla iş birliği yapan bu terör örgütü,” diye nitelerken şu gerçeği gözlerden kaçırıyor: PYD sadece Rusya´nın değil, ABD´nin de ‘bizim çocuklar´ dediği ve bunu kafamıza vura vura tekrarladığı bir oluşum.
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
MUSUL´DA MOLA VERDİĞİMİZ GÜN
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
HALKIN ENFLASYON ÖLÇÜM DENEYİMİ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
“YAŞAR KEMAL SANAT GÜNLERİ”NİN ARDINDAN
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
TARIMSAL ÜRETİM 2200 RAKIMDA DA GELİŞTİRİLEBİLİR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BAŞKA BİR ŞEY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULU ÖNDER ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 79. YILDÖNÜMÜNDE ATAMIZI ÖZLEMLE ANIYOR VE ARIYORUZ.
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
ÖĞRENCİLERİN STRES KAYNAKLARI
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
FİFA KOKARTLI İLYAS AYAN´A VEFA
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yüz Yıl...
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
GÜZEL, GÜNEŞLİ GÜNLERE DOĞRU
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
TOPLUM VE BAŞARI
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
CHP NEDEN BAŞARILI OLAMIYOR?
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
ÖĞRETMENLER GÜNÜNDE, AKP İKTİDARININ YAŞATTIĞI ACI GERÇEKLERİ ATATÜRK BİLİNCİYLE AŞACAĞIZ!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
RASİM DOKUR´UN DOKUDUĞU KAPUT BEZLERİNDEN NE YAPILDI?
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTELERİ VE NİTELİKLİ AKADEMİK KADRO TALEBİ
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
KUDÜS KİMİN BAŞKENTİ
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
SOSYAL DEMOKRAT PARTİLER DEMOKRASİ KÜLTÜRÜ
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
VAHİDEDDİN´İN İHANETİ
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
İSTANBUL ÖYKÜLERİ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Savunma
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
TATSIZ BİR HAFTA
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
ALİİİİİİİİİİİİ
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
DR.ERCAN ATALAY VE ASKF
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
TÜRKİYE VE DÜNYA
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
TAHSİN ÇAVUŞ´UN ÖLDÜĞÜ GÜN
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
HER MAÇ BÖYLE OLMALI
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
KÖR, SAĞIR ve İKTİDARSIZ BİR NESİL YETİŞTİRİYORUZ
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
7 °C
Çarşamba
6 °C
Perşembe
9 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-12/5/1722063453796.jpg